Adnan ONAY
Köşe Yazarı
Adnan ONAY
 

OKULLAR ŞİDDET MI ÜRETİYOR

Şanlıurfa’nın ardından Kahramanmaraş’ta da 8. Sınıf öğrencisinin okuduğu okula silahla saldırarak birçok öğrenciyi ve öğretmenini katletmesi , birçok öğrenciyi de yaralaması üzerine herkes bir suçlu arayışı yarışına girdi. Öncelikle şunu söylemeliyim; sonuçtan yola çıkarak yaşanan olaylara bakarsak ilk sorun, silaha kolay erişim sorunudur. Emniyet mensubu baba 5 silahı, onca şarjörü çocuğunun erişebileceği bir şekilde evde nasıl saklar? Geçmişte yaşanan olaylara baktığımızda evde saklanan silahlar, en çok çocukların, özellikle erkek çocukların dikkatini çekiyor. Kimisi eline alıp kurcaladığı silahın ateş almasından kendini, kimisi de yakınındakini vurulabiliyor. Bu gerçeği en iyi bilmesi gereken kişilerden biri tutuklanan emniyet mensubu babadır. Üstelik, olayın oluş şekline bakılırsa çocuk silah eğitimi almış gibi çantasına koyduğu silahları kolayca kullanabiliyor. Demek ki, önceden babasının silahlarıyla iyice haşır, neşir olmuş. Belli ki baba, çocuğunun silah kullanmasını öğrenmesine yardımcı olmuş.. Babanın ifadesinde çocuk silaha meraklıymış ve okuldaki arkadaşlarının silah kullanmasını bildiğini, o nedenle kendisi de öğrenmek istediğini belirtmiş. Bunun üzerine babası çocuğu atış poligonuna götürmüş ve nasıl isabetli atış yapılacağını öğretmiş. Yani baba çocuğa silah kullanmayı öğretip, sevdirmiş. İşin garibi, babası çocuğun 3 yıldır psikolojik tedavi gördüğünü belirtmekte. Yani, baba adeta faciaya davetiye çıkarmış. 7 silahı olduğunu, bunları yatak odasında anahtarlı sandıkta saklamak ise babanın tek tedbiriymiş! İstihbarat müdürlüğü yapmış bir polis anahtarların kolayca açılabileceğini nasıl bilmez..! Okulların genel durumuna gelince;  toplumun genel gidişatının en görünür halini okullar ortaya koymaktadır. Ergenlik çağında olan çocukların okumakta olduğu orta dereceli okullar ise en çok etki altında olan okullardır.. Değişen toplum yapısı üzerinden dün ve bugünkü okulların durumunu karşılaştırdığımızda, okulların düne göre iyice kontrolden çıktığını görürüz.  Özel okulların hızla çoğalmasıyla birlikte özgür eğitim modeli öğrenciler üzerinde okul idaresinin, öğretmenlerin etkisini iyice azaltmıştır. Medyaya yansıyan görüntülere baktığımızda okullarda her tür disiplinsizliğe, okuldan uzaklaştırmayı gerektiren olaylara öğretmenler göz yummak zorunda kalmaktadır. En basit bir cezada ailelerin çocuklarından yana tavır koymaları, okullara gidip terör estirmeleri, öğretmenleri dövmeye kalkmaları okul idarecileri ve öğretmenlerin gözünü yıldırmakta, o nedenle idare olaylara müdahale etmekten çekinmektedir.  Öte yandan; Giyim, kuşamdan başlayan sınırsız özgürlük, gençlerin karşı karşıya olduğu tehlikelerle birleşince her an, her şeyin yaşanabileceği bir tablo ortaya çıkmaktadır.. Bir kere, küçük yaşlardan itibaren erkek çocuklar şiddet içeren oyunlara bağımlı hale gelmektedir. Bu bağımlılık yaş ilerlese dahi devam edecek kadar etkilidir. Okulların önleri uyuşturucu satıcılarının dadandığı yerler haline gelmiştir. Öğrenciler küçük yaşta uyuşturucuya alıştırılmaktadır. Uyuşturucu, dışarıda olduğu gibi okullarda da çeteleşmeyi kolaylaştırmaktadır. Bu ise, çeşitli baskılarla kendini geri çekmek zorunda kalan öğrencilerde hınç alma duygusunu büyütmektedir. Gurup baskıları, aşağılanmak, dışlanmak gibi durumlarla karşı karşıya kalan öğrencilerin psikolojileri bozulmaktadır. Emniyet Genel Müdürlüğünün Kahramanmaraş’ta okul baskınını gerçekleştiren İsa Aras Mersinli’nin dijital ayak izlerinde radikal bir şiddet figürüne yönelik "atıf" tespit edildiği bilgisine yer vermesi bu gerçeği ortaya koymaktadır.  Akıllı telefonlar her tür zararlı şeye kolayca  ulaşmayı sağlamaktadır. Ergenlik çağındaki çocukların cinsel dürtüleri internet yayınları ile yönlendirilmekte, sonuçta okullarda gayri ahlaki olaylar hızla çoğalmaktadır. Bu ise beraberinde birçok olayı tetiklemektedir. Sonuç itibarıyla okullarımız artık her şeyiyle kontrolü çok zor hale gelmiştir. O nedenle, acil tedbirlere ihtiyaç vardır.  Kısa vadeli tedbirlerin yanı sıra uzun vadeli çözüm önerileri için toplumsal birlik şarttır. Bir kere öğrenci aileleri ile okul öğretmenleri arasında tedbirler konusunda eşgüdüm sağlanmalı, okul yönetimlerinin öğrencileri  kontrollerine alabilmeleri için aileler, okullara yardımcı olmalıdır. Bunun için psikolojik danışman öğretmenler aileleri ikna edici, eğitici  rol üstlenmeli. Okul dışı ve okul içinin güvenliği sıkı bir denetime tabi tutulmalı, bahsettiğim türden şeylerin önüne geçilmelidir. Bunlar kısa vadeli çözümler olup asıl uzun vadeli çözümler üzerinde anlaşma sağlanmalıdır. Bu ise eğitim sisteminde önemli bir değişimi gerektirmektedir. “Değerler Eğitimi” denilen model eğitimin ilk basamağı olmalı, düzgün psikolojiye sahip, ahlaklı, vicdanlı, manevi değerlere sahip bir neslin yetişmesi için okullarımız örnek birer eğitim yuvaları haline getirilmelidir. Bunun için ailelere de fazlasıyla görevler düşmektedir. Zira, anne karnından itibaren çocuğun ilk şekillenmesi aile içinde başlamaktadır…
Ekleme Tarihi: 16 Nisan 2026 -Perşembe

