Reklamı Geç
YAZARLAR
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK VE DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI
Ceyhun KALENDER
30 Mayıs 2021 - Pazar 19:22

“Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK tarafından kurulan Diyanet İşleri Başkanlığı’nın görevi, kuruluş kanunu olan 429 sayılı Kanun’da “İslam dininin itikat ve ibadet alanıyla ilgili işleri yürütmek ve dini kurumları idare etmek” şeklinde ifade edilmiştir” 


Bu ifadeler Diyanet İşleri Başkanlığının resmi Web sayfasındaki Tarihçe bölümünden alınmıştır. 


Diyanet İşleri Başkanlığının kuruluş amacı,  yüzyıllarca dini duyguları sömürülen halkı dini açıdan aydınlatmak ve sahtekar hocalara engel olmak, aydın din adamları yetiştirmekti. Yani amaç, milleti cahillikten ve din istismarında korumaktı 


İlk Diyanet İşleri başkanı da Kurtuluş savaşının kahraman hocalarından Ankara müftüsü Rıfat Börekçi olmuştu. 


Diyanet işleri başkanlığı kurulduktan hemen sonra Mustafa Kemal Atatürk’ün de talebiyle, yüzyıllardır günah diye tercüme ettirilmeyen Kur’an’ın tercüme edilmesi için 20.000 TL bütçe ayırdı. Bu görev Elmalılı Hamdi ve Mehmet Akif’e verildi. Aralarında noter onaylı bir de sözleşme yapıldı. Sözleşmede tercümenin nasıl olacağı, nelere dikkat edileceği konusu yer almaktaydı. Özellikle akıl ve düşünceyle ilgili ayetlerin çok kapsamlı tercüme edilmesi istenmişti. 


Bunun yanında Kur’an’ın askeri okullarda okutulması için 1925 yılında ‘’Askere Din Kitabı’’ isminde bir kitap yazdırılmıştı.1929 yılında ise ilkokullarda okutulması için, Cumhuriyet Çocuğuna Din Dersleri adında kitap hazırlanmıştı.  


Diyanet İşleri Başkanlığı kuruluşundan 5 yıl kadar kısa bir süre geçmesine rağmen camilerdeki hutbeleri düzenlemiş, Kur’an’ın Türkçe tercümesini yaptırmış, Askeri okullar, ilkokul ve diğer okullarda okutulması için Din Dersi kitapları hazırlamıştı. 


Diyanet sadece dini konularda değil, sosyal konularda da halkı bilinçlendirmiş, birçok toplumsal konuda fetva yayınlamıştı. 


1935 yılında 10 yıllık bir çalışma sonunda Kuran’ın ve hadislerin tefsiri yayınlanmış, birçok dini eser basılmıştı.  


1923 – 1950 yılları arasında toplam 352.000 dini kitap basılmış. Bu sayı Osmanlı’da ise matbaanın gelmesinden sonra sadece 143’tür.   


Ancak Mustafa Kemal Atatürk’ün çok büyük önem vererek kurduğu Diyanet işleri bugün kuruluş amacına ne kadar hizmet etmektedir? 


Cumhuriyet döneminin özellikle ilk dönemlerinde çok önemli adımlar atan Diyanet İşleri Başkanlığı bugün 5,7 milyar TL’ye yakın bir bütçeye sahip. Elbette ki bütün kurumlarıyla büyüyen bir Türkiye’de kurumların bütçelerinin de büyümesi normaldir. Ancak Büyüyen bu bütçeye karşılık Diyanet İşleri Başkanlığının toplumdaki birlik beraberlik, bütünleştirici, kapsayıcı rolünü ne derece üstlendiğine;  toplumsal, ahlaki konulara çözümler üretip üretemediğine bakmak gerekmektedir. 


Televizyonlarda, kuruluş amacından saparak, aklın ve düşüncenin dışına çıkarak yapılan programlar ve yayınlar toplumun bilinçlenmesine hiçbir katkı sunmamaktadır. 


Daha da vahim olan ise, Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı memurlar tarafından bizzat kurucusuna hakaret edilmesidir. 


Ayasofya'da gerçekleşen programda Mustafa Demirkan adlı imam, Mustafa Kemal Atatürk'e lanet okudu. İmam, Atatürk'e atfen, "Öyle bir zaman geldiki bir asır gibi bir zaman içinde ezan ve namaz yasaklandı ve müze haline çevrildi. Bunlardan daha zalim ve kafir kim olabilir" dedi. 


