RİZE'DE HESAP SORMAK İÇİN ALANA ÇIKTILAR. ARTIK YETER!

Sendika 15.04.2026 - 14:00, Güncelleme: 15.04.2026 - 19:26 10941+ kez okundu.
 

RİZE'DE HESAP SORMAK İÇİN ALANA ÇIKTILAR. ARTIK YETER!

Şanlıurfa'da bir Liseye yapılan saldırı ile ilgili olarak Eğitim iş Sendikası Rize Şubesinden bir açıklama geldi.
Rize'de düzenlenen basın açıklamasında Şube Başkanı Hamza KUTAY yaptığı açıklasında şunları söyledi. Bugün burada hesap sormak için bulunuyoruz. Çünkü okullar kan gölüne dönüyor, ama sorumlular hâlâ izlemekle yetiniyor! Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bir lisede yaşanan silahlı saldırı; ne bir kaza ne de münferit bir olaydır. Bu saldırı, eğitimin ve öğretmenin yıllardır sistemli biçimde değersizleştirildiğinin, gençliğin geleceksizleştirildiğinin ve okulların bile isteye sahipsiz bırakıldığının açık ilanıdır. Bugün eğitim, çocuklarımıza umut vermiyor. Bugün eğitim, gençlerimize gelecek kurdurmuyor. Gençlerimiz hayal kuramıyor, yarına inanamıyor. Çünkü bu sistem, onları hayata değil; çaresizliğe, öfkeye ve çıkışsızlığa sürüklüyor. Ve işte o öfke, o umutsuzluk, bugün okul koridorlarında silah sesi olarak yankılanıyor! Buradan soruyoruz: En güvenli olması gereken yerler olan okullar nasıl oldu da en güvensiz alanlara dönüştü? Bilimin, aklın, aydınlanmanın mekânı olması gereken okullar, nasıl oldu da çocukların camdan atlayarak canını kurtarmaya çalıştığı yerlere dönüştü? Bu bir çöküştür! Bu, eğitimde güvenlik politikasının iflasıdır! Bu, öğretmeni yalnız bırakan, okulu kaderine terk eden anlayışın eseridir! 10 öğrenci, 4 öğretmen, 1 kantinci ve 1 polis memurunun yaralandığı, çocukların panikle camlardan atladığı bu saldırı artık “münferit” denilerek geçiştirilemez. Okullar eğitim yuvası olmaktan çıkmış, şiddetin kol gezdiği alanlara dönmüştür. Biz Eğitim-İş olarak yıllardır uyarıyoruz! Daha kısa süre önce öğretmenimiz Fatma Nur Çelik katledildiğinde söyledik: “Okullarda şiddet artıyor, önlem alınmazsa daha ağır sonuçlar yaşanacak!” Peki ne yaptınız? Hiçbir şey! Ne ciddi bir güvenlik politikası oluşturuldu, Ne rehberlik ve psikolojik destek güçlendirildi, Ne de eğitim emekçileri korunabildi! Bugün öğretmenler ders anlatırken can güvenliğini düşünüyor. Bugün öğrenciler okula giderken sağ salim eve dönebilecek mi diye hesap yapıyor. Bu tabloyu yaratanlar bellidir! Eğitimi bilimsellikten, laiklikten ve kamusal sorumluluktan koparanlardır. Okulları ideolojik ve piyasacı anlayışlara teslim edenlerdir. Sorumluluk almayanlardır! Buradan bir kez daha açıkça uyarıyoruz: Okullarda güvenlik bir temenni değildir, devletin asli görevidir! Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri vitrin süsü değildir, hayati bir ihtiyaçtır! Öğretmenin ve öğrencinin can güvenliğini sağlayamayan hiçbir yönetim bu sorumluluktan kaçamaz! Eğer bir öğretmenin, bir öğrencinin daha saçının teline zarar gelirse, bunun siyasi ve idari sorumluları bellidir! İşte bu yüzden buradayız! İşte bu yüzden ARTIK YETER diyoruz! Yaşanan bu saldırı, Eğitim-İş olarak geçtiğimiz günlerde başlattığımız “Güvenli Okul, Sağlıklı Eğitim İstiyoruz!” imza kampanyamızın ne kadar hayati olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiştir. Biz bu ülkenin eğitim emekçileri olarak yalnızca eleştirmiyoruz; çözüm üretiyoruz, yol gösteriyoruz, sorumluluk alıyoruz. Aylar değil, yıllardır söylüyoruz: Okullarda güvenlik tesadüfe bırakılamaz! Kadrolu güvenlik görevlisinden rehberlik hizmetlerine, psikososyal destekten sağlıklı beslenmeye kadar dile getirdiğimiz tüm talepler; sadece fiziki iyileştirme talepleri değildir. Bunlar, öğretmenin can güvenliğini, meslek onurunu ve öğrencinin yaşam hakkını koruma mücadelesidir. Buradan bir kez daha, altını çizerek taleplerimizi kamuoyuna ve bu Bakanlığa ilan ediyoruz: ·      Okullarda revir ve sağlık görevlisi bulunmalıdır. ·      Okul girişlerinde kadrolu güvenlik görevlisi görevlendirilmeli, girişlerde denetim sağlanmalıdır. ·      Okullarda yeterli sayıda kadrolu temizlik personeli görevlendirilmelidir. ·      Her öğrenci için ücretsiz, sağlıklı okul yemeği ve temiz içme suyu sağlanmalıdır. ·      Her okula rehber öğretmen atanmalı, öğrenci sayısına göre rehber öğretmen sayısı artırılmalıdır. Rehber öğretmenlerin raporları dikkate alınmalıdır. ·      Ülkemizdeki sosyal hizmetler sistemi geliştirilmeli ve okullarla sosyal hizmetler arasında ilişki kurulmalıdır. ·      CİMER üzerinden öğretmenler üzerinde kurulan baskıya son verilmelidir. ·      Kalabalık sınıflar azaltılmalı, yeni okul binaları ve derslikler yapılmalıdır. ·      Sanat ve spor dersleri güçlendirilmeli, okul takımları ve sanat kulüpleri yaygınlaştırılmalıdır. ·      Tüm okullar TSE güvenlik ve fiziki koşul standartlarına uygun hale getirilmelidir. Bu talepler lütuf değil, en temel haktır. Bu talepler ertelenemez, görmezden gelinemez. Bir kez daha söylüyoruz: Okulları güvensiz bırakanlar, bu tablonun sorumluluğundan kaçamaz. Biz buradayız, takipçisiyiz ve bu mücadeleden geri adım atmayacağız. Gelin, ARTIK YETER diyelim! Gelin, çocuklarımızın ve meslektaşlarımızın yaşamı için omuz omuza duralım! Gelin, çocuklarımıza güvensiz okullar değil, umut vadeden bir gelecek bırakalım! Gelin, eğitimi şiddetten, karanlıktan ve çaresizlikten birlikte kurtaralım! Eğitim-İş olarak buradayız! Susmayacağız! Alışmayacağız! Normalleştirmeyeceğiz! Eğitimde şiddete karşı gerçek, somut ve acil önlemler alınana kadar mücadelemiz sürecek!
Şanlıurfa'da bir Liseye yapılan saldırı ile ilgili olarak Eğitim iş Sendikası Rize Şubesinden bir açıklama geldi.

