Nazım RAKICI
Köşe Yazarı
Nazım RAKICI
 

EĞİTİMDE EŞİTSİZLİKLERİ VE ADALETSİZLİKLERİ YENİDEN ÜRETEN SINAV MERKEZLİ EĞİTİM ANLAYIŞI TERK EDİLMELİDIR !!!!!!!

Eğitimde Eşitsizlikleri ve Adaletsizlikleri Yeniden Üreten Sınav Merkezli Eğitim Anlayışı Terk Edilmelidir! Eğitimin hiçbir kademesinde öğrencilere ve dolayısıyla ailelerine dayatmada bulunulmamalı, eğitim sisteminin öncelikli sorunu olan ‘sınav merkezli eğitim’ anlayışı terk edilmelidir. Her öğrencinin kendi ilgi ve becerisi doğrultusunda hangi alanda okuyacağına kendisinin karar vereceği eğitim sistemi oluşturulmalıdır.” Kovid-19 salgını nedeniyle okulların uzun süre kapalı kalması ve uzaktan eğitime geçilmesiyle başlayan sancılı süreç eğitimin bütün kademelerini olduğu gibi, lise ve üniversite giriş sınavlarına hazırlanan gençleri de olumsuz etkilemiştir. İlkokul ve anaokulu öğrencilerinin yanı sıra 8’inci ve 12’nci sınıflarda bir süre yüz yüze eğitim uygulanmaya çalışılsa da, salgının seyri öğrencilerin okullarından uzun süre ayrı kalmasına neden olmuştur. Kovid-19 salgını toplumsal yaşamın bütün alanlarını, özellikle eğitim sistemini olumsuz etkilemiştir. Çocuk ve gençler uzun süre yüz yüze eğitimden ve okullarından uzak kalmış, bu durum öğrencilerde akademik, sosyal ve psikolojik kayıplar yaşanmasına neden olmuştur. Salgının yaygınlaştığı ve eğitim bileşenlerinin büyük risk altında olduğu dönemlerde TTB başta olmak üzere, çok sayıda bilim insanının itirazına rağmen sınavların ertelenmemesi öğrencilerin eğitim hakkı ve sağlığı ile ilgili kaygıların yok sayılmasına neden olmuştur. Türkiye’de Liselere Geçiş Sınavı’na (LGS) ve Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na (YKS) her yıl milyonlarca öğrenci girmektedir. Eğitim sistemimiz ilkokuldan başlayarak üniversite sonrasına kadar, kelimenin tam anlamıyla yarışma ve elemeye dayalı, sınav odaklı bir anlayış doğrultusunda oluşturulmuştur. Eğitim sistemi öğrencileri eğitmek, onların çok yönlü olarak gelişmelerini sağlamak yerine her yıl milyonlarca öğrencinin girdiği merkezi sınavlara hazırlayan sağlıksız bir yapıya bürünmüştür. Türkiye’de okullar, mevcut sistemin ekonomik ve siyasal ihtiyaçları doğrultusunda sürekli olarak yeniden yapılandırılmaktadır.  Okula adım attıkları andan itibaren çocukluklarını bile yaşamadan tam anlamıyla bir yarış içine sokulan çocuk ve gençler arasındaki eğitim rekabeti sadece okulda değil, günlük yaşamın her alanında hayata geçirilmeye çalışılmaktadır.
Ekleme Tarihi: 16 Haziran 2021 - Çarşamba

EĞİTİMDE EŞİTSİZLİKLERİ VE ADALETSİZLİKLERİ YENİDEN ÜRETEN SINAV MERKEZLİ EĞİTİM ANLAYIŞI TERK EDİLMELİDIR !!!!!!!

Eğitimde Eşitsizlikleri ve Adaletsizlikleri Yeniden Üreten Sınav Merkezli Eğitim Anlayışı Terk Edilmelidir!

Eğitimin hiçbir kademesinde öğrencilere ve dolayısıyla ailelerine dayatmada bulunulmamalı, eğitim sisteminin öncelikli sorunu olan ‘sınav merkezli eğitim’ anlayışı terk edilmelidir. Her öğrencinin kendi ilgi ve becerisi doğrultusunda hangi alanda okuyacağına kendisinin karar vereceği eğitim sistemi oluşturulmalıdır.”

Kovid-19 salgını nedeniyle okulların uzun süre kapalı kalması ve uzaktan eğitime geçilmesiyle başlayan sancılı süreç eğitimin bütün kademelerini olduğu gibi, lise ve üniversite giriş sınavlarına hazırlanan gençleri de olumsuz etkilemiştir.

İlkokul ve anaokulu öğrencilerinin yanı sıra 8’inci ve 12’nci sınıflarda bir süre yüz yüze eğitim uygulanmaya çalışılsa da, salgının seyri öğrencilerin okullarından uzun süre ayrı kalmasına neden olmuştur.

Kovid-19 salgını toplumsal yaşamın bütün alanlarını, özellikle eğitim sistemini olumsuz etkilemiştir.

Çocuk ve gençler uzun süre yüz yüze eğitimden ve okullarından uzak kalmış, bu durum öğrencilerde akademik, sosyal ve psikolojik kayıplar yaşanmasına neden olmuştur.

Salgının yaygınlaştığı ve eğitim bileşenlerinin büyük risk altında olduğu dönemlerde TTB başta olmak üzere, çok sayıda bilim insanının itirazına rağmen sınavların ertelenmemesi öğrencilerin eğitim hakkı ve sağlığı ile ilgili kaygıların yok sayılmasına neden olmuştur.

Türkiye’de Liselere Geçiş Sınavı’na (LGS) ve Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na (YKS) her yıl milyonlarca öğrenci girmektedir.

Eğitim sistemimiz ilkokuldan başlayarak üniversite sonrasına kadar, kelimenin tam anlamıyla yarışma ve elemeye dayalı, sınav odaklı bir anlayış doğrultusunda oluşturulmuştur.

Eğitim sistemi öğrencileri eğitmek, onların çok yönlü olarak gelişmelerini sağlamak yerine her yıl milyonlarca öğrencinin girdiği merkezi sınavlara hazırlayan sağlıksız bir yapıya bürünmüştür.

Türkiye’de okullar, mevcut sistemin ekonomik ve siyasal ihtiyaçları doğrultusunda sürekli olarak yeniden yapılandırılmaktadır. 
Okula adım attıkları andan itibaren çocukluklarını bile yaşamadan tam anlamıyla bir yarış içine sokulan çocuk ve gençler arasındaki eğitim rekabeti sadece okulda değil, günlük yaşamın her alanında hayata geçirilmeye çalışılmaktadır.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve rizeninsesi.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.