Rize’de Afetler ve Klasik Ezber: Ne Zaman Proaktif Olacağız?
Rize’de sağanak yağışların bir kez daha afete dönüşmesi, Karadeniz’in çetin coğrafi gerçekliği ile yerel yönetimlerin kronikleşmiş hazırlıksızlık tablosunu yeniden gözler önüne serdi.
Rize’de Afete Dönüşen Yağmurlar ve Klasik Ezber: Ne Zaman Proaktif Olacağız?
Her meteorolojik uyarının ardından yaşanan sular altında kalan caddeler, tıkanan menfezler ve heyelanlar, "Afetler kader mi, yoksa yönetilemeyen süreçlerin bir sonucu mu?" sorusunu bir kez daha acı bir şekilde hatırlattı.
Haber:B.Arif TURAN
Güneşli Günlerde Unutulan Tedbirler, Afet Sonrası Giyilen Çizmeler
Klasikleşen afet senaryosu yine değişmedi. Yaşanan felaketlerin ardından yetkililerin çizmeleri giyip kameralar karşısına geçmesi ve "vatandaşın yanındayız" mesajı vermesi şüpheszki i kurumların ve yöneticilerin varlığı açısından insani bir sorumluluktur. Ancak asıl sorgulanması gereken, güneşli ve sakin günlerde bu krizlerin neden öngörülemediği ve hangi kalıcı önlemlerin alınmadığıdır. Afet anında sahada olmak elbette kıymetlidir; fakat asıl maharet, o afetlerin yaşanmasını engelleyecek altyapı iradesini ortaya koyabilmektir. Rize özelinde ve genel olarak Türkiye’de yönetim anlayışı hâlâ kriz anını yönetmek (reaktif) üzerine kurulu; oysa esas olan, krizi doğmadan engellemek (proaktif) olmalıdır.
Altyapısız Üstyapı Yatırımları ve Makyaj Görüntüler
Şehirlerimizin en büyük çıkmazı, görünmeyen ve uzun vadeli sabır gerektiren altyapı yatırımları yerine, halkın gözünü boyayan ve kısa vadede "hizmet" gibi görünen üstyapı makyajlarına ağırlık verilmesidir. Sağlam bir kanalizasyon sistemi, yeterli dere ıslahı, doğru planlanmış imar politikaları ve jeolojik etüde dayalı yapılanma yerine; asfaltlanan yollar, süslenen meydanlar ilk güçlü sağanakta suyla birlikte akıp gitmektedir. Altı çürük bir yapının üzerine ne kadar ihtişamlı binalar dikerseniz dikin, doğanın ilk imtihanında o tablo yerle bir olmaya mahkûmdur.
Ezbere Ağlayıcılık Modundan Çıkmalıyız
Bu durum sadece Rize’nin değil, maalesef tüm ülkenin ortak kaderi haline getirilmiştir. Her felaket sonrası ekranlarda aynı üzüntü ifadeleri, aynı taziyeler ve yaraların sarılacağına dair klasik sözler tekrarlanmakta; fakat kalıcı bir zihniyet dönüşümü bir türlü gerçekleştirilememektedir. "Asrın felaketi" veya "beklenmedik yağış" gibi bahanelerle sorumluluk geçiştirilemez. Coğrafyamızın yağmurlu ve heyelana meyilli olduğu zaten bilindiğine göre, planlamalar da bu gerçeğe göre yapılmak zorundadır.
Tedbir Hayat Kurtarır
Günün sonunda kaybolan canlar, hasar gören evler, iş yerleri ve ulaşılamayan yollar hepimizin ortak kaybıdır. Kazalar ve felaketler kapıyı çalmadan önce akılla, bilimle ve liyakatle tedbir almak mecburiyetindeyiz. Rize’nin ve ülkemizin geleceği, makyaj projelerine harcanan bütçelerin değil; insan hayatını önceleyen sağlam, dirençli ve çağdaş altyapı hamlelerinin omuzlarında yükselecektir. Artık afet sonrası ağlayan değil, afet öncesi tedbir alan bir idari anlayışa geçmenin vakti çoktan gelmiştir.
Yorumlar
+ Yorum YapHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
İlginizi Çekebilir





Trend Haberler
Rize Eğitim Camiasının Acı Kaybı: Sevilen Eğitimci Ahmet Kutlu Hayatını Kaybetti







