Reklamı Geç
YAZARLAR
BU ÖYLE BİR BELA Kİ!
Hatice TOPÇU
18 Nisan 2020 - Cumartesi 17:47

İlginç şeyler yaşadık. Akıllara durgunluk veren şeyler. Ciddi bir mücadelenin içinde bile kavgalar yaşadık. Çekişmeler yaşadık, yaşıyoruz!


Geçen hafta Cuma akşamı gece yarısına iki saat kala ilan edilen sokağa çıkma yasağı sonrasında marketlerde yaşanan izdihamın sonuçlarının alınabileceği günlerdeyiz. Ciddi bir sıçrama yaşayabiliriz. Böyle bir durumda sürecin daha da uzayacağının farkındayız.


İnsanlar çaresiz, insanlar umutlarını yitirmiş, insanlar sağlıklı düşünebilme yetilerini kaybetmeye başlamış… Kimisi işini, aşını kaybetmiş, kimisi yakınını kaybetmiş. Sorunlar onları suçlayarak, yapılan yanlışı onlara yükleyerek aşılamaz. Ancak toplumun durumun ciddiyetini anlaması sağlanabilir. Toplumu doğru bilgilendirerek, salgın konusunda bilinçlenmeleri sağlanarak bu olumsuzluklar önlenebilir.  Nitekim bu haftaki sokağa çıkma yasağı konusunda doğru zamanda yapılan açıklamalar sonrası hiçbir sorun yaşanmayacaktır.


Sayısız televizyon kanalımız var, basın yayın kuruluşlarımız, sosyal medya vb. organlarımız var neden günün belirli saatlerini insanları eğitmek için ayırmıyoruz. Televizyon kanallarında devam eden yemek programları ve benzeri programlar yerine şu günlerde insanların en çok ihtiyaç duydukları konuları içeren programların yapılması çok mu zor?


Bu sürecin doğru bilgi ve uygulamalarla aşılacağı açıktır. Bu sürecin akıl ve bilimle aşılacağı açıktır. Önleyici tedbirler konusunda geç kalınmış, hazırlıksız yakalanılmış olunabilir. Ancak ciddi bir krizin tam da göbeğinizdeyiz. Bundan sonrası çok önemlidir. Yapılan her hata daha büyük kayıplara sebebiyet verecektir.   Bu uygulamalar; sokağa çıkma yasağının genişletilmesi, süresinin uzatılması, dar gelirli vatandaşın, işini, aşını kaybeden vatandaşın sorunlarının çözülmesi. Kriz fırsatçılarının engellenmesi ve benzeri şeklinde yerinde zamanında planlanmalı ve uygulanmalıdır. Bu uygulamalar birlik, beraberliği ve dayanışmayı içermelidir.


Bu öyle bir bela ki, ölüm her yerde. Ölüm kapınızın önünde. İnsansınız sıkılıyorsunuz. İnsanlara ihtiyacınız var. Dostlarınızla sohbete, zamanı paylaşmaya ve güzellikler yaşamaya ihtiyacınız var. Ailenizin uzakta olan bireyleriyle sarılmaya kucaklaşmaya ihtiyacınız var. Teknoloji onları size götürebiliyor ama dokunmak başka, yan yana olmak kucaklaşmak, sevdiklerinizin kokusunu hissetmek başka…


Böyle bir belanın içindeyken bile halen kirli emellerine ulaşmanın peşinde olanlar var. Ülkemizde hiç bitmeyen kadın cinayetlerine biri daha eklendi. Rize’nin Fındıklı ilçesinde yaşayan Gamze Pala’nın öldürme sebebi arkadaşlık teklifini kabul etmemek.  Sürekli rahatsız edilen Gamze Pala’yı katili Savaş Dalançıkar önce silahla sırtından yaralamış, sonra da bıçağıyla boğazını kesmiş.


Zor günler yaşıyoruz. Böyle bir cinayeti işleyen insanı bu tabloda nereye koymak gerekiyor? Kadın cinayetleri konusunda karnemiz çok kötü.  Ne yazık ki tablo her geçen gün ağırlaşıyor. Bu tablonun nasıl düzeltileceği belli. Gerekli düzenlemeleri yapıp eşit bir biçimde uygulamak.


Bu zor dönemlerde krizi fırsata çevirmek isteyenler var. Malum hayat durmuş ve insanlar sadece gıda ihtiyaçlarını satın alıyor.  Ne yazık ki gıda fiyatları almış başını gidiyor. Bütün dünyada gıda fiyatları düşerken bizde her geçen gün yukarıya doğru tırmanıyor. Bu fırsatçılara dur demek ve gerekli önlemleri almak vatandaşın yüzünü güldürecektir.


Henüz ne olduğunu bilmediğimiz küresel bir salgının içindeyiz ve sorularımızdan biri biyolojik bir salgınla karşı karşıya olup olmadığımızdır.


