RİZE'DE ASKOROZ DERESİNİN SADECE ADI KALDI

Rize 14.06.2024 - 08:35, Güncelleme: 14.06.2024 - 08:39 8000+ kez okundu.
 

RİZE'DE ASKOROZ DERESİNİN SADECE ADI KALDI

Türkiye genelinde keza Rize'de gittikçe yoğunlaşan Hidroelektrik santrali projeleri (HES) doğayı yok ederken, imtiyazlı şirketlere büyük gelirler sağlamayı sürdürüyor. Son dönemlerde halkın mücadeleleriyle iyiden iyiye gündemin üst sıralarına çıkan
 Muhittin Bayrak: BAYRAK: Askoroz Deresinin adı kaldı "Askoroz Deresinin suları çekildi, sesi gitti adı kaldı" Türkiye genelinde keza Rize'de gittikçe yoğunlaşan Hidroelektrik santrali projeleri (HES) doğayı yok ederken, imtiyazlı şirketlere büyük gelirler sağlamayı sürdürüyor. Son dönemlerde halkın mücadeleleriyle iyiden iyiye gündemin üst sıralarına çıkan HES’lerle ilgili olarak memleket partisi il başkanı Muhittin Bayrak  "Askoroz deresinin adı kaldı" Başlıklı yazılı basın açıklaması yayınladı. Bayrak, eleştirel açıklamalarıda şu cümleleri kurdu.    "Askoroz Deresinin adı kaldı" "Askoroz Deresinin suları çekildi, sesi gitti adı kaldı" Rize'li hemşerilerimizin, çevreci örgütlerin ve bizlerin kitlesel protesto gösterileri dikkate alınmadan onlarca HES yapıldı, onlarcası devam ediyor, birçok bölgede yeni projeler hazırlanıyor. HES projelerinin büyük çoğunluğu, yargı kararlarına ve protesto gösterilerine karşın Çevre Etki Değerlendirmesiden (ÇED) muaf tutuluyor. Siyasi iktidar, yenilenebilir enerji kaynaklarımız güneş ve rüzgârdan azami ölçüde yararlanmayı göz ardı ederek, Hidroelektrik Santrallarla (HES) ülkemizin keza güzel Rize mizin ormanlarını, yeşilini, doğasını kurutuyor, çölleştiriyor. Projelerinin büyük çoğunluğu, derelerimizi, sulak alanlarımızı, içme sularımızı kurutuyor, ormanlarımızı, börtü böceğimizi öldürüyor. Kırmızı pullu alabalığımızın neslini hızla tüketiyor. Kısaca HES’ler binlerce yılda oluşan doğal yaşam alanlarımızı yok ediyor. Ülkemizde keza şehrimizde uygulanan hidroelektrik enerji üretim anlayışı, onarılamaz çevre tahribatlarına neden oluyor. Bu projelere karşı açılan davalarda, bölge halkı yararına verilen kararların yargıçları değiştiriliyor, sürgün ediliyor. Bu konuda yapılan toplantılar engelleniyor, yasaklanıyor. Gösterilerin ve davaların haberlerinin yazılı ve görsel basında yer almaması için ise gerekli önlemler alınıyor ya da kısa görüntülerle geçiştiriliyor. HES’ler, saymakla bitmeyecek kadar pek çok zarara neden oluyor. HES’lerin inşa edildiği alanlarda dere kenarlarında yaşayan halk göçe zorlanıyor, birçok canlı türü ölüyor veya yer değiştirmek zorunda kalıyor. Bölgenin ekolojik dengesi değişiyor ve bozuluyor. Dereleremize bırakılan çok az miktardaki su ise kırmızı pullu alabalığın yaşamasına dahi yeterli gelmiyor. HES’lerin yapıldığı bölgelerde çevre kirliliği ile birlikte sık sık seller de meydana geliyor. Görsellerde paylaştığım askoroz Deresinin HES"den önce HES' den sonraki içler acısı durumu ortada. Bilindiği üzere askoroz Deresi Güneysu ve salarha beraberinde onlarca Dere yatağının beslediği ve denize ulaşan son noktası konumundadır. Askoroz Deresi'nin adına yazılan "Askoroz deresinun ön tarafı derindur yarum" Sözleri sadece türkülerde kalması ve diğer derelerimizin bu durumları bizi üzmeye devam ediyor.  "Alabalıkların son çırpınışları" "Dere kültürümüzü ve   anılarımızı yok ettiler" HES’lere yerel halkımız ve çevre örgütleri ve bu satırların yazarı neden isyan ediyor. HES’lerin zararı yazmakla bitmeyecek kadar çok ancak HES’ler, inşa edilen bölgelere ve yöreye tam anlamıyla yıkım getiriyor. Dere kültürümüzü ve anılarımızı bir bir yok ediyorlar. Köyümüzden Dere kenarlarına inip yaptığımız piknikler, kadınlarımızın Berrak temiz dere sularında Çamaşır, bulaşık yıkaması, çocuklarımıza yüzmesini öğrettigimiz o güzel günler mazide kaldı. Bütün anılarımız kaybolup yok oldu. Artık ala balıkların son çırpınışları. Peki gelecek nesillerın bu doğal güzellikleri yaşama hakkı ne uğruna heba edildi ? "sadece baronların para kazanma hırsı"  "Hes projelerini derhal durdurun" Yıllarca bu konuda yaptığımız uyarılar dikkate alınmadı, kulaklar tıkandı, protesto edenler ‘terörist’, hatta ‘vatan haini’ olarak görüldü; tazyikl [08:00, 14.06.2024] Muhittin Bayrak: su, biber gazı sıkıldı, gözaltına alındı. Karadeniz’de plansız, projesiz gerçekleştirilen yeşil yol, taşocağı, maden arama çalışmaları yapılırken, bölge gerçekleri dikkate alınmadı. Bir kez daha vurguluyoruz: HES projelerini yurt genelinde özellikle de Karadeniz bölgesinde derhal durdurun. ÇED süreçleri kâğıt üzerinde belgeler olmaktan çıkarılmalı, insan hayatını yok edecek değil, insan hayatına refah getirecek projeler olarak yürütülmelidir. ÇED raporları, olumlu dahi olsa bölge halkının yapılacak yatırımlara onayı mutlaka ve mutlaka alınmalıdır.
Türkiye genelinde keza Rize'de gittikçe yoğunlaşan Hidroelektrik santrali projeleri (HES) doğayı yok ederken, imtiyazlı şirketlere büyük gelirler sağlamayı sürdürüyor. Son dönemlerde halkın mücadeleleriyle iyiden iyiye gündemin üst sıralarına çıkan

