ÖĞRETMENE ŞİDDET, ÖĞRETMENİ İTİBARSIZLAŞTIRAN VE GÜVENCESİZLEŞTİREN POLİTİKALARIN SONUCUDUR!

Sendika 08.12.2025 - 15:56, Güncelleme: 08.12.2025 - 15:56 13550+ kez okundu.
 

ÖĞRETMENE ŞİDDET, ÖĞRETMENİ İTİBARSIZLAŞTIRAN VE GÜVENCESİZLEŞTİREN POLİTİKALARIN SONUCUDUR!

Son yaşanan öğretmene yönelik saldırı, artık tahammül sınırlarımızı aşan bir tabloyu gözler önüne sermiştir. Öğretmenin sınıfta hedef haline geldiği, şiddetin sıradanlaştırıldığı, saygının yerle bir edildiği bu ortamın sorumlusu birkaç öğrenci değildir.
Bu, yıllardır öğretmeni değersizleştiren, haklarını yok sayan ve eğitim sistemini içten çürüten politikaların doğrudan sonucudur. Öğretmeni ekonomik olarak zorlayan, güvencesiz çalıştıran, mesleki itibarını zayıflatan, eğitimde nitelik yerine gösterişi ve propaganda amaçlı uygulamaları öne çıkaran politikaların faturası; bugün sınıflarda saygısızlık, şiddet, otorite krizi ve öğrenme ortamının bozulması olarak geri dönmektedir. Ayrıca yıllardır uygulanan protokoller aracılığıyla eğitimle hiçbir ilgisi olmayan kişi ve yapıların okullara sokulması; pedagojik yetkinliği olmayan aktörlerin okul ortamlarına müdahil edilmesi, sınıf düzenini ve öğretmen otoritesini sistematik biçimde erozyona uğratmaktadır. Yaklaşık bir milyon öğretmen atama beklerken, asgari ücretin altında yürütülen ücretli öğretmenlik sistemi hala sürdürülüyor. Bu durum, kamusal eğitimden sorumlu olanların öğretmeni ne kadar değersiz gördüğünün açık bir ifadesidir. Bu politikaların sonucunda öğretmenlik, gençler için umut veren bir meslek olmaktan çıkarılmış; meslektaşlarımız ekonomik baskı, güvencesizlik ve itibarsızlık nedeniyle tükenmişlik noktasına sürüklenmiştir. Ankara’da yaşanan son olay, “geliyorum” diyen bir çöküşün artık saklanamaz hale gelişidir. Bu yalnızca bir öğretmene saldırı değil; yıllardır yok sayılan bir mesleğin, bir kurumun ve bir geleceğin çığlığıdır. Bugün buradan açık ve net bir çağrı yapıyoruz: * Ataması yapılmayan öğretmen bırakılmamalıdır — bu gecikmiş bir haktır. * Ücretli öğretmenlik adı verilen güvencesiz istihdam derhal sona ermelidir. * Tüm öğretmenler kadrolu olmalı, maaşlar yoksulluk sınırının üzerine çıkarılmalıdır. * Okulların altyapısı, güvenliği ve fiziki koşulları hızla iyileştirilmelidir. * Eğitim sistemi gençlere işsizlik ve belirsizlik değil; güvenli bir gelecek sunmalıdır. * Okullara eğitimle ilgisi olmayan yapıların müdahalesi tamamen bitirilmelidir. Bu ülkenin geleceğini yetiştiren biz öğretmenler, yıllardır görmezden gelinen sorunların yükünü daha fazla taşımayacağız. Öğretmeni güçlendirmeyen, saygı göstermeyen, yaşam koşullarını iyileştirmeyen hiçbir anlayışla yol alınamaz. Yaşananlar açık bir uyarıdır. Bu uyarıyı dikkate almayanlar, çok daha ağır sonuçların sorumluluğunu taşımak zorunda kalacaktır. Eğitimin gerçek öznesi olan öğretmeni güçlendiren, itibarını koruyan ve kamusal eğitimi yaşatan politikaların hayata geçirilmesi artık ertelenemez bir zorunluluktur. Tekrar vurguluyoruz:  ÖĞRETMENE ŞİDDET, ÖĞRETMENİ İTİBARSIZLAŞTIRAN VE GÜVENCESİZLEŞTİREN POLİTİKALARIN SONUCUDUR! Hamza KUTAY Eğitim İş Rize şUbe Başkanı  
Son yaşanan öğretmene yönelik saldırı, artık tahammül sınırlarımızı aşan bir tabloyu gözler önüne sermiştir. Öğretmenin sınıfta hedef haline geldiği, şiddetin sıradanlaştırıldığı, saygının yerle bir edildiği bu ortamın sorumlusu birkaç öğrenci değildir.

Bu, yıllardır öğretmeni değersizleştiren, haklarını yok sayan ve eğitim sistemini içten çürüten politikaların doğrudan sonucudur.


Öğretmeni ekonomik olarak zorlayan, güvencesiz çalıştıran, mesleki itibarını zayıflatan, eğitimde nitelik yerine gösterişi ve propaganda amaçlı uygulamaları öne çıkaran politikaların faturası; bugün sınıflarda saygısızlık, şiddet, otorite krizi ve öğrenme ortamının bozulması olarak geri dönmektedir.

Ayrıca yıllardır uygulanan protokoller aracılığıyla eğitimle hiçbir ilgisi olmayan kişi ve yapıların okullara sokulması; pedagojik yetkinliği olmayan aktörlerin okul ortamlarına müdahil edilmesi, sınıf düzenini ve öğretmen otoritesini sistematik biçimde erozyona uğratmaktadır.

