RizeninSesi
RizeninSesi
Bulutlu
İstanbul · 15°C
Bizi Takip Edin
19 Ekim 2026 - 09:34

2011'de Rize'de uyardığımız tehlikeyi bugün İstanbul'da konuşuyoruz

Karal'dan İstanbul'daki sel felaketi sonrası 15 yıllık uyarı: “Biz bunu yıllar önce söyledik, derelerin üzerini kapatmak felakete davetiye çıkarmaktır”

0 Paylaşım
2011'de Rize'de uyardığımız tehlikeyi bugün İstanbul'da konuşuyoruz

DEVA Partisinin Rizeli Genel Başkan Yardımcısı  Hasan  Karal'dan İstanbul'daki sel felaketi sonrası 15 yıllık uyarı: “Biz bunu yıllar önce söyledik, derelerin üzerini kapatmak felakete davetiye çıkarmaktır”

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, İstanbul'da can kayıplarına ve büyük maddi hasara yol açan sel felaketinin ardından dere yataklarının yapılaşmaya açılması ve üzerlerinin kapatılmasına ilişkin yıllardır yaptığı uyarıları hatırlattı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un Ayazağa'da dere kesitleri ve altyapı sorunlarına dikkat çektiğini belirten Karal, aynı tehlikeyi 2011 yılında Rize'de yaşanan sel felaketinin ardından gündeme taşıdıklarını söyledi.

Karal, “Bugün İstanbul'da konuştuğumuz mesele bizim için yeni değil. Biz yıllar önce Karadeniz'de yaşanan sel felaketlerinin ardından defalarca uyardık. Derelerin üzerini kapatırsanız, doğal akışını engellerseniz, dere yataklarını binalarla doldurursanız, gün gelir o su kendisine mutlaka bir yol bulur. Yağmurun yağmasını engelleyemezsiniz ama yağmurun afete dönüşmesini engellemek için tedbir alabilirsiniz. Ne yazık ki yıllar geçiyor, şehirler değişiyor ama aynı yanlışların bedelini vatandaşlarımız ödemeye devam ediyor” dedi.

“2011 yılında aynı tehlikeye dikkat çekmiştik”

Rize Milletvekilliği döneminde dere yataklarının üzerinin açılması için yürüttükleri çalışmaları hatırlatan Karal, 27 Eylül 2011 tarihinde basına yansıyan açıklamasında üstü kapatılan derelerin sellere davetiye çıkardığını söylediğini anımsattı. Karal, “2011 yılında Rize'de yaşanan sel felaketinin ardından açıkça söyledik: Üstü kapatılan dereler sellere davetiye çıkarıyor. Bu yalnızca Rize'nin değil, bütün Karadeniz şehirlerinin ve benzer şekilde yapılaşmış kentlerimizin meselesidir. O gün ne söylediysek bugün de aynı noktadayız. Çünkü sorun yalnızca yağışın şiddeti değil, şehirlerimizin o yağışı güvenli biçimde taşıyabilecek şekilde planlanmamasıdır” ifadelerini kullandı.
“Rize'deki altı derenin üzerinin açılması için mücadele ettik”

Rize şehir merkezindeki derelerin üzerinin açılması için yıllarca mücadele verdiklerini vurgulayan Karal, Değirmendere, Müftü Deresi, Hamamderesi, Çamlıbel, Kale ve Paşakuyu dereleriyle ilgili projeleri gündeme taşıdıklarını belirtti.

Karal, şöyle devam etti:

“Biz bu tehlikeyi yalnızca dile getirmekle kalmadık, çözümü için de mücadele ettik. Rize şehir merkezindeki altı derenin üzerinin açılması için çalışmalar başlattık. Değirmendere ve Müftü Deresi için ihaleler yapıldı. Diğer dereler için de girişimlerde bulunduk. Ancak yıllar içinde dere yataklarının üzerlerine binalar yapılmış, bazı alanlar özel mülkiyete konu olmuştu. Kamulaştırma sorunlarıyla, ciddi maliyetlerle ve çeşitli itirazlarla karşılaştık. Bazı alanlarda adımlar atıldı, bazı çalışmalar ise yarım kaldı. Bugün geriye dönüp baktığımızda bu meselenin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha görüyoruz.”

“Dere yataklarını kapatıp sonra selin nedenini yalnızca yağmurda arayamayız”

İstanbul'da yaşanan felaketin şehircilik anlayışının yeniden değerlendirilmesini zorunlu kıldığını belirten Karal, dere yatakları üzerindeki yapılaşmanın ve yetersiz altyapının bilimsel veriler ışığında incelenmesi gerektiğini söyledi.

Karal, “Elbette aşırı yağışlar ve değişen iklim koşulları önemli bir gerçek. Ancak bu gerçek, şehirlerimizi doğru planlama sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Derelerin üzerini kapatıp, suyun akış alanını daraltıp, çevresini betonlaştırdıktan sonra yaşanan her felaketi yalnızca yağış miktarıyla açıklayamayız. Asıl mesele, yağmur yağmadan önce ne yaptığımızdır. Afet yaşandıktan sonra dere ıslahını konuşmak yerine, afet yaşanmadan bu çalışmaları tamamlamak zorundayız” diye konuştu.
“15 yıl önce yaptığımız uyarılar hâlâ geçerliyse burada ciddi bir sorun var”

Dere yataklarının üzerinin açılması ve taşkın riski taşıyan bölgelerde kalıcı önlemler alınması gerektiğini vurgulayan Karal, sözlerini şöyle sürdürdü:

“2011 yılında Rize'de söylediğimiz sözleri 2026 yılında İstanbul'da yeniden hatırlatmak zorunda kalmamız düşündürücüdür. Aradan 15 yıl geçmiş olmasına rağmen hâlâ kapatılmış dereleri, daraltılmış dere yataklarını ve tamamlanmamış ıslah çalışmalarını konuşuyoruz. Karadeniz'de de İstanbul'da da aynı yanlışları tekrar etme lüksümüz yok. Bugün yapılması gereken, ülke genelinde üzeri kapatılmış ve taşkın riski taşıyan bütün derelerin envanterini çıkarmak, riskli alanlarda gerekli kamulaştırma ve ıslah çalışmalarını tamamlamak, dere yataklarını yeniden güvenli hale getirmektir. Biz yıllar önce uyardık, bugün de uyarıyoruz: Derelerin doğal akışını engellemeyin. Dere yataklarını yapılaşmaya teslim etmeyin. Çünkü ihmallerin bedelini her defasında canıyla, malıyla vatandaşımız ödüyor.”

#istanbulda #derelerin #üzerini

Yorumlar

+ Yorum Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!