Reklamı Geç
YAZARLAR
ÖĞRETMENİN EL KİTABI
Ceyhun KALENDER
02 Ocak 2022 - Pazar 21:53

Türk Eğitim-Sen Rize Şubesi olarak salgından önce avukatımızla birlikte “Öğretmen Hakları” başlıklı bir dizi seminer planlamıştık. Ancak salgının başlamasıyla birlikte birçok etkinlik gibi bu seminerleri de ertelemek zorunda kalmıştık.

 

“Öğretmen” diyoruz,  ancak konu tabii ki bütün kamu çalışanlarını oldukça yakından ilgilendiriyor.  Kamu kurumlarında çalışanlar olarak genel anlamda ortaya çıkan sıkıntılarla hukuksal olarak mücadele etme yol ve yöntemleri, 657’nin kapsamı, mobbing vb. baskılar gibi birçok alanda haklarımızı yeterince bilmememizden kaynaklı yaşanan hak mahrumiyetleri, bizim için çok önemli bir sorun teşkil etmektedir.

 

Ancak sanıyorum bu mağduriyet milli eğitimde, özellikle de öğretmen camiasında daha sık yaşanmaktadır. Bu sebeple değerlendirmelerimizi bazen öğretmenler üzerinden, bazen de tüm kamu çalışanları üzerinden yapacağız.

 

Kamu çalışanlarının yaklaşık üçte biri sendikalı değildir, ancak sendikalı olmak da haklarını korumak için yeterli değildir.

 

Kamu kurumlarında çalışan arkadaşlarımızın yaşadığı sorunlar zaman zaman büyük travmalara sebep olmakta, içinden çıkılamayacak bir hal alabilmektedir.

 

Burada vereceğimiz birkaç örnek durumu anlatmak için yetersiz kalsa da, yaşananlarla ilgili duruma ışık tutması yönünden önemlidir diye düşünüyorum:

 

“Göreve yeni başlayan öğretmenlere, okul müdürü tarafından göreve başlama formların yanı sıra sendika üye formu da verilerek bir sendikaya zorunlu üye yapılmak istenmesi.”

“Bir okul müdürünün, ücretli öğretmene, seni okulda istemiyorum, diyerek Milli Eğitimden görevine son verilmesini talep etmesi.”

“Öğretmenler odasında, iki arkadaş arasındaki bir konuşmaya kulak misafiri olan bir idarecinin, konuşmanın suç teşkil edebileceği gerekçesiyle öğretmen hakkında suç duyurusunda bulunması.”

“Bir idarecinin Okul Whatsap grubundan öğretmenlere mesaj atarak yarım ağız tehditle siyasi bir kişinin karşılanması için baskı oluşturulması.”

“Bir kaymakama, elini uzatarak hoş geldiniz, diyen öğretmene kaymakam tarafından, sen kim oluyorsun da bana elini uzatıyorsun? şeklinde hakaret edilmesi.”

“Salgının başladığı dönemde, terminalde resen görevlendirilen bir öğretmene, görevini bir polis memurunun telefonla bildirmesi ve öğretmenin göreve gitmemesi sonucunda öğretmene soruşturma açılması.”

“Bir sendika başkanının okul müdürünün koltuğunda otururken okul müdürünün adeta hazır olda beklemesi ve odaya çağrılan bir öğretmenin önüne üyelik formunun konularak imza atmasının istenmesi.”

“Bir öğretmenin sendikadan istifa edip başka bir sendikaya geçmesi sonucunda idareci tarafından odasına çağrılarak istifa ve üyelik formunu yırtılarak imha edilmesinin istenmesi.”

“Yönetmeliklerin dışına çıkılarak haftada birden fazla nöbet verilmek istenmesi, nöbetçi öğretmenlere servis denetleme görevi verilmesi.”

“Bazı öğretmenlerin kılık kıyafetinin okul idarecileri tarafından kendi standartlarına uygun bulunmaması.”

 

Binlerce öğretmen, binlerce dert demek. Bilmediklerimiz belki de bildiklerimizin yüz katı…

 

Verdiğimiz örneklerde daha çok sendika merkezli sorunları görmekteyiz.

Oysa TCK 118. Maddeye göre, “Bir kimseye karşı bir sendikaya üye olmaya veya  olmamaya, sendikanın faaliyetlerine katılmaya veya katılmamaya, sendikadan veya sendika yönetimindeki görevinden ayrılmaya zorlamak amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” İfadesiyle çalışanların bu konudaki hakları garanti altına alınmıştır.

 

Burada daha vahim olan ise, öğretmenlerin yaşadığı birçok baskı, yıldırma ve hakaret olayının gizli tutulması, çalışanların bunları açıklaması durumda ise başlarına daha büyük olumsuzlukların gelebileceği düşüncesidir.

