RizeninSesi
RizeninSesi
Yağmur
İstanbul · 20°C
Bizi Takip Edin
26 Eylül 2026 - 21:37

ÇAYELİ’NİN UNUTULMAZ DEĞERİ MUSTAFA KAZMAZ

Mustafa Kazmaz Rize’de 18 Aralık 1903 doğdu. Ailenin üçüncü çocuğudur. Çocukluk yılları Çayeli’yle Rize arasında geçmiştir.

0 Paylaşım
 ÇAYELİ’NİN UNUTULMAZ DEĞERİ MUSTAFA KAZMAZ

Öğretimi mahalle okullarında başlardı. İşgal yıllarında, Rize'de Kale Mahallesi camiine, Rize’deki Dalyan camii hocası Hacı Osman Efendi’nin derslerine devam etti.

RUS İŞGALİNİN CANLI TANIĞIYDI

Mustafa Kazmaz İşgal yılları hatıralarında şöyle aktarmıştı: “Rusların Pazar’ı işgal ederek gece Kemer Burnu’na asker çıkardığı haberi gelince Çayeli’ni terk ederek gece Rize’ye doğru yola çıktık. Evin eşyasının bir kısmı daha önce köye gönderilmişti. Kıyı boyunca patika yollardan Rize’ye doğru yürüdük. Ailemizde hepsi rahmetli olan babam, Rukiye halam, annem, büyük kardeşim Muhammet, küçük kardeşim Ahmet ve evimizde çalışan Zeliha vardı. Yanımızda bir de inek götürdük. Rize’ye vardıktan sonra Rukiye halamın evine yerleştik. Ruslar Rize’yi işgal edince Kale Mahallesi’nde dedem Hacı Mahmut Efendi’nin evine çıktık. Ruslar Rizeyi işgal ettikten sonra güvenliği sağladılar. Biz de Kale’den, dedemin evinden Rize’nin içinde bulunan Rukiye halamın evine indik. Rize'de Rus istilâsı iki yıl sürdü. O zamanlar Çayeli’ne sıtma yeri ad takılmıştı. Ruslar çekildikten sonra ailesiyle Çayeli’ne döndü. Biraz büyümüştü. Mapavri’da yalnız cuma günleri alışveriş oluyordu. Babasının açtığı dükkanda çalışıyor, hafta araları mektebe devam ediyordu. İptidai Umumi Mektebinde okudu. Bir yıl sonra medresede öğrenime başladı. İki yıl devam ettikten sonra medreseler kapatıldı. Ticarete devam etti. İşleri ilerlemişti. İstanbul’a gitmeyi düşünürken ağabeyi verem hastalığına yakalandı. Ve vefat etti.

 

UZUN SÜREN TEDAVİLER

İşler bozulmuştu. Kendisi de vereme yakalandı. Rize’deki Trabzon’da İstanbul’da gördüğü tedaviler fayda vermiyordu. Uzun tedaviler sonrası iyi oldu. Geçmiş dönemlerde Çayeli’nde futbol merakı vardı. Günümüzde hükümet konağının bulunduğu yerdeki geniş alanda gençler top oynardı. Mustafa Kazmaz’da gençliğinde top oynadı. Terlemek, çamaşır değiştirmemek, teri üzerinde soğutmak yüzünden ciğerlerini üşüttü ve tekrar verem nüksetti. Tedavi için Rize’den İstanbul’a hareket etti. Yol arkadaşları Sarı Ahmet oğlu Hasan, Beyazsu Köyü’nden Ahmet Çavuş, Büyüktaşhane den Nuri, Tekiloğlu Hamit’ti. Beş günde İstanbul’a vardıktan sonra tedaviye başladı. Tavsiye edilen tedaviye dayanmak güçleşti. Doktor tedavi usullerine devam etmesini, durumunun kendisine bildirmesi koşuluyla Çayeli’ne gitmesine izin verdi. 18 Kasım 1925 tarihinde Rize’ye dönmek üzere İstanbul'dan hareket etti. Rize’den Çayeli’ne motorla geldi. Başında fötr şapka vardı; Çayeli’ne fötr şapkayla ilk gelenlerden idi. Hastalık sebebiyle askere alınmadı; üç kez tebdili hava, bugünkü deyimiyle, hava değişimi verildikten sonra dördüncüsünde sağlık kurulu raporuyla askerlikten muaf tutuldu. Mustafa Kazmaz uzun tedavilerden sonra hastalığı yenmişti.

