Mehmet Emin  TOPRAK
Köşe Yazarı
Mehmet Emin TOPRAK
 

KÂBUS VEYA ÇİLE Mİ? YOKSA RAHMET Mİ?

“Bir musibet bin nasihatten evlâdır.” Der atalarımız. Ne güzel demişler... Bir nimetin kıymetini anlamak için, illa da onu kaybetmek gerekmez aslında! Maalesef çoğu zaman elimizden çıkınca anlıyoruz! Kar ve yağmurun, ne büyük bir RAHMET ve ne büyük bir NİMET olduklarını, Kâinatın Sahibi biz âciz kullara birazcık hissettirdi! Önceden haberlerde “kar kâbusu” “kar çilesi” gibi tabirlerle karşılaşırdık! Cenab-ı Hak bizi biraz terbiye edip, işlerimizi biraz zorlaştırınca, adeta kar’ı ve yağmuru davul zurna ile karşılar hale geldik! Biraz daha geç gelseydi, Edirne'ye gidip yurda girişinde tören düzenleyecektik!!! Ne buyuruyor Cenab-ı Hak: “Şükrederseniz ziyadeleştiririm(artırırım)” Bu ayetin mefhum-u muhalifi şu demek oluyor: Şükretmezseniz eksiltirim. Apartmanlarımızın onuncu yirminci katlarında suyun şarıl şarıl akmasının ne derece şükrü gerektirdiğini yeterince anlayamadık bence! Evet Aziz Dostlar! Kar ve yağmur nimetlerinin faydaları saymakla bitmez! Barajlara, toprağa, ürünlere, havaya ne denli faydaları olduğunu hepimiz az çok biliriz. Bilmek tabii ki yetmez, karşılığını vermeliyiz! Aslında her şey güzeldir, ya bizzat güzeldir ya da neticeleri itibarıyla güzeldir. Bediüzzaman Hazretleri kar nimeti hakkında şöyle diyor: “Mesela kar’ı pek bâridâne(soğuk) ve tatsız telakki ederler. Halbuki o bârid(soğuk) perdesi altında o kadar hararetli gayeler ve öyle şeker gibi tatlı neticeler vardır ki, tarif edilmez.” Son zamanlarda haberlerde, “beyaz kâbus” “beyaz çile” gibi ifadeleri pek göremiyoruz, fakat o nimetin nerden geldiği ve Kimin gönderdiği noktasında eksiklerimiz var gibi... Halen daha “yağmur ve kar düşmesinden bahsediyoruz! Fakat Cenab-ı Hak Kur’an-ı Kerimde, kar ve yağmur için defaatle “İNDİRMEK” tabirini kullanıyor! Yani kar ve yağmur yağmaz veya düşmez, İNDİRİLİR! Sadece bunu anlasak yeter geliyor bana... Allah yine bizi tehdit eder gibi şöyle buyurur: “De ki: Suyunuz (yerin içine) çekiliverse, söyleyin bakalım, size kim bir akarsu getirebilir!” Değil bahçe ve tarlalarımızı sulamak veya yıkanmak; içmeye bile su bulamazdık! Evet Dostlar, bu icraatlar, rastgele, tesadüfen veya kendi kendine olacak işler değildir.  Bu deniz ve okyanusları yeryüzünde tutup dökmeyen Birisi var! Havaya kaldırıp bizi sulayan Birisi var! Bu Zat, bizi tanıyor, bizi biliyor, bizi seviyor! Biz âciz kullar olarak da görevimiz, O’nu tanımak ve sonra da isteklerini yerine getirmektir! Hiç te zor olmayan bu asıl görevimize yoğunlaşıp, yara bere almadan bu hayatı bitirmeye gayret edelim inşallah. Saygılarımla...
Ekleme Tarihi: 17 Ocak 2021 - Pazar

KÂBUS VEYA ÇİLE Mİ? YOKSA RAHMET Mİ?

“Bir musibet bin nasihatten evlâdır.” Der atalarımız. Ne güzel demişler...

Bir nimetin kıymetini anlamak için, illa da onu kaybetmek gerekmez aslında! Maalesef çoğu zaman elimizden çıkınca anlıyoruz!

Kar ve yağmurun, ne büyük bir RAHMET ve ne büyük bir NİMET olduklarını, Kâinatın Sahibi biz âciz kullara birazcık hissettirdi!

Önceden haberlerde “kar kâbusu” “kar çilesi” gibi tabirlerle karşılaşırdık! Cenab-ı Hak bizi biraz terbiye edip, işlerimizi biraz zorlaştırınca, adeta kar’ı ve yağmuru davul zurna ile karşılar hale geldik! Biraz daha geç gelseydi,

Edirne'ye gidip yurda girişinde tören düzenleyecektik!!!

Ne buyuruyor Cenab-ı Hak:

“Şükrederseniz ziyadeleştiririm(artırırım)”

Bu ayetin mefhum-u muhalifi şu demek oluyor: Şükretmezseniz eksiltirim.

Apartmanlarımızın onuncu yirminci katlarında suyun şarıl şarıl akmasının ne derece şükrü gerektirdiğini yeterince anlayamadık bence!

Evet Aziz Dostlar!

Kar ve yağmur nimetlerinin faydaları saymakla bitmez! Barajlara, toprağa, ürünlere, havaya ne denli faydaları olduğunu hepimiz az çok biliriz.

Bilmek tabii ki yetmez, karşılığını vermeliyiz!

Aslında her şey güzeldir, ya bizzat güzeldir ya da neticeleri itibarıyla güzeldir.

Bediüzzaman Hazretleri kar nimeti hakkında şöyle diyor:

“Mesela kar’ı pek bâridâne(soğuk) ve tatsız telakki ederler. Halbuki o bârid(soğuk) perdesi altında o kadar hararetli gayeler ve öyle şeker gibi tatlı neticeler vardır ki, tarif edilmez.”

Son zamanlarda haberlerde, “beyaz kâbus” “beyaz çile” gibi ifadeleri pek göremiyoruz, fakat o nimetin nerden geldiği ve Kimin gönderdiği noktasında eksiklerimiz var gibi...

Halen daha “yağmur ve kar düşmesinden bahsediyoruz! Fakat Cenab-ı Hak Kur’an-ı Kerimde, kar ve yağmur için defaatle “İNDİRMEK” tabirini kullanıyor!

Yani kar ve yağmur yağmaz veya düşmez, İNDİRİLİR!

Sadece bunu anlasak yeter geliyor bana...

Allah yine bizi tehdit eder gibi şöyle buyurur: “De ki: Suyunuz (yerin içine) çekiliverse, söyleyin bakalım, size kim bir akarsu getirebilir!”

Değil bahçe ve tarlalarımızı sulamak veya yıkanmak; içmeye bile su bulamazdık!

Evet Dostlar, bu icraatlar, rastgele, tesadüfen veya kendi kendine olacak işler değildir. 

Bu deniz ve okyanusları yeryüzünde tutup dökmeyen Birisi var!

Havaya kaldırıp bizi sulayan Birisi var!

Bu Zat, bizi tanıyor, bizi biliyor, bizi seviyor!

Biz âciz kullar olarak da görevimiz, O’nu tanımak ve sonra da isteklerini yerine getirmektir!

Hiç te zor olmayan bu asıl görevimize yoğunlaşıp, yara bere almadan bu hayatı bitirmeye gayret edelim inşallah.

Saygılarımla...
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve rizeninsesi.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.