Rize’nin Havalimanı Var, Peki Uçaklar Nerde?

Rize 15.08.2026 - 12:55, Güncelleme: 15.08.2026 - 12:55 400 kez okundu.
 

Rize’nin Havalimanı Var, Peki Uçaklar Nerde?

Rize-Artvin Havalimanı bugünlerde adeta güzel başlayan bir masalın yarım kalmış sayfası gibi duruyor.
Yeni terminal binası, pırıl pırıl apronu, modern altyapısı ve Karadeniz’in üzerine uzanan pist… Her şey yerli yerinde. Ama bir şey eksik: Uçaklar ve uçuşlar unutulmuş… Havalimanımız var ama Rize’nin hava ulaşımı meselesi hâlâ çözülebilmiş değil. Bugün Rize’den İstanbul’a gitmek isteyen vatandaşın önüne sınırlı sefer, uyumsuz saat ve yüksek bilet fiyatı çıkıyorsa; buna rağmen komşu Havalimanı’ndan çok daha fazla seçenek bulunuyorsa, burada artık sadece “yolcu sayısı neden düştü?” sorusunu sormak yetmez. Asıl soruyu sormamız gerekiyor: Yolcu neden Rize-Artvin Havalimanı’nı değil, Trabzon Havalimanı’nı tercih ediyor? Çünkü aklı başında hiç kimse, önünde çalışan bir havalimanı varken 70-80 kilometre yol yapıp başka bir şehirden uçağa binmek için durup dururken yola çıkmaz. Demek ki ortada bir problem var. Bu problem bazen bilet fiyatıdır. Bazen uçuş saatidir. Bazen aktarmadır. Bazen de Rize’den kalkan uçağın vatandaşa sunduğu seçeneklerin Trabzon’dan kalkan uçakların gerisinde kalmasıdır. Bugün Rize’den Trabzon’a Havaş, özel araç veya taksiyle giden hava yolu yolcularının kesin sayısını kamuya açık verilerden bilmek mümkün değil. Ancak farklı ulaşım kanallarını dikkate aldığımızda aylık yaklaşık 20 bin Rize kaynaklı yolcunun Trabzon Havalimanı’nı kullandığı söyleyebiliriz. Bu, yılda yaklaşık 240 bin yolcu demektir. Bu sayılar meselenin artık birkaç vatandaşın şikâyeti olduğunun ötesinde bir sorunun olduğunun kanıtıdır. Ayrıca bu Rize’nin ekonomik kaybıdır. Geçtiğimiz günlerde Rize’den yaptığım uçuşta bizzat tabloyu gördüm. Uçak hınca hınç dolu hatta maksimum take-off sınırlarını bile zorluyor olabilir. Buna rağmen başka uçuş yok Bilet fiyatı yaklaşık 5.800 TL. Aynı gün Trabzon’dan çok daha fazla seçenek daha uygun fiyata bulunabiliyor. Şimdi burada vatandaşın isyanına kızabilir miyiz? Hayır. Vatandaş cebine, zamanına ve ihtiyacına bakar. Bilet fiyatlarındaki yükseklik zamanlama ve aktarma problemlerinden dolayı zaman zaman yolcu sayısında azalma yaşamıyor. Tabii ki bu sayılardaki azalmalar işi çözmesi gereken yetki de mercilere sunuluyor. Bilinçli ve kasıtlı yapılan bazı uygulamalarla yolcu sayısı özellikle düşürülmeye çalışılmaktadır. Buna dikkat etmek gerekir. Son dönemde Rize’nin bazı milletvekillerinin havalimanımızdaki uçuş sorunlarını çözmek amacıyla bürokratlarla görüşmeler yapmıştı. Hatta bürokratları Rize’ye getirerek çeşitli temaslarda bulunduğunu görmüştük. Elbette görüşsünler. Elbette Ankara’ya İstanbul’a gitsinler. Elbette bürokratları Rize’ye getirsinler. Buna kimsenin itirazı yok. Ama yıllardır söylediğim bir şey var: Doğru insanlarla görüşmek kadar, doğru karar merciini bilmek de önemlidir. Ben, o bürokratlarla yapılacak görüşmelerin sonuç üretmeyeceğini daha önce de kendilerine ifade etmiştim. Her zamanki gibi dinlemediler. Önemsemediler. Nitekim o görüşmelerde bulunan TK ve A jet yöneticilerinin tamamı daha sonra görevlerinden ayrıldı veya görevden alındı. Yanlış anlaşılmasın: Görevden alınmalarının sebebi elbette Rize görüşmeleri değildi. Bunu özellikle belirtmek gerekir. Benim anlatmak istediğim başka bir şey: AJet veya THY yönetimindeki yöneticiler, bu konunun nihai karar mercii değildir. Onların önüne konulan ticari ve operasyonel çerçeve içerisinde hareket ettiklerini bilmek gerekir. Dolayısıyla Rize’nin çözüm araması gereken yer, sürekli aynı kapıları çalmak değil; kararın verildiği yerde doğru talebi, doğru gerekçelerle ortaya koymaktır. Mesele yalnızca Rize değil Bu sorun yalnızca Rize’nin de değil. Aynı sıkıntıların Ordu-Giresun Havalimanı çevresinde de tartışıldığını görüyoruz. Karadeniz’de havalimanları yapılırken temel amaç, vatandaşın ulaşımını kolaylaştırmak ve şehirlerin ekonomik hareketliliğini artırmaktı. Fakat bugün ortaya çıkan tablo şunu düşündürüyor: Havalimanlarını şehirlerimize kazandırdık