RizeninSesi
RizeninSesi
Açık
İstanbul · 17°C
Bizi Takip Edin
01 Ekim 2026 - 13:10

Rize Ziraat Odası Olmasaydı Çay Üreticisi Ne Kaybederdi?

Rize’de Ziraat Odası seçimleri yaklaşırken adayların açıklamaları, projeleri ve vaatleri peş peşe kamuoyuna yansıyor. Herkes önemli işler yapacağını açıklıyor

0 Paylaşım
Rize Ziraat Odası Olmasaydı Çay Üreticisi Ne Kaybederdi?

Her aday, doğal olarak kendi döneminde üretici için önemli işler yapacağını anlatıyor. Ancak seçim atmosferinin harareti içerisinde daha temel bir soruyu sormakta fayda var:

Rize Ziraat Odası hiç olmasaydı, Rize’nin çay üreticisi gerçekten ne kaybederdi?

Bu soru, Ziraat Odası’nın varlığını tartışmaya açmak için değil; tam tersine, böyle bir kurumun üretici açısından neden gerekli olduğunu somutlaştırmak için sorulmalı.

Çünkü mesele bir oda başkanlığı seçiminin ötesinde. Rize ekonomisinin temelini oluşturan çay üreticisinin hayatına dokunan bir kurumdan söz ediyoruz.

Ziraat Odası ne yapmakla yükümlü?

Öncelikle Ziraat Odası’nın görevi yalnızca üreticiye gübre veya tarımsal malzeme temin etmek değil.

6964 sayılı Ziraat Odaları ve Ziraat Odaları Birliği Kanunu kapsamında odalar; çiftçi kayıtlarını tutmak, tarımsal desteklerle ilgili işlemlerde üreticiye yardımcı olmak, tarımsal girdilerin temini konusunda faaliyet göstermek, eğitim ve danışmanlık hizmetleri yürütmek, tarımla ilgili gelişmeleri takip etmek ve kamu kurumlarına önerilerde bulunmak gibi çok sayıda görev üstleniyor.

Ayrıca çiftçilerin mesleki hak ve menfaatlerini korumak da odaların temel varlık gerekçeleri arasında bulunuyor.

Dolayısıyla Rize Ziraat Odası'nın başarısını yalnızca “kaç kilo gübre sattı?” veya “kaç kişiye hizmet verdi?” üzerinden değerlendirmek yeterli değil.

Asıl soru şu:

Rize'nin çay üreticisinin sorununu ne kadar görünür hale getirdi, hangi sorunun çözümünde ne kadar etkili oldu ve üreticinin ortak sesi olabildi mi?

Peki çay konusunda gerçekten gerekli mi?

Rize açısından mesele biraz daha farklı.

Çünkü burada sıradan bir tarımsal üründen değil, ilin ekonomik ve sosyal hayatının merkezindeki çaydan söz ediyoruz. Tarım ve Orman Bakanlığı verilerine göre 2025 yılında Türkiye'deki yaş çay üretiminin yüzde 64'ü, yaklaşık 872 bin tonu Rize'de gerçekleştirildi.

2026 yılı için yaş çayın kilogram alım fiyatı da 35 lira olarak açıklandı. ÇAYKUR'un 2025 yılında 49 fabrikasında 823 bin ton yaş çay aldığı bildirildi.

Bu büyüklükte bir üretim ekonomisinde üreticinin örgütlü bir şekilde sesini duyurması elbette önem taşıyor.

Nitekim Rize Ziraat Odası, Ulusal Çay Konseyi'nin tarım alt grubunda yer alıyor. Yani oda, çay sektörünün farklı paydaşlarının bir araya geldiği yapılardan birinde doğrudan temsil ediliyor.

Ancak tam da burada kritik soru ortaya çıkıyor:

Bu temsil üreticinin günlük hayatında neye dönüşüyor?

Üreticinin cebine yansıyan fayda nerede?

