Santrforsuz Milli Takım Duvara Tosladı!

Spor 14.06.2026 - 09:02, Güncelleme: 14.06.2026 - 09:06 581 kez okundu.
 

Santrforsuz Milli Takım Duvara Tosladı!

Santrforsuz A Milli Takım Duvara Tosladı! Avustralya Karşısında Büyük Hayal Kırıklığı
2026 FIFA Dünya Kupası D Grubu'ndaki ilk maçında Avustralya'ya 2-0 mağlup olan A Milli Futbol Takımı, sadece sahadan puansız ayrılmadı; milyonlarca Türk futbolseverin umutlarını da büyük ölçüde yaraladı. Haber: M. Ünal UZUN Skordan çok ortaya konulan futbolun tartışıldığı karşılaşmanın ardından eleştirilerin odağında Türkiye Futbol Federasyonu ve Teknik Direktör Vincenzo Montella yer aldı. Maç boyunca topa sahip olan, oyunu rakip yarı alana yıkan ve zaman zaman tek kale oynuyormuş görüntüsü veren Milli Takım, iş gol pozisyonuna gelince adeta duvara çarptı. Bunun en önemli nedeni ise futbol kamuoyunun günlerdir dile getirdiği santrfor eksikliği oldu. Ceza Sahasında Kimse Yoktu Modern futbolda sistemler değişebilir, dizilişler farklılaşabilir. Ancak futbolun değişmeyen bir gerçeği var; gol atacak bir oyuncuya ihtiyaç duyarsınız. Türkiye, Avustralya karşısında kanatları kullandı, orta sahada pas yaptı, oyunu rakip yarı sahaya taşıdı ancak ceza sahasına girildiğinde ortada vuracak bir isim yoktu. Sağdan gelen ortalar, soldan yapılan bindirmeler, ceza sahası çevresindeki organizasyonlar sonuçsuz kaldı. Çünkü o topları tamamlayacak gerçek bir santrfor sahada değildi. Kerem Aktürkoğlu gibi doğal pozisyonu kanat olan bir futbolcudan santrfor yaratmaya çalışmak ise futbol aklı açısından büyük soru işaretleri oluşturdu. Kerem'in mücadele gücü ve çalışkanlığı tartışılmaz olsa da bir oyuncuyu kendi karakteristik özelliklerinin dışına çıkararak çözüm üretmeye çalışmak, Dünya Kupası gibi üst düzey bir organizasyonda kabul edilebilir bir tercih olarak görülmedi. Montella Ne Düşündü? Maçın ardından en çok sorulan soru şu oldu: "Türkiye gerçekten santrforsuz oynamak zorunda mıydı?" Eğer takım tamamen geçiş oyunu üzerine kurulmuş, savunma güvenliğini ön planda tutan bir anlayışla sahaya çıksaydı bu tercih kısmen anlaşılabilirdi. Ancak rakip sahaya yerleşen, topa sahip olan ve sürekli hücum eden bir takımın ceza sahasında bitirici oyuncu bulundurmaması futbol mantığıyla açıklanmakta zorlanıyor. Montella'nın tercihleri maç boyunca eleştirilirken, teknik heyetin oyuncu seçimleri ve hücum planı da sorgulanmaya başladı. TFF de Sorumluluktan Kaçamaz Bu mağlubiyet sadece teknik direktörün tercihlerine bağlanabilecek kadar basit değil. Yıllardır Türk futbolunun en büyük sorunlarından biri olan santrfor yetiştirme eksikliği yeniden gözler önüne serildi. Süper Lig'de yabancı oyuncuların gölgesinde kalan yerli forvetlerin gelişememesi, altyapılarda üretim eksikliği ve uzun vadeli futbol planlamasının yapılamaması bugün yaşanan tablonun temel nedenleri arasında gösteriliyor. Türkiye Futbol Federasyonu'nun yıllardır çözüm üretemediği bu sorun, Dünya Kupası sahnesinde bir kez daha acı şekilde ortaya çıktı. Türk Halkı Umut Değil, Çözüm Bekliyor Milyonlarca futbolsever ekran başında Milli Takım'dan galibiyet beklerken gördüğü manzara karşısında büyük hayal kırıklığı yaşadı. Top sizde olabilir, oyunu kontrol edebilirsiniz ancak rakip kaleye tehdit oluşturamıyorsanız bunların hiçbir anlamı kalmıyor. Avustralya karşısında ortaya çıkan tablo tam olarak buydu. Sahada mücadele vardı ama üretkenlik yoktu. İstek vardı ama sonuç yoktu. Top vardı ama gol yoktu. Ve en önemlisi, ceza sahasında vuracak bir santrfor yoktu. Dünya Kupası gibi hata payının son derece düşük olduğu bir organizasyonda yapılan yanlış tercihlerin bedeli ağır olur. Avustralya karşısında alınan 2-0'lık yenilgi bunun ilk örneği oldu. Şimdi gözler hem Montella'nın bundan sonraki tercihlerine hem de Türk futbolunun geleceğini şekillendirmekle yükümlü olan TFF yönetimine çevrildi. Çünkü Türk futbol kamuoyu artık mazeret değil, çözüm görmek istiyor. Aksi halde bu turnuva, daha ilk maçtan kaçan fırsatların ve yapılan hataların hikâyesi olarak hafızalara kazınacak.
Santrforsuz A Milli Takım Duvara Tosladı! Avustralya Karşısında Büyük Hayal Kırıklığı

2026 FIFA Dünya Kupası D Grubu'ndaki ilk maçında Avustralya'ya 2-0 mağlup olan A Milli Futbol Takımı, sadece sahadan puansız ayrılmadı; milyonlarca Türk futbolseverin umutlarını da büyük ölçüde yaraladı.

