LUX STAD M I FABRİKA MI?
Gerçi bugünlerde pek duyulmuyor ama (yukarılardan haydi oradan mı dendi?) bir ara “Yeni şehir stadı” muhabbeti gırla gitti
2009 yılında yani 17 yıl önce yapılıp, U21 Dünya Kupası maçları bile oynanan bu 15 bin kişilik stadın suyu mu çıktı da yeni bir stad gündeme geldi? Efendim işte Trabzon’da ve hatta Giresun’da yeni model stadlar varken Rize’de neden olmasın? Seyirci bu yüzden gitmiyormuş maçlara. (Bizim yaştakiler beton tribünlerde oturur, toprak sahada oynan maçları seyrederdik) Üç büyükler Rize’ye geldiğinde bile dolmayan orta büyüklükte bir stad burası. Tam bilemiyorum ama ortalama 5-7 bin seyirciyle maçlar oynanıyor. 30 bin kişilik büyük bir stad yaparsan ne olacak ki?
Hani bir lâf vardır, ayranı yok içmeye. Bu ilin lux stadlara, şehir içinde kaç tane büyük cami varken gösterişli dev camiye değil, onbinlerce boşta gezen gencin çalışacağı fabrika ve tesislere ihtiyacı var. Bunca işsiz, kahvelerde sağda solda vakit öldürürken 30 bin kişilik lüks stadımızla mı öğüneceğiz?
“Efendim, bu gençlik çalışma özürlü; çaylığına bile inmiyor; masa başı iş istiyor” dersen, sen o fabrika ve tesisleri yapıp, adam gibi para ver de bak nasıl çalışırlar!
YAPAY ZEKA TARİH BÖLÜMÜ
Bu ülkede adettir: Bir furya çıktı mı herkes oraya doğru koşar. Rasyonel ve akıllıca hareket etmek yerine, ortaya çıktığı sanılan fırsatı kâr ve paraya tahvil etmeye çalışır. Bu olgunun en çok yaşandığı yerler biri de üniversitelerdir. Kısmen kamu ve büyük çapta özel üniversiteler…
Geçmişte mühendislik bölümleri revaçtaydı. Ülkenin ihtiyacının çok üzerinde mühendislik fakültesi açıldı. Sonuç, diplomalı mühendis işsizliği oldu. Özellikle ziraat ve inşaat mühendisliklerinde. Daha sonra ortalık diş hekimliği ve hukuk fakültesi dolunca bakkal gibi “Dentler” ve sayısız avukat ofisiyle karşılaştık.
Ardından bilgisayar mühendisliği patladı. Çok sayıda bilgisayar mühendisliği açılınca ki nitelikli öğretim üyesi de çok azdı, sadece Boğaziçi, ODTÜ, İTÜ, Bilkent gibi yetkin üniversitelerin mezunları umdukları gibi işler buldular.
Şimdi aynı furya Yapay Zekâ Mühendisliğiyle devam ediyor. Bu yıl çok sayıda kamu ve özel üniversitede YZ bölümü açıldı. Bunlardan birinin adını duyunca kendimi gülmekten alamadım. Yapay Zeka Tarih Bölümü. YZ’nin büyük ölçüde bir teknoloji işi olduğu bilinir. Sosyal bilimlerde de (Özellikle işletme, iktisat, şehir planlaması gibi) birçok uygulama alanı vardır ama tarihle ne ilgisi var anlayamadım. Acaba YZ kullanarak tarihi yeniden mi canlandıracaklar?
Bu ilginç bölümün tercih edilip edilmeyeceğini bilmiyorum ama bu YZ’nin bizden çok çekeceği var.
FRANSA BİRKAÇ GÖMLEK
Dünya Kupası hayal kırıklığından sonra Milletler liginde Fransa ile karşılaştık. Beklendiği gibi en az bir beraberlik alamadık. Bizden birkaç gömlek üstün olan Fransa fazla zorlanmadan 1-0 yendi gitti. Birçok dünya yıldızı bulanan bu takım aslında bizim değil İspanya’nın rakibi. Ancak biraz daha dikkatli oynasak ve gol atmayı becerebilsek en az bir beraberlik alabilirdik.
Dünya kupası öncesi performansından uzakta olan milli takımda özellikle santrafor eksikliği iyice sırıtmaya başladı. Maalesef Fetö’ya katılmakla kendini heder eden Hakan Şükür’dan sonra yetkin bir santrafor yetişmedi ülkede. Güçlüklerle top rakip ceza sahasına kadar getiriliyor ama ya dışarı vuruyorlar, ya da rakibe kaptırıyorlar. Yerini bulmayan paslar da normalin çok üzerinde.
Başka sırıtan bir nokta da; futbolu genelde Afrika kökenliler onuyor artık. Afrika’yı tarayarak istikbal vaadeden gençleri Türkiye’ye getirip vatandaş yapalım. Tüm Avrupa böyle yapıyor. Bizde de en az üç kaliteli siyahi futbolcu olmalı.
Yarın İtalya ile karşılacağız. İtalya, uzun bir süredir eski gücünde değil. Onu da yenemezsek B ligi şimdiden hayırlı olsun.
Yorumlar
+ Yorum YapHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Son Yazıları
İlginizi Çekebilir
Trend Makaleler
Rize İçin Artık Zamanı Geldide Geçiyor. Bakalım Müjdeyi Kim verecek