Bir çay üreticisi açısından Ziraat Odası'nın başarısı, seçim döneminde verilen vaatlerin sayısıyla değil, bahçeye ve üreticinin cebine yansıyan sonuçlarla ölçülmeli.

Örneğin;

Gübre ve tarımsal girdi maliyetlerinin düşürülmesinde ne yapıldı?

Üreticinin doğru gübreleme konusunda bilinçlendirilmesine ne kadar katkı sağlandı?

Çay bahçelerinin gençleştirilmesi konusunda hangi somut çalışmalar yürütüldü?

Budama, gübreleme ve verimlilik konusunda kaç üreticiye düzenli danışmanlık verildi?

Çayın kalitesinin artırılması için hangi projeler gerçekleştirildi?

Üreticinin ürününü daha değerli satabilmesi için hangi modeller geliştirildi?

Çay hasadında yaşanan yoğunluk ve kota sorunlarında üreticinin yanında nasıl duruldu?

Özel sektör ile ÇAYKUR arasındaki alım sürecinde üreticinin hakları nasıl savunuldu?

Çayla ilgili yeni mevzuat çalışmalarında üreticinin görüşü nasıl aktarıldı?

Bunlar, bir oda başkanlığı seçimini anlamlı hale getirecek sorular.

Çünkü “üreticinin yanındayız” demek başka, üreticinin hangi sorununda ne yapıldığını ortaya koymak başka.

Ziraat Odası hiç olmasaydı ne olurdu?

Burada hakkaniyetli olmak gerekiyor.

Ziraat Odası'nın ortadan kalkması halinde ÇAYKUR ortadan kalkmayacak, Tarım ve Orman Bakanlığı ortadan kalkmayacak, özel çay fabrikaları ortadan kalkmayacak. Çay üretimi de bir anda sona ermeyecek.

Dolayısıyla “Ziraat Odası olmazsa Rize'de çay biter” şeklindeki bir yaklaşım gerçekçi olmaz.

Fakat üreticinin kaybedebileceği önemli bir şey var:

Kurumsal temsil.

Çiftçinin tek tek dile getirdiği sorun ile binlerce üreticinin örgütlü biçimde dile getirdiği sorun aynı ağırlığa sahip olmayabilir.

Ziraat Odalarının kanunen kamu kurumlarına öneriler sunma, mevzuat değişiklikleri konusunda görüş oluşturma, eğitim ve danışmanlık faaliyetleri yürütme ve çiftçilerin mesleki haklarını koruma gibi görevleri bulunuyor.

Dolayısıyla odanın asıl değerinin, “üreticinin yerine üretim yapmak” değil, üreticinin ortak sorununu kurumsal bir talebe dönüştürmek olduğu söylenebilir.

Ancak burada başka bir soru daha var

Madem görevleri bu kadar geniş, o halde Rize'deki seçim tartışmasının da aynı ölçüde ciddi olması gerekiyor.

Bir adayın “çiftçinin yanında olacağım” demesi tek başına yeterli mi?

Hayır.

Üretici artık daha somut cevaplar istemeli.

Örneğin:

“Çay üreticisinin gelirini artırmak için ilk üç icraatınız ne olacak?”

“Girdi maliyetleri için hangi modeli uygulayacaksınız?”

“ÇAYKUR ve özel sektörün alım politikaları konusunda hangi somut girişimlerde bulunacaksınız?”

“Çayın kilogram fiyatının belirlenmesinde üreticinin daha güçlü temsil edilmesi için ne yapacaksınız?”

“Çay bahçelerinin geleceği için 5 yıllık bir planınız var mı?”

“Üreticinin ürününü sadece yaş çay olarak değil, katma değerli ürün olarak değerlendirmesi için ne öneriyorsunuz?”

“Seçildiğiniz takdirde bir yıl sonra hangi ölçülebilir sonuçları ortaya koyacaksınız?”

İşte bu soruların cevapları, seçim dönemindeki afişlerden ve sloganlardan çok daha anlamlı olabilir.

