Rizenin Sesi
Rizenin Sesi
Yağmur
Rize · 20°C
Bizi Takip Edin
06 Şubat 2026 - 22:20 - Güncellenme: 06 Şubat 2026 - 22:25 G: 06 Şubat 2026 - 22:25

Trabzonlular İmamoğlu’na Neden Yeterince Sahip Çıkmadı?

Trabzon Olmak Ne Anlama Geliyor?

0 Okunma 0 Paylaşım
Trabzonlular İmamoğlu’na Neden Yeterince  Sahip Çıkmadı?

Trabzon denildiğinde Türkiye’nin ve hatta dünyanın birçok yerinde akla gelen ilk kavramlardan biri “Trabzon milliyetçiliği”dir. Memleketine, hemşehrisine ve kendi insanına sahip çıkma refleksiyle bilinen Trabzonlular, söz konusu bir Trabzonlu olduğunda çoğu zaman parti, siyasi görüş ya da ideolojik ayrım gözetmez. En azından bugüne kadar oluşan algı ve anlatı hep bu yönde olmuştur.

Ancak Ekrem İmamoğlu örneği, bu algının sorgulanmasına neden olan en çarpıcı başlıklardan biri hâline gelmiştir.

Trabzon doğumlu, kökleri bu topraklara dayanan ve Türkiye’nin en önemli metropollerinden birinin belediye başkanlığını yapmış bir isim olan Ekrem İmamoğlu, yaşadığı süreçte Trabzon’dan beklenen güçlü ve yekpare desteği neden göremedi? Trabzonlular neden kendi evladına sahip çıkmadı ya da çıkamadı?

Trabzonluluk Bir Kimlik mi, Coğrafi Ayrım mı?

Burada sorulması gereken en temel sorulardan biri şudur:


Trabzonlu olmak için ille de Of’lu, Sürmeneli, Araklılı ya da Arsinli mi olmak gerekir?

Uzun yıllardır Trabzon’un doğu ilçeleri, şehir kimliğinde daha baskın bir görünürlük kazanırken; Beşikdüzü, Vakfıkebir, Çarşıbaşı, Akçaabat gibi batı ilçeleri adeta “üvey evlat” muamelesi gördü. Bu durum sadece sosyal hayatta değil, siyasette, bürokraside ve temsil noktasında da kendini hissettirdi.

Ekrem İmamoğlu’nun Trabzon’un batı yakasından çıkmış bir siyasetçi olması, bu görünmez ayrımın etkisini daha da görünür kıldı. Trabzon içindeki bu sessiz bölünmüşlük, “Trabzon milliyetçiliği” söyleminin aslında ne kadar kapsayıcı olduğu sorusunu da beraberinde getirdi.

Siyaset, Kimlik ve Sessizlik

Trabzonluların önemli bir kısmı, söz konusu Ekrem İmamoğlu olduğunda memleket refleksi yerine siyasi kimlikleriyle hareket etmeyi tercih etti. Oysa Trabzon geleneğinde, hemşehrilik bağı çoğu zaman siyasetin önünde gelirdi.

Bu noktada şu soru kaçınılmazdır:


Trabzonlular, Ekrem İmamoğlu’nu önce “Trabzonlu” olarak mı, yoksa sadece bir siyasi figür olarak mı gördü?

Sessizlik de bir tercihtir. Ve bu sessizlik, Trabzon’un kendi evladına yeterince sahip çıkmadığı yönünde güçlü bir algının oluşmasına neden oldu.

Eğer Sahip Çıkılsaydı Sonuç Değişir miydi?

Bu sorunun kesin bir cevabı yok. Ancak şurası açık ki, Trabzon’dan daha güçlü, daha net ve daha görünür bir destek gelseydi, kamuoyundaki tablo çok daha farklı algılanabilirdi. Trabzon’un yekpare duruşu, yalnızca sayısal değil, sembolik olarak da büyük bir anlam taşırdı.

Çünkü Trabzon, Türkiye’de hâlâ “sözü dinlenen şehirler” arasında yer alıyor. Trabzon’un tavrı, çoğu zaman sadece Trabzon’la sınırlı kalmaz.

Trabzon Aynaya Bakmalı

Ekrem İmamoğlu meselesi, aslında Trabzon’un kendi kimliğiyle yüzleşmesini gerektiren bir kırılma noktasıdır.

Trabzonluluk nedir?

Kimleri kapsar, kimleri dışarıda bırakır?

Hemşehrilik bağı hâlâ siyaset üstü bir değer midir, yoksa artık yalnızca nostaljik bir söylem midir?

Bu sorulara verilecek samimi cevaplar, sadece Ekrem İmamoğlu’nun değil, Trabzon’un gelecekte çıkaracağı tüm isimlerin nasıl karşılanacağını da belirleyecektir.

Çünkü bir şehir, en çok kendi evladına sahip çıkabildiği ölçüde güçlüdür.

#TRABZON #İMAMOĞLU

Yorumlar

+ Yorum Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!