YETER ARTIK! RİZE’DE MARKET RAFLARINDAKİ FİYAT TERÖRÜ
YETER ARTIK! RİZE’DE MARKET RAFLARINDAKİ FİYAT TERÖRÜ
Rize'de zincir marketlerde aynı ürünlerin farklı fiyatlarla satılıyor
Yeter artık!
Bir eleştiri getiririz iktidar cenahına; “Dost değil miyiz, beni ezme.” derler.
Bir eleştiri getiririz muhalefete; konuyu bırakır, şahsileştirirler.
Şehrin eksiklerini, geciken yatırımlarını yazarız; “Ekmeğimizle oynuyor.” derler.
Bir makam sahibinin işini layıkıyla yapmadığını, belge ve somut verilerle ortaya koyarız; bu kez farklı çevreleri devreye sokarlar.
Şimdiye kadar hiçbir yazımdan dolayı halktan ciddi bir tepki almadım. Çünkü ben hiçbir zaman makamların, koltukların ya da isimlerin değil; Rize’nin ve Rizelinin yanında oldum.
Bu şehri yaşanabilir hâle getirmek için kim samimiyetle çalışıyorsa, hangi kurum taşın altına elini koyuyorsa, onu destekledim, cesaretlendirdim ve alkışladım.
Beni takip edenler bilir.
Bu şehirde isim vererek, adres göstererek eleştiri yapma kültürünü yerleştirmeye çalışanlardan biri oldum. Hiçbir zaman lafı dolandırmadım. Yazılarım nettir, adreslidir ve delile dayanır.
Bugün de öyle yapıyorum.
BEN NEREDEYİM?
Ne sosyal medyadayım…
Ne siyasi tartışmaların içindeyim…
Ben market raflarındayım.
Çünkü gerçek enflasyonu görmek isteyen, yalnızca açıklanan rakamlara değil; vatandaşın alışveriş sepetine bakmalıdır.
Ben bugün TÜİK’in rakamlarını tartışmıyorum.
Ben vatandaşın cebindeki yangını konuşuyorum.
Aynı şehir…
Aynı ürün…
Aynı marka…
Ama fiyatlar arasında uçurum var.
Domates…
Bir markette 34 TL,
Bir markette 49 TL,
Bir başkasında 74 TL.
Salatalık…
29 TL…
38 TL…
49 TL…
Yumurta…
Aynı marka…
110 TL…
148 TL…
189 TL…
Turşu…
52 TL…
83 TL…
Tereyağı…
Aynı marka…
280 TL…
320 TL…
400 TL…
Şimdi soruyorum…
Nakliye aynı şehirde.
Vergi aynı.
Elektrik aynı.
Ürün aynı.
Marka aynı.
Peki aynı ürün aynı şehirde nasıl oluyor da yüzde 60-70, hatta bazı ürünlerde yüzde 100’e varan fiyat farkıyla satılıyor?
Bu farkın makul bir açıklaması var mı?
Yoksa vatandaşın cebine uzanan görünmez bir fırsatçılık eli mi var?
DENETİM NEREDE?
Ey Ankara’daki yetkililer…
Ey Rize’deki yöneticiler…
Ey Rize’nin siyasetçileri…
Bu fiyat karmaşasını gerçekten görmüyor musunuz?
İl Ticaret Müdürlüğü ne iş yapıyor?
Belediyelerin zabıta ekipleri bu marketleri ne sıklıkla denetliyor?
Raf etiketleri, kasa fiyatları, fahiş fiyat uygulamaları ve tüketiciyi mağdur eden usulsüzlükler konusunda neden daha etkin bir çalışma göremiyoruz?
Vatandaş her gün aynı ürünün üç farklı markette bambaşka fiyatlarla satıldığını görüyor da, denetimle görevli kurumlar bunu göremiyor mu?
Buradan açıkça sesleniyorum:
Yeter artık!
İl Ticaret Müdürlüğü başta olmak üzere bu konuda yetkili olan herkes ya sahaya insin, market market dolaşıp rafları, etiketleri ve faturaları tek tek incelesin ya da yaptığı görevin sorumluluğunu taşıyamıyorsa, herkes kendi asıl mesleğini yapmayı düşünsün.
Bugün Rize’nin ihtiyacı coğrafya dersi değil; çarşıyı, pazarı ve market raflarını dolaşıp vatandaşın yaşadığı ekonomik tabloyu yerinde görmektir.
Masa başında oturarak piyasa denetlenmez.
Sokağa çıkmadan vatandaşın derdi anlaşılmaz.
Denetimin olmadığı yerde fırsatçılık büyür.
Fırsatçılık büyüdükçe de kaybeden her zaman vatandaş olur.
FIRSATÇILARA DA BİR ÇİFT SÖZÜM VAR
Elbette bütün esnafımızı aynı kefeye koymuyorum.
Helal kazancının peşinde olan, müşterisini düşünen, vicdanıyla ticaret yapan çok sayıda esnafımız var.
Onlara sözüm yok.
Ama enflasyonu fırsata çeviren, vatandaşın çaresizliğinden kazanç devşirmeye çalışan fırsatçılar şunu iyi bilsin:
Bugün kazandığınız haksız para ne bereket getirir ne de itibar.
Vatandaşın alın teri üzerinden servet yapılmaz.
Serbest piyasa demek başıboşluk değildir.
Ticaret özgürlüğü demek vicdansız fiyat uygulaması değildir.
Kazanç ile fırsatçılık arasındaki çizgi çok nettir.
O çizgiyi geçenler sadece vatandaşın cebine değil, ticaret ahlakına da zarar vermektedir.…
Bayram Arif TURAN
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
