Reklamı Geç
YAZARLAR
GÜNCELDE DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR
Mehmet Emin TOPRAK
30 Ocak 2020 - Perşembe 09:05

Güncel olarak, bilmeden kullandığımız ve Yaratıcıyı dışlayan birçok kelime ve cümle dillerimizde dolaşmaktadır.


Bazılarına temas edelim: Vefat edenler için,” hayatını kaybetti”  tabiri.


Hayatını kaybetmedi ki, Cenab-ı Hak bize verdiği cesedi, geçici bir süre için aldı, ruh yaşamaya devam ediyor ve cesedi daha güzel bir şekilde bize tekrar iade edecektir.


Yakını ölen kişiye: “Başın sağ olsun” veya “Kalanlara sağlık” demek. Bu tabiri biraz düşününce şu çıkıyor: Ölen öldü gitti, yeter ki senin başın sağ olsun. Halbuki esas olan ölene rahmet dilemektir, yani “Allah rahmet eylesin” veya “Hakkın rahmetine kavuştu” demek.


Ağır hastalıklardan ölenler için kullanılan: “Yaşam mücadelesini kaybetti” demek. Biz yaşamak için ne ile ve kiminle mücadele ediyoruz? Mücadele sonucu mu bu yaşantımız devam ediyor? Gözle görülmeyen küçücük bir mikroba mağlup olan bu aciz insan, mücadele sonucu mu ayakta duruyor? Vücudumuzda her an milyonlarca olay meydana geliyor, haberimiz mi var? Haddini bilen bu cümleyi kullanmaz!


Doğum günlerinde, “iyi ki doğdun…….” Cümlesi. Bu cümlenin içine biraz girince, Yaratıcıyı dışlayan bir algı oluşuyor. Biz babamızın ve annemizin eseri miyiz? veya başka sanatkar bir Yaratıcı mı var? Yoksa biz mi kendimizi yarattık? Son senelerde ancak doğuma birkaç ay kala erkek mi kız mı olduğunu görüyoruz, ondan önce onu da göremiyorduk! Bir hücreden yaratılan bizlere, o karanlık yerde, göz, kulak, eller, ayaklar ve mide, bağırsak ve de beyin ve kalp takan Kim acaba? Biz insanlar mı? Yaratıcıya karşı gülünç olmayalım!


Başka bazı tehlikeli cümleleri, yazıyı uzatmamak için sadece söyleyerek geçeceğim.


“İyi ki varsın”


“ Yağmur yağdı” veya yağmur veya kar yağdığı zaman, “hava kötüleşti” demek. “Bu sene şu ürün vermedi” demek. Sanki o ürünü veren o ağaçmış gibi! Sis indirildiği zaman, sisli puslu deyip havayı kötülemek.


Geçen günlerde internette sadece sis olayının, yanılmıyorsam 20’den fazla faydası sayılmıştı. Biz bu olayların sadece görünen yüzüne bakıp itiraz ediyoruz, hikmetlerini göremiyoruz.


Malı, mal sahibine bırakalım, fazla işine karışmayalım. Çünkü bizler olayların gerçek sonuçlarını bilemiyoruz. Mal sahibi mülkünde istediği gibi tasarruf eder.


İbrahim Hakkı Hazretleri nin şu meşhur sözleriyle bitirelim:


Hak şerleri hayreyler, zannetme ki gayreyler, arif anı seyreyler, Mevla görelim neyler, neylerse güzel eyler. Deme niçin şu şöyle, yerindedir o öyle, bak sonunu seyreyle, Mevla görelim neyler, neylerse güzel eyler.


Saygılarımla…

Adınız
Yorumunuz
Rizeli - 30 Ocak 2020  
Sayın Hocam- geçenlerde bir arkadaş peygamberimizin 12 eşi olduğunu ve bunların bazılarının cariye olduğunu söyledi. Hatta bir cariyesi mariye isimli imiş ve ona hediye gelmiş. Bu arkadaşın anlattıkları doğru mu? Kadın hediye olur mu?

