RizeninSesi
RizeninSesi
Açık
Rize · 15°C
Bizi Takip Edin
08 Eylül 2026 - 19:02

ZAMPARA

Tarihi gerçeklerin hurafe ve kulaktan dolma safsatalarla ezildiği, cehaletin özgüvenle korunduğu bir atmosferde akıl ve mantıkla kalakalmanın çaresizliği

0 Paylaşım
ZAMPARA

ZAMPARA!..
    
Bir ay öncesi köyümüzde olan PTT acentesine fatura ödemek üzere uğradım. Oradaki arkadaşlar beni görünce gişenin arka tarafına buyur edip çay ikramında bulundular. Havadan sudan konuşurken televizyondaki haberlerde de yine Gazze’den bahsediliyordu. 

Arkadaşın bir tanesi bana dönerek;

-Şu İsrail’in katliamı durmak bilmiyor. Kadınları, çocukları bile acımasızca öldürüyorlar dedi.

+Haklısın, tam bir etnik temizlik yapıyorlar. Alenen soykırım. Geçmişte kendilerinin maruz kaldıkları bu durumu şimdi kendileri yapıyorlar dedim. Arkadaş devamla,

-Gerçi bu Araplarda az günahsız değil. Osmanlının bedduasını almışlar. Osmanlıda en büyük asker kaybını o cephelerde, onların düşmanla iş birliği yapmasıyla verdik. Dedi. Bu arada bize çay ocağından çay getiren son zamanlarda bir tarikata katılmış olan yeğenimiz bir anda lafa girerek;

*O nu onlar mı yaptı? O katliamları İngiliz Ajanı olan Mustafa Kemal Efendi yaptı. Bunu söylemeye diliniz varmıyor tabi.

+Sen bu kanıya nereden vardın? Hangi tarih kitabından okudun? Diye soracak oldum.

*Sert bir ses tonuyla; Tarihmiş, kitapmış, hoca efendilerimiz bize yalan mı söylüyor? Diyerek oradan uzaklaştı. Bizler arkasından bakakaldık. Çünkü!..
      
Birkaç gün önce arabamı oto yıkamaya götürdüm. Arabayı bıraktıktan sonra köşe başında bulunan bir çay ocağında eskiden beri tanıdığım bir arkadaşın seslenmesiyle yanına vardım. Arabam yıkanıncaya kadar vaktim vardı. Onlarda bir gurup oturuyorlardı. 

Arkadaşım beni onlara tanıttı. Selamlaştık oturdum. Sohbet ederken arkadaşın bir tanesi bana dönerek;

-Şu Diskin Zafer Bayramının kutlamalarına katılmayışına bir anlam veremedim, dedi. Ne dersin? Bende gülerek;

+ AKP ve MHP’nin Malazgirt savaşını aynı ayın içerisinde olması sebebiyle, olayın göbeğine yerleştirerek, kıyısından köşesinden de olsa kutladığı Zafer Bayramı’nı, tüm varlığını bu sisteme borçlu olan Disk Sendikasının Hüdapar, Dem parti gibi zaten Kuruluş Felsefesini kabul etmeyen siyasi görüş ve partilerle beraber hareket ederek kutlamamasını ben de anlamadım? Acaba AKP ve MHP’nin bu olayı yavaş, yavaş da olsa sahiplenmesi mi ağırlarına gitti ve onların olduğu yerde biz yokuz mu? dediler. Yoksa söz konusu sendika da Kuruluş Felsefesine karşı mı? Bu durumda ona bağlı binlerce işçinin görüşü de bu yönde mi? Zira toplumsal olayların bütünü geçmişi ve geleceği, etnik siyaset yapan örgütlerin dışında herkesi bağlar… Bu arada kılık kıyafeti yerinde gayet bakımlı, biz yaşlarda bir bey de masamıza geldi. Kendisini tanımıyorum. Fakat diğer arkadaşlar ayağa kalkarak ona saygı gösterip buyur ettiler. Adamcağız benim söylemimin sonunda gelmiş, ona duydukları yetmişti.

-Zafer Bayramı falan diyorsunuz ancak, O Mustafa Kemal ile 54 milyon olan Osmanlı nüfusunun 13 milyona düşmesine sebep olduğunu da biliyor musunuz?

+Pardon anlamadım. Yani Atatürk 19 Mayıs 1919 da Samsun’a çıktığında ve Kurtuluş Savaşını başlatmaya karar verdiğinde 54 milyon nüfus vardı ve 1924 yılında yapılan sayımda bu 13 milyona düştü öyle mi? Bilmiyordum sizden öğrenmiş oldum. Peki sizin kaynağınız kim? 

-Batum’daki benim Nataşa’nın babası. Okumamış ancak çok gün görmüş, geçirmiş biri.
    
Bu beyefendinin eşi on yıl önce vefat etmiş. Yeniden evlenme yerine çapkın arkadaşları ile Batum’a gider olmuş. Orada kendi söylemine göre yine kendisine sadık birini bulmuş. Kadının ailesi de rıza göstermiş. Bizimkinin de hali vakti yerinde her ayın bir hafta – on gününü orada geçiriyor. Kadının yaşlı babası da; ah biz bu durumlara düşecek ailemi idik? Hepsi onun suçu diyerek Mustafa Kemalin yaptıklarını tek tek anlatmış. Batum’u- Tiflis’i nasıl sattığını v.s.  Konuşmaya devam ederken etrafımdakilere bir göz gezdirdim. Öylesine hayranlıkla dinliyorlardı ki midem bulandı hemen masadan kalktım. Kendi kendime acaba bunlar gerçekten bu adamın anlattıklarına mı inanıyorlar?  Yoksa ayda bir gittiği o yerdeki ağırlanmasına mı gıpta ediyor, zira hiç itiraz etmeden ağızlarının suyu akarak dinliyorlardı? Bende cevap veremedim, çünkü!..
    
Bir iki gün önce yine önem verdiğim bir arkadaşın ağzından; ya o kadar da savunmayın bunları. Çankaya da rakı masalarında iki sarhoşun aldığı kararların savunulacak tarafımı var? Kaldı ki Lozan da Batum’u. Kerkük’ü, Hatay’ı nasıl parayla sattığını İngilizler açık açık anlatıyor. Hataylılar Mustafa Kemal’e rağmen isyan edip, Türkiye ye bağlanmışlar. Demez mi? Aptallaştım doğrusu. Cevap veremedim, çünkü!..
    
Demek ki benim ülkemde şer odakları harıl-harıl gece gündüz demeden çalışıyor, nifak sokmak için hiçbir fırsatı kaza yapmıyorlar. Sesleri öylesine gür çıkmaya başladı ki doğrusu insan gelecek için ürperiyor. Alanında hiçbir bilimsel çalışması ve öngörüsü olmayan; Bir zamparanın veya tarikatçının veya çıkarını ön planda tutmayı alışkanlık haline getirenlerin anlattıkları ne yazık ki tarihi gerçekleri ve bilimsel doğruları ezip geçiyor. Anlatırken de Allah Rızası için anlatıyoruz diyorlar. İşin içinde Allah Rızası olunca daha ilime, bilime başka bir argümana ihtiyaç var mı? İnanmayan taş olur. Cevap veremiyorsunuz, çünkü!.. onlar açısından ortam öylesine müsait ki. Allah yar ve yardımcımız olsun. Kalın sağlıcakla!..     
 

#safsatalarla #cehaletin #akıl

Yorumlar

+ Yorum Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!