Rizenin Sesi
Rizenin Sesi
Yağmur
Rize · 20°C
Bizi Takip Edin
21 Mayıs 2026 - 19:14

RİZE’DE DE İNSAN EVLATLARI VARMIŞ

Değerli okuyucular, geçen hafta hem Rize’mizin hem de Trabzon’umuzun kıymetli bir doktoruna bir nevi teşekkür babında güzel sözler yazmıştım.

0 Okunma 0 Paylaşım
RİZE’DE DE İNSAN EVLATLARI VARMIŞ

 Çok okundu bu yazı. Bunu duyan teyzem, “Sadece Trabzon’da mı, Rize’de insan evladı doktorlar var; birisi de bana düştü yeğenim” deyince, bunu da yazmak farz oldu benim için. Fatma teyzem, 15 Mayıs günü bir dizi rahatsızlık geçirince Rize Devlet Hastanesine kaldırılmıştı. O da burada bizim gibi insan evlatlarıyla karşılaşmış. Ta Acil Servisten itibaren adeta zamanla yarışmışlar.


Burada Dr. Mira Alsagheer, servis hemşireleri ve sağlık personeli ona çok iyi davranınca kendini bir nevi borçlu hissetmiş onlara karşı. Kardiyoloji Servisinde de Dr. Oğulcan Adak, uzman elleriyle teyzemi iyileştirmiş ve evine göndermişler. Hem doktorlara hem de hemşire, hastabakıcı ve diğer sağlık personeline sonsuz teşekkürler ediyoruz. Değerli okuyucu, bu teşekkürü sizin için de etmiş oluyoruz. 

Sağlık Bakanlığı'nın 2026 yılı verilerine göre Türkiye genelinde yaklaşık 235 bin hekim bulunmaktadır. Bu rakamın yaklaşık 111 binini uzman hekimler, 61 binini pratisyen hekimler, 61 binini ise asistan hekimler (uzmanlık öğrencileri) ile diş hekimleri oluşturmaktadır. 

Bugün dünyada kendi alanında öne çıkmış nice şöhretli hekimler var. Bunlardan birisini rahmetli Turgut Özal Amerika’dan getirtmiş ve ona sınırsız imkânlar tanımıştı. Prof. Dr. Gazi Yaşargil, beyin cerrahisi alanında büyük üne sahipti ve Türkiye’de sağlık turizminin canlanmasına vesile olmuştu. 

Burada küçük bir hikâyeyi de anlatmam gerekiyor. Ünlü yazar Peyami Safa, çok sağlık sorunları yaşamış, bir evladını da bu sebeple kaybetmişti. Bu yüzden doktorlarla çok mesaisi olmuştur. Bunlardan birisi de kendisi de doktor olan merhum Prof. Dr. Ayhan Songar’dı. Ayhan hocanın eşi hastalanmış, hastalığı iyice ilerleyince de onu kendinin de çalıştığı Cerrahpaşa hastanesinde taburcu edip evine göndermişlerdi. Bir nevi ölümü bekleniyordu. Bir gün Peyami Safa, Ayhan Songar’ı düşünceli görünce ne olduğunu sormuş, eşinin durumunu söyleyince de, ne uyguluyorsunuz demişti. Ayhan hoca penisilin veriyoruz deyince Peyami Safa adeta çılgına dönmüştü. Penisilin kanı pıhtılaştırır, oysa kanın sulanması gerekiyordu. “Hemen penisilini keseceksiniz” dedi. Doktor olmayan birisi, doktora akıl veriyordu. Ayhan Songar’ın kaybedeceği bir şey yoktu. Dediğini yaptı ve birkaç gün içinde kadın iyileşip ayağa kalktı. Peyami Safa’nın ona adeta ders verir nitelikteki şu sözleri çok manidardır: Siz tıp diplomasını aldığınız zaman her şeyin bittiğini zannettiniz. Oysa her şey yeni başlıyordu. Siz asıl işi bundan sonra öğreneceksiniz. Araştırmaya, yeni yollar bulmaya devam etmelisiniz. 

Bir doktorun altı yılda yetiştiğini sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Altı yıl, okul dönemidir; bunun pratisyen hekimlik, uzmanlık gibi dönemlerini, buna bir de tecrübeyi eklerseniz en az yirmi yıl eder. Ondan sonra ancak verimli çağına geliyor bir doktor. 

Bu yüzden doktorlar bizim göz bebeklerimizdir. İyi ki varlar.

Sağlık ve esenlikle efendim! 

 

Tahir ORHAN

#RİZE #DOKTOR

Yorumlar

+ Yorum Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!