Faruk Çakır - 01 Şubat 2020  
Çok doğru- konuşmalarımıza pek dikkat etmiyoruz

Rizeli - 04 Şubat 2020  
sahih i buhari: hicret in 7. yilinda peygamber- hayber e karsi giristigi savas sonucu büyük miktarda esir ve ganimet ele geçirir. ganimet in beste birini kendine ayirdiktan sonra geri kalani asker arasinda paylastirir. fakat daha paylastirmadan önce dihye b. halifa al!kalbi adinda bir asker gelip- kendisine kadin esirlerden birinin verilmesini ister: "yâ nebiyya llâh- bana sebyden bir câriye ver" diye dilekte bulunur. peygamber de kendisine: "(haydi) git de bir câriye al" der. muhtemelen dihye nin savas sirasinda büyük yararlilik gösterdigini düsünerek- ona bol keseden ikrâmda bulunmak istemistir. bu ikrâm üzerine dihye gider ve esirler arasindan safiyye bint!i huyey b. ahtab adindaki güzel bir kadini seçer. safiyye- o tarihten iki yil önce medine den sürülüp hayber e yerlesen benü n nadir yahudileri nin ileri gelenlerinden huyey b. ahtab in kizidir. hayber savasindan az önce on yedi yasina basmis olup kinâne ibn!i ebi l hukayk adinda taninmis biriyle evli- çok güzel bir kadindir. kocasi kinâne- hayber savasi sonucunda kendi kavmi adina peygamberle baris andlasmasi imzalamistir. söylendigine göre safiyye nin mensup bulundugu âile- benü n nadir kabilesinin en büyük "hânedanindan"dir ve hârûn un soyundan gelmedir. böylesine asil bir âileye mensub ve böylesine ünlü bir adamin karisi olan safiyye nin- dihye ile evlenmesini uygun görmeyen biri- hemen muhammed e giderek: "yâ nebiyya llâh- dihye ye (benû) kureyza ile (benü m!)nadir in seyyidesi olan safiyye bint!i huyeyy i verdin. (halbuki) o- senden baskasina münâsib olama"z der. bunun üzerine peygamber: "onu da- onu da çagiriniz" diye adamlarina emir verip dihye ile safiyye yi huzuruna getirtir. safiyye ye söyle bir "nazar" edince güzelligi hosuna gider ve dihye ye: "bundan baska bir câriyeyi sebiyden al" diye emreder ve safiyye yi kendisine ayirir.

Pulin Leyla - 11 Şubat 2020  
Büyük düşünürler ve kadınlar... (Sokrates) pazara giderken- hanımı diyor ki- efendi gelirken üç!beş yumurta getir demiş. (Sokrates) gelmiş bahçede dostları ile söhbet ederken-yanımı gelmiş-nerede yumurtalar demiş..(Sokrates) hanım unuttum almaya.. Hanımın elinde su dulu kova vardı. Suyu (Sokrates)in başına dökmüş..Dostları neler olur demişler..(Sokrates) bırakınız o hanım olmasa ben filozof olamazdım.. Bizi filozof yapacak hanımlara ihtiyaç vardır...


Diğer Yazıları

KURBANI ANLAMAYA ÇALIŞMAK!
KALBİMİZDE KAÇ TANE KAPAK OLDUĞUNU BİLİYOR MUYUZ?
ALLAH İNANCI, HEM KOLAY HEM DE ZORDUR!
HORTUM OLUŞMAZ, YARATILIR!
KADIN-ERKEK EŞİT Mİ?
DOĞA’NIN GÜCÜ VAR MI?
KÂBUS VEYA ÇİLE Mİ? YOKSA RAHMET Mİ?
YERKÜREYE Mİ? YOKSA SAHİBİNE Mİ SAYGI?
AMAN SÖZLERİMİZE DİKKAT EDELİM!
YAĞMUR DUASININ ANLAMI NE?
KORONA VE ÖLÜM KORKUSU(!)
ÖĞRETMENLİKTEN ANLADIĞIM!
AHİR ZAMAN ve KIYAMET…
ŞEYTANIN İKİ TUZAĞI, İFRAT VE TEFRİT…
İNSAN İLE HAYVANIN FARKI!
TEVEKKÜL NEDİR? NE DEĞİLDİR?
KORONAYA KARŞI TAVRIMIZ NASIL OLMALI!
AŞKALE - RİZE HAYIRLI OLSUN!
RİZE – MARDİN SEVGİ YOLU MÜJDESİ!
REKLAM MI? MÜSTEHCENLİK Mİ?
YANLIŞI YAPAN DA, DÜZELTEN DE, DEVLETİMİZ!
RAMAZAN İLE KORONA’YI TOKALAŞTIRMAK
CORONA’NIN HATIRLATTIĞI NİMETLER!
KORONAVİRÜS’ÜN ANLATMAK İSTEDİKLERİ!!!
BİRİ SÜNNET İSE DİĞERİ FARZDIR
ARTIK SAMSUN-SARP MÜJDESİNİ BEKLİYORUZ…
RİZE HAVALİMANINDA APRON MUTLAKA BÜYÜTÜLMELİ!!!
“OLUŞMAK” MI “YARATMAK” MI?