MEKKE ANLAŞMASI UMUT MU, YOKSA YENİ BİR SORU İŞARETİ Mİ?
MEKKE ANLAŞMASI UMUT MU, YOKSA YENİ BİR SORU İŞARETİ Mİ?
Bölgesel anlaşmalara karşı her zaman temkinli yaklaşmışımdır.
Hele konu Ortadoğu gibi kaygan bir zemin savaş bataklığı olunca.
Bunun sebebi, Ortadoğu'nun onlarca yıldır savaşlarla anılan bir coğrafya olmasıdır.
Ne yazık ki bu savaşların kazananı da hiçbir zaman bölge halkları Müslüman lar olmamıştır.
Bugün Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın öncülüğünde imzalanan ve " Mekke Anlaşması" olarak anılan girişim, ilk bakışta İslam dünyasının birlik ve beraberliğini hedefleyen önemli bir adım gibi görünüyor.
Oysa bir kaç yıl önce aynı ülkeler devasa afişlerle süslenmiş gösterişli sunumlarla İsrail ile İbrahim anlaşması imzalamışlardı.
İsmi de son derece anlamlı.
Mekke, Müslümanların ortak değeridir. Böyle bir ismin seçilmiş olması, doğal olarak büyük umutlar doğuruyor.
Ancak geçmişe baktığımızda akıllara bazı sorular geliyor.
İran ile Irak savaştı. İran ile Körfez ülkeleri arasında yıllarca büyük gerilimler ve savaşlar. İran ile Suudi Arabistan karşı karşıya geldi. Aynı inancı paylaşan ülkelerin birbirleriyle çatıştığı bu tablo, ister istemez insanı düşündürüyor.
Bu nedenle şu soru önem kazanıyor: Yarın İran ile Suudi Arabistan arasında yeni bir sıcak çatışma yaşanırsa, bu anlaşmaya taraf olan ülkeler nasıl bir tutum sergileyecek?
Türkiye böyle bir senaryoda nasıl hareket edecek?
Yakın geçmişte İran'ın İsrail'e yönelik saldırıları sırasında Türkiye'ye düşen bir kaç füze sonrası neredeyse NATO nun 5 maddesini devreye alıp bölgesel senaryoya alet edileçektik.
Türkiye, NATO üyesi olmasına rağmen sağduyulu bir politika izledi ve bölgesel savaşın daha da büyümesine neden olacak adımlardan uzak durdu.
Bu yaklaşımın doğru olduğunu kesinlikle katılıyorum.
Ancak benzer bir kriz farklı ülkeler arasında yaşanırsa, bu anlaşmanın taraflarına nasıl sorumluluklar yükleyecek ve bu sorumluluklar neticesi yine Müslümanlar arasında yeni cephelermi açılacak..
Elbette bu girişimi peşinen başarısız ilan etmek doğru olmaz.
Tam tersine, bölge adına umut verici bir başlangıç olarak görmek gerekir.
Dileğim odur ki ilerleyen süreçte Körfez ülkelerinin yanı sıra İran da bu ortak zemine katılır.
O zaman " Mekke Anlaşması" adı, sadece bir belgeyi değil, gerçekten İslam coğrafyasının birlik ve kardeşliğini temsil eden tarihi bir adımı ifade eder.
Bı haliyle güven vermediği kanaatimce aşikardır.
Çünkü kalıcı barış; silahların değil, güvenin, karşılıklı saygının ve ortak aklın üzerine inşa edilir.
Emin Kanbur
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
