SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK İÇİN DOĞRU SİSTEM
Bir sistemin sürdürülebilirliğini bugünkü sonuçları, değişen şartlara uyum sağlayabilmesi, farklı paydaşların ihtiyaçlarını gözetebilmesi ve geleceğe güçlü biçimde taşınabilmesi belirler.
SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK İÇİN DOĞRU SİSTEM
Bir sistemin sürdürülebilirliğini bugünkü sonuçları, değişen şartlara uyum sağlayabilmesi, farklı paydaşların ihtiyaçlarını gözetebilmesi ve geleceğe güçlü biçimde taşınabilmesi belirler. Bunun için ölçülerin, yöntemlerin ve kuralların zaman içinde gözden geçirilmesi, verilerin, saha tecrübesinin ve farklı bakış açılarının ortak bir zeminde buluşturulması önem taşıyor.
Bir sistemin başarısı yalnızca onu yöneten kişilere bağlı değildir. Kullanılan ölçüler, yöntemler, kurallar, yetki ve sorumluluklar ile sistemin paydaşlarının birbiriyle uyumu ve ortak değerlerde birleşebilmek de önemlidir . Bu nedenle aynı sorunlar tekrar ortaya çıktığında yalnız “Kim hata yaptı?” sorusuna cevap aramak yerine, sistemin nasıl işlediğine ve hangi noktalarının geliştirilmesi gerektiğine de bakmak gerekiyor.
Eskimeyen bir söz bunu sade biçimde anlatıyor: “Eğri cetvelden doğru çizgi çıkmaz.”
Buradaki cetvel; ölçüleri, yöntemleri, kuralları, yetki ve sorumlulukları, kısacası sonuçları şekillendiren sistemi temsil ediyor.
Bir yapının başarısını tek bir gösterge üzerinden değerlendirmek yanıltıcı sonuçlar verebilir. Üretim artarken kalite düşüyor, maliyetler azalırken üretici ve çalışan memnuniyetsizliği geriliyor, sürdürülebilirlik ve öngörülebilirlik zayıflıyorsa rakamların iyi görünmesi tek başına yeterli olmuyor.
DEĞİŞEN ŞARTLAR, GELİŞEN SİSTEMLER
Her sistem kurulduğu dönemin bilgi, tecrübe, teknoloji ve imkânlarının izlerini taşıyor. Kendi döneminde ihtiyacı karşılayan ve başarılı sonuçlar veren bir yapı, şartlar değiştikçe gelişmeye ihtiyaç duyabiliyor. Bu nedenle geçmişin tecrübesini korurken değişen şartları doğru okumak önem taşıyor. Sürdürülebilir bir sistem, işe yarayan uygulamaları korurken yeni bilgiye, yeni ihtiyaçlara ve daha iyi yöntemlere açık kalabiliyor.
Sürdürülebilirlik, yalnız mevcut yapıyı devam ettirmek anlamına gelmiyor. Sistemin güçlü taraflarını korurken aksayan yönlerini geliştirebilmek, ortaya çıkan yeni ihtiyaçlara zamanında cevap verebilmek ve bugünün kararlarının yarın üzerindeki etkisini gözetebilmek de bu anlayışın bir parçasını oluşturuyor.
Büyük ve çok paydaşlı yapılarda sistemi geliştirmek, tek bir kişi veya kurumun yetki ve imkânlarını aşabiliyor. Üretimden işlemeye, taşımadan pazarlamaya, sahadaki uygulamadan kamu yönetimine ve karar alma süreçlerine kadar birçok kişi ve kurum aynı sistemin farklı halkalarında yer alıyor.
Üretici, çalışan, sanayici, yönetici, bürokrat ve karar verici sistemi kendi bulunduğu yerden görüyor. Bu nedenle aynı sorun farklı taraflarca farklı biçimlerde tanımlanabiliyor. Bir tarafın öncelikli gördüğü konu, başka bir taraf için aynı ağırlığı taşımayabiliyor. Üstelik sistemin bir noktasında alınan karar diğer halkaları da etkileyebiliyor.
SORUNU DOĞRU TANIMLAMAK, ÇÖZÜMÜ BİRLİKTE ARAMAK
Etkili bir çözüm için önce sorunu birlikte doğru tespit etmek gerekiyor. Verilerin, saha tecrübesinin ve farklı bakış açılarının aynı zeminde değerlendirilmesi burada önem kazanıyor. Sorunun ne olduğu konusunda ortak bir anlayış oluşmadan, çözüm konusunda birlikte hareket etmek de güçleşiyor.
“Sorun kimde?” sorusunun yerine, “Sorunumuz nedir ve birlikte ne yapabiliriz?” sorusunu koymak, tartışmanın yönünü de değiştiriyor.
Ortak akıl, farklı yerlerden bakan insanların bilgi ve tecrübelerini ortak bir hedefte buluşturabilmek anlamına geliyor. Bazı sorunlarda bir paydaşın rolü öne çıkarken, bazılarında birden fazla paydaşın birlikte hareket etmesi gerekiyor.
Her kişi veya kurum sistemi tek başına değiştirecek yetki ve imkâna sahip olmayabilir. Ancak sorunu doğru tespit etmek, doğru yere taşımak, çözüm arayışına katkı sunmak ve kendi sorumluluk alanında üzerine düşeni yapmak iyileşmenin önünü açabilir.
BUGÜNÜ KORURKEN YARINI KURMAK
Sürdürülebilir bir sistem; rekabet gücünü koruyabilen, öngörülebilirliği artıran, değişen şartlara uyum sağlayan ve farklı paydaşların sisteme katkısını güçlendiren bir yapıya ihtiyaç duyuyor. Burada amaç yalnız bugünün sorunlarını çözmek değil, benzer sorunların sürekli tekrar etmesini önleyecek bir işleyiş kurabilmek.
Ölçümüz doğru mu? Kullandığımız yöntem ve kurallar bugünün ihtiyacını karşılıyor mu? Aynı sorunlar neden tekrar ediyor? En önemlisi, bunu daha iyi nasıl yapabiliriz?
Bu soruyu üretici de çalışan da sanayici de yönetici de bürokrat da karar verici de sorabilir. Burada fikrin kimden geldiğinden çok, hangi bilgi ve tecrübeye dayandığına ve sisteme nasıl bir katkı sağlayabileceğine bakmak önem taşıyor.
Gelişme, dünün tecrübesini bugünün bilgisiyle buluşturup yarını daha iyi kurabilmektir.
“Eğri cetvelden doğru çizgi çıkmaz.” sözü de bu noktada yeniden anlam kazanıyor.
Herkes bulunduğu yerden cetvelin farklı bir eğriliğini görebilir. Fakat doğru çizgiyi ancak birlikte çizebiliriz.
Remzi SEKBAN
Yorumlar
+ Yorum YapHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
İlginizi Çekebilir





Trend Haberler
TGS Personeli Rizeli Genç Trafik Kazasında Hayatını Kaybetti.




Son Haberler
SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK İÇİN DOĞRU SİSTEM