ama onları birbirleriyle rekabet edebilecek şekilde yaşatmayı hâlâ tam olarak başaramadık. Rize-Artvin Havalimanı varken Rize yolcusunun Trabzon’a gitmek zorunda kalması normalleştirilmemelidir. Çünkü Rize’nin hava yolu yolcusunun Trabzon’a yönelmesi, yalnızca bir ulaşım tercihi değildir. Bu aynı zamanda Rize ekonomisinin Trabzon’a aktardığı bir ekonomik hareketliliktir. Yolcu Trabzon’a gider. Havaş para kazanır. Yakıt tüketir. Zaman kaybeder. Trabzon’da yemeğini yer, alışverişini yapar, otopark kullanır. Ve bütün bunlar Rize’nin kendi havalimanı varken gerçekleşir. O zaman şu soruyu sormak hakkımızdır: Rize neden kendi havalimanından uçacak yolcuyu kendi sınırları içinde tutamıyor? “Örtülü ambargo” mu, yanlış planlama mı? Burada dikkatli olmak zorundayız. “Rize’ye karşı örtülü ambargo uygulanıyor” demek kolaydır. “Bilinçli olarak seferler azaltılıyor” demek de kolaydır. Benim derdim suçlu bulmak değil. Sorunun kaynağını bulmak. Fakat şu da bir gerçek: Eğer sefer sayıları yetersizse, saatler yolcunun ihtiyacına cevap vermiyorsa ve bilet fiyatları Trabzon alternatifini cazip hale getiriyorsa, bunun sonucunda Rize-Artvin Havalimanı’nın yolcu kaybetmesi kaçınılmazdır. Buna ister ticari tercih diyelim, ister yanlış planlama, ister koordinasyon eksikliği… Adı ne olursa olsun ortada çözülmesi gereken bir problem vardır. Rize’nin dört mevsim turizme ihtiyacı var Rize yalnızca çay hasadı döneminde hatırlanacak bir şehir değildir. Çayıyla, yaylalarıyla, Ayder’iyle, Fırtına Vadisi’yle, Kaçkarları’yla, gastronomisiyle, kültürüyle Rize dört mevsim turizm potansiyeli taşıyor. Turist gelecekse uçağa binecek. İş insanı gelecekse uçağa binecek. Öğrenci gelecekse uçağa binecek. Rizeli İstanbul’a, Ankara’ya, İzmir’e gidecekse uçağa binecek. Çözüm; Çözüm, vatandaşın “şikâyet etmesinde” değil; sayıların konuşulmasındadır. 2024’e göre yolcu sayılarındaki değişim ortaya konulmalı. Rize-Artvin Havalimanı ile Trabzon Havalimanı arasındaki Rize kaynaklı yolcu hareketi araştırılmalı. Hangi günlerde kaç sefer var? Hangi saatlerde uçuş var? Aynı tarihte Trabzon’dan kaç alternatif bulunuyor? Rize’den İstanbul’a uçuşun ortalama fiyatı ne? Trabzon’dan aynı destinasyona uçuş ne kadar? Rize yolcusu neden Trabzon’a gidiyor? Havaş’ın Rize-Trabzon hattındaki yolcu hareketi ne kadar? Bunların tamamı dosya halinde ortaya konulmalı. Sonra da ilgili makamlara şu soru sorulmalı: “Rize-Artvin Havalimanı neden gerçek kapasitesine ulaşamıyor?” İşte o zaman tartışma slogan olmaktan çıkar, veriye dönüşür. Sn Cumhurbaşkanımız Erdoğan’a da açıkça söylemek gerekir Bugün ortaya çıkan sorunların kendisine doğru şekilde anlatılması gerekir. Rize’nin havalimanı yapılmışsa, Rize halkı bu havalimanından yeterli, düzenli ve makul fiyatlı uçuş hizmeti alma hakkına sahiptir. Bunu istemek ne ayıptır ne de siyasettir. Bu, vatandaşlık hakkıdır. Artık “görüşme yaptık” değil, “sonuç aldık” denilmeli Rize’nin vekilleri elbette bürokratlarla görüşsün. Ama artık fotoğraf çekip “görüştük” demenin ötesine geçmeliyiz. Çünkü Rize’nin ihtiyacı fotoğraf değil, uçuş. Rize’nin ihtiyacı toplantı değil, sefer. Rize’nin ihtiyacı bürokrat ağırlamak değil, karar vericiyi harekete geçirmek. Ve en önemlisi, Rize’nin ihtiyacı “merak etmeyin, ilgileniyoruz” cümlesi değil; “Şu tarihten itibaren şu seferler konulacak, şu saatler düzenlenecek ve şu sorun çözülecek” denmesidir. Biz anlatmaya devam edeceğiz. Dinlemek isteyen dinler. Öğrenmek isteyen gelir, bilgi alır. Gerçekten çözüm üretmek isteyen ise egosunu bir kenara bırakır, rakamlara bakar ve doğru karar merciinin kapısını çalar. Ankara’dan gelecek rüzgârla gökyüzümüzün aydınlanmasını beklemeyelim. Gerekirse Ankara’ya gidip neden uçamadığımızı anlatalım. Çünkü Rize-Artvin Havalimanı’nın ihtiyacı yeni bir masal değil. Yarım kalan sayfanın tamamlanmasıdır. Ve bunun yolu da bellidir: Doğru veri. Doğru karar mercii. Doğru çalışma grubu, Doğru talep. Ve sonuç. Mustafa Barış ÖZTÜRK Sivil Havacılık ve Operasyonları Uzmanı
Rize-Artvin Havalimanı bugünlerde adeta güzel başlayan bir masalın yarım kalmış sayfası gibi duruyor.

