Mustafa Semih  ARICI
Köşe Yazarı
Mustafa Semih ARICI
 

CUMHURİYETİN 2.YÜZYILINDA TÜRKİYE VE RİZE – II

            Bu köşeyi takip edenler bilir. 2021’den beri birçok defa Rize ekonomik geleceği için yazılar kaleme aldım. Bu açıdan 21.Yüzyılda Rize derken, bu yazılara göz gezdirilerek düşündüklerimiz anlaşılabilir. Çok fazla ilave edilebilecek bir şey de yok. Çünkü gelecekten bahsetmek, öngörüler yapmak çoğu defa kum üzerinde yazı yazmaya benzer. Gelir birileri, ya da bir dalga bu yazıları silip süpürür, geride hiçbir iz kalmaz.             Bu yüzden meydana gelmesi çok muhtemel hatta neredeyse kesin gibi olan küresel ısınma ve iklim değişikliklerinin Rize üzerindeki olası etkilerinden bahsetmek istiyorum.  Bilindiği gibi özellikle içinde bulunduğumuz yılda dünyayı kasıp kavuran ısı dalgaları, sonu gelmez kuraklıklar, giderek kuruyan akarsular, göller bu sürecin hızlanarak devam edeceğini gösteriyor. Bu olumsuz gelişmeden Türkiye’de her yer olduğu gibi Rize’de nasibini alacaktır.             Neler olacaktır meselâ?:             -Yağmurlar önemli ölçüde azalacağından çay tarımı başta olmak üzere tarımsal verim düşecektir.             -Zaten içme suyu kaynakları HES gibi amaçlarla iyice köreltildiğinden,  giderek  suyu azalan  dereler “İnce sulara” dönüşecek ve hatta tamamen kuruyacaktır.             -Artan nüfusa rağmen su kaynakları azalacağından büyük sıkıntı çekilecektir.             -Mısır, fasulye, lahana gibi yöreye mahsus çay dışı tarımsal faaliyetler bitme noktasına gelecektir.             -Yaz mevsimi uzayıp oldukça sıcak geçeceğinden deniz ve yayla turizminde patlama yaşanacaktır. Akdeniz ve Ege kıyılarının dayanılmaz sıcaklığından kaçanlar Rize’ye (Tabii Soçi başta olmak üzere Kuzey Karadeniz kıyılarına da) akın edecektir. Yazın bile pek işlek olmayan hava limanı gelip giden uçaklarla dolup taşacaktır. Sahiller ve yaylalar yeni inşaatlarla kirlenecektir. Zaten kuraklığın yıpratacağı doğa iyice zarar görecektir. Yüzyılın on yılları ilerledikçe Akdeniz kıyılarına ancak kasım-mart ayları arası gidilebilinirken Rize’de her mevsim turizm faaliyeti yapılabilecektir.             Tabii bunlar küresel ısınma ve getireceği iklim değişikliklerinin devam edeceği varsayımına dayanıyor.Belki uluslar arası bir işbirliğiyle bu süreç geriye döndürülemezse bile, bir noktada tutulursa bu olumsuz gelişmeler daha hafif yaşanacaktır.              Peki, tüm bunlara karşı bizler ne yapabiliriz?             -Her şeyden önce güçlü bir çevre ve iklim bilinci, doğayı koruma aşkı duyulmalıdır.             -Özellikle içme suyu kaynakları titizlikle korunup geliştirilmelidir. -Son kalan orman parçaları ve Ayder gibi milli parklara gözümüz gibi bakılmalı, bırakın kesip biçmeyi, kirletmek bile cezayı gerektiren bir suç olmalıdır. -Başta RTE Üniversitesi olmak üzere belediyeler, valiliklerde konuyla ilgili birimler kurulmalıdır. -Kentleşme asla ve asla doğayı kirletip dengesini bozmayacak şekilde tanzim edilip yürütülmelidir. Zaten torunlarımıza yaşanabilir bir Rize bırakmak için başka çaremiz olmadığını bilelim.
Ekleme Tarihi: 16 Kasım 2023 - Perşembe

