Reklamı Geç
YAZARLAR
BU KEZ SÖZÜM ÜRETİCİYE
Adnan ONAY
15 Mart 2021 - Pazartesi 13:51

Henüz ailede tek bir ferdin, aile reisinin çalışıp, para getirdiği, çayın aileye sağladığı kazanç açısından oldukça önemli olduğu çocukluk dönemlerimizi hatırlarım.


Henüz ilkokul çağında çay işiyle haşır, neşir olmaya başlamıştık. Ailece, sabah gün aydınlanmak üzereyken çaylığa girer, elle iki buçuk yaprak çay toplardık. Sonrasında benden iki yaş büyük ağabeyimle evimizin bulunduğu Camiönü Mahallesinden boyumuza yakın çay dolu sepetleri yüklenerek patika yollardan düşe, kalka taa Zihni Derin Fabrikasının yanındaki çay alım yerlerine giderdik. Çayımızın teraziye konma sırası bazen geç saatlere kadar uzardı. 

O yıllarda Zihni Derin Fabrikasında tahakkuk şefi olan rahmetli babam mesaisini bitirir bitirmez yanımıza gelirdi. 


Çok meşakkatli günlerdi ancak çaydan elde edilen gelir ailemiz için büyük bir nimetti. Az da olsa çaylığı olanlar şanslıydı. Onlar çocuklarını sıkıntısız okutabiliyor, kenara üç beş kuruş koyabiliyor, yeni şeyler alabiliyordu.


O dönemlerde çok çaylığı olanlar ise fabrikatör gibiydi. Bunlar kazançlarını büyük şehirlerde yatırıma dönüştürür, şatafatlı düğünler, yeni evler yapar, benzerleriyle yarışırlardı.


O günlerde çaylıklar velinimetti. Nerede ormanlık alan varsa ağaçlar sökülür, çaylık yapılırdı. 


Birçoğumuzun ailesi inek beslerdi. Yaprak dökümü mevsiminde ağaçlardan dökülen yaprakları süpürürdük ve sonrasında gübreye dönüşen bu yapraklarla birlikte inek gübrelerini yeni dikilen veya budanmış çaylıklara taşıyarak tamilerin diplerine koyardık.


Çaylıkların bakımı yapılır, otları temizlenir, budama yapılan yerlerde de topraklar kazılır, havalandırılırdı.


Velhasıl Çay tarımı o yıllarda başka bölgelerde, başka ürünlerin hasad sürecine benzerdi. Ama yine de bir pamuk veya benzer ürünlerin yetiştirilmesi gibi zahmetli değildi çaylık bakımı ve hasadı. Diğer bölgelerin ürünlerine göre çok çok kolay sayılırdı çay tarımı.


Çay ürününün iki buçuk yaprak ve zamanında kartlaşmadan toplanması için mahalleden, çevreden çayı olmayan, ihtiyaçlı insanlar yevmiyeci olarak alınır, çayı önce gelene de diğerleri sırasıyla eğratlık yapardı.


Sonra(rahmet olsun) Tuncay Mataracı, çayın makasla toplanmasını sağladı. Makas inanılmaz bir imkân sağlamıştı çay üreticisine. On kişinin günde topladığı çayı, bir kişi makasla toplayabiliyor, çayın dalında kartlaşması  önleniyor, taze olarak hasat edilip alım yerlerine teslim edilebiliyordu.


Makasın, elle toplanmaya göre çay fidesine zarar verebilmesi söz konusu olduğu gibi, toplanan çayların iki buçuk yaprağı geçmesi, evsafına tam uygun olmaması söz konusuydu. Ancak makas nedeniyle büyük ve köklü kesilen filizler alım yerlerinde çay eksperlerince ince bir elemeden geçiriliyor, çaylar iyice seçtirildikten sonra  ancak teraziye konabiliyordu.


Çayın özele de açılmasıyla birlikte hem üretim aşamaları, hem hasat edilen çayın kalitesi aniden kötüleşti. Zira mevcut çaylık alanlardan toplanan çaylar hem Çaykur’a, hem de özel sektöre yetecek kadar çok değildi.

Kuru çay da oldukça o dönemlerde değerliydi ve kuru çay üretimi kurum ve kuruluşlara para kazandırıyordu.


Özel sektör fabrikaları tam kapasite doldurmak için önüne gelen her tür çayı ince elemeye tabi tutmadan satın almaya başlayınca, ÇAYKUR’da alımlarda ince eleyip, sık dokumaktan vazgeçti.


