GERÇEK AK PARTİLİ OLMAK
GERÇEK AK PARTİLİ OLMAK
Bir şeyin aslı ile sonradan oluşturulmuş hali bir şekilde kendini belli eder.
İslâm literatüründe bu ayrım öz ile, ruh ile izah edilir. Bu konuda en güzel değerlendirmeyi Sezai Karakoç yapmıştı bir yazısında. Aklımda kaldığı kadarıyla Ayasofya ile onun yakınında bulunan Süleymaniye Camiini mukayese ederken şöyle diyordu; “Süleymaniye camiini her zaman Ayasofya’dan ruhen farklı görmüşümdür. Ayasofya’da, Süleymaniye’nin ruhu yok. Zira, biri temelden inanmıştı, diğeri ise sonradan inandırılmıştı.”
Haber/Yorum:Adnan ONAY
Ak Parti Rize İl Başkanı Yılmaz Katmer’in Ak Parti’nin 25. Yıldönümü nedeniyle yaptığı paylaşımı görünce merhum üstadın bu sözlerini hatırladım.
Yılmaz Katmer, AK Parti’nin kuruluşundan beri bu partiye gönül vermiş, kuruluş ruhunu ve heyecanını taşıyan isimlerden biri. Rize’de AK Parti’ye destek vermenin ve teşkilatlanmanın bugünkü kadar kolay olmadığı bir dönemde, İl teşkilatının kuruluşunda yer aldı. Ardından İl Başkanlığı görevini üstlendi. Aradan yıllar geçtikten sonra yeniden aynı göreve getirilmesi de onun partiyle olan bağının ve teşkilat içindeki karşılığının bir göstergesidir.
AK Parti, Türk siyasi tarihinde en uzun süre iktidarda kalan siyasi hareketlerden biri olmanın ötesinde, 25 yıl boyunca farklı dönemlerde halkın güçlü desteğini almayı başarmış bir parti. Elbette bu başarının en önemli mimarlarından biri, siyasetin hemen her kademesinde görev yapmış, önce Başbakanlık, ardından Cumhurbaşkanlığı görevlerini üstlenmiş ve parti liderliğini sürdüren Recep Tayyip Erdoğan’dır.
Ancak bir siyasi hareketi yalnızca lideriyle açıklamak mümkün değildir. Liderin ortaya koyduğu hedefleri sahada anlatan, teşkilatları ayakta tutan, seçimden seçime değil her dönemde vatandaşın yanında olan binlerce, hatta milyonlarca gönüllü vardır. AK Parti’nin 25 yıllık siyasi başarısında, hiçbir makam ve mevki beklemeden bu davaya destek veren teşkilat mensuplarının, mahalle başkanlarının, sandık görevlilerinin, kadın ve gençlik kollarının ve bütün fedakâr partililerin de büyük payı bulunmaktadır.
İşte bu isimlerden biri de Rize AK Parti İl Başkanı Yılmaz Katmer’dir.
Çünkü siyaset yalnızca seçim kazanıldığı zaman hatırlanan bir faaliyet değildir. Asıl bağlılık, işler iyi gitmediğinde, makam ve mevki bulunmadığında, kişinin kendi çıkarına bir şey sağlamadığı dönemlerde ortaya çıkar. Bir siyasi hareketin kuruluşunda yer almak, onun zor dönemlerinde yanında durmak ve yıllar sonra aynı heyecanı koruyabilmek, siyasi aidiyetin önemli göstergelerindendir.
Peki, kuruluş ruhunu içinde taşıyan AK Partili ile sonradan AK Partili olan arasındaki fark nedir?
Bence bunun cevabını görmek için bazen uzun uzun konuşmaya bile gerek yok. Sosyal medya hesaplarına bakmak yeterli!
Bugün AK Parti çatısı altında milletvekilliği yapmış, belediye başkanlığı yapmış veya halen bu görevlerde bulunan bazı isimlerin sosyal medya hesaplarına girin. Partinin 25. kuruluş yıldönümü dolayısıyla ne yazmışlar, nasıl bir değerlendirme yapmışlar, partinin bu uzun siyasi yürüyüşüne nasıl bir anlam yüklemişler, bakın. Göreceksiniz ki bunların sonradan Ak Partili olanları bir tek cümleyle dahi bu konuya değinmemişler. Oysa, sayfalarında başka şeylerle ilgili uzun uzun paylaşımlar var..
