ÇAYKUR’A SALDIRMAKTAN VAZGEÇELİM

Genel 04.06.2026 - 13:04, Güncelleme: 04.06.2026 - 13:07 1040 kez okundu.
 

ÇAYKUR’A SALDIRMAKTAN VAZGEÇELİM

Birkaç gündür sosyal medyada bazı muhalif siyasetçilerin ve üreticilerin ÇAYKUR yönetimine, hatta doğrudan iktidara yönelik sert eleştirileri dikkat çekiyor.
Eleştirilerin temelinde ise ÇAYKUR’un yoğunluk nedeniyle uyguladığı kontenjanlar ve zaman zaman alımlara ara vermek zorunda kalması bulunuyor. Haber:Adnan ONAY Elbette üreticinin ürününü bir an önce teslim etmek istemesi son derece anlaşılabilir bir durumdur. Ancak meseleye bir de sektörün ve ürünün gerçekleriyle bakmak gerekir. ÇAYKUR’un günlük alım miktarlarını belirlerken fabrikaların yaş çay işleme kapasitesini dikkate almasından daha mantıklı bir yöntem var mıdır? Sonuçta kurum tarafından alınan yaş çayın kısa süre içerisinde işlenmesi gerekmekte. Fabrikaların kapasitesi belli. Alım yerleri ağzına kadar dolmuşken, fabrikalar mevcut kapasitenin çok üzerinde çalışırken ve işlenecek çay yığınları her geçen saat artarken kurumun çay alımlarını sürdürmesi ne derece mantıklıdır? Bugün birçok fabrikada depolama alanları, traflar dolmuş durumda. Fabrikalar gece gündüz aralıksız, kapasite üstü çalışıyor. Buna rağmen mevcut ürünün tamamını zamanında işlemek kolay olmuyor. Eğer kapasitenin çok üzerinde alım yapılmaya devam edilirse ortaya çıkacak sonuç bellidir: Yaş çay işlenmeyi beklerken bozulma tehlikesi geçirecek, kalitesi düşecek ve sonunda önemli miktarda ürün zarar görecektir. Nitekim alımlara bir gün ara verilmesinin nedeni de bu duruma engel olmaktır. Amaç üreticiyi mağdur etmek değil, alınan ürünün heba olmasını önlemektir. Bazı çevrelerin sanki ÇAYKUR keyfî olarak alım yapmıyormuş gibi bir algı oluşturmaya çalışması son derece yanlıştır.  Üreticiler çay toplamaya ara vermek yerine topladıkları tonlarca çayı alsınlar diye ÇAYKUR Yönetimine ve iktidara baskı yapmayı sürdürürse burada iyi niyet düşünülemez. Bu şekil şikayetler; “ÇAYKUR çayımızı alsın da isterse denize döksün“ demeye gelir ki, herhalde kimsenin de bunu diyecek hali yoktur…! Kurumun temel görevi üreticinin ürününü değerlendirirken kaliteyi de korumaktır. ÇAYKUR, tüketiciye kaliteli çay sunmayı hedef edinmiş bir kurum. Haliyle, işletmenin geleceği adına ne yapılması gerekiyorsa onu yapıyor. İktidar siyasetinin de kurumun aldığı bu gibi doğru kararların yanında olması takdir edilecek bir durumdur. Öncelikle şunu belirtmeli; üreticilerin kampanya dönemlerinde hasat planlamasını mevcut şartlara göre yapması gerekir. Çay bahçesindeki tüm ürünü aynı anda toplayıp teslim etmeye çalışmak, yoğunluğun zirve yaptığı günlerde kaçınılmaz olarak sıkıntılar doğuracaktır. Sorunun çözümü, kapasiteleri aşan ürünün bir anda sisteme yüklenmesi değil; hasadın daha planlı, daha uzun vadeye yayılarak yürütülmesidir. Bugün eleştirilerin merkezine konulmakla karşı karşıya bırakılan ÇAYKUR’un varlığı bile başlı başına üretici açısından büyük bir güvencedir. Çünkü herkes biliyor ki bölgede ÇAYKUR olmasa, özel sektörün belirleyici olduğu bir piyasada üreticinin hali haraptır. Bugün sıkışıklık halinde özel sektörün üreticiye reva gördüklerini görüyorsunuz. Bazıları neredeyse üreticinin çayını bedelsiz alabilme hesaplarında. Düşük bedel, uzun vadeler, kuru çayla ödeme zorlamaları gibi yöntemler nedense ÇAYKUR’a saldıranların değinmekten çekindiği konular. Eğer bugün üreticinin çayının değeri 35 TL olarak ortaya çıkmışsa bu, büyük ölçüde ÇAYKUR’un piyasadaki düzenleyici rolü sayesinde mümkün olmaktadır. ÇAYKUR devreden çıktığında yaş çay fiyatının ne olup olmayacağını varın sizler düşünün. Elbette eksikler, aksaklıklar ve çözülmesi gereken kimi sorunlar vardır. ÇAYKUR, her geçen gün var olan eksiklerini gidermeye çalışıyor. Ancak mevcut fiziki şartlar ortadayken, yaşanan her sorunun faturasını ÇAYKUR’a kesmek ve kurumu hedef tahtasına oturtmak hakkaniyetli değildir. Her şeyden önce şu soruyu samimiyetle birbirimize sormamız gerek: ÇAYKUR olmasaydı bugün çay üreticisinin durumu ne olurdu? Sorunları dile getirirken bu cevabı düşünerek davranmak hepimizin görevidir.
Birkaç gündür sosyal medyada bazı muhalif siyasetçilerin ve üreticilerin ÇAYKUR yönetimine, hatta doğrudan iktidara yönelik sert eleştirileri dikkat çekiyor.

