EN SORUNSUZ YAŞ ÇAY SEZONUNU GEÇİRİYORUZ VİDEO
EN SORUNSUZ YAŞ ÇAY SEZONUNU GEÇİRİYORUZ VİDEO
Ak PARTİ Rize Milletvekili Avukat Harun MERTOĞLU Meclis Genel Kurulu’nda hem yaş çay alım süreci hem de yargının bağımsızlığına yönelik ybir konuma yaptı.
İŞTE MERTOĞLU'nun TBMM 'nde yaptığı konuşmanın tam metni
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce Meclisimizi ve ekranları başında bizleri takip eden aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum.
Sözlerime başlarken bölgemizde devam etmekte olan ikinci sürgün yaş çay alım sürecine yönelik birkaç hususa değinmek isterim. Son zamanların en sorunsuz çay sezonunu geçirmekteyiz, hatta özel sektör belirlenen taban fiyatının üzerinde alım yapmaktadır. Tüm paydaşlara teşekkür ediyorum. İkinci sürgün yaş çay alım sürecinin tüm üreticilerimiz için bereketli geçmesini temenni ediyorum.
Değerli milletvekilleri, gündemimizde bulunan araştırma önergesi "demokratikleşme" ve "hukukun üstünlüğü" gibi parıltılı kavramların arkasına gizlenmiş, esasen yargı mercilerince yürütülen hukuki süreçleri siyasi bir tartışma malzemesi hâline getirmeyi amaçlamaktadır. Hukuk devletinin en temel ilkesi yargı süreçlerinin siyasetin gölgesinden uzak tutulmasıdır. Yasama organının asli görevi mahkemelerin yerine geçerek kararları tartışmaya açmak ya da belirli davalar üzerinden hüküm üretmek değildir. Bu tartışma, maalesef tüm yargı sistemimizi töhmet altında bırakan haksız genellemeler içermektedir. Mahkemelerimiz bağımsızdır, kararlarını kanunlara ve hukuka uygun olarak belirler.
Bir mahkeme kararına hukuki çerçevede katılmamak meşru bir haktır fakat tüm adalet sistemini siyasi saiklerin güdümündeymiş gibi göstermek devletin kurumlarına yapılacak en büyük haksızlıktır. Elbette Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları hukuk sistemimiz açısından önemlidir ancak bu kararların uygulanmasına ilişkin usuller de yine kendi Anayasa'mız ve ulusal mevzuatımız çerçevesinde yürütülmektedir. Hukuki süreçler kendi mecrasında akarken Meclisin bir araştırma komisyonu eliyle yargı kararlarını masaya yatırması kuvvetler ayrılığı ilkesini zedeleyecek tehlikeli bir emsal yaratmaktır.
Değerli milletvekilleri, belediyelere yönelik idari ve hukuki tedbirler muhataplarının siyasi kimliklerinden dolayı değil, tamamen yürürlükteki mevzuat ve haklarındaki adli dosyalar kapsamında alınmaktadır.
Kamu hizmetlerinin kesintisiz yürütülmesi ve vatandaşlarımızın hizmetten mahrum bırakılmaması devletin en temel sorumluluğudur. Hukuki şartlar oluştuğunda yapılan bu geçici görevlendirmeleri demokrasiye yönelik topyekûn bir müdahale gibi sunmak hakikatlerle bağdaşmamaktır. Suçla mücadele yürüten hiçbir demokratik devlet şiddeti meşrulaştıran gri alanları görmezden gelemez. Demokratik siyaset ile suç arasına aşılmaz ve kalın bir çizgi çekmek demokrasimizi güçlendirmenin ön şartıdır. Zira, meşru siyaset ancak şiddetten ve her türlü vesayet anlayışından arındırılmış temiz bir zeminden anlam kazanır.
Değerli milletvekilleri, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde yargı alanında attığımız reformlar ortadadır. İnsan hakları eylem planı, yargı reformu strateji belgeleri, bireysel başvuru mekanizmasının güçlendirilmesi ve birçok yasal düzenleme bunun en somut örnekleridir. Eksiklikler varsa bunların giderileceği yer de yine hukuk devleti mekanizmalarıdır, belirli davalar üzerinden siyasi sonuç üretmeyi hedefleyen araştırma komisyonları değildir.
Bu gerekçelerle yargı kararlarını siyasi bir zemine çekmeyi amaçlayan bu Meclis araştırması önergesine katılmadığımızı ifade ediyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