Üreticinin çayı havada kapışılınca sadece çayın evsafa uygun olup olmadığı değil, çaylıkların bakımı da önemsenmez hale geldi. Yaş çayın önemi artınca çaylık alanlar da hızla arttı. Ağaçlık alanlar, boş alanlar çaylığa dönüştürüldü.


İlerleyen süreçte bazı özel çay fabrikaları ya iflas etti, ya da üreticileri dolandırdı. Üreticiler bazı fabrikalara verdikleri çayların parasını alamadılar. Artık, çay adım adım kötü bir döneme girmeye başlamıştı.


Aynı dönemlerde köylerin hızla şehir merkezine ve başka şehirlere göçü ile birlikte, aile fertlerinin de çalışmaya başlamasıyla artık çaylıklara girilmez oldu, yarılıkçı denilen aileler devreye girdi. 


Asıl sahibi ilgilenmeyince, yarılıkçılar çaylıklarla ne kadar ilgilenirse o kadar ilgilendi.


Yarılıkçılar da sabit iş bulduklarında çayları yarıya yapmamaya başlayınca  tarla sahipleri çaylıklarından üçte bir pay almaya razı oldular.


Çayını kendileri toplayanlar da Sarp kapısının açılmasıyla bölgeye gelen Gürcü işçileri çay toplama işi için çalıştırmaya başladılar.


Neticede, çay geçen süre içinde çaylık sahibi aileler için eski önemini kaybetti ve zamanla bugünkü hale geldi.


Geldiğimiz tabloya baktığımızda; çaylıkları kazmak, içindeki zararlı otları temizlemek, doğal gübre kullanmak, evsafa uygun hasat yapmak gibi şeyler çoktan unutuldu.


Sadece devletin yaş çaya iyi bir fiyat vermesi, satılan çayın parasının peşin ödenmesinin dışında gündeme gelen bir şey yok. Varsa, yoksa konuşulan konular bunlar.


Eğer, bizler çayımıza bir tarım ürünü gibi emek vermezsek, çayın geleceğini güvence altına alma şansımız yok. Gün gelecek çayımız verimsiz topraklar, miyadı dolmuş çaylıklar, kötü hasat nedeniyle çöpe dönüşecek.


Böylece çay tüketim pazarı yabancı çayların pazarı haline gelecek.


Bunun açık sinyalleri çoktan ortaya çıkmış durumda ancak bizde tedbir mahiyetinde her hangi bir silkinme hareketi yok.


Belli ki, çayın elimizden çıkması halinde Bölgemizin ne hale geleceğini idrak edemiyoruz.


Zaten insanların başına gelenler, kendi elleriyle yaptıklarının sonucu.


Umarım adım adım çayın elimizden çıkma sinyali verdiğinin farkına vardığımızda çok geç olmaz. Bir an evvel aklımız başımıza gelir, çaylıklarımıza gereği gibi bakar, çayımızı aranılır, değerini bulur hale getiririz..

Adınız
Yorumunuz
damla - 15 Mart 2021  
Çay Doğu Karadeniz Bölgesinin ekmeğidir. Emekli insanlara bakınız. Her fabrikada ortalama 800!900 kişinin çalışıp emekli olduğu büyük sofranın adıdır çay...Çayın güç-kuvvet kazanması Doğu karadeniz Bölgesinin güç kuvvet kazanması demektir...Sayın Cumhurbaşkanımızın KİT lerin güç ve kuvvet kazanması - istihdama katkı sağlar. Tarımda başta hayvancılık- buğday ambarlarının dolu olması çok önemli-öncelikli- katkı sağlayıcı değerlerdir...

bulut - 15 Mart 2021  
Yaz mevsiminde Nisan ayından sonra havalar ısınıyor. Köylerde imkanı olanlar yazın- ortalama 5 tavuk bakalım. İmkanı olan bir!iki kuzu baksın. Ekim ayı gelince bunları satarız. Kentlerde mekanlarımızda bulunuruz.Çayelinde imkanı olan aile bir !iki ineği var.Yazın taze ayranını-taze tere yağını kahvaltıda çocuklarla paylaşıyor.Hamsi yok ama olduğu kadar tuzlayalım. Turşumuz olsun..İnek bakmak kışın masraflı olduğu için Ekim ayında satılır. Nisan ayında alınır..Karadenizin imkanlarını kullanmak gerekir...