Çünkü Rize'nin asıl meselesi başkan değil, üreticinin geleceği

Bugün Rize'de çay üreticisinin önünde yalnızca alım fiyatı meselesi bulunmuyor.

İşçilik maliyetleri, gübre fiyatları, yaşlanan çay bahçeleri, gençlerin tarımdan uzaklaşması, hasat maliyetleri, makineleşme, verimlilik, kalite, özel sektör-ÇAYKUR dengesi, çayın katma değerinin artırılması ve üreticinin gelirinin sürdürülebilir hale getirilmesi gibi birçok sorun aynı anda masada.

Tarım ve Orman Bakanlığı da 2026 yılında Rize ve Trabzon'da sözleşmeli üretim modelinin yaygınlaştırılması konusunda ÇAYKUR, Ziraat Odaları ve diğer sektör paydaşlarıyla çalışmalar yürütüyor. Bu modelin amaçları arasında üretimde planlama, öngörülebilirlik ve pazarlama imkanlarının güçlendirilmesi bulunuyor.

Demek ki önümüzde yalnızca bugünün çay fiyatı değil, geleceğin çay tarımı meselesi de var.

O halde seçimde asıl ölçü ne olmalı?

Rize Ziraat Odası seçimlerini takip eden üreticinin adaylara şu basit soruyu sorması belki de yeterli:

“Bana ne vaat ediyorsun?”dan önce “Bugüne kadar üretici için ne yaptın, yarın neyi değiştireceksin ve bunu nasıl ölçeceğiz?”

Çünkü Ziraat Odası bir siyasi parti, belediye veya hükümet değil. Çay fiyatını tek başına belirleyemez, ÇAYKUR'u yönetemez, tarım politikasını tek başına değiştiremez.

Ama üreticinin sesini duyurabilir, sorunları raporlayabilir, kamu kurumlarıyla masaya oturabilir, danışmanlık ve eğitim sağlayabilir, üreticinin örgütlü gücünü artırabilir.

Rize Ziraat Odası'nın gerçek başarısı da tam burada aranmalı.

Oda var mı, yok mu sorusundan önce; oda varsa üreticinin hayatında neyi değiştirdi sorusunu sormak gerekiyor.

Çünkü Rize'nin çay üreticisinin ihtiyacı, seçim döneminde çok konuşulan bir oda değil;

üreticinin sorununu bilen, çözüm üreten, hesabını veren ve üreticinin karşısına bir sonraki seçimde somut sonuçlarla çıkabilen bir oda.

Ve belki de bugün Rize'de adayların cevaplaması gereken en önemli soru gerçekten şu:

“Biz olmazsak ne olur?” değil, “Biz geldiğimizde üreticinin hayatında ne değişecek?”

#üreticisi #çay #rize

Yorumlar

1
+ Yorum Yap
Ezilen Vatandaş 01 Ekim 2026 - 13:56

Yıllardır çay üreticisi mağdurdur ve gittikçe dahada mağdur oluyor odanın üretici olarak ziraat odasının bir faydasını görmedik ançak aydat kesilsin toplanan para boşa harcansın 1- Çay kanunu nerde oda olarak ne hazırladınız bir projeniz varmı 2- Siyası davranmak olmamalı üreticinin arkasında durulmalı duruldumu 3- Çay kooperatifleri çay gübresini özelden daha pahalı veriyor neden niçin 4- Çay toplama yevmiyelerini kim kimler ayarlıyor varmı bu konuda gerçek çabanız 5- Çay fiyatlarıyla bir çalışmanız varmı nasıl çalışmadır çay üreticisine yayarı olmuyor 6- Kooperatif adı aldında bir yer açılsın halka uygun fiyattan kuru çay ve çaya kullanılan sergi makas motor eldiven vb malzemeler satış noktaları açılsın Çayımızın sıkıntı ve sorunları bitmez bir çok nedenleri bulunmakta allahın verdiği ürüne kota kontojan konulmamalı özele bu üreticileri ezdirilmemeli