CUMHURİYETİN 2.YÜZYILINDA TÜRKİYE VE RİZE – II

            Bu köşeyi takip edenler bilir. 2021’den beri birçok defa Rize ekonomik geleceği için yazılar kaleme aldım. Bu açıdan 21.Yüzyılda Rize derken, bu yazılara göz gezdirilerek düşündüklerimiz anlaşılabilir. Çok fazla ilave edilebilecek bir şey de yok. Çünkü gelecekten bahsetmek, öngörüler yapmak çoğu defa kum üzerinde yazı yazmaya benzer. Gelir birileri, ya da bir dalga bu yazıları silip süpürür, geride hiçbir iz kalmaz.

            Bu yüzden meydana gelmesi çok muhtemel hatta neredeyse kesin gibi olan küresel ısınma ve iklim değişikliklerinin Rize üzerindeki olası etkilerinden bahsetmek istiyorum.  Bilindiği gibi özellikle içinde bulunduğumuz yılda dünyayı kasıp kavuran ısı dalgaları, sonu gelmez kuraklıklar, giderek kuruyan akarsular, göller bu sürecin hızlanarak devam edeceğini gösteriyor. Bu olumsuz gelişmeden Türkiye’de her yer olduğu gibi Rize’de nasibini alacaktır.

            Neler olacaktır meselâ?:

            -Yağmurlar önemli ölçüde azalacağından çay tarımı başta olmak üzere tarımsal verim düşecektir.

            -Zaten içme suyu kaynakları HES gibi amaçlarla iyice köreltildiğinden,  giderek  suyu azalan  dereler “İnce sulara” dönüşecek ve hatta tamamen kuruyacaktır.

            -Artan nüfusa rağmen su kaynakları azalacağından büyük sıkıntı çekilecektir.

            -Mısır, fasulye, lahana gibi yöreye mahsus çay dışı tarımsal faaliyetler bitme noktasına gelecektir.

            -Yaz mevsimi uzayıp oldukça sıcak geçeceğinden deniz ve yayla turizminde patlama yaşanacaktır. Akdeniz ve Ege kıyılarının dayanılmaz sıcaklığından kaçanlar Rize’ye (Tabii Soçi başta olmak üzere Kuzey Karadeniz kıyılarına da) akın edecektir. Yazın bile pek işlek olmayan hava limanı gelip giden uçaklarla dolup taşacaktır. Sahiller ve yaylalar yeni inşaatlarla kirlenecektir. Zaten kuraklığın yıpratacağı doğa iyice zarar görecektir. Yüzyılın on yılları ilerledikçe Akdeniz kıyılarına ancak kasım-mart ayları arası gidilebilinirken Rize’de her mevsim turizm faaliyeti yapılabilecektir.

            Tabii bunlar küresel ısınma ve getireceği iklim değişikliklerinin devam edeceği varsayımına dayanıyor.Belki uluslar arası bir işbirliğiyle bu süreç geriye döndürülemezse bile, bir noktada tutulursa bu olumsuz gelişmeler daha hafif yaşanacaktır. 

            Peki, tüm bunlara karşı bizler ne yapabiliriz?

            -Her şeyden önce güçlü bir çevre ve iklim bilinci, doğayı koruma aşkı duyulmalıdır.

            -Özellikle içme suyu kaynakları titizlikle korunup geliştirilmelidir.

-Son kalan orman parçaları ve Ayder gibi milli parklara gözümüz gibi bakılmalı, bırakın kesip biçmeyi, kirletmek bile cezayı gerektiren bir suç olmalıdır.

-Başta RTE Üniversitesi olmak üzere belediyeler, valiliklerde konuyla ilgili birimler kurulmalıdır.

-Kentleşme asla ve asla doğayı kirletip dengesini bozmayacak şekilde tanzim edilip yürütülmelidir.

Zaten torunlarımıza yaşanabilir bir Rize bırakmak için başka çaremiz olmadığını bilelim.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve rizeninsesi.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
timbir - birlik haber ajansi