 

Elbette ki yaşanan mağduriyetleri her zaman bir idareciye veya sendikaya bağlamak da doğru değildir. Kendi görev ve sorumluluklarını, haklarını, mesleğiyle ilgili kanun ve yönetmelikleri bilmemekten kaynaklanan mağduriyetler de vardır.

 

İşte bunun için diyoruz ki, kamu çalışanlarının hizmet koşulları, atanma ve yetiştirilmeleri, nitelikleri, ilerleme ve yükselmeleri, hak, ödev, yüküm ve sorumlulukları, ödenek ve aylıkları ve diğer özgürlük işleri konusunda sıkıntılarla karşılaşmamaları veya karşılaştığı sorunları daha kolay, zarar görmeden aşmaları 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nu ile meslekleriyle ilgili diğer hak ve sorumluluklarını bilmekten geçer.

 

Neticede Milli Eğitim Bakanlığı personelini örnek verecek olursak, okuldaki bir hizmetliden bakanına kadar herkes belli kanun ve yönetmelikler dahilinde, hem birbirleriyle hem de kurumlarla ilişkilerini belirlerler. Yani devlet kademelerinde keyfi uygulamalar söz konusu olamaz; kanun ve yönetmeliklerin dışına çıkılarak verilecek iş ve sorumluluklar, bu görevi verenler için de nüfuzunu kullanarak baskı oluşturma, görevini kanunların öngördüğü şekilde kullanmama kapsamında değerlendirilir ki, bu da “görevi kötüye kullanma” suç kapsamına girer.

 

Bütün bu sebepleri düşündüğümüzde, bir kamu personelinin göreve ilk adım attığı andan emekliliğine, hatta hayatı boyunca her sıkıştığında, kimseye muhtaç olmadan, açıp bakabileceği, fikir alabileceği, hak ve sorumluluklarını görebileceği kısa, öz, anlaşılır bir başucu kitabı olmalıdır.

 

Böyle bir kitabın oluşturulması için, bir hukukçu arkadaşla beraber, konuyla ilgili bütün kanun ve yönetmelikleri tarayarak, yaşananlardan da ders çıkararak,  Öğretmenin El Kitabı” veya daha da kapsamlı bir hale getirerek “ Kamu Çalışanının El Kitabı” diye bir kitapçık oluşturmayı düşünüyoruz..

 

Öğretmenlerin daha verimli çalışmaları, mesleklerini ve iş ortamlarını sevmeleri, hak ve sorumluluk bilinci içinde olumsuz dış etkilerin en aza indirilmesiyle mümkündür.

 

Bu sebeple bütün meslektaşlarıma sorunsuz, mutlu, verimli bir çalışma ortamı diliyorum.

Adınız
Yorumunuz
murat - 03 Ocak 2022  
Okullar ilmin mekânıdır. Okullarda ilmin geliştirilmesi ve taşınmasını öğretmenlerle - öğrenciler müşterek yapmalıdır.Rize ye ilmi taşıyacak olan üniversitelerdir. Örgü!dokuma işinide talebeler yapacaktır. Liyakatlı talebe ve Eser sahibi Profesörler olmalı..Avrupada ve dünyada böyle..Türkiye de bu işleri öğrenmek için gayret etmeli...

musa - 04 Ocak 2022  
Liyakatlı talebe ve Eser sahibi öğretmen..Dersanelerdeki öğretmenlerin dergileri-kitapları yayınları vardır..Dersaneler eser yönünden-üniversitelerden çok daha zengindir..Milletlerin asliyet ve şahsiyet hayatına bakınca görürüz ki- üstün fikri derin tahassüs edasına kavuşturmuş azim yaratılışlar çıkmakta karşımıza... Yunus EMREDE maverai hasret...Fuzuli de beşeri rikkat...Baki de sultanı haşmet...Nefi de hamasi belagat..Nedim de garami hassasiyet...Şeyh Galip de bedii zarafet..Ve hepsinde teker teker bu kıymetlerin hepsi... Kitaplık çapta okumayan öğretmen ve talebe..

Eser sahibi öğretmen - 13 Ocak 2022  
Eser sahibi eöretmenlerin el kitabında diyor ki- kış mevsiminde Rize de meskenlerde Doğalgaz yakıtlı KOMBİ kullanıyoruz. Tam yoğuşumlu doğalgaz Kombilerinin baca borusundan çıkan dumana bakarak yanılabiliriz. Yağuşum yapıp yapmadığını anlamak için yoğuşma çıkışında su akıp akmadığına bakmak gerekir. Yoğuşum suyu kullanılmaz. Sağlığa zararlıdır.

Öğretmen - 16 Ocak 2022  
İsa çakoğlu- Ceyhun XXX XXX XXX o kitabı yazar.

Ceyhun Kalender - 17 Ocak 2022  
İsa çakoğluna- İsa- muhtemelen takma isim kullandığın için aslında adam yerine de konulmaya değmezsin. Ama saklandığın isminin arkasında ne kadar karaktersiz- kişiliksiz ve aptal olduğun belli oluyor.