Bilmiyoruz ama bir gerçek var ki küresel ısınmanın bile dünyanın dengesini bozabileceği farklılıklar ortaya çıkaracağıdır. Nedenini uzun yıllar sonra öğreneceğimiz yaşadıklarımız aslında yaşamanın ne kadar değerli olduğunu bize göstermeye yetiyor, böyle bir dönemde bile ilkel benliğinin esiri zavallılar cinayet işleyebiliyor, böyle bir dönemde bile kazanma arzusunun esiri zavallılar fiyatları şişirebiliyor.


Umarım bu krizden öğreneceklerimiz olur. Ülkemizde yaşama hakkı konusunda bir şeyler değişir ve insanlık daha barışçı bir dünya için çaba sarf eder. Umarım bu kriz sonrasında daha toplumcu ve başkalarının varlığını da dikkate alan uygulamalar gerçekleştirilir.


Her zamankinden çok barışa, sevgiye ve uzlaşmaya ihtiyacımız var. Kamu kurum ve kuruluşları, yerel yönetimler, meslek kuruluşları, sivil toplum kuruluşları ve benzeri bütün toplumun bileşenlerinin birlikte daha güçlü olacağı açıktır.


Şimdi kendimiz için, sevdiklerimiz için ve toplumumuz için evde kalmalı ve sabırlı olmalıyız.


Sağlıkla kalın

Adınız
Yorumunuz
İnci Topçu Ada - 18 Nisan 2020  
Dünyada en tehlikeli varlık insan malesef. Güçlü olanın zayıf olanı ezdiği. Altta kalanı canı çıksın denildiği bir dünyada. Bu virüs gösterdi ki aslında herkes bazı koşullar karşısında eşit. Umarım insanlik bu beladan ders çıkartır ve özüne döner. Eline emeğine sağlık çarpıcı ve önemli çıkarmılar var yazıda.

Turhan Tunçer - 18 Nisan 2020  
Duygularımı yandırıyorsunuz Çok teşekkür ediyorum

M.Salih Temizel - 18 Nisan 2020  
Hanım efendiye; doğru bilgilendirme yaptığı için- kanaatim de aynı istikamette olduğu için teşekkür ediyorum.

muammer küçükkazdal - 18 Nisan 2020  
çok güzel konulara değinmiyorsunuz güncel bilgiler ve gerçek insanı duygular .sizi takip etmekten mutlu oluyoruz.infaz düzenlenmesi yasası ile ilgili duygularınızı ve düşünceleriniz de bekliyoruz.Teşekkur ediyor kalın sağlıcakla diyorum

Yusuf İPEKLİ - 18 Nisan 2020  
Şu kadın cinayetleri- nasıl bir ruh hali? Bahane hazır- "seviyordum- hayır dedi- öldürdüm." Allah kahretsin.

Hasan AKGÜL - 19 Nisan 2020  
Sağlıklı mutlu günler hep birlikte inşallah

yunus - 22 Nisan 2020  
Çin ve benzeri ülkelerde insan sağlığı tehdit eden hayvanlar yendikçe salgın hastalıklar devam edecektir. Dokuz oklu virüsler gelecektir..Bu gerçekleri dünya insanları Çin e anlatmalıdır...

Erenali - 22 Nisan 2020  
Çİn insan sağlığı tehlikeli mikropları taşıyan hayvanları yememeli..Karadeniz bölgesinden kış dönemi için hazırlanmış tuzlu hamsi yemelidir. Tuz insan boğazındaki mikropları öldürür..Çin bol bol tuzlu turşu yemeli..Bol bol meyva yemeli..Kurban bayramındaki etler kavrularak Çin e gönderilmeli...Çin bol meyva ağacı dikmeli..Bol bol kuzu eti yemeli..

Suay KARATAŞ - 22 Nisan 2020  
Hepimizin düşüncelerini sade bir dil ile çok güzel ifade etmişsiniz. Çok teşekkür ederiz.


Diğer Yazıları

İNSAN DÜNYAYA SIĞMIYOR
BODRUM
NEFESSİZ KALAN DÜNYA
COVİD-19’DA TARAMA VE KARANTİNA
ÇÜRÜMEK
Türkiye Cumhuriyeti Demokratik, Laik Ve Sosyal Bir Hukuk Devletidir
ÇÖZÜM KURULUŞTADIR VE NUTUK STRATEJİK BİR BELGEDİR
NASIL BİR DÜNYADA YAŞIYORUZ? ALGILAR VE LOZAN BAĞIMSIZLIK BELGESİ!
FARKLILIKLAR, DEMOKRASİ VE İNSAN
100.YIL
Değişim ve Biz.
Tarih Affetmez
Saymak
Seçimin Kaybedenleri ve Kazananları