RİZELİ ÜNLÜ İSİMDEN FLAŞ AÇIKLAMALAR. SORUN HAKEMLERDE Mİ?
Her sezon aynı tartışma: Hakemler mi kötü, yoksa sistem mi bozuk?
Sorun Hakemlerde mi?
Hemen her sezon, futbolumuzda en çok konuşulan konu yine değişmiyor: Hakemler.
Neredeyse her hafta bir hakem hatası manşetlere taşınıyor, sosyal medyada günlerce tartışılıyor. Ama kimse şu temel soruyu sormuyor: Gerçekten sorun sadece hakemlerde mi?
Bence hayır.
İyi bir analiz yapıldığında görülüyor ki, bu yapının içinde belki de en masum olanlar hakemlerin ta kendisi.
Sorunun Kökü: Eğitim mi, Seçim mi?
Bir hakemin yetişme süreci uzun, zahmetli ve disiplin gerektiren bir yolculuktur. Türkiye Futbol Federasyonu, hakemlerin eğitiminde masraftan kaçınmıyor; yurt dışından eğitmenler getiriliyor, seminerler düzenleniyor. Ancak tüm bu çabaya rağmen hakemlerimiz beklenen başarıyı yakalayamıyor.
Bu durumun nedeni eğitimde değil, seçim sürecinde yatıyor.
Hakem olmak isteyen adayların değerlendirilmesi, ne yazık ki objektif kriterlerle yapılmıyor. “Onun adamı, bunun adamı” anlayışıyla seçilen hakemlerin başarıya ulaşmasını beklemek hayalcilik olur.
Kayırmacılık Sistemi
Hakem camiasını yakından tanıyan biri olarak rahatlıkla söyleyebilirim: Üst liglere yükselmede liyakat değil, referans etkili.
Bölgesel kayırmalar, kişisel ilişkiler, hatta eski hakem ve gözlemcilerin etkisi… Tüm bunlar MHK’nin içindeki güç dengelerini belirliyor.
Maç atamalarında bile bu kayırmacılığın izlerini görmek mümkün. “Benim hakemim”, “bizim takımın hakemi”, “güvendiğim hakem” gibi tanımlar, objektifliği tamamen ortadan kaldırıyor. Böyle bir ortamda ne hakem adil olabilir, ne de futbol.
Korku Kültürü ve Çifte Standart
Bugün Süper Lig’de görev yapan birçok hakem, “hata yaparsam üstümü çizerler” korkusuyla sahaya çıkıyor.
MHK başkanının veya üyelerinin “güvendiği” birkaç isim dışında kalanlar, hata yapmamak için risk almıyor, oyunun doğallığı bozuluyor.
Alt liglerdeki hakemlerin durumu daha da vahim. “Dayısı olmayan” bir hakemin üst kategoriye yükselmesi neredeyse imkânsız. Geçtiğimiz sezon başarılı maçlar yöneten birçok hakemin alt lige düşürülmesi, bu çarpık düzenin en açık göstergesi.
MHK’nin Gözüne Girmek
Bugün hakemlerimiz, adil kararlar vermekten çok MHK’nin gözüne girmek için mücadele ediyor.
Hoşa gidecek kararlar, düşük tempolu yönetimler, hatasız görünüp risk almama çabası… İşte Türk hakemliğini geriye götüren en tehlikeli anlayış bu.
Hakemleri özgür bırakmayan, sürekli sınıflandıran ve ayrım yapan bir MHK yapısı, adil bir futbol ortamı oluşturamaz. Hakem korkarsa, futbol da cesaretini kaybeder.
Çözüm: Bağımsız Bir Yapı Şart
Eğer gerçekten adil bir sistem istiyorsak, hakem seçimi MHK’nin tekelinden çıkmalıdır.
Bağımsız bir kurul ya da uluslararası bir heyet tarafından yapılan seçim, hem güven hem de kaliteyi artırabilir.
Zaten oyuncularımız yabancı, teknik direktörlerimiz yabancı, hakem eğitmenlerimiz yabancı…
Neden MHK üyeleri de yabancı olmasın? En azından tarafsızlık sağlanır, yıllardır süregelen bu “benim adamım” düzeni son bulur.
Son Söz
Türk futbolunun en büyük sorunu hakem hataları değil, adaletsiz sistemdir.
Hakemleri değil, onları yöneten zihniyeti değiştirmediğimiz sürece her sezon aynı filmi izlemeye devam ederiz.
Oysa çözüm basit: Liyakat, şeffaflık ve cesaret.
AV.Hüseyin KARAAHMETOĞLU
Yorumlar
+ Yorum YapHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
İlginizi Çekebilir





Trend Haberler
RİZE'DE ARAÇTA KALP KRİZİ GEÇİREN MUHTAR HAYATINI KAYBETTİ




Son Haberler
RİZE'DE HALİL İBRAHİM UZUN’A BÜYÜK DESTEK!