Ramazan Bayramı'nda akrabalarını ziyaret etmek için Sakarya Karasu’ya gelen, Düzce’nin Akçakoca Müftüsü Şaban Soytekinoğlu Selanik göçmenleriyle ilgili, “Yüzde 90'ı Selanik göçmeni ve sabetayist. Ne demek sabetayist? Müslümanlığa girmiş gözüken Yahudiler. Aslında Müslüman değil” dedi. 


Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş da Ayasofya'da okuduğu ilk cuma hutbesinde, “Bizim inancımızda vakıf malı dokunulmazdır, dokunanı yakar. Vakfedenin şartı vazgeçilmezdir, çiğneyen lanete uğrar” sözlerini kullanmıştı. 


Bu örnekler bir, üç, beş, on değil; onlarca benzer ifadeye rastlamak mümkündür. 


Bu sözlerde direk Mustafa Kemal Atatürk ismi geçmese de kastedilenin devletimizin ve Diyanet İşleri Başkanlığının da kurucusu Mustafa Kemal Atatürk olduğu çok açıktır. 


Bizim de bu sözlerin sahiplerine ve onlardan ilham alanlara söyleyeceğimiz, İslam dini gibi yüce bir dini kendi kirli fikirlerinize ve bir dönemle hesaplaşma ölçüsüzlüğüne dönüştürmeyin. Bundan hem toplum yapısı hem de insanların İslam Dini’ne karşı samimi duyguları zedeleniyor.  


Bu sebeple bu konularda edilecek her sözün vebali çok büyüktür.  

 

Adınız
Yorumunuz
Karahan Mete - 31 Mayıs 2021  
Elinze saglik cok guzel yazdiniz.

Ceyhun Kalender - 31 Mayıs 2021  
Teşekkürler Karahan Mete...

Ahmet YILDIZ - 31 Mayıs 2021  
1923 den sonra bu ülkede neler yaşandı herkes biliyor kardeşim- o zamanları yaşayanlar halen daha hayattadır. Sen gitde o zamanları bizzat yaşayanlarla konuş. Ezberden konuşuyorsun

Aydın Gür - 31 Mayıs 2021  
Sevgili öğretmenim- Ayasofyadaki ikinci vukuat bu... Boynukalın alındı şimdi de bu atandı. Al birini vur ötekine... Bakanlıklardan daha fazla bütçeye sahip olan Diyanet Başkanı Oturduğu kurumun Atatürk tarafından kurulduğundan bihaber- topluma zerre faydası olmayan çiftlik haline dönüşmüş. Genelde verilen fetvalar siyasi... Saygınlığı var mı diye anket yapılsa yerlerde sürünür. Sadece Diyanet mi? Devletin bir çok kurumu çürütüldü. Yıllarca siyasi görüş değil liyakat önemli dendiği halde hala yandaş atamalar devam ediyor. Lise mezunu güreşçiyi kamu bankasının yönetim kuruluna atamadılar mı? Emniyet Genel Müdürünü PTT nin yönetim kuruluna atamadılar mı? PTT genel müdürünü Danıştay a atamadılar mı? Sonuç; bitik bir ekonomi- faiz ve döviz tavan yapmış- halk perişan. Güçlü Türkiye böyle yaratılmaz. Siyasi görüşü ne olursa olsun dalında uzman herkesi kurumların başına atayacaksınız. Monşer diye küçümsedikleri diplomatları görevden alır yerlerine partili- yabancı dil bilmeyen yandaşları büyükelçi ve diplomat olarak atarsanız dünyanın hiç bir ülkesinde saygınlığınız kalmaz. dış politikada dışlanır yalnız kalırsınız. Bu saatten sonra 19 yıllık iktidarın bu ülkeye verebileceği hiç bir şey kalmadı. Mafya liderinin bile racon kesmeye başladığı bir ülke derhal erken seçime gitmelidir. Çözüm yeni bir yönetimin iş başına gelmesindedir. Bu ülke hepimizin- batarsa hepimiz batarız. Sevgiler.

M.Cenap - 07 Haziran 2021  
Bu adamlar arkalarını çok sağlam duvarlara dayadıkları için böyle konuşabiliyorlar. Ayasofya da bunların konuşma mekanı oldu. Şüphesiz bu sözler birer fitne fücürdür.Fitne fücür yapmak için mi açıldı Ayasofya?