Yeni terminal binası, pırıl pırıl apronu, modern altyapısı ve Karadeniz’in üzerine uzanan pist… Her şey yerli yerinde.

Ama bir şey eksik:
Uçaklar ve uçuşlar unutulmuş…

Havalimanımız var ama Rize’nin hava ulaşımı meselesi hâlâ çözülebilmiş değil.
Bugün Rize’den İstanbul’a gitmek isteyen vatandaşın önüne sınırlı sefer, uyumsuz saat ve yüksek bilet fiyatı çıkıyorsa; buna rağmen komşu Havalimanı’ndan çok daha fazla seçenek bulunuyorsa, burada artık sadece “yolcu sayısı neden düştü?” sorusunu sormak yetmez.

Asıl soruyu sormamız gerekiyor:
Yolcu neden Rize-Artvin Havalimanı’nı değil, Trabzon Havalimanı’nı tercih ediyor?
Çünkü aklı başında hiç kimse, önünde çalışan bir havalimanı varken 70-80 kilometre yol yapıp başka bir şehirden uçağa binmek için durup dururken yola çıkmaz.

Demek ki ortada bir problem var.
Bu problem bazen bilet fiyatıdır.
Bazen uçuş saatidir.
Bazen aktarmadır.
Bazen de Rize’den kalkan uçağın vatandaşa sunduğu seçeneklerin Trabzon’dan kalkan uçakların gerisinde kalmasıdır.

Bugün Rize’den Trabzon’a Havaş, özel araç veya taksiyle giden hava yolu yolcularının kesin sayısını kamuya açık verilerden bilmek mümkün değil. Ancak farklı ulaşım kanallarını dikkate aldığımızda aylık yaklaşık 20 bin Rize kaynaklı yolcunun Trabzon Havalimanı’nı kullandığı söyleyebiliriz.
Bu, yılda yaklaşık 240 bin yolcu demektir.

Bu sayılar meselenin artık birkaç vatandaşın şikâyeti olduğunun ötesinde bir sorunun olduğunun kanıtıdır.
Ayrıca bu Rize’nin ekonomik kaybıdır.

