CHP'yi pavyon masalarını düşürdüler
CHP'yi pavyon masalarını düşürdüler
Kılıçdaroğlu’nun ardından Erdoğan da Özel yönetimini hedef aldı: Partiyi pavyon masalarını düşürdüler
CHP kurultayına ilişkin tartışmalar sürerken Cumhurbaşkanı Erdoğan da polemiğe dahil oldu. Bir gün önce Kılıçdaroğlu'nun "Kim pavyon köşelerinde para aldıysa onlara güle güle diyeceğiz" sözlerini hatırlatan Erdoğan, CHP yönetimini hedef alarak, "Gazi Mustafa Kemal'in kurduğu partiyi pavyon masalarına düşürenler de kendileridir" dedi. Erdoğan ayrıca, CHP'deki liderlik kavgasının tarafı olmadıklarını belirtti.
AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP'de "mutlak butlan" kararı sonrası yaşanan tartışmalara ilişkin sert açıklamalarda bulundu. CHP içindeki krizin sorumlusunun yine CHP'liler olduğunu savunan Erdoğan, kurultaya ilişkin şaibe iddialarına ve parti içi çekişmelere dikkat çekerek muhalefeti eleştirdi. Erdoğan, Kılıçdaroğlu'nun bir gün önceki " pavyon köşelerinde para alanlar" çıkışına benzer ifadeler kullanarak CHP yönetimini hedef aldı.
"SORUN ZİHNİYETLERİNDE"
Sorun sadece bunların siyasete bakış açılarında, siyaset tarzlarında, çirkin ve çirkef üsluplarında değildir. Esas sorun bunların zihniyetindedir. Bunların faşizan ideolojisindedir. Sorun, bunların sokakla kurduğu bağın harbi ve hasbi, sahici ve samimi olmamasındadır. Sorun bunların milleti mümeyyiz görmemelerinde, Anadolu irfanını hafife almalarındadır. Sorun, bunların siyaseti halka hizmet vasıtası olarak değil, şahsi kariyer ve kazanç kapısı olarak görmelerindedir. Çeyrek asra yaklaşan rekabetimizde defalarca yenildiler, yanıldılar fakat bir kez olsun zihniyetlerini değiştirmeyi denemediler. Son günlerdeki tavırlarına bakılırsa pek değiştirecek gibi de durmuyorlar. Kendi aralarındaki anlaşmazlıkları yargı kararları çerçevesinde suhulet ve sükunetle çözmek yerine bizi, mahkemeleri, medyayı suçlayarak yine kendilerine toz kondurmuyorlar.
"CHP'Yİ PAVYON MASALARINA DÜŞÜRENLER KENDİLERİDİR"
Biz ilk günden itibaren şunu dedik; CHP'nin 38. kurultayına ilişkin tartışmalarda kurultayı yapan da, kurultaya şaibe bulaştığını iddia eden de, bu iddiaları belgeleriyle birlikte mahkemeye götürüp hakkını arayan da CHP'lilerdir. Gazi Mustafa Kemal'in kurduğu partiyi, affınıza sığınarak söylüyorum, pavyon masalarına düşürenler de kendileridir. 'Rüşvet aldım, rüşvet verdim, şu kişiye şu kadar para verdim' diyenler aynı şekilde kendileridir. Dün halkın umudu dediklerine bugün hain damgası vuranlar da kendilerinden başkası değildir.
"KOLTUK KAVGASININ TARAFI DEĞİLİZ"
Tüm tarafların CHP'li olduğu bir itilafta yargı gereken değerlendirmeyi yapmış ve hükmünü vermiştir. Mahkeme kararı sonrası yaşananlar bizim haklılığımızı teyit etmiştir. Partimize yönelik edep, adap ve siyasi nezaket dışı onca hakarete rağmen karar sonrasında da tartışmaların uzağında durduk; elimizi, dilimizi bulaştırmadık. Siyaset bezirganlarının sataşmalarına kulak asmadık, medyadaki silahşörlerin tuzaklarına düşmedik, aklı ve ağzı arasındaki rabıta kopmuş olan çapsızlara prim vermedik. Hadise ve tartışmaları güvenli bir mesafeden takip etmekle yetindik, aynı tavrımızı da koruyoruz.