 

AH İSTANBUL İSTANBUL

Halası Hanım’ın kızı Saime Hanım ile evlendi. Bir erkek iki de kız çocuğu oldu. Çayeli’nde iş yapmak imkânı bulamadı. Bu yüzden Ağustos 1930 tarihinde yol inşaatında çalışmak üzere Hopa’ya gitti, işçi denetimi konusunda bir süre çalıştı. İstediği sonucu alamadığı için geri döndü. Pazar ilçesinde puro tütünü yetiştirilir. Bir aralık bu işi denedi. Patak’a püro tütünü ektirdi. Fakat ilk ekimde istediği sonucu alamadığı için bir daha ekim yapmadı. Mustafa Kazmaz hayata ticaretle başlamıştı. İlk yıllar iyi geçmiş, fakat hastalık ve ölümler özlenen sonucun alınmasına, daha doğrusu aynı yolda yürünmesine imkân vermemişti. Anadolu'da yaygın bir gelenek vardır. Büyük şehirlere, özellikle İstanbul'a gitmek. Mustafa Kazmaz da özellikle sıkıntılı zamanlarında ve yöredeki akıma bakarak, İstanbul’a gitmeyi özler ve içinden geçenleri şöyle özetlerdi: “Buradan çıkanlar hep para sahibi oldu”. Onun bir hayali vardı. Dükkân büyüyecek, gelişecek ve günün birinde İstanbul’a el atılacak! Hastalıklar yüzünden dükkân kapandı. Fakat o, bu hayalden vazgeçmedi. Ne var ki bir daha dükkâna dönmedi. İstanbul’a ulaşmasını sağlayacak nitelikte geniş işlere girişti, ama, şartlar elverişli olmadığı için amaca varamadı.

 

BABASI BOZÖYÜK NAİPLİĞİ YAPTI

İstanbul’da ticaret yapan babası Çayeli’ne gelmekten memnun değildi. İstanbul’da başladığı hayata devam edebilir, bu yolda yükselirdi. Müderrislik payesi almıştı. Müderris olarak medreselerde ders vermek suretiyle o zamanın ölçülerine göre ilim yolunda yol alırdı. Bozöyük Naipliği’yle meslek hayatına girmiştir. Bu alanda da gelişme imkânları vardı. Amcaları gibi kadı olabilin başarı sağlayabilir, beş belde, ardından Mekke, Medine kadılıklarına tayin edilebilirdi. Ne var ki Çayeli'nde yerleştikten, geniş emlâk sahibi olduktan sonra İstanbul’a dönemedi; dolayısıyla bu imkânları elde etmek durumundan uzaklaştı; Nahiye naipliğinden ileri gidemedi. 1947 yılında vefat etmişti.

 

SİYASETİ MENFAAT İÇİN YAPMADI

Mustafa Kazmaz okumayı çok severdi; evinde oldukça zengin bir kitaplığı vardı, içinde daima topluma hizmet tutkusu yatardı. Bu amaçla CHP’de görev almış, Çayeli’nde, birçok kuruluş ve derneklerde çalışmak suretiyle çevresine geniş hizmetlerde bulunmuştu. 0, hayatı boyunca devleti bütün değerlerin üstünde tutmuş, parti çalışmalarını bir devlet işi sayarak yürütmüştür. 1938-1968 yılları arasındaki zamanı CHP safında siyasî çalışmalarla geçer. Bu arada CHP Çayeli İlçe Başkanlığı’nı yürütür. Bu çalışmalar 1950 sonrası muhalefet dönemini kapsar; anılan süre içinde sonsuz fedakârlıklarda bulunur. Özellikle seçim zamanlarında geceli gündüzlü çalışır; elinden geldiği kadar çaba harcar. Seçimleri kazanamamaları onu yıldırmaz; aynı şevk ve heyecanla hizmete devam eder. Bir defasında Çayeli’nin Kaptanpaşa Köyü’nden Rize’ye kadar yaya yürümüştür. Parti’den hiçbir menfaat sağlamadığı gibi üstelik Parti’nin birçok masraflarını kendisi ödenmiştir. Hayatı boyunca menfaat gütmeden, karşılık beklemeden siyasî alanda çalışmanın örneğini vermiştir. Kendisini siyasî hayata öylesine adamıştı ki özel işlerini ihmal etmiş, ikinci dereceye indirmiş, sadece taşınmaz malların yönetimi ile meşgul olmuştur.

