Osman YAZICI
Köşe Yazarı
Osman YAZICI
 

SİYASETTE HÖŞGÖRÜ

Duayen siyasetçi. Adalet gibi Adalet bakanı. Milli gibi, Millî Savunma Bakanı.. Adam gibi adam. Bakan gibi bakan.. Ömrünü, ülkeye adayan… Eğilip bükülmeyen. Gümüşhane’nin gururu, Türkiye’nin onuru.. Adalet ve Milli Savunma eski bakanlarımızdan Oltan Sungurlu’dan söz ediyoruz. Oltan Bey’i ve değerli öğretmen eşi Ayfer hanımı,1983 yılından beri tanıyor, Anavatan Partisi’nin kudretli yıllarından beri biliriz. Gelecek Partisi Genel başkan yardımcısı ve 24.Dönem Gümüşhane Milletvekili Feramuz Üstün’ün biricik oğlu Çağatay Üstün ile Büşra Bozkurt’un düğün töreninde birlikte olduk. DEVA Partisi Genel başkanı Ali Babacan ile Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ile birlikte, genç çiftlerin nikah şahitliğini yaptılar.. Sohbet ettik. Ayfer Hanım bizi görür görmez ” Bizim gazetecimiz”  dedi.. Hasret giderdik. Sağlıklı yaşam diliyorum.. * Siyasette nezaket, saygı, hoşgörü. Feramuz Üstün’ün güzel özelliklerini çok yazdım. Siyaset üstü, çok sevilen bir siyasetçidir.. Oğlunun düğünü de siyaset üstü gerçekleşti. Her partiden, her görüşten dostların buluşması oldu. AK Partililer, dönemin başbakanı Ahmet Davutoğlu’na sırtlarını dönerken, o, hocanın arkasında, dimdik ayakta durdu ve vefasını gösterdi. Kişisel ikballerini ellerinin tersiyle itti. Ailece bedel ödediler.. Gelelim düğün notlarımıza.. Nikah şahitlerinden Ahmet  Davutoğlu ve  Ali Babacan’ın ,eski bakan Sungurlu’ya gösterdikleri saygı, sevgi, hoş görü, genç siyasetçilere örnek teşkil edecek nitelikte takdire şayandı.. Oltan Bey’de yaşına ve kişiliğine gösterilen saygıdan haberdardı. Güzel tabloydu. Olması gerekende buydu.. CHP Genel Başkanı Kemal Bey ile İYİ Parti Genel Başkanı Meral Hanım, Ankara dışında olmaları nedeniyle, düğüne katılamadılar. Çiçek gönderdiler. Feramuz Bey, düğün davetiyelerini genel başkanlara, bizzat kendisi takdim ettiğini biliyorum. Ankara Büyükşehir Belediye başkanı Mansur Yavaş, her zamanki nezaketi ile, korumasız, sade bir vatandaş olarak düğüne katılanlar arasındaydı. * CHP Genel başkanı Kılıçdaroğlu son günlerde çok iyi gidiyor. Daha doğrusu, Belediye başkanlığı-yerel seçimlerinden sonra izlediği, bütünleştirici ve toparlayıcı hamleleri, Türkiye’de takdir ile karşılanıyor. Daha doğrusu Muhalefet son zamanlarda hayli atak görüntü sergiliyor. Özellikle Afganistan konusunda CHP’den, İYİ Parti’den DEVA’dan, Gelecek Parti’den Saadet Partisi’nden  ve diğer muhalif siyasetçilerden çok ciddi sesler yükseldi. İngiltere’nin Türkiye’de bir mülteci merkezi açmayı planladığının ortaya çıkmasına da ilk ve çok büyük tepki CHP’den geldi. Genel Başkan Kılıçdaroğlu, İngiltere Savunma Bakanı Wallace’ın, kendilerine hizmet etmiş Afganlara, Türkiye’de “mülteci merkezleri” kuracaklarını ilan etmesi üzerine Erdoğan’a sorular sorarak, perde arkasındaki planları, kamuoyunun dikkatlerine sunması ile gündem oluştu. Muhalefette olmasa olup bitenlerden haberimiz olmayacak.. * DEVA Partisi Genel Genel Başkanı Ali Babacan’ı bakanlığı döneminden beri yakından takıp ettiğim siyasetçidir. Kendisi ile sohbetim hiç olmamıştı. Beni de tanımazdı. ”DEVA ’da son durum” başlığı ile 3,4 kez köşeme taşımış, parti kurmanın gerekçelerini ve üstün niteliklerini, yakın dostum Hasan Karal’la yaptığım sohbetler doğrultusunda aktarmıştım. Hem birçok medyanın, tek satır yazamadıkları dönemlerde, ben köşeme taşımış, hedefleri ve amaçlarını yazmıştım.  