PARANIN İZİ HER ŞEYİ ELE VERİR
1976 yapımı bir sinema klasiği olan “Başkanın Bütün Adamları” filminde hafızalara kazınan ikonik bir replik vardı: "Parayı takip et!"
Bu unutulmaz söz, aslında küresel düzenden bireysel ilişkilere kadar uzanan çıplak ve yalın bir gerçeği gözler önüne seriyordu: Paranın izi, en karmaşık düğümleri bile çözer, gizlenen gerçekleri tek tek ortaya çıkarır. Yolsuzluk, ihanet, karanlık ittifaklar ya da nitelikli suçların gerçek faillerini bulmak istiyorsanız, bakmanız gereken ilk yer finansal akışların vardığı noktadır. Zira, para akış yönü eninde sonunda sizi gerçeğin kapısına götürür.
Bunun en somut ve taze örneklerini son dönemde yaşanan fon vurgunlarında bir kez daha gördük. Yansıtılan tabloya bakıldığında; fon dolandırıcılarının neredeyse tamamının sistemli bir plan dahilinde hareket ettiği, haksız kazançlarının ya bir kısmını ya da tamamını yurt dışına kaçırdığı anlaşılıyor. Kimi vurgundan hemen önce lüks yatlarını, gayrimenkullerini hazırlayıp deniz yoluyla kaçtı; kimi ise milyonlarca doları izi sürülmesi zor kripto varlıklara dönüştürerek sınır dışına transfer etti.
Oysa kaçırılan bu devasa servetin her bir kuruşu, bu ülkenin milli kaynağı ve halkın alın teridir.
Türkiye bir yandan küresel piyasalardan doğrudan yatırım çekmek, ülkeye sıcak para girmesini sağlamak için yoğun bir ekonomik mücadele verirken; bu yapılar ülkenin milli sermayesini içten içe boşaltıp başka coğrafyalara peşkeş çekmekteler. Üstelik bu kaçışlar anlık bir refleks değil, önceden ilmek ilmek işlenmiş planların bir sonucu. Aile fertleri, eşler ve çocuklar çoktan o ülkelere yerleştirilmekte, yatırımlar yapılmakta ve gelecek açısından birer "güvenli liman" inşa edilmekte. Türkiye'de yaşanacak en ufak bir sarsıntıda da ailece kapağı o ülkelere atmak için zemin önceden hazır olarak bekletilmekte.
Geçmişten günümüze kirli para sahiplerinin rotasına baktığımızda bu tablo hiç değişmemiştir. Kaçırılan finansal kaynaklar çoğunlukla Avrupa merkezlerinde veya son dönemin finansal cazibe noktası haline gelen Dubai gibi merkezlerde toplanmaktadır. Bu kişilerin büyük bir bölümü, kaçtıkları ülkelerde çoktan vatandaşlık hakkı kazanmış, kurdukları yasadışı düzeni bu korunaklı zırhların arkasından sürdürür hale gelmiştir.
Eğer bu ülkede birilerine "vatan haini" denecekse, bu etiketi en çok hak edenler hiç kuşkusuz bu profildeki kişilerdir. Kendilerini çeşitli maskelerle saklamaya çalışan bu tip kişiler arkasına saklandıkları inanç, ideoloji, dini değerler ya da siyasi görüş ne olursa olsun; milletin sermayesini çalan ve kaçıran bu zihniyeti doğrudan "ihanet" kavramıyla tanımlamak en doğru tespittir.
Biz bu ihanet senaryosunu ne yazık ki ilk kez yaşamıyoruz. FETÖ ve benzeri karanlık suç örgütleri de yıllarca "hizmet" veya "hayır" kılıfı altında bu topraklardan topladıkları devasa servetleri, türlü güzellemelerle yurt dışındaki odaklara aktardılar. Son zamanlarda bu kervana, tüm kazancını ve ticari varlığını bu ülkeden sağlayan bazı açgözlü iş insanları da eklendi. Aralarında öyle isimler var ki; kamusal ihalelerden milyarlık projelere kadar her alanda imzaları bulunmasına rağmen, kazandıklarıyla Londra’da koca bir mahalleyi satın alacak kadar bu ülkelerde mülkler edinmişler. Bu tipler, Türkiye'de olası bir siyasi ya da ekonomik çalkantı anında kaçacakları sakin limanları şimdiden hazırlayan bir tür dönme dolaplardır. Yarın bir kriz veya savaş kapıyı çalsa, bu ülkeyi ve milleti ilk terk edecek olanlar da yine bu çevrelerdir.
Devlet mekanizması, ülkenin milli kaynaklarını ve sermayesini dışarıya kaçıran bu yapıları, kişileri finansal istihbarat ve sıkı denetim mekanizmalarıyla anlık olarak takip etmelidir. Yapılacak derinlemesine bir finansal inceleme, bu servetlerin hangi kirli yollarla, hangi nüfuz ticaretiyle kazanıldığını da gün yüzüne çıkaracaktır.
Ancak mesele sadece tespit etmekle bitmemelidir; uluslararası hukuk ve finansal protokoller etkin bir şekilde kullanılarak, yurt dışına kaçırılan her bir kuruşun tekrar bu ülkeye kazandırılması devletin birincil önceliği olmalıdır...
Yorumlar
+ Yorum YapHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!
Gözden Kaçmasın
EĞRİ CETVELDEN DOĞRU ÇİZGİ ÇIKMAZ
Görüntüle →Son Yazıları
- Vay Vayyyy Rize'de TİCARET VE SANAYİ ODAMIZ Varmış!
- İktidarın Üzeinden Zengileşenler. Peki Bu Durum Nasıl Oluyor?
- FON VURGUNCULARINI TESPİT
- Siyasi Tarihimizin Ağır Topu. Rizeli Eski Bakanın Ölüm Yıldönümü
- FETÖ Medyası ile Daha Tiitiz Mücadele Şart
- 12 EYLÜL DARBESİNİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
- RİZE'DE ÇAY MÜZESİ İÇİN DOĞRU ADRES NERESİ
- SDG KENDİNİ FESHETTİ, GÖZLER SONRAKİ ADIMDA
- TERÖRSÜZ TÜRKİYE ÇERÇEVE YASASINA TEPKİ GÖSTERMEK
- YILLAR SONRA YENİ BİR UMUT; TERÖRSÜZ TÜRKİYE
İlginizi Çekebilir
Trend Makaleler
Ey Rize'nin siyasileri, Belediye Başkanları, STK Başkanları!