 Muhittin Bayrak: BAYRAK: Askoroz Deresinin adı kaldı

"Askoroz Deresinin suları çekildi, sesi gitti adı kaldı"

Türkiye genelinde keza Rize'de gittikçe yoğunlaşan Hidroelektrik santrali projeleri (HES) doğayı yok ederken, imtiyazlı şirketlere büyük gelirler sağlamayı sürdürüyor. Son dönemlerde halkın mücadeleleriyle iyiden iyiye gündemin üst sıralarına çıkan
HES’lerle ilgili olarak memleket partisi il başkanı Muhittin Bayrak  "Askoroz deresinin adı kaldı" Başlıklı yazılı basın açıklaması yayınladı.

Bayrak, eleştirel açıklamalarıda şu cümleleri kurdu. 

  "Askoroz Deresinin adı kaldı"

"Askoroz Deresinin suları çekildi, sesi gitti adı kaldı"

Rize'li hemşerilerimizin, çevreci örgütlerin ve bizlerin kitlesel protesto gösterileri dikkate alınmadan onlarca HES yapıldı, onlarcası devam ediyor, birçok bölgede yeni projeler hazırlanıyor. HES projelerinin büyük çoğunluğu, yargı kararlarına ve protesto gösterilerine karşın Çevre Etki Değerlendirmesiden (ÇED) muaf tutuluyor.