Yaklaşık bir milyon öğretmen atama beklerken, asgari ücretin altında yürütülen ücretli öğretmenlik sistemi hala sürdürülüyor. Bu durum, kamusal eğitimden sorumlu olanların öğretmeni ne kadar değersiz gördüğünün açık bir ifadesidir. Bu politikaların sonucunda öğretmenlik, gençler için umut veren bir meslek olmaktan çıkarılmış; meslektaşlarımız ekonomik baskı, güvencesizlik ve itibarsızlık nedeniyle tükenmişlik noktasına sürüklenmiştir.

Ankara’da yaşanan son olay, “geliyorum” diyen bir çöküşün artık saklanamaz hale gelişidir. Bu yalnızca bir öğretmene saldırı değil; yıllardır yok sayılan bir mesleğin, bir kurumun ve bir geleceğin çığlığıdır.

Bugün buradan açık ve net bir çağrı yapıyoruz:

* Ataması yapılmayan öğretmen bırakılmamalıdır — bu gecikmiş bir haktır.
* Ücretli öğretmenlik adı verilen güvencesiz istihdam derhal sona ermelidir.
* Tüm öğretmenler kadrolu olmalı, maaşlar yoksulluk sınırının üzerine çıkarılmalıdır.
* Okulların altyapısı, güvenliği ve fiziki koşulları hızla iyileştirilmelidir.
* Eğitim sistemi gençlere işsizlik ve belirsizlik değil; güvenli bir gelecek sunmalıdır.
* Okullara eğitimle ilgisi olmayan yapıların müdahalesi tamamen bitirilmelidir.

Bu ülkenin geleceğini yetiştiren biz öğretmenler, yıllardır görmezden gelinen sorunların yükünü daha fazla taşımayacağız. Öğretmeni güçlendirmeyen, saygı göstermeyen, yaşam koşullarını iyileştirmeyen hiçbir anlayışla yol alınamaz.
Yaşananlar açık bir uyarıdır.

Bu uyarıyı dikkate almayanlar, çok daha ağır sonuçların sorumluluğunu taşımak zorunda kalacaktır.

Eğitimin gerçek öznesi olan öğretmeni güçlendiren, itibarını koruyan ve kamusal eğitimi yaşatan politikaların hayata geçirilmesi artık ertelenemez bir zorunluluktur.
Tekrar vurguluyoruz: 

ÖĞRETMENE ŞİDDET, ÖĞRETMENİ İTİBARSIZLAŞTIRAN VE GÜVENCESİZLEŞTİREN POLİTİKALARIN SONUCUDUR!


Hamza KUTAY
Eğitim İş Rize şUbe Başkanı

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (6 )

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve rizeninsesi.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
misafir
(09.12.2025 16:14 - #20879)
mevlana derki suskunluğum asaletimdendir. her lafa verilecek bir cevabım var elbet. lakın bir lafa bakarım, lafmı diye? birde söyleyene bakarım, adammı diye? kendi eteklerinizi toplasanız nasıl olur acaba ? kalite ortalıkta dolaşırken sizler nerdeydiniz acaba sadece laf olsun torba dolsun.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve rizeninsesi.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
RİZELİ VATANDAŞ
(09.12.2025 10:43 - #20867)
Sendikalar sürekli öğretmenlere şirin gözükmek için atanamayan öğretmenlerin hepsi atanmalı diye bir ifade kullanıyorlar. Her okulda birkaç öğretmenin norm fazlası olduğu bir ülkede bu kadar öğretmen nerede derse girecek. Sendikalar işin reklam boyutunda maalesef
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve rizeninsesi.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Camiönü mahallesinden kenan
(09.12.2025 10:26 - #20866)
Bu hukumet öğretmenleri yerin dibine soktu.Tam tersi olsa öğretmen öğrenciyi dövse hapise atardılar.Böyle saçma şey olurmu öğretmenin tokat atması nasıl yasaklanır ve nasıl suç olur.Eski köye yeni adtüet getirerek ne amaçlanıyor.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve rizeninsesi.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Huseyin
(08.12.2025 20:43 - #20851)
O öğretmenle dalga geçen soytarılara öğretmen dayak atsaydı öyle bi saygısızlık edebilirmiydiler.Dayak geri gelmeli.Ama akp bize avrupa kanunlarını ve yaşam tarzını zorla dayattırdı.Son 20 senede türk toplum ve ahlak yapısını çökerttiler.Bunda internet çok etkili oldu.Zamanında internete denetim getirseydiler ki bunu tam anlamıyla hiçbir ülke gerçekleştiremez (çin kuzey kore gibi ulkeler hariç) bu işler bu şekil olmayacaktı.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve rizeninsesi.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Huseyin
(08.12.2025 20:43 - #20850)
O öğretmenle dalga geçen soytarılara öğretmen dayak atsaydı öyle bi saygısızlık edebilirmiydiler.Dayak geri gelmeli.Ama akp bize avrupa kanunlarını ve yaşam tarzını zorla dayattırdı.Son 20 senede türk toplum ve ahlak yapısını çökerttiler.Bunda internet çok etkili oldu.Zamanında internete denetim getirseydiler ki bunu tam anlamıyla hiçbir ülke gerçekleştiremez (çin kuzey kore gibi ulkeler hariç) bu işler bu şekil olmayacaktı.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve rizeninsesi.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Tarafsız
(08.12.2025 17:40 - #20841)
Hocam biz seni biliyoruz da bu dediklerini anlayacak kalitede insan yok
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve rizeninsesi.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.