Lİ KÜLLİ MAKAMİN MAKAL
Li-külli makâmin makâl, li-külli meydânin ricâl ve li-külli ormânin çakal… Her makamın bir sözü, her meydanın bir adamı, her ormanın da bir çakalı vardır.
Li-külli makâmin makâl, li-külli meydânin ricâl ve li-külli ormânin çakal…
Her makamın bir sözü, her meydanın bir adamı, her ormanın da bir çakalı vardır.
Mizah olsun diye söylenen bir tekerleme olduğu halde, aslında çok daha derin bir ifadedir. İlk bölüm, her sözün her yerde söylenemeyeceğini belirtir. Öyle değil midir? Herkes her istediğini her yerde söyleyebilir mi? Söylese başına iş almaz mı? Yunus Emre;
“Keleci bilen kişinin yüzünü ağ ede bir söz
Sözü pişirip diyenin işini sağ ede bir söz
Söz ola kese savaşı söz ola bitire başı
Söz ola ağulu aşı bal ile yağ ede bir söz
Kişi bile söz demini demeye sözün kemini
Bu cihan cehennemini sekiz uçmağ ede bir söz” der.
Şunu demek istiyor. Öyle söz vardır ki savaşı bitirir, öyle söz de vardır ki kişinin başını kestirir ve zehirli yiyeceği bal, yağ eder.
Li-külli meydânin ricâl… Her meydanın, her işin de serdengeçti erleri, yani o işten anlayan birileri vardır. Zaten onlar olmasa hayat çekilmez olur. Ya da bütün işler birbirine, at izi it izine karışır. Ziya Gökalp, Alageyik şiirinde
“At önünde et vardı,
İt, ot yemez ağlardı;
Otu ata yedirdim,
Eti ite yedirdim” diyerek, bir çarpıklığı düzelttiğini belirtir.
Ve li-külli ormanin çakal… Her ormanın bir çakalı olur anlamındaki bu son bölümde de, her işi, her düzeni bozan veya bozmak üzere çabalayan fırsatçılar çıkabilir. Öyle değil midir? Nerede güzel bir iş yapılacak olsa ona sekte vuracak, onu bozmak için uğraşacak birileri çıkar ve bu kez de onunla mücadele etmek gerekir. Kışkırtıcılar, hiçbir zaman boş durmazlar. Öyle ustaca yaparlar ki işlerini, şaşırır kalırsınız. Bendeniz Ankara’da böyle bir olaya şahit olmuştum da az kalsın küçük dilimi yuta yazacaktım. Bir hafta sonu amatör bir futbol müsabakasını izlemeye gitmiştim. Bilenler bilir Ankara’nın birbirlerine rakip semtleri vardır. Buraların takımları maç yaparken ortam çok gergin olur. Hele mücadele, şampiyonluk veya kümede kalma mücadelesiyse, emniyetin işi de çok zorlaşırdı. Mücadele eden takımların birinin taraftarı olduğundan bile şüphe ettiğimiz bir adam, kâh bir takımın taraftarının bulunduğu tribünün önünde onları, kâh öbür takım taraftarının tribününün önünde onları çeşitli sözlerle tahrik ediyor, birbirlerine düşürüyordu. Öyle bir kavga çıktı ki, onlarca polis kavgayı zor ayırdı. Canımızı zor kurtardık desek yeridir. Ertesi hafta yine bir başka maça gittim. Aynı adam yine oradaydı ve o kadar sakindi ki, inanamazsınız.
Demem o ki, toplumda böyle kışkırtıcılar vardır ve her zaman olacaktır. Önemli olan bunlardan uzak durmak, bunlara meydan vermemektir. Ve işi ustaca yoluna kopmaktır. Bunu yapabileceklere selam olsun!
Esenlikle efendim!
Yorumlar
+ Yorum YapHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Gözden Kaçmasın
ÖNLÜK…
Görüntüle →Son Yazıları
İlginizi Çekebilir
Trend Makaleler
RİZEDE ALINAN KARARA ÖNCE İNANAMADIM