Haber: M. Ünal UZUN

Skordan çok ortaya konulan futbolun tartışıldığı karşılaşmanın ardından eleştirilerin odağında Türkiye Futbol Federasyonu ve Teknik Direktör Vincenzo Montella yer aldı.

Maç boyunca topa sahip olan, oyunu rakip yarı alana yıkan ve zaman zaman tek kale oynuyormuş görüntüsü veren Milli Takım, iş gol pozisyonuna gelince adeta duvara çarptı. Bunun en önemli nedeni ise futbol kamuoyunun günlerdir dile getirdiği santrfor eksikliği oldu.

Ceza Sahasında Kimse Yoktu

Modern futbolda sistemler değişebilir, dizilişler farklılaşabilir. Ancak futbolun değişmeyen bir gerçeği var; gol atacak bir oyuncuya ihtiyaç duyarsınız.

Türkiye, Avustralya karşısında kanatları kullandı, orta sahada pas yaptı, oyunu rakip yarı sahaya taşıdı ancak ceza sahasına girildiğinde ortada vuracak bir isim yoktu. Sağdan gelen ortalar, soldan yapılan bindirmeler, ceza sahası çevresindeki organizasyonlar sonuçsuz kaldı. Çünkü o topları tamamlayacak gerçek bir santrfor sahada değildi.

Kerem Aktürkoğlu gibi doğal pozisyonu kanat olan bir futbolcudan santrfor yaratmaya çalışmak ise futbol aklı açısından büyük soru işaretleri oluşturdu. Kerem'in mücadele gücü ve çalışkanlığı tartışılmaz olsa da bir oyuncuyu kendi karakteristik özelliklerinin dışına çıkararak çözüm üretmeye çalışmak, Dünya Kupası gibi üst düzey bir organizasyonda kabul edilebilir bir tercih olarak görülmedi.

Montella Ne Düşündü?

Maçın ardından en çok sorulan soru şu oldu:

"Türkiye gerçekten santrforsuz oynamak zorunda mıydı?"

Eğer takım tamamen geçiş oyunu üzerine kurulmuş, savunma güvenliğini ön planda tutan bir anlayışla sahaya çıksaydı bu tercih kısmen anlaşılabilirdi. Ancak rakip sahaya yerleşen, topa sahip olan ve sürekli hücum eden bir takımın ceza sahasında bitirici oyuncu bulundurmaması futbol mantığıyla açıklanmakta zorlanıyor.

Montella'nın tercihleri maç boyunca eleştirilirken, teknik heyetin oyuncu seçimleri ve hücum planı da sorgulanmaya başladı.

TFF de Sorumluluktan Kaçamaz

Bu mağlubiyet sadece teknik direktörün tercihlerine bağlanabilecek kadar basit değil. Yıllardır Türk futbolunun en büyük sorunlarından biri olan santrfor yetiştirme eksikliği yeniden gözler önüne serildi.

Süper Lig'de yabancı oyuncuların gölgesinde kalan yerli forvetlerin gelişememesi, altyapılarda üretim eksikliği ve uzun vadeli futbol planlamasının yapılamaması bugün yaşanan tablonun temel nedenleri arasında gösteriliyor.

Türkiye Futbol Federasyonu'nun yıllardır çözüm üretemediği bu sorun, Dünya Kupası sahnesinde bir kez daha acı şekilde ortaya çıktı.

Türk Halkı Umut Değil, Çözüm Bekliyor

Milyonlarca futbolsever ekran başında Milli Takım'dan galibiyet beklerken gördüğü manzara karşısında büyük hayal kırıklığı yaşadı. Top sizde olabilir, oyunu kontrol edebilirsiniz ancak rakip kaleye tehdit oluşturamıyorsanız bunların hiçbir anlamı kalmıyor.

Avustralya karşısında ortaya çıkan tablo tam olarak buydu.

Sahada mücadele vardı ama üretkenlik yoktu.

İstek vardı ama sonuç yoktu.

Top vardı ama gol yoktu.

Ve en önemlisi, ceza sahasında vuracak bir santrfor yoktu.

Dünya Kupası gibi hata payının son derece düşük olduğu bir organizasyonda yapılan yanlış tercihlerin bedeli ağır olur. Avustralya karşısında alınan 2-0'lık yenilgi bunun ilk örneği oldu.

Şimdi gözler hem Montella'nın bundan sonraki tercihlerine hem de Türk futbolunun geleceğini şekillendirmekle yükümlü olan TFF yönetimine çevrildi. Çünkü Türk futbol kamuoyu artık mazeret değil, çözüm görmek istiyor. Aksi halde bu turnuva, daha ilk maçtan kaçan fırsatların ve yapılan hataların hikâyesi olarak hafızalara kazınacak.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve rizeninsesi.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.