Rize'de düzenlenen basın açıklamasında Şube Başkanı Hamza KUTAY yaptığı açıklasında şunları söyledi.

Bugün burada hesap sormak için bulunuyoruz. Çünkü okullar kan gölüne dönüyor, ama sorumlular hâlâ izlemekle yetiniyor!

Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bir lisede yaşanan silahlı saldırı; ne bir kaza ne de münferit bir olaydır. Bu saldırı, eğitimin ve öğretmenin yıllardır sistemli biçimde değersizleştirildiğinin, gençliğin geleceksizleştirildiğinin ve okulların bile isteye sahipsiz bırakıldığının açık ilanıdır.

Bugün eğitim, çocuklarımıza umut vermiyor.
Bugün eğitim, gençlerimize gelecek kurdurmuyor.
Gençlerimiz hayal kuramıyor, yarına inanamıyor.
Çünkü bu sistem, onları hayata değil; çaresizliğe, öfkeye ve çıkışsızlığa sürüklüyor.

Ve işte o öfke, o umutsuzluk, bugün okul koridorlarında silah sesi olarak yankılanıyor!

Buradan soruyoruz:
En güvenli olması gereken yerler olan okullar nasıl oldu da en güvensiz alanlara dönüştü?
Bilimin, aklın, aydınlanmanın mekânı olması gereken okullar, nasıl oldu da çocukların camdan atlayarak canını kurtarmaya çalıştığı yerlere dönüştü?

Bu bir çöküştür!
Bu, eğitimde güvenlik politikasının iflasıdır!
Bu, öğretmeni yalnız bırakan, okulu kaderine terk eden anlayışın eseridir!

10 öğrenci, 4 öğretmen, 1 kantinci ve 1 polis memurunun yaralandığı, çocukların panikle camlardan atladığı bu saldırı artık “münferit” denilerek geçiştirilemez. Okullar eğitim yuvası olmaktan çıkmış, şiddetin kol gezdiği alanlara dönmüştür.

Biz Eğitim-İş olarak yıllardır uyarıyoruz!
Daha kısa süre önce öğretmenimiz Fatma Nur Çelik katledildiğinde söyledik:
“Okullarda şiddet artıyor, önlem alınmazsa daha ağır sonuçlar yaşanacak!”

Peki ne yaptınız?
Hiçbir şey!

Ne ciddi bir güvenlik politikası oluşturuldu,
Ne rehberlik ve psikolojik destek güçlendirildi,
Ne de eğitim emekçileri korunabildi!

Bugün öğretmenler ders anlatırken can güvenliğini düşünüyor.
Bugün öğrenciler okula giderken sağ salim eve dönebilecek mi diye hesap yapıyor.

Bu tabloyu yaratanlar bellidir!
Eğitimi bilimsellikten, laiklikten ve kamusal sorumluluktan koparanlardır.
Okulları ideolojik ve piyasacı anlayışlara teslim edenlerdir.
Sorumluluk almayanlardır!

Buradan bir kez daha açıkça uyarıyoruz:

Okullarda güvenlik bir temenni değildir, devletin asli görevidir!
Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri vitrin süsü değildir, hayati bir ihtiyaçtır!
Öğretmenin ve öğrencinin can güvenliğini sağlayamayan hiçbir yönetim bu sorumluluktan kaçamaz!

Eğer bir öğretmenin, bir öğrencinin daha saçının teline zarar gelirse, bunun siyasi ve idari sorumluları bellidir!

İşte bu yüzden buradayız!
İşte bu yüzden ARTIK YETER diyoruz!

Yaşanan bu saldırı, Eğitim-İş olarak geçtiğimiz günlerde başlattığımız “Güvenli Okul, Sağlıklı Eğitim İstiyoruz!” imza kampanyamızın ne kadar hayati olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiştir.

Biz bu ülkenin eğitim emekçileri olarak yalnızca eleştirmiyoruz; çözüm üretiyoruz, yol gösteriyoruz, sorumluluk alıyoruz.
Aylar değil, yıllardır söylüyoruz: Okullarda güvenlik tesadüfe bırakılamaz!

Kadrolu güvenlik görevlisinden rehberlik hizmetlerine, psikososyal destekten sağlıklı beslenmeye kadar dile getirdiğimiz tüm talepler; sadece fiziki iyileştirme talepleri değildir.
Bunlar, öğretmenin can güvenliğini, meslek onurunu ve öğrencinin yaşam hakkını koruma mücadelesidir.

Buradan bir kez daha, altını çizerek taleplerimizi kamuoyuna ve bu Bakanlığa ilan ediyoruz:

·      Okullarda revir ve sağlık görevlisi bulunmalıdır.

·      Okul girişlerinde kadrolu güvenlik görevlisi görevlendirilmeli, girişlerde denetim sağlanmalıdır.

·      Okullarda yeterli sayıda kadrolu temizlik personeli görevlendirilmelidir.

