EDEBİYAT EVRENSELDİR
Edebiyat, sonsuz bir duygu deryasıdır. Nerede yazılırsa yazılsın, tüm insanları kapsar. Bu anlamda edebiyat evrenseldir. Yüzyıllar öncesinde yazılan bir eseri bugün okuduğumuzda kendimize göre yorum yapabiliyoruz. Dünya’nın bir ucunda yazılan bir şiiri, diğer ucunda yaşayan insana coşku, neşe, mutluluk ya da hüzün veriyor olması edebiyatın evrensel olduğunu, sadece yazıldığı tarihe göre değil, tüm zamanlar için geçerli olduğunu gösterir.
İnsanın değişmediğini edebiyat göstermektedir.
Antik Yunan Filozoflarının eserleri hala bugün ders kitabı olarak okutulduğunu da göz önüne alırsak olayı daha geniş bir pencereden görebiliriz. Yine Dünya'nın ilk aşk şiirine baktığımızda aslında insanların duygu ve düşüncelerinin hiç değişmediğinin, değişenin sadece teknik alanda olduğunun bir kanıtıdır. Değişenin aslında insan değil teknolojidir.
Bir başka yerde yazılan bir şiiri okurken, şairin dizelerinde kalbimizin sesini duyar, bazen bir yazarın öyküsünün bir kahramanı olabilir, bazen de bir hikâyenin içinde kendimizi bulabiliriz. Satırların arasında kendi yaşamımızdan benzerlikler gördüğümüzde yüzümüz gülümser, tanımadığınız insanların farklı duygularını okurken kimi zaman hayretler içinde kalırız. O yazı sayesinde bilmediğiniz yaşamlara da tanıklık etmiş oluruz.
Edebiyat en çok sevgiyi hissedenlerin üretebileceği bir iştir. Öyle herkese kısmet olmaz. Edebiyat, aynı sevgi boyutunda insanların buluştuğu derin ve uzun bir yolculuktur.
Bazen birinin yazdığı bir şiir başka bir kişiye bilgi verir, ilham olur, yeni duygular uyandırır, anıları canlandırır…
Edebiyatın başarısı nedir?
Edebiyat, insanları aynı duyguda buluşturan, duygusal derinliğini en iyi anlatan, bu anlamda tüm zamanlar için geçerli olabilen bir sanattır. Edebiyat eserlerinin zamanı olmaz, değişmez hep aynı kalır. Çünkü insanın özü değişmez. Tarih öncesi insan ile günümüzdeki insan aynıdır. Açlık, beslenme, barınma, şiddet, hırsızlık, kavga ve aşk tüm tarihsel boyutta aynı şekilde devam etmektedir. İnsanın yaşamlarına ait tüm sorunlar da devam etmektedir.
Zaman geçip gidecek...
Bugün var olanlar ileri de olmayacak.
Geride sadece kitaplar kalacak, şiirler kalacak…
Yazılanlar kalacak, sözler dağılıp yok olacak…
Taş yapılara kazılan yazılar olmasaydı tarih nasıl yazılırdı?
Bu anlamda sanatoın yazı dili edebiyat insanları, ülkeleri birleştirir. Tarihi anlatan ve akrtaran en büyük güçtür.
Yorumlar
+ Yorum YapHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Gözden Kaçmasın
ENİNE BOYUNA
Görüntüle →Son Yazıları
- TÜRK EDEBİYATINDA BİLİNEN İLK TÜRK YAZAR
- TARİHTE BİLİNEN İLK TÜRK ŞAİRİ
- TARİHTE BİLİNEN İLK TÜRK ŞAİRİ
- ŞİDDETİN KADINI, KIZI, IRKI OLMAZ!
- ÖZÜ, SÖZÜ BİR OLMALI İNSANIN
- ATATÜRK SEVGİSİ EVRENSELDİR
- KONUŞMADAN ÖNCE Üç FİLTRE TESTİ YAPILMALI
- KARISINDAN KORKANLAR!
- EVLİLİK OKULLARI AÇILMALIDIR!
- AİLEDE ÖNCE EŞ Mİ, YOKSA ÇOCUK MU GELMELİ?
İlginizi Çekebilir
Trend Makaleler
MERKEZ BANKACILIĞININ ESKİ KURALLARI ARTIK YETERSİZ