Siyasi iktidar, yenilenebilir enerji kaynaklarımız güneş ve rüzgârdan azami ölçüde yararlanmayı göz ardı ederek, Hidroelektrik Santrallarla (HES) ülkemizin keza güzel Rize mizin ormanlarını, yeşilini, doğasını kurutuyor, çölleştiriyor.
Projelerinin büyük çoğunluğu, derelerimizi, sulak alanlarımızı, içme sularımızı kurutuyor, ormanlarımızı, börtü böceğimizi öldürüyor. Kırmızı pullu alabalığımızın neslini hızla tüketiyor. Kısaca HES’ler binlerce yılda oluşan doğal yaşam alanlarımızı yok ediyor. Ülkemizde keza şehrimizde uygulanan hidroelektrik enerji üretim anlayışı, onarılamaz çevre tahribatlarına neden oluyor. Bu projelere karşı açılan davalarda, bölge halkı yararına verilen kararların yargıçları değiştiriliyor, sürgün ediliyor. Bu konuda yapılan toplantılar engelleniyor, yasaklanıyor. Gösterilerin ve davaların haberlerinin yazılı ve görsel basında yer almaması için ise gerekli önlemler alınıyor ya da kısa görüntülerle geçiştiriliyor. HES’ler, saymakla bitmeyecek kadar pek çok zarara neden oluyor. HES’lerin inşa edildiği alanlarda dere kenarlarında yaşayan halk göçe zorlanıyor, birçok canlı türü ölüyor veya yer değiştirmek zorunda kalıyor. Bölgenin ekolojik dengesi değişiyor ve bozuluyor. Dereleremize bırakılan çok az miktardaki su ise kırmızı pullu alabalığın yaşamasına dahi yeterli gelmiyor. HES’lerin yapıldığı bölgelerde çevre kirliliği ile birlikte sık sık seller de meydana geliyor. Görsellerde paylaştığım askoroz Deresinin HES"den önce HES' den sonraki içler acısı durumu ortada. Bilindiği üzere askoroz Deresi Güneysu ve salarha beraberinde onlarca Dere yatağının beslediği ve denize ulaşan son noktası konumundadır. Askoroz Deresi'nin adına yazılan "Askoroz deresinun ön tarafı derindur yarum" Sözleri sadece türkülerde kalması ve diğer derelerimizin bu durumları bizi üzmeye devam ediyor. 



"Alabalıkların son çırpınışları"

"Dere kültürümüzü ve   anılarımızı yok ettiler"

HES’lere yerel halkımız ve çevre örgütleri ve bu satırların yazarı neden isyan ediyor. HES’lerin zararı yazmakla bitmeyecek kadar çok ancak HES’ler, inşa edilen bölgelere ve yöreye tam anlamıyla yıkım getiriyor. Dere kültürümüzü ve anılarımızı bir bir yok ediyorlar. Köyümüzden Dere kenarlarına inip yaptığımız piknikler, kadınlarımızın Berrak temiz dere sularında Çamaşır, bulaşık yıkaması, çocuklarımıza yüzmesini öğrettigimiz o güzel günler mazide kaldı. Bütün anılarımız kaybolup yok oldu. Artık ala balıkların son çırpınışları. Peki gelecek nesillerın bu doğal güzellikleri yaşama hakkı ne uğruna heba edildi ? "sadece baronların para kazanma hırsı" 

"Hes projelerini derhal durdurun"

Yıllarca bu konuda yaptığımız uyarılar dikkate alınmadı, kulaklar tıkandı, protesto edenler ‘terörist’, hatta ‘vatan haini’ olarak görüldü; tazyikl

[08:00, 14.06.2024] Muhittin Bayrak: su, biber gazı sıkıldı, gözaltına alındı. Karadeniz’de plansız, projesiz gerçekleştirilen yeşil yol, taşocağı, maden arama çalışmaları yapılırken, bölge gerçekleri dikkate alınmadı. Bir kez daha vurguluyoruz: HES projelerini yurt genelinde özellikle de Karadeniz bölgesinde derhal durdurun. ÇED süreçleri kâğıt üzerinde belgeler olmaktan çıkarılmalı, insan hayatını yok edecek değil, insan hayatına refah getirecek projeler olarak yürütülmelidir. ÇED raporları, olumlu dahi olsa bölge halkının yapılacak yatırımlara onayı mutlaka ve mutlaka alınmalıdır.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (1 )

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve rizeninsesi.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
faruk
(14.06.2024 10:41 - #10908)
sadece hes olayına bağlamayın bütün rizenin suyu bu dereden sağlanmaya çalışılıyor. bir boru yetmezken ikincisi de yapıldı. çayelinde ardeşende diğer küçük ilçelerde bir sürü dere varken suyu burdan almak ta nedir.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve rizeninsesi.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
timbir - birlik haber ajansi