·      Her öğrenci için ücretsiz, sağlıklı okul yemeği ve temiz içme suyu sağlanmalıdır.

·      Her okula rehber öğretmen atanmalı, öğrenci sayısına göre rehber öğretmen sayısı artırılmalıdır. Rehber öğretmenlerin raporları dikkate alınmalıdır.

·      Ülkemizdeki sosyal hizmetler sistemi geliştirilmeli ve okullarla sosyal hizmetler arasında ilişki kurulmalıdır.

·      CİMER üzerinden öğretmenler üzerinde kurulan baskıya son verilmelidir.

·      Kalabalık sınıflar azaltılmalı, yeni okul binaları ve derslikler yapılmalıdır.

·      Sanat ve spor dersleri güçlendirilmeli, okul takımları ve sanat kulüpleri yaygınlaştırılmalıdır.

·      Tüm okullar TSE güvenlik ve fiziki koşul standartlarına uygun hale getirilmelidir. Bu talepler lütuf değil, en temel haktır.
Bu talepler ertelenemez, görmezden gelinemez.

Bir kez daha söylüyoruz:
Okulları güvensiz bırakanlar, bu tablonun sorumluluğundan kaçamaz.
Biz buradayız, takipçisiyiz ve bu mücadeleden geri adım atmayacağız.

Gelin, ARTIK YETER diyelim!
Gelin, çocuklarımızın ve meslektaşlarımızın yaşamı için omuz omuza duralım!
Gelin, çocuklarımıza güvensiz okullar değil, umut vadeden bir gelecek bırakalım!
Gelin, eğitimi şiddetten, karanlıktan ve çaresizlikten birlikte kurtaralım!

Eğitim-İş olarak buradayız!
Susmayacağız!
Alışmayacağız!
Normalleştirmeyeceğiz!

Eğitimde şiddete karşı gerçek, somut ve acil önlemler alınana kadar mücadelemiz sürecek!

Habere ifade bırak !
Habere Ek Video
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (2 )

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve rizeninsesi.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Camiönü mahallesinden kenan
(16.04.2026 09:55 - #22273)
Bir nesili kaybettik.Kimin sayesinde tabikide akape sayesinde.Şimdi bunu dediğinde yav akape ile ne alaka.Kendi adamlarınızı heryere yerleştirdiniz.Liyakatsiz bibok bilmeyen insanları kurumlara bakan müşteşar müfettiş müdür şef yapmadınızmı.Bu durumda kimi sorumlu tutabilirim ayşe teyzeyimi ali dayıyımı.Bu olayda bile suçu üzerine almayan bir yönetimden ne beklenebilirki.Kardeşim fazla uzatmayın bu ülkeyi yönetmek kim siz kim.Para varken koltuğa çocuğu koysan o da yönetir.O da hal vurup harman savurur ve milletde derki bu adam iyi bokiyi ne iyisi.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve rizeninsesi.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Huseyin
(15.04.2026 14:37 - #22265)
Oyun platformları var steam ,epic games , playstation gibi.Bunlara getirilmek istenen bir yasak var.Ve buna karşı çıkanda milyonlar var.Ben bu saldırıların üst üste gelmesini tesadüf olarak değerlendirmiyorum.Akp ,hükümet ,devlet artık ne dersen de bir kanun bir yasak getirecekse önce kaos yaratır sonra düzen.Kaosdan doğan düzen.Bu taktiği her zaman bu ülkenin milleti yer.Bu saldırıların arkasında bir örgüt olması kuvvetle muhtemel.Pkk olabilir.Çünkü pkk bu ülkede bir sürü yasağın kanunun çıkmasında etkili olmuştu.Şu sıralar pkk nın başına özgürlük hakkı tanınması.Veolayın oldu bittiye getirilmesi.Gündemden düşürülmesi.Şöylede başka bir durum var ülkedeki ekonomik durumun berbat olması.Zenginin zengin fakirin fakir olduğu ve uçurumun son yıllarda gittikçe artması.Ve en son marmarayda 10 günde 4 kişi intihar etme teşebbüsü.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve rizeninsesi.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.