Geçtiğimiz günlerde Rize’den yaptığım uçuşta bizzat tabloyu gördüm.
Uçak hınca hınç dolu hatta maksimum take-off sınırlarını bile zorluyor olabilir.
Buna rağmen başka uçuş yok Bilet fiyatı yaklaşık 5.800 TL.
Aynı gün Trabzon’dan çok daha fazla seçenek daha uygun fiyata
bulunabiliyor.

Şimdi burada vatandaşın isyanına kızabilir miyiz?
Hayır.
Vatandaş cebine, zamanına ve ihtiyacına bakar.
Bilet fiyatlarındaki yükseklik zamanlama ve aktarma problemlerinden dolayı zaman zaman yolcu sayısında azalma yaşamıyor.
Tabii ki bu sayılardaki azalmalar işi çözmesi gereken yetki de mercilere sunuluyor.
Bilinçli ve kasıtlı yapılan bazı uygulamalarla yolcu sayısı özellikle düşürülmeye çalışılmaktadır. Buna dikkat etmek gerekir.

Son dönemde Rize’nin bazı milletvekillerinin havalimanımızdaki uçuş sorunlarını çözmek amacıyla bürokratlarla görüşmeler yapmıştı. Hatta bürokratları Rize’ye getirerek çeşitli temaslarda bulunduğunu görmüştük.
Elbette görüşsünler.
Elbette Ankara’ya İstanbul’a gitsinler.
Elbette bürokratları Rize’ye getirsinler.
Buna kimsenin itirazı yok.

Ama yıllardır söylediğim bir şey var:
Doğru insanlarla görüşmek kadar, doğru karar merciini bilmek de önemlidir.

Ben, o bürokratlarla yapılacak görüşmelerin sonuç üretmeyeceğini daha önce de kendilerine ifade etmiştim.
Her zamanki gibi dinlemediler.
Önemsemediler.

Nitekim o görüşmelerde bulunan TK ve A jet yöneticilerinin tamamı daha sonra görevlerinden ayrıldı veya görevden alındı.
Yanlış anlaşılmasın:
Görevden alınmalarının sebebi elbette Rize görüşmeleri değildi.
Bunu özellikle belirtmek gerekir.

Benim anlatmak istediğim başka bir şey:
AJet veya THY yönetimindeki yöneticiler, bu konunun nihai karar mercii değildir.

Onların önüne konulan ticari ve operasyonel çerçeve içerisinde hareket ettiklerini bilmek gerekir.
Dolayısıyla Rize’nin çözüm araması gereken yer, sürekli aynı kapıları çalmak değil; kararın verildiği yerde doğru talebi, doğru gerekçelerle ortaya koymaktır.

Mesele yalnızca Rize değil
Bu sorun yalnızca Rize’nin de değil.
Aynı sıkıntıların Ordu-Giresun Havalimanı çevresinde de tartışıldığını görüyoruz.
Karadeniz’de havalimanları yapılırken temel amaç, vatandaşın ulaşımını kolaylaştırmak ve şehirlerin ekonomik hareketliliğini artırmaktı.

Fakat bugün ortaya çıkan tablo şunu düşündürüyor:
Havalimanlarını şehirlerimize kazandırdık ama onları birbirleriyle rekabet edebilecek şekilde yaşatmayı hâlâ tam olarak başaramadık.

Rize-Artvin Havalimanı varken Rize yolcusunun Trabzon’a gitmek zorunda kalması normalleştirilmemelidir.
Çünkü Rize’nin hava yolu yolcusunun Trabzon’a yönelmesi, yalnızca bir ulaşım tercihi değildir.
Bu aynı zamanda Rize ekonomisinin Trabzon’a aktardığı bir ekonomik hareketliliktir.
Yolcu Trabzon’a gider.
Havaş para kazanır.
Yakıt tüketir.
Zaman kaybeder.
Trabzon’da yemeğini yer, alışverişini yapar, otopark kullanır.
Ve bütün bunlar Rize’nin kendi havalimanı varken gerçekleşir.

O zaman şu soruyu sormak hakkımızdır:
Rize neden kendi havalimanından uçacak yolcuyu kendi sınırları içinde tutamıyor?