Genel başkan Babacan’ı dünya yakından izliyor. Siyasi kariyerini herkes biliyor. Birkaç yabancı dili olan, ekonomiyi  iyi bilen, Avrupa ülkeleri ile diyaloğu bulunan, güven veren, özellikle genç kuşakların  yakından takıp ettiği liderlerden biri.. DEVA Partisi Genel başkan yardımcısı Hasan Karal, yakın dostumdur. Dostluğumuz siyasetin önündedir. Siyasi görüşlerimiz farklı olsa da dostluğumuz bakidir. AK Partiden DEVA’ ya geçince adeta linç edildi. Babacan’ın parti kurması kadar, geçişi etkili olmuştu. Gerekçelerini çok yazdık, tekrarına gerek yok. İncek’teki ofisi dolup taşıyor, herkese kucak açıyor. Ön planda olmayı sevmiyor. Siyaseti çok iyi biliyor.Adeta siyasetin doktorasını yaptı.. Düğün töreninde birlikteydik.. Hasan Karal, Genel Başkan Ali Babacan’la beni tanıştırırken iltifatlarını eksik etmedi. Aynı iltifatlarını Feramuz Üstün de  devam edince , görüşme daha samimi geçti.. Eski ANAP’lı sonrası CHP’li olarak, Ali Bey ile ayaküstü sohbet ettik. Eski başbakan Mesut Yılmaz’ı rahmetle ve saygı ile andık.. Ali Bey’in güven veren dik duruşunu ve güleç yüzünü seviyorum. * Devlet eski bakanı Eyüp Aşık ile arada bir telefonla konuşuruz. Pandemi öncesinde ofisine uğrar, hem Avni Akkan ile hem de bakan Aşık’la eski günleri anar, ortak dostlarımızdan söz ederdik. Eyüp Aşık’ın bakanlığı döneminde başına geldi.. Trabzon’dan bir partili Eyüp Aşık’ı gece, üçünde arar. Hem de ev telefonundan. Aşık  telaşla telefonu açar, karşısındaki ”Sayın bakan ben Düzköy’den Ahmet..” “Ne oldu Ahmet? Darbe falan mı oldu” der.. Ahmet ”Yok sayın bakanım, yatmadan önce sesinizi duymak istedim yüzden aradım” der. Aşık alttan kalır mı? ”Ahmet, Fahrettin Bey’i de mutlaka ara (Kurt),oda sesinizi duymadan yatamaz. Valla gücenir” diyerek  Fahrettin Kurt’un telefonunu verir.. Ahmet ,Fahrettin Kurt’u de arar tatbikî . Ertesi sabah  Eyüp Bey’de Fahrettin Kurt ’de   Meclise uykusuz gelirler.. *  Mesut Yılmaz Başbakandı ve Rize’ye gidecektir. Anavatan Partisi Rize il başkanı Arif Kopuz, Başbakanı ağırlamanın heyecanı ve sorumluluğu içinde programın kusursuz olması için uğraşıyordu.   Aksi giden tek şey ise; havanın yağışlı olmasıydı. Sevgili dostum Arif Kopuz, kendince çözüm bulmak istiyordu.  Meteoroloji Trabzon Bölge Müdürünü aradı ve sordu.”‘Müdürüm! son üç günde hava durumu nedir?’  Bölge müdürü, havanın yağışlı olacağını söylemesi üzerine Kopuz:  “Yukarısı ile konuşup, yağmuru erteleyebilir misin?’ ricasında bulunur.  Bu arada dönemin Çalışma Bakanı Yaşar Okuyan, İl Başkanı Kopuz’u arar ve hazırlıkları sormaz mı?  Arif bey patlatır: ‘Sayın bakanım, hazırlıklar tamam, hava yağışlı idi, onu da üç gün erteledik!” Yaşar bey alacağını almıştı. Başbakan Mesut beye müjdeyi verir.  “Efendim, bizim Arif; yukarısı ile konuştu, üç gün yağışı erteletmiş.” Yaşar beyin diline düşmek, Hürriyet’in manşetinden kötüdür!  Gezi boyunca tek konumuz buydu, çok eğlendik, gülmüştük.  Ve üç gün yağmur yağmadı. Anlaşılan Arif beyin talebi yüce katta kabul görmüştür. Selam olsun o günlere Selam olsun o günlere…Mesut Beye rahmet, Yaşar Okuyan’a sağlık diliyorum..
Ekleme Tarihi: 24 Ağustos 2021 - Salı

SİYASETTE HÖŞGÖRÜ

Duayen siyasetçi.