OKULLAR ŞİDDET MI ÜRETİYOR

Şanlıurfa’nın ardından Kahramanmaraş’ta da 8. Sınıf öğrencisinin okuduğu okula silahla saldırarak birçok öğrenciyi ve öğretmenini katletmesi , birçok öğrenciyi de yaralaması üzerine herkes bir suçlu arayışı yarışına girdi.

Öncelikle şunu söylemeliyim; sonuçtan yola çıkarak yaşanan olaylara bakarsak ilk sorun, silaha kolay erişim sorunudur. Emniyet mensubu baba 5 silahı, onca şarjörü çocuğunun erişebileceği bir şekilde evde nasıl saklar?

Geçmişte yaşanan olaylara baktığımızda evde saklanan silahlar, en çok çocukların, özellikle erkek çocukların dikkatini çekiyor. Kimisi eline alıp kurcaladığı silahın ateş almasından kendini, kimisi de yakınındakini vurulabiliyor. Bu gerçeği en iyi bilmesi gereken kişilerden biri tutuklanan emniyet mensubu babadır. Üstelik, olayın oluş şekline bakılırsa çocuk silah eğitimi almış gibi çantasına koyduğu silahları kolayca kullanabiliyor. Demek ki, önceden babasının silahlarıyla iyice haşır, neşir olmuş. Belli ki baba, çocuğunun silah kullanmasını öğrenmesine yardımcı olmuş.. Babanın ifadesinde çocuk silaha meraklıymış ve okuldaki arkadaşlarının silah kullanmasını bildiğini, o nedenle kendisi de öğrenmek istediğini belirtmiş. Bunun üzerine babası çocuğu atış poligonuna götürmüş ve nasıl isabetli atış yapılacağını öğretmiş. Yani baba çocuğa silah kullanmayı öğretip, sevdirmiş.

İşin garibi, babası çocuğun 3 yıldır psikolojik tedavi gördüğünü belirtmekte. Yani, baba adeta faciaya davetiye çıkarmış. 7 silahı olduğunu, bunları yatak odasında anahtarlı sandıkta saklamak ise babanın tek tedbiriymiş! İstihbarat müdürlüğü yapmış bir polis anahtarların kolayca açılabileceğini nasıl bilmez..!