 

İKTİDAR OLDUK DİYE DEĞİŞMEK OLMAZ

Mustafa Kazmaz 2 Haziran 1968 – 8 Aralık 1975 tarihleri arasında Rize İl Genel Meclisi üyesi olarak görev yaptı. 20 Nisan 1948 tarihinde Çayeli Belediye Encümeni üyeliğine seçildi ve bu sebeple de bir aralık Belediye Başkanlığı’na vekâlet etti. Çayeliler, çay fabrikalarına işçi olarak alınmalarının sağlanmasını isterler. Mustafa Kazmaz şöyle cevap verir: “Muhalefetteyken böyle yaptıkları için onları kınardık. Bu gibi işlere karşıydık. Şimdi aynı işleri biz yapmayalım. Bir Çayelili Yargıtay’da davası var; mahkeme kararın bozulmasını ister. O tarihlerde TBMM Başkanı CHP Rize Milletvekili Fuat Sirmen’dir. Yurttaş Mustafa Kazmaz’dan Yargıtay'da kararın bozulması için Meclis Başkanına mektup yazmasını ister, olumsuz karşılık alınca kınamaya başlar.

 

DÜRÜSTLÜK ABİDESİ

Mustafa Kazmaz gerek siyasî hayatında gerek parti çalışmalarında, yıllık toplantılarda, Çayeli'nin kurtuluş günlerinde ve değişik zamanlarda birçok konuşmalar yapmış, ülkenin ve partinin meselelerini dile getirmiştir. Çayeli’nde kurulan derneklerde, toplum konularında geniş ölçüde çalışmalar yapmıştı. Hastane ile ilgili meseleler için Ankara'ya gelmişti. Ortaokul Yaptırma Derneği’nde çalışmıştı. Bu derneğe gelir sağlamak amacıyla düzenlenen eşya piyangosunun biletlerinin Çayeli dışındaki dostları vasıtasıyla satılmasını sağlamıştı. Çayeli Hava Kurumu Başkanlığı’nı yapmış, Çayeli Ticaret Odası için ikinci seçmen, o zamanki adıyla, muntehibisani seçilmişti.

 

ÇAYELİ VE MUŞMULANIN ALTI

Ortaokul Yaptırma Derneği (22 Haziran 1961), Genel Meclisi üyeliği (22 Haziran (1961), Çayeli Cami Yaptırma ve Güzelleştirme Derneği(25 Mart 1974), Çayeli Hava Kurumu Şubesi Başkanlığı (Çayeli’nin nahiye olduğu dönemden başlar, Çayeli’nin ilçe olduğu zamana kadar devam eder) Rize Çayeli Kalkınma Birliği üyeliği (3 Haziran 1973) olarak Çayeli’ne büyük hizmetleri olmuştur. Mustafa Kazmaz 1980'lerden sonra zamanının çoğunu İstanbul’da geçirdi. Genellikle yazın Çayeli’ne gelir, kışları İstanbul’a giderdi. Ölümüne yakın günlerde şöyle diyordu: Muşmulanın altında otursam, Üzümlere, çaylıklara baksam. Son günlerini özlemini yaşadığı Çayeli’nde geçirdi. 1995 yılının Mart ayında baba ocağında hayata gözlerini kapadı.

 

Not: Mustafa Kazmaz’ın kardeşi Halk Kültürü Uzmanı Süleyman Kazmaz’ın “Kazmaz Ailesi’nden Hatıralar kitabından yararlanılmıştır.

 

#mustafa #çayelinin #kazmaz

Yorumlar

+ Yorum Yap

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!