Adalet gibi Adalet bakanı.

Milli gibi, Millî Savunma Bakanı..

Adam gibi adam. Bakan gibi bakan..

Ömrünü, ülkeye adayan… Eğilip bükülmeyen.

Gümüşhane’nin gururu, Türkiye’nin onuru..

Adalet ve Milli Savunma eski bakanlarımızdan Oltan Sungurlu’dan söz ediyoruz.

Oltan Bey’i ve değerli öğretmen eşi Ayfer hanımı,1983 yılından beri tanıyor, Anavatan Partisi’nin kudretli yıllarından beri biliriz.

Gelecek Partisi Genel başkan yardımcısı ve 24.Dönem Gümüşhane Milletvekili Feramuz Üstün’ün biricik oğlu Çağatay Üstün ile Büşra Bozkurt’un düğün töreninde birlikte olduk.

DEVA Partisi Genel başkanı Ali Babacan ile Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ile birlikte, genç çiftlerin nikah şahitliğini yaptılar..

Sohbet ettik. Ayfer Hanım bizi görür görmez ” Bizim gazetecimiz”  dedi.. Hasret giderdik. Sağlıklı yaşam diliyorum..

*

Siyasette nezaket, saygı, hoşgörü.

Feramuz Üstün’ün güzel özelliklerini çok yazdım.

Siyaset üstü, çok sevilen bir siyasetçidir..

Oğlunun düğünü de siyaset üstü gerçekleşti.

Her partiden, her görüşten dostların buluşması oldu.

AK Partililer, dönemin başbakanı Ahmet Davutoğlu’na sırtlarını dönerken, o, hocanın arkasında, dimdik ayakta durdu ve vefasını gösterdi.

Kişisel ikballerini ellerinin tersiyle itti. Ailece bedel ödediler..

Gelelim düğün notlarımıza..

Nikah şahitlerinden Ahmet  Davutoğlu ve  Ali Babacan’ın ,eski bakan Sungurlu’ya gösterdikleri saygı, sevgi, hoş görü, genç siyasetçilere örnek teşkil edecek nitelikte takdire şayandı..

Oltan Bey’de yaşına ve kişiliğine gösterilen saygıdan haberdardı. Güzel tabloydu. Olması gerekende buydu..

CHP Genel Başkanı Kemal Bey ile İYİ Parti Genel Başkanı Meral Hanım, Ankara dışında olmaları nedeniyle, düğüne katılamadılar. Çiçek gönderdiler. Feramuz Bey, düğün davetiyelerini genel başkanlara, bizzat kendisi takdim ettiğini biliyorum.

Ankara Büyükşehir Belediye başkanı Mansur Yavaş, her zamanki nezaketi ile, korumasız, sade bir vatandaş olarak düğüne katılanlar arasındaydı.

*

CHP Genel başkanı Kılıçdaroğlu son günlerde çok iyi gidiyor. Daha doğrusu, Belediye başkanlığı-yerel seçimlerinden sonra izlediği, bütünleştirici ve toparlayıcı hamleleri, Türkiye’de takdir ile karşılanıyor. Daha doğrusu Muhalefet son zamanlarda hayli atak görüntü sergiliyor.

Özellikle Afganistan konusunda CHP’den, İYİ Parti’den DEVA’dan, Gelecek Parti’den Saadet Partisi’nden  ve diğer muhalif siyasetçilerden çok ciddi sesler yükseldi. İngiltere’nin Türkiye’de bir mülteci merkezi açmayı planladığının ortaya çıkmasına da ilk ve çok büyük tepki CHP’den geldi.

Genel Başkan Kılıçdaroğlu, İngiltere Savunma Bakanı Wallace’ın, kendilerine hizmet etmiş Afganlara, Türkiye’de “mülteci merkezleri” kuracaklarını ilan etmesi üzerine Erdoğan’a sorular sorarak, perde arkasındaki planları, kamuoyunun dikkatlerine sunması ile gündem oluştu. Muhalefette olmasa olup bitenlerden haberimiz olmayacak..

*

DEVA Partisi Genel Genel Başkanı Ali Babacan’ı bakanlığı döneminden beri yakından takıp ettiğim siyasetçidir. Kendisi ile sohbetim hiç olmamıştı. Beni de tanımazdı.

DEVA ’da son durum” başlığı ile 3,4 kez köşeme taşımış, parti kurmanın gerekçelerini ve üstün niteliklerini, yakın dostum Hasan Karal’la yaptığım sohbetler doğrultusunda aktarmıştım.