Eleştirilerin temelinde ise ÇAYKUR’un yoğunluk nedeniyle uyguladığı kontenjanlar ve zaman zaman alımlara ara vermek zorunda kalması bulunuyor.

Haber:Adnan ONAY

Elbette üreticinin ürününü bir an önce teslim etmek istemesi son derece anlaşılabilir bir durumdur. Ancak meseleye bir de sektörün ve ürünün gerçekleriyle bakmak gerekir.

ÇAYKUR’un günlük alım miktarlarını belirlerken fabrikaların yaş çay işleme kapasitesini dikkate almasından daha mantıklı bir yöntem var mıdır? Sonuçta kurum tarafından alınan yaş çayın kısa süre içerisinde işlenmesi gerekmekte. Fabrikaların kapasitesi belli. Alım yerleri ağzına kadar dolmuşken, fabrikalar mevcut kapasitenin çok üzerinde çalışırken ve işlenecek çay yığınları her geçen saat artarken kurumun çay alımlarını sürdürmesi ne derece mantıklıdır?

Bugün birçok fabrikada depolama alanları, traflar dolmuş durumda. Fabrikalar gece gündüz aralıksız, kapasite üstü çalışıyor. Buna rağmen mevcut ürünün tamamını zamanında işlemek kolay olmuyor. Eğer kapasitenin çok üzerinde alım yapılmaya devam edilirse ortaya çıkacak sonuç bellidir: Yaş çay işlenmeyi beklerken bozulma tehlikesi geçirecek, kalitesi düşecek ve sonunda önemli miktarda ürün zarar görecektir. Nitekim alımlara bir gün ara verilmesinin nedeni de bu duruma engel olmaktır. Amaç üreticiyi mağdur etmek değil, alınan ürünün heba olmasını önlemektir.

Bazı çevrelerin sanki ÇAYKUR keyfî olarak alım yapmıyormuş gibi bir algı oluşturmaya çalışması son derece yanlıştır. 

Üreticiler çay toplamaya ara vermek yerine topladıkları tonlarca çayı alsınlar diye ÇAYKUR Yönetimine ve iktidara baskı yapmayı sürdürürse burada iyi niyet düşünülemez.

Bu şekil şikayetler; “ÇAYKUR çayımızı alsın da isterse denize döksün“ demeye gelir ki, herhalde kimsenin de bunu diyecek hali yoktur…!

Kurumun temel görevi üreticinin ürününü değerlendirirken kaliteyi de korumaktır. ÇAYKUR, tüketiciye kaliteli çay sunmayı hedef edinmiş bir kurum. Haliyle, işletmenin geleceği adına ne yapılması gerekiyorsa onu yapıyor. İktidar siyasetinin de kurumun aldığı bu gibi doğru kararların yanında olması takdir edilecek bir durumdur.
Öncelikle şunu belirtmeli; üreticilerin kampanya dönemlerinde hasat planlamasını mevcut şartlara göre yapması gerekir. Çay bahçesindeki tüm ürünü aynı anda toplayıp teslim etmeye çalışmak, yoğunluğun zirve yaptığı günlerde kaçınılmaz olarak sıkıntılar doğuracaktır. Sorunun çözümü, kapasiteleri aşan ürünün bir anda sisteme yüklenmesi değil; hasadın daha planlı, daha uzun vadeye yayılarak yürütülmesidir.

Bugün eleştirilerin merkezine konulmakla karşı karşıya bırakılan ÇAYKUR’un varlığı bile başlı başına üretici açısından büyük bir güvencedir. Çünkü herkes biliyor ki bölgede ÇAYKUR olmasa, özel sektörün belirleyici olduğu bir piyasada üreticinin hali haraptır.

Bugün sıkışıklık halinde özel sektörün üreticiye reva gördüklerini görüyorsunuz. Bazıları neredeyse üreticinin çayını bedelsiz alabilme hesaplarında. Düşük bedel, uzun vadeler, kuru çayla ödeme zorlamaları gibi yöntemler nedense ÇAYKUR’a saldıranların değinmekten çekindiği konular. Eğer bugün üreticinin çayının değeri 35 TL olarak ortaya çıkmışsa bu, büyük ölçüde ÇAYKUR’un piyasadaki düzenleyici rolü sayesinde mümkün olmaktadır. ÇAYKUR devreden çıktığında yaş çay fiyatının ne olup olmayacağını varın sizler düşünün.

Elbette eksikler, aksaklıklar ve çözülmesi gereken kimi sorunlar vardır. ÇAYKUR, her geçen gün var olan eksiklerini gidermeye çalışıyor. Ancak mevcut fiziki şartlar ortadayken, yaşanan her sorunun faturasını ÇAYKUR’a kesmek ve kurumu hedef tahtasına oturtmak hakkaniyetli değildir.

Her şeyden önce şu soruyu samimiyetle birbirimize sormamız gerek: ÇAYKUR olmasaydı bugün çay üreticisinin durumu ne olurdu?

Sorunları dile getirirken bu cevabı düşünerek davranmak hepimizin görevidir.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve rizeninsesi.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.