Diğer Yazıları

OKULLARDA TEST SONUÇLARININ POZİTİF ÇIKMASI DURUMUNDA NE YAPILMALI?
ARTIK KİMSENİN DAYANMA GÜCÜ YOK!
FELAKET GÜNÜ ÇEVRECİLİĞİ!
MEMUR VE MEMUR EMEKLİLERİ HEDEFLENEN ENFLASYON KADAR MAAŞ ZAMMI GİRDABINA MAHKÛM OLMAMALI
DOĞU KARADENİZ’DE TURİZME EL FATİHA…
ANDIMIZ İÇİN DAHA NE BEKLİYORUZ?
SİVİL TOPLUMDAN SİYASİ TOPLUMA…
25 NİSAN KIZILDERİLİ SOYKIRIMINI ANMA GÜNÜ”
KURTULUŞA GİDEN YOLDA TBMM’NİN AÇILIŞININ ÖNEMİ VE AYAKLANMALAR
DEĞERLER EĞİTİMİ!
YALAN SANDIĞA SIĞMAZ!
KİM, NASIL ANT İÇİYOR?
OKULLARDA KULLANILMAYAN BİLGİSAYAR VE TABLETLER ÖĞRENCİLERE VERİLSİN
PROMOSYON ÇAY ÜRETİCİSİNİN DE HAKKI…
MEB SINAV YAPMADI, ÖĞRETMEN BÜYÜK KAYIPTA… EŞİT İŞE EŞİT ÜCRET!
100 PUAN, 100 PUAN, 100 PUAN…
SİVİL TOPLUM...
EKMEK KAVGAMIZ
WEBO'YA YAPILAN IRKÇI SALDIRI, İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ VE İNSAN HAKLARI GÜNÜ
DEMİRCİNİN KÖPEĞİ
UZAKTAN EĞİTİM SÜRECİNDE EN BÜYÜK SORUN,
OKUL ÖNCESİ ÖĞRETMENLERİ BAKICI DEĞİLDİR!
ÖĞRETMEN YALVARMAZ, ÖĞRETMEN EL AÇMAZ
KAYIP BÜYÜK, HESAP YANLIŞ
BEN KİMİM?
ACABA NEDEN?
EĞİTİM-ÖĞRETİM NEDİR NE DEĞİLDİR?
TÜRKİYE KAMU-SEN BU YIL DA EN FAZLA BÜYÜYEN KONFEDERASYON OLDU
ASLINDA NE OLMUŞTU?
KAÇAK ÇAY
İNSAN, ŞEHİR VE ŞEHİRCİLİK
SÜREÇ ARTIK GERİ DÖNÜŞÜ OLMAYAN BİR YOLA GİRMİŞTİR
İFTAR SOFRALARININ MALİYETİ CEP YAKIYOR
ENGELLİ VATANDAŞLARIMIZI ANLAMAKLA YÜKÜMLÜYÜZ
ÇAY DEYİP GEÇMEYİN!
KÜRESEL ISINMA NEDİR?
100. YILINDA O’NA BİR KERE DAHA MİNNET DUYGULARIMIZI BİLDİRİYORUZ
İnsanlığın Korkulu Rüyası Salgın Hastalıklar
Ücretli Öğretmenler Çaresiz
18 Mart Çanakkale Zaferi
ÜNİVERSİTELERDE GÖREV YAPAN İDARİ PERSONELE TAYİN HAKKI TANINMALIDIR.
“HAK MÜCADELESİNDE BEN DE VARIM” DİYORSANIZ…
HARCADIĞIMIZ HER KURUŞUN EN AZ DÖRTTE BİRİ VERGİYE GİDİYOR
BU KİBİR, BU İNAT, BU HASET NEDEN?
SATMAKLA DA BİTMEZ Kİ!
Turan Nedir? 3 EKİM TÜRK DÜNYASI
“BENİM ÇOCUĞUM YAPMAZ” DEMEYİN
Lüküs Hayat
Türkçe Resmiyetini 742 Yıl Önce Karamanoğlu Mehmet Bey İle Kazandı
Ah Molla Molla
3 Mayıs 1944 – Türkçülük Davası
Hele Bir Yürüyün de Yürüyüşünüzü Görelim