Hem birçok medyanın, tek satır yazamadıkları dönemlerde, ben köşeme taşımış, hedefleri ve amaçlarını yazmıştım.

 Genel başkan Babacan’ı dünya yakından izliyor. Siyasi kariyerini herkes biliyor.

Birkaç yabancı dili olan, ekonomiyi  iyi bilen, Avrupa ülkeleri ile diyaloğu bulunan, güven veren, özellikle genç kuşakların  yakından takıp ettiği liderlerden biri..

DEVA Partisi Genel başkan yardımcısı Hasan Karal, yakın dostumdur. Dostluğumuz siyasetin önündedir. Siyasi görüşlerimiz farklı olsa da dostluğumuz bakidir.

AK Partiden DEVA’ ya geçince adeta linç edildi. Babacan’ın parti kurması kadar, geçişi etkili olmuştu.

Gerekçelerini çok yazdık, tekrarına gerek yok.

İncek’teki ofisi dolup taşıyor, herkese kucak açıyor. Ön planda olmayı sevmiyor. Siyaseti çok iyi biliyor.Adeta siyasetin doktorasını yaptı..

Düğün töreninde birlikteydik..

Hasan Karal, Genel Başkan Ali Babacan’la beni tanıştırırken iltifatlarını eksik etmedi. Aynı iltifatlarını Feramuz Üstün de  devam edince , görüşme daha samimi geçti..

Eski ANAP’lı sonrası CHP’li olarak, Ali Bey ile ayaküstü sohbet ettik.

Eski başbakan Mesut Yılmaz’ı rahmetle ve saygı ile andık..

Ali Bey’in güven veren dik duruşunu ve güleç yüzünü seviyorum.

*

Devlet eski bakanı Eyüp Aşık ile arada bir telefonla konuşuruz.

Pandemi öncesinde ofisine uğrar, hem Avni Akkan ile hem de bakan Aşık’la eski günleri anar, ortak dostlarımızdan söz ederdik.

Eyüp Aşık’ın bakanlığı döneminde başına geldi..

Trabzon’dan bir partili Eyüp Aşık’ı gece, üçünde arar. Hem de ev telefonundan. Aşık  telaşla telefonu açar, karşısındaki ”Sayın bakan ben Düzköy’den Ahmet..”

“Ne oldu Ahmet? Darbe falan mı oldu” der..

Ahmet ”Yok sayın bakanım, yatmadan önce sesinizi duymak istedim yüzden aradım” der. Aşık alttan kalır mı? ”Ahmet, Fahrettin Bey’i de mutlaka ara (Kurt),oda sesinizi duymadan yatamaz. Valla gücenir” diyerek  Fahrettin Kurt’un telefonunu verir..

Ahmet ,Fahrettin Kurt’u de arar tatbikî .

Ertesi sabah  Eyüp Bey’de Fahrettin Kurt ’de   Meclise uykusuz gelirler..

*

 Mesut Yılmaz Başbakandı ve Rize’ye gidecektir. Anavatan Partisi Rize il başkanı Arif Kopuz, Başbakanı ağırlamanın heyecanı ve sorumluluğu içinde programın kusursuz olması için uğraşıyordu.  

Aksi giden tek şey ise; havanın yağışlı olmasıydı. Sevgili dostum Arif Kopuz, kendince çözüm bulmak istiyordu.  Meteoroloji Trabzon Bölge Müdürünü aradı ve sordu.”‘Müdürüm! son üç günde hava durumu nedir?’

 Bölge müdürü, havanın yağışlı olacağını söylemesi üzerine Kopuz:  “Yukarısı ile konuşup, yağmuru erteleyebilir misin?’ ricasında bulunur.

 Bu arada dönemin Çalışma Bakanı Yaşar Okuyan, İl Başkanı Kopuz’u arar ve hazırlıkları sormaz mı?  Arif bey patlatır: ‘Sayın bakanım, hazırlıklar tamam, hava yağışlı idi, onu da üç gün erteledik!” Yaşar bey alacağını almıştı. Başbakan Mesut beye müjdeyi verir.  “Efendim, bizim Arif; yukarısı ile konuştu, üç gün yağışı erteletmiş.”

Yaşar beyin diline düşmek, Hürriyet’in manşetinden kötüdür!  Gezi boyunca tek konumuz buydu, çok eğlendik, gülmüştük.  Ve üç gün yağmur yağmadı. Anlaşılan Arif beyin talebi yüce katta kabul görmüştür. Selam olsun o günlere

Selam olsun o günlere…Mesut Beye rahmet, Yaşar Okuyan’a sağlık diliyorum..

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve rizeninsesi.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.