Diğer Yazıları

BENCE DE KISKANIYOR…
BU İŞLER BAKAN ZİYA SELÇUK’TAN ÖNCE BÖYLE DEĞİLDİ!
RUSLAR UKRAYNA'DA NEDEN KAZANAMADI?
KARMA EĞİTİM
BİR TEZKERE HİKAYESİ
DÜNYA DİLİ TÜRKÇE" KONULU KOMPOZİSYON YARIŞMASI
RİZE'DE MAÇ VAR AMA KİMSENİN HABERİ YOK!
HER SARSILDIĞIMIZDA, “İYİ Kİ ‘O’ VAR” DİYECEĞİZ
NEDEN VE NASIL DEMOKRASİ?
OKULLARDA TEST SONUÇLARININ POZİTİF ÇIKMASI DURUMUNDA NE YAPILMALI?
ARTIK KİMSENİN DAYANMA GÜCÜ YOK!
FELAKET GÜNÜ ÇEVRECİLİĞİ!
MEMUR VE MEMUR EMEKLİLERİ HEDEFLENEN ENFLASYON KADAR MAAŞ ZAMMI GİRDABINA MAHKÛM OLMAMALI
DOĞU KARADENİZ’DE TURİZME EL FATİHA…
ANDIMIZ İÇİN DAHA NE BEKLİYORUZ?
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK VE DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI
SİVİL TOPLUMDAN SİYASİ TOPLUMA…
25 NİSAN KIZILDERİLİ SOYKIRIMINI ANMA GÜNÜ”
KURTULUŞA GİDEN YOLDA TBMM’NİN AÇILIŞININ ÖNEMİ VE AYAKLANMALAR
DEĞERLER EĞİTİMİ!
YALAN SANDIĞA SIĞMAZ!
KİM, NASIL ANT İÇİYOR?
OKULLARDA KULLANILMAYAN BİLGİSAYAR VE TABLETLER ÖĞRENCİLERE VERİLSİN
PROMOSYON ÇAY ÜRETİCİSİNİN DE HAKKI…
MEB SINAV YAPMADI, ÖĞRETMEN BÜYÜK KAYIPTA… EŞİT İŞE EŞİT ÜCRET!
100 PUAN, 100 PUAN, 100 PUAN…
SİVİL TOPLUM...
EKMEK KAVGAMIZ
WEBO'YA YAPILAN IRKÇI SALDIRI, İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ VE İNSAN HAKLARI GÜNÜ
DEMİRCİNİN KÖPEĞİ
UZAKTAN EĞİTİM SÜRECİNDE EN BÜYÜK SORUN,
OKUL ÖNCESİ ÖĞRETMENLERİ BAKICI DEĞİLDİR!
ÖĞRETMEN YALVARMAZ, ÖĞRETMEN EL AÇMAZ
KAYIP BÜYÜK, HESAP YANLIŞ
BEN KİMİM?
ACABA NEDEN?
EĞİTİM-ÖĞRETİM NEDİR NE DEĞİLDİR?
TÜRKİYE KAMU-SEN BU YIL DA EN FAZLA BÜYÜYEN KONFEDERASYON OLDU
ASLINDA NE OLMUŞTU?
KAÇAK ÇAY
İNSAN, ŞEHİR VE ŞEHİRCİLİK
SÜREÇ ARTIK GERİ DÖNÜŞÜ OLMAYAN BİR YOLA GİRMİŞTİR
İFTAR SOFRALARININ MALİYETİ CEP YAKIYOR
ENGELLİ VATANDAŞLARIMIZI ANLAMAKLA YÜKÜMLÜYÜZ
ÇAY DEYİP GEÇMEYİN!
KÜRESEL ISINMA NEDİR?
100. YILINDA O’NA BİR KERE DAHA MİNNET DUYGULARIMIZI BİLDİRİYORUZ
İnsanlığın Korkulu Rüyası Salgın Hastalıklar
Ücretli Öğretmenler Çaresiz
18 Mart Çanakkale Zaferi
ÜNİVERSİTELERDE GÖREV YAPAN İDARİ PERSONELE TAYİN HAKKI TANINMALIDIR.
“HAK MÜCADELESİNDE BEN DE VARIM” DİYORSANIZ…
HARCADIĞIMIZ HER KURUŞUN EN AZ DÖRTTE BİRİ VERGİYE GİDİYOR
BU KİBİR, BU İNAT, BU HASET NEDEN?
SATMAKLA DA BİTMEZ Kİ!
Turan Nedir? 3 EKİM TÜRK DÜNYASI
“BENİM ÇOCUĞUM YAPMAZ” DEMEYİN
Lüküs Hayat
Türkçe Resmiyetini 742 Yıl Önce Karamanoğlu Mehmet Bey İle Kazandı
Ah Molla Molla
3 Mayıs 1944 – Türkçülük Davası
Hele Bir Yürüyün de Yürüyüşünüzü Görelim