Bir de Yılmaz Katmer gibi kuruluşundan beri bu hareketin içinde bulunanların paylaşımlarına bakın.
Aradaki farkı görürsünüz!
25 yıl boyunca iktidarda kalmış, Türkiye’nin siyasi hayatında çok önemli değişimlere imza atmış, milyonlarca insanın desteğini almış bir siyasi partinin 25. kuruluş yıldönümü, o partinin mensupları açısından sıradan bir gün olmamalı.
Hele hele o partiden milletvekili olmuş, belediye başkanı olmuş, önemli siyasi görevler üstlenmiş insanların böyle bir günde en azından birkaç cümleyle partinin kuruluş yıldönümünü anmaları, geçmişe teşekkür etmeleri ve geleceğe ilişkin düşüncelerini paylaşmaları beklenir.
Ama maalesef birçok isim açısından 25. yılın fazlaca bir anlam ifade etmediğini görüyoruz.
Bu durum ister istemez şu soruyu gündeme getiriyor: Bir siyasi partinin sağladığı imkânlardan yararlanmak başka, o siyasi hareketin davasına gerçekten inanmak başka mıdır?
Makam sahibi kişinin siyasi geçmişine, bugününe, kendisine o görevleri sağlayan teşkilata ve birlikte yürüdüğü insanlara karşı bir vefa duygusunun olması gerekir.
Siyaset her şeyden önce bir vefa işidir.
Bu açıdan Yılmaz Katmer’in AK Parti’nin 25. yılına ilişkin paylaşımı ayrıca önem taşıyor. Çünkü onun mesajında yalnızca bugünkü İl Başkanlığı görevinin gereği değil, yıllar öncesine uzanan bir siyasi bağlılığın izlerini görmek mümkün.
Kuruluş günlerinin heyecanını yaşamış, teşkilatın zor dönemlerini görmüş, yıllar sonra yeniden İl Başkanı olmuş bir insanın AK Parti’nin 25. yılına sahip çıkması elbette şaşırtıcı değil.
Asıl şaşırtıcı olan, bu partinin sayesinde önemli makamlara gelmiş bazı isimlerin böylesine anlamlı bir günde sessiz kalmasıdır.
Eğer siyasi geçmişiniz, şu anki makamınız AK Parti ile şekillenmişse, o partinin 25. yılına ilişkin bir çift söz söylemek, en azından bir vefa göstergesi olarak değerlendirilir, mensubu olduğunuz partiye verdiğiniz önemi ortaya çıkarır.
Gerçek AK Partili olmak, kuruluş ruhunu anlamak, zor günlerde yanında olmak, teşkilatın emeğine saygı duymak, bu hareketin başarısında kendi payının yanında başkalarının fedakârlığını da hatırlamak ve gerektiğinde vefa gösterebilmektir.
Bugün 25. yılını geride bırakan AK Parti’ye baktığımızda, önümüzdeki dönemde de en çok ihtiyaç duyulacak şeylerden birinin işte bu teşkilat ruhu ve vefa duygusu olduğunu düşünüyorum.
Çünkü siyasi hareketleri yalnızca makam sahipleri değil, o partiye her şeyiyle gönül vermiş samimi partililer ayakta tutar.
Ve bazen bir insanın gerçek siyasi aidiyetini anlamak için yaptığı konuşmalara değil, böyle özel günlerde ne yaptığına bakmak yeterlidir.
Yılmaz Katmer’in 25. yıl mesajına bakın.
Sonra AK Parti’den milletvekilliği, belediye başkanlığı yapmış veya halen görevde olan bazı isimlerin sayfalarına bakın.
Aradaki farkı siz de göreceksiniz.
Gerçek AK Partili olmakla, sonradan AK Partili olmak arasındaki belirgin farkı bazen en iyi sosyal medya hesapları gösteriyor.
Maalesef 25. kuruluş yıldönümü, bazıları için birkaç cümleyle dahi hatırlanmaya bile değer görülmemiş.
Oysa siyaset sadece makam değildir.
Makam nedeniyle o partiden görünür olmak değildir. Siyaset aynı zamanda vefa, sadakat, emek ve hatırlamaktır.
O nedenle; AK Parti’nin 25 yıllık yürüyüşünde bu değerleri taşıyanların, dile getirenlerin hakkını teslim etmek gerekir…
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
