“Üye sayısının çokluğu değil; doğru sorun tespiti, çözüm üretmek ve koltuk kaygısı olmadan mücadele etmek sendikacılığı güçlü kılar.”
“Aidatlar promosyonlarla aklanamaz; üyelerin alın teriyle toplanan her kuruş, şeffaf ve emek mücadelesine yönelik kullanılmalıdır.”
“Yerelde sorunlara gözünü kapatıp sadece merkezden gelen açıklamaları tekrarlayan sendika yöneticileri, eğitimin niteliğine dair tek söz söyleyemez duruma gelmiştir.”
“Sendika, Çalışanın Hakkının Temsilcisidir; Siyasi Partilerin Değil”
“Sendikalar, işçinin, memurun, öğretmenin sesidir. Fakat günümüzde sendikal mücadele, siyasi gündemlere eklemlenmiş durumda. Çalışanın hak ve çıkarlarını savunmak yerine belli siyasi partilerin arka bahçesi haline gelmiş sendikalar görüyoruz. Bu durum, emek mücadelesine olan güveni zedeliyor ve çalışanları ayrıştırıyor.”
“Kimisi İktidara Yanaşıyor, Kimisi Muhalefete”
“Ne yazık ki bazı sendikalar mevcut iktidara yanaşarak güç devşirmeye çalışırken, bazıları da geleceğin iktidar adayı olarak görülen muhalif partilerle yan yana anılmaktadır. Seçimler arifesinde üye sayılarının artması veya azalması sendikal tercihlerimizin ne kadar siyasallaştığının göstergesidir. Bu tablo, sendikaların asli görevlerinden sapmasına, çalışanların ise kendi öz hakları yerine siyasi kamplaşmalar üzerinden konumlanmasına yol açmaktadır. Oysa sendika, siyasetin değil emeğin tarafı olmalıdır.”
Liyakat Yerine Sendikal Ayrıcalık
“Sendikal gücün tayin ve terfi mekanizmasına müdahale için kullanılması eğitim sisteminde liyakati ortadan kaldırıyor. Hatta üyeler arasında bile ‘eski üye – yeni üye’, ‘bize yakın – bize uzak’ ayrımı yapılıyor. Bu anlayış hem adaleti hem de çalışma barışını zedeliyor.”
Aidatlar Nerede Kullanılıyor?
“Sendikalar üyelerinden her ay düzenli olarak aidat topluyor. Fakat bu aidatların çalışanlara geri dönüşü nerede? Çoğu zaman bu gelirler gerçek bir hak mücadelesine yönelmiyor. Birkaç ajanda ya da eşantiyonla bu gerçeklerin üzeri örtülemez.”
“Çoğunluğun Olduğu Yer Güvenilir Görünse de ”
“Çalışanlarımız çoğu zaman ‘Üye sayısı yüksek olan sendika daha etkilidir, ben de orada olayım’ anlayışıyla hareket ediyor. Bu yanlış bir bakıştır. Etkinin kaynağı sayısal çoğunluk değil; sorunları doğru tespit etmek, çözüm üretmek ve yasalar çerçevesinde koltuk kaygısı olmadan mücadele etmektir. Gerçek sendikacılık, sayıya değil niteliğe dayanır.”
Yerel Sorunlara Gözlerini Kapayan İl Yöneticileri
“Aman yanlış bir şey söyleriz, sendikamızın siyasal duruşunu zora sokarız korkusuyla sadece genel merkezlerinden gelen basın açıklamalarını paylaşan il yöneticileri var. Bu anlayış, yerelde yaşanan sorunları görmezden geliyor. Oysa sendika, sadece merkezi açıklamaları tekrarlamakla değil; bulunduğu yerde eğitimin niteliğine dair söz söylemekle, çözüm önermekle sorumludur. Bugün birçok il yöneticisi bu sorumluluğu yerine getiremez durumdadır.”
“Yöneticiler Üyelerinden Farklı Gelir Düzeyine Sahip”
“Emekçilerin geçim sıkıntısı çektiği bir dönemde sendika yöneticilerinin yüksek gelirlerle ayrıcalıklı bir hayat sürmesi kabul edilemez. Sendikacı, üyelerinin yaşadığı koşulları birebir yaşamalı, aynı kaderi paylaşmalıdır.”
Siyasal Sendikacılık ve Bağımsız Sendikacılık Arasındaki Fark
“Siyasal sendikacılık gücünü siyasi partilerden alır, bağımsız sendikacılık ise gücünü yalnızca üyelerinden alır. Birinde üyeler siyasi hesapların parçası haline gelir; diğerinde tüm enerji emek mücadelesine odaklanır. Bizim yolumuz bağımsız ve ilkeli sendikacılıktır.”
“Bizim Yolumuz Bağımsız ve İlkeli Mücadeledir”
“Bizim tek bağlılığımız üyelerimize ve emek mücadelesine. Siyasi iktidarlardan bağımsız, adaletli ve demokratik bir sendikacılığı savunuyoruz. Çalışanların güvenini kazanmanın tek yolu da budur.
Feyyaz ŞENTÜRK
Eğitim ve Bilim Gücü Dayanışma Sendikası Rize İl Başkanı