Mustafa semih arıcı - 02 Mayıs 2021  
O zamanlar bizde çok titizdik. Hatırlıyorum da alım yerine götürmeden kök- odun- kupsi gibi evsafa uymayanları seçer öyle götürürdük..


Diğer Yazıları

FETÖCU CEVHERİ GÜVEN’İN ÇAYKUR YALANLARI!
BİR KARA TABLO; 6-7 EYLÜL OLAYLARI
CHP'NN ÇAY KANUNU
AFGANİSTAN'IN YAKIN TARİHİ VE TALİBAN-1
Türkiye’nin en çok yağış alan ili olan Rize ...
AKSİ HALDE KAMU KURULUŞLARI ARPALIK OLARAK KULLANILIYOR
RİZE’DEKİ ERZURUMLULAR
PEKER KONUSU
ÇAY KANUNU
1960 darbesi, başında Albay Türkeş’in bulunduğu , onun yönettiği bir NATO darbesiydi.
İSRAİL’E HAK VERENLER!
RİZE'NİN ÇEHRESİNİ DEĞİŞTİRECEK BİR PROJE
AZERBAYCAN’DAN İTHAL ÇAY KONUSU
İKİ AYRI TARİH, İKİ AYRI AÇIKLAMA!
RİZE'DE CUMHURBAŞKANINDAN BEKLENEN MÜJDE
KATAR YATIRIMLARI
RİZE'DE BU YALNIŞLARA DUR DİYECEK BİRİLERİ VAR SANIYORDUM
ÖLÜM MÜ, AŞI MI HANGİSİNİ TERCİH EDERSİNİZ?
TÜRKİYE-İRAN GERGİNLİĞİ
BATUM-TRABZON DEMİRYOLU HATTI GÜNDEME ALINMALI
ÖLMEYİ VE ÖLDÜRMEYİ KUTSAMAK
FAİZ VE PİYASALAR. ALLAH ÜLKEMİZİN YARDIMCISI OLSUN
FUTBOL KULÜPLERİ
TRABZON'DA HÜZÜN RİZE'DE SEVİNÇ VAR
ÇAYKUR KOTA VE KONTENJAN
ARTAN EMLAK FİYATLARI VE KRİZ
R.T.E.Ü ARAŞTIRMA HASTANESİ
ADANA ÇAY İŞİNDE MAHİR İL
R.T.ERDOĞAN ÜNİVERSİTESİ ONKOLOJİ HASTANESİ DOKTOR BEKLİYOR
ÇAYIN GELECEĞİ VE ÇAYKUR
ÇAYIN SORUNLARI BİTSİN İSTENİYORSA
KOTA ARTIRMAKLA ÇAYIN SORUNU ORTADAN KALKMAZ
RİZE ŞEHİR HASTANESİ ARSİN YATIRIM ADASINDA YAPILMALIDIR
RİZE'DE SORUN DENİZ DOLGUSU DEĞİL, SORUN DOLGUNUN KULLANIMI, ŞEHİR PLANLAMASI
TÜRKİYE KORONAVİRÜSTEN YÜZ AKIYLA ÇIKACAK
Yaş çay hasat mevsimi geldi, ancak
CORONAVİRÜS VE KOMPLO TEORİLERİ
HASAN KARAL NEDEN PARTİ DEĞİŞTİ, ÜZERİ NEDEN ÇİZİLMİŞTİ
YERLİ OTOMOBİL KONUSU
RİZE’DE ŞEHİR HASTANESİ GEREKSİZ Mİ
İYİDERE LİMAN VE LOJİSTİĞİN KADERİ DEMİRYOLU GÜZERGÂHINA BAĞLI
Yoksa gidişat, dönüşü olmayan yol.. İSRAİL TOHUMLARI
Rize’de bu iç ekişmeler giderek derinleşiyor
Belediyelerde yapılan işten çıkarmalar toplumsal ayrışmayı giderek büyütüyor.
CUMHUR-BAŞKANLIK SİSTEMİ VE KABİNE REVİZE EDİLMELİ
İmamoğlu bir restorasyon projesinin ürünüdür.
Türk futbolunu yabancı oyunculara mahkûm ettiler.
Öcalan’ın MİT elemanı olduğu ...
Kadir Mısıroğlu, bir Osmanlı hayranıydı.
Ak Parti Rize’de kazanırken kaybetti.