YARGIDAN ŞAŞIRTAN KARAR; DENETİM KAYYUMUNA FREN
YARGIDAN ŞAŞIRTAN KARAR; DENETİM KAYYUMUNA FREN
Tavukçulara denetim kayyımı mahkemeden döndü, 4 firmanın kayyım ataması durduruldu. Diğer firmaların başvurularının da aynı neticeleneceği ve kayyum kararlarının iptal edileceği belirtiliyor.
Bana göre bu durdurma kararı, "serbest piyasa ekonomisini korumak" kılıfı altında, aslında serbest piyasanın en büyük düşmanı olan kuralsızlığa ve haksız rekabete yeşil ışık yakmaktadır.
Haber:Adnan ONAY
Serbest piyasa ekonomisi, kuralsızlık anlamına gelmez. Tam tersine, rekabetin korunması, tüketicinin mağdur edilmemesi ve piyasanın birkaç güçlü oyuncunun insafına bırakılmaması için etkin denetim mekanizmalarına ihtiyaç vardır. Bu görüş yalnızca günümüz düzenleyici anlayışına değil, birçok düşünürün değerlendirmelerine de dayanır.
Örneğin klasik liberal geleneğin önemli isimlerinden Adam Smith, serbest piyasanın sağlıklı işlemesi için tekellerin ve ayrıcalıklı çıkar gruplarının sınırlandırılması gerektiğini vurgulamıştır. Benzer şekilde Walter Eucken ve Freiburg Okulu düşünürleri, rekabetçi piyasanın ancak güçlü bir hukuk düzeni ve etkin kamu denetimiyle korunabileceğini savunmuştur. Karl Polanyi ise piyasanın tamamen kendi haline bırakılmasının toplumsal dengeleri bozabileceğini ileri sürerek kamusal gözetimin önemine dikkat çekmiştir.
Son yıllarda kamuoyunun en çok şikâyet ettiği konuların başında hayat pahalılığı geliyor. Vatandaşın mutfağını, sofrasını ve bütçesini doğrudan etkileyen gıda fiyatları ise bu tartışmaların merkezinde yer alıyor. Özellikle tavuk eti sektöründe zaman zaman gündeme gelen fahiş fiyat iddiaları, kartelleşme suçlamaları ve haksız kazanç tartışmaları toplumda ciddi rahatsızlık oluşturunca duruma müdahale edildi ve bu firmalara dışarıdan denetimci atandı. Bu keyfi zamlardan şikayetçi halk için bir umuttu. Bu denetim mekanizmasının bir çok alana yayılması ve haksız kazancın önüne geçilmesi isteniyordu.
Tam da böyle bir dönemde, bazı tavuk firmalarına yönelik uygulanan denetim kayyumunun mahkeme kararıyla iptal edilmesi dikkat çekici bir gelişme olarak karşımıza çıktı. Hukuk devletinde elbette her idari işlem yargı denetimine tabidir ve mahkemeler hukuka aykırı gördükleri işlemleri iptal edebilirler. Ancak burada asıl tartışılması gereken konu, kararın toplumsal sonuçlarıdır.
Denetim kayyumluğu uygulaması, kuşkulu işlemlere konu olan şirketlerin yönetimini ele geçirmekten ziyade faaliyetlerinin şeffaf biçimde izlenmesini, mali işlemlerinin ve ticari uygulamalarının bağımsız gözler tarafından denetlenmesini amaçlayan halkı koruyucu bir mekanizma. Özellikle piyasa hâkimiyetine sahip sektörlerde bu tür denetimler tüketiciyi koruyan bir işlev görür. Mahkemenin verdiği bu karar
haksız kazanç iddialarının etkin şekilde denetlenmesinin önüne konmuş bir engel olarak görülüyor.
Bugün tavuk sektöründe yaşanan tartışma yarın başka sektörlerde de karşımıza çıkabilir. Enerjiden gıdaya, perakendeden lojistiğe kadar birçok alanda piyasa gücünü elinde bulunduran şirketlerin faaliyetlerinin kamu yararı açısından izlenmesi demokratik devletlerin doğal görevidir. Bu nedenle denetim kayyumluğu gibi araçların tamamen reddedilmesi yerine, hukuki eksiklikleri varsa düzeltilerek uygulanabilir hale getirilmesi daha sağlıklı bir yaklaşım olacaktır.
Çünkü vatandaşın beklentisi şirketlerin cezalandırılması değil, adil rekabetin sağlanması, keyfi zamların, haksız kazancın önüne geçilmesidir. Tüketicinin cebine uzanan her süreçte şeffaflığın tesis edilmesidir. Kamu vicdanını rahatsız eden iddiaların bağımsız biçimde araştırılmasıdır.
Mahkemenin verdiği karar hukuken doğru bulunabilir. Ancak ortaya çıkan tablo, kamuoyunda farklı bir algının oluşmasına neden olmaktadır. Vatandaş açısından bakıldığında, fiyat hareketlerinin ve haksız kazanç iddialarının daha sıkı denetlenmesi gerekirken, denetim imkanlarının daraltıldığı yönünde bir görüntü ortaya çıkmıştır.
Yargı kararlarına saygı duymak hukuk devletinin gereğidir. Ancak hukuk devletinin bir diğer gereği de kamu yararını koruyacak etkili denetim mekanizmalarının ayakta tutulabilmesidir. Aksi halde güçlü şirketlerin daha az, vatandaşın ise daha fazla denetlendiği bir düzenin oluştuğu eleştirilerinin önüne geçmek mümkün olmayacaktır.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
