Evrim teorisine göre, yeterli zaman verildiğinde her şey mümkündür. Milyarlarca yılın, imkansızı gerçeğe dönüştüren bir sihirli değnek olduğu söylenir. Peki, matematik bu konuda ne diyor?
Bilimsel olarak baktığımızda, zaman evrimin dostu değil, en büyük düşmanıdır. Sadece 100 amino asit uzunluğundaki, yani oldukça küçük bir proteinin tesadüfen doğru dizilimle bir araya gelme ihtimali 10 üzeri 141’de birdir. Bu sayı o kadar büyüktür ki, evrendeki tüm atomların sayısı olan 10 üzeri 80'i bile kat kat aşar. Yani tüm evren bu proteinin oluşması için bir laboratuar olsa bile, zaman ve şansın bunu başarmaya gücü yetmez.
Fizik yasalarına göre zaman, düzeni değil düzensizliği artırır. Bilinçsiz moleküllere trilyonlarca yıl verseniz bile, bu durum bir kütüphane dolusu bilginin, yani DNA’nın kendi kendine yazılmasını sağlamaz. İstatistiksel olarak imkansız olan bir şey, üzerinden zaman geçtiğinde "mümkün" olmaz; sadece imkansız olduğu daha net anlaşılır.