Okulların genel durumuna gelince; 

toplumun genel gidişatının en görünür halini okullar ortaya koymaktadır. Ergenlik çağında olan çocukların okumakta olduğu orta dereceli okullar ise en çok etki altında olan okullardır..

Değişen toplum yapısı üzerinden dün ve bugünkü okulların durumunu karşılaştırdığımızda, okulların düne göre iyice kontrolden çıktığını görürüz. 

Özel okulların hızla çoğalmasıyla birlikte özgür eğitim modeli öğrenciler üzerinde okul idaresinin, öğretmenlerin etkisini iyice azaltmıştır. Medyaya yansıyan görüntülere baktığımızda okullarda her tür disiplinsizliğe, okuldan uzaklaştırmayı gerektiren olaylara öğretmenler göz yummak zorunda kalmaktadır. En basit bir cezada ailelerin çocuklarından yana tavır koymaları, okullara gidip terör estirmeleri, öğretmenleri dövmeye kalkmaları okul idarecileri ve öğretmenlerin gözünü yıldırmakta, o nedenle idare olaylara müdahale etmekten çekinmektedir. 

Öte yandan; Giyim, kuşamdan başlayan sınırsız özgürlük, gençlerin karşı karşıya olduğu tehlikelerle birleşince her an, her şeyin yaşanabileceği bir tablo ortaya çıkmaktadır..

Bir kere, küçük yaşlardan itibaren erkek çocuklar şiddet içeren oyunlara bağımlı hale gelmektedir. Bu bağımlılık yaş ilerlese dahi devam edecek kadar etkilidir.

Okulların önleri uyuşturucu satıcılarının dadandığı yerler haline gelmiştir. Öğrenciler küçük yaşta uyuşturucuya alıştırılmaktadır. Uyuşturucu, dışarıda olduğu gibi okullarda da çeteleşmeyi kolaylaştırmaktadır. Bu ise, çeşitli baskılarla kendini geri çekmek zorunda kalan öğrencilerde hınç alma duygusunu büyütmektedir. Gurup baskıları, aşağılanmak, dışlanmak gibi durumlarla karşı karşıya kalan öğrencilerin psikolojileri bozulmaktadır. Emniyet Genel Müdürlüğünün Kahramanmaraş’ta okul baskınını gerçekleştiren İsa Aras Mersinli’nin dijital ayak izlerinde radikal bir şiddet figürüne yönelik "atıf" tespit edildiği bilgisine yer vermesi bu gerçeği ortaya koymaktadır. 

Akıllı telefonlar her tür zararlı şeye kolayca  ulaşmayı sağlamaktadır. Ergenlik çağındaki çocukların cinsel dürtüleri internet yayınları ile yönlendirilmekte, sonuçta okullarda gayri ahlaki olaylar hızla çoğalmaktadır. Bu ise beraberinde birçok olayı tetiklemektedir.

Sonuç itibarıyla okullarımız artık her şeyiyle kontrolü çok zor hale gelmiştir. O nedenle, acil tedbirlere ihtiyaç vardır. 

Kısa vadeli tedbirlerin yanı sıra uzun vadeli çözüm önerileri için toplumsal birlik şarttır. Bir kere öğrenci aileleri ile okul öğretmenleri arasında tedbirler konusunda eşgüdüm sağlanmalı, okul yönetimlerinin öğrencileri  kontrollerine alabilmeleri için aileler, okullara yardımcı olmalıdır. Bunun için psikolojik danışman öğretmenler aileleri ikna edici, eğitici  rol üstlenmeli.

Okul dışı ve okul içinin güvenliği sıkı bir denetime tabi tutulmalı, bahsettiğim türden şeylerin önüne geçilmelidir.

Bunlar kısa vadeli çözümler olup asıl uzun vadeli çözümler üzerinde anlaşma sağlanmalıdır. Bu ise eğitim sisteminde önemli bir değişimi gerektirmektedir.
“Değerler Eğitimi” denilen model eğitimin ilk basamağı olmalı, düzgün psikolojiye sahip, ahlaklı, vicdanlı, manevi değerlere sahip bir neslin yetişmesi için okullarımız örnek birer eğitim yuvaları haline getirilmelidir.

Bunun için ailelere de fazlasıyla görevler düşmektedir. Zira, anne karnından itibaren çocuğun ilk şekillenmesi aile içinde başlamaktadır…

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve rizeninsesi.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.