Toplumsal barış, kamu düzeni ve siyaset kurumuna zarar vermediği sürece CHP'deki anafor bizi zerre miskal ilgilendirmiyor. Biz bu girdabın içine sürüklenmek veya çekilmek asla istemiyoruz. Koltuk ve salon kapmaca savaşının tarafı değiliz ve olmayacağız. Esasen milletimizin arzusu ve bizden beklentisi de bizden bu yöndedir. Biz kendimize yakışanı yapıyoruz.
"CHP'DEKİ KRİZ BİR AN ÖNCE ÇÖZÜLMELİ"
Samimi temennimiz suç örgütleri güdümünden çıkamayan kimi tiplerin sorumsuz tavırları nedeniyle saatli bir bombaya dönüşen bu krizin bir an önce aşılmasıdır. Milletimizin huzuruna, gazi Meclis'imizin mehabetine, demokrasimizin ve ülkemizin itibarına zarar vermeye başlayan bu kavganın yargı kararları çerçevesinde demokratik bir olgunlukla çözüme kavuşturulmasıdır.
Siyasette rakibimiz dahi olsa milleti temsil eden bir partinin kavga ile çatışma ile, sokaklara ve Meclis koridorlarına taşan güç mücadelesi ile anılmasını biz arzu etmeyiz. TBMM'nin terörize edilmesine, nümayiş arenasına dönüştürülmesine de müsaade etmeyiz. Az dinleyip çok bağırarak, az düşünüp çok konuşarak siyaset yapılmaz. Herkes 86 milyona karşı sorumluluk duygusuyla hareket etmelidir. Siyasette polarizasyonu artıracak adımlardan herkes uzak durmalıdır.
"CHP'DE KİMİN GENEL BAŞKAN OLDUĞUNUN ÖNEMİ YOK"
CHP'nin genel başkanlık koltuğunu kimin işgal ettiğinin bizim nazarımızda hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur. Bugüne kadar şahıslarla mücadelemiz olmadı, olmayacak. Bizim mücadelemiz ellerine fırsat geçse Türkiye'yi tek parti karanlığına tekrar götürecek faşizm hevesleriyledir, mehter marşından rahatsız olanlarla, okullarımızda Ramazan etkinliklerine tahammül edemeyenlerle, laikliği siper alarak milletin inanç değerlerine ateş edenlerdedir. Sultan Fatih'in emaneti aziz İstanbul'un duvarlarını 'zulüm 1453'te başladı' yazılarıyla kirleten mankurtladır.
Tembel muhalefetten, vizyonsuz muhalefetten, kavgalı muhalefetten bu ülkeye, bu millete hiçbir fayda gelmez. Bizimle eser, hizmet ve projede yarışacak muhalefet arayışımız son 23 yıldır makes bulamadı ama buna rağmen umutlarımızı tüketmiş değiliz. Er ya da geç Türkiye'nin hak ettiği kalitede bir muhalefet bulacağına yürekten inanıyorum. Rakiplerimiz kendi kısır çekişmeleriyle meşgulken biz sadece işimize bakıyoruz.
2026 yılı inşallah Türkiye'nin uluslararası itibarı ve görünürlüğünün doruğa çıktığı bir sene olacak. Ankara'da düzenlenecek NATO Liderler Zirvesi'ne büyük önem atfediyoruz. ABD Başkanı Sayın Trump'ın zirveye bizzat katılacağının açıklanması ittifak için kıymetli bir adımdır, dünya genelinde de Ankara zirvesine dönük yoğun bir ilgi söz konusu. Ankara'daki zirvenin NATO'nun tarihinde bir referans noktası olması için hazırlıklarımızı yoğunlaştırdık. Ekim ayında da 77. Uluslararası Uzay Kongresi'ne ev sahipliği yapacağız. Antalya'da COP31'in tarihin en büyük çevre zirvesi olarak kayıtlara geçtiğini de göreceğiz.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