“Örtülü ambargo” mu, yanlış planlama mı?
Burada dikkatli olmak zorundayız.
“Rize’ye karşı örtülü ambargo uygulanıyor” demek kolaydır.
“Bilinçli olarak seferler azaltılıyor” demek de kolaydır.
Benim derdim suçlu bulmak değil.
Sorunun kaynağını bulmak.
Fakat şu da bir gerçek:

Eğer sefer sayıları yetersizse, saatler yolcunun ihtiyacına cevap vermiyorsa ve bilet fiyatları Trabzon alternatifini cazip hale getiriyorsa, bunun sonucunda Rize-Artvin Havalimanı’nın yolcu kaybetmesi kaçınılmazdır.

Buna ister ticari tercih diyelim, ister yanlış planlama, ister koordinasyon eksikliği…
Adı ne olursa olsun ortada çözülmesi gereken bir problem vardır.
Rize’nin dört mevsim turizme ihtiyacı var
Rize yalnızca çay hasadı döneminde hatırlanacak bir şehir değildir.
Çayıyla, yaylalarıyla, Ayder’iyle, Fırtına Vadisi’yle, Kaçkarları’yla, gastronomisiyle, kültürüyle Rize dört mevsim turizm potansiyeli taşıyor.
Turist gelecekse uçağa binecek.
İş insanı gelecekse uçağa binecek.
Öğrenci gelecekse uçağa binecek.
Rizeli İstanbul’a, Ankara’ya, İzmir’e gidecekse uçağa binecek.

Çözüm;

Çözüm, vatandaşın “şikâyet etmesinde” değil; sayıların konuşulmasındadır.

2024’e göre yolcu sayılarındaki değişim ortaya konulmalı.
Rize-Artvin Havalimanı ile Trabzon Havalimanı arasındaki Rize kaynaklı yolcu hareketi araştırılmalı.
Hangi günlerde kaç sefer var?
Hangi saatlerde uçuş var?
Aynı tarihte Trabzon’dan kaç alternatif bulunuyor?
Rize’den İstanbul’a uçuşun ortalama fiyatı ne?
Trabzon’dan aynı destinasyona uçuş ne kadar?
Rize yolcusu neden Trabzon’a gidiyor?
Havaş’ın Rize-Trabzon hattındaki yolcu hareketi ne kadar?
Bunların tamamı dosya halinde ortaya konulmalı.

Sonra da ilgili makamlara şu soru sorulmalı:
“Rize-Artvin Havalimanı neden gerçek kapasitesine ulaşamıyor?”
İşte o zaman tartışma slogan olmaktan çıkar, veriye dönüşür.

Sn Cumhurbaşkanımız Erdoğan’a da açıkça söylemek gerekir
Bugün ortaya çıkan sorunların kendisine doğru şekilde anlatılması gerekir.
Rize’nin havalimanı yapılmışsa, Rize halkı bu havalimanından yeterli, düzenli ve makul fiyatlı uçuş hizmeti alma hakkına sahiptir.
Bunu istemek ne ayıptır ne de siyasettir.
Bu, vatandaşlık hakkıdır.
Artık “görüşme yaptık” değil, “sonuç aldık” denilmeli
Rize’nin vekilleri elbette bürokratlarla görüşsün.
Ama artık fotoğraf çekip “görüştük” demenin ötesine geçmeliyiz.
Çünkü Rize’nin ihtiyacı fotoğraf değil, uçuş.
Rize’nin ihtiyacı toplantı değil, sefer.
Rize’nin ihtiyacı bürokrat ağırlamak değil, karar vericiyi harekete geçirmek.
Ve en önemlisi, Rize’nin ihtiyacı “merak etmeyin, ilgileniyoruz” cümlesi değil;
“Şu tarihten itibaren şu seferler konulacak, şu saatler düzenlenecek ve şu sorun çözülecek” denmesidir.

Biz anlatmaya devam edeceğiz.
Dinlemek isteyen dinler.
Öğrenmek isteyen gelir, bilgi alır.
Gerçekten çözüm üretmek isteyen ise egosunu bir kenara bırakır, rakamlara bakar ve doğru karar merciinin kapısını çalar.

Ankara’dan gelecek rüzgârla gökyüzümüzün aydınlanmasını beklemeyelim.
Gerekirse Ankara’ya gidip neden uçamadığımızı anlatalım.

Çünkü Rize-Artvin Havalimanı’nın ihtiyacı yeni bir masal değil.
Yarım kalan sayfanın tamamlanmasıdır.

Ve bunun yolu da bellidir:
Doğru veri.
Doğru karar mercii.
Doğru çalışma grubu,
Doğru talep.
Ve sonuç.

Mustafa Barış ÖZTÜRK
Sivil Havacılık ve Operasyonları Uzmanı

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve rizeninsesi.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.