İrfan COŞKUN
Köşe Yazarı
İrfan COŞKUN
 

AĞAÇ KOVUĞUNDAKİ KUŞ YUVASI “RİZE GRUBU”

Rizeli bürokrat ve akademisyenleri 17 Yıl hiç ara vermeden her ay bir araya getirmek. (Haziran 2026’da 206.Kez bir araya gelinecek.), büyük bir başarı. Rize Grubu bu yönüyle eşine az rastlanır, dikkat çekici bir birliktelik.  Sıkça yöneltilen sorulardan biri “İyi, güzel de, sonuç olarak ne kazandırıyor, bu buluşmalardan Rize ne kazandı, Rize’ye ve Rizeliye ne faydası oldu?”  En büyük hedef, belki de hedefsizliktir. Rize Grubu, on yedi yıllık süreçte, bazen sözlü, bazen de yazılı olarak birçok  eleştiriye muhatap oldu. Bir yandan “Güzel bir organizasyon, güzel bir birliktelik” dendi, diğer yandan, “Rize Grubu ne yapar, kime ne faydası var, yemek yiyip, çay içip dağılıyorsunuz” diyenler oldu. Bu tür faaliyetler ille de bir beklentiyle, kazanç elde etmek amacıyla, bir yerlere taşınmak veya birilerini taşımak amacıyla yapılmaz, aksine kişisel beklentilerden, çıkar elde etmek amacından uzak olarak yapılan bu  etkinlikler, daha sürdürülebilir, daha ses getirici ve daha iz bırakıcı olabiliyor. Bunu başarabilmek için öncelikle, kendi çıkarlarını bir kenara koyan, aykırı seslere tahammül edebilen, dinleyen,  kendinden daha çok başkaları için uğraşmayı mutluluk olarak gören birine ihtiyaç vardır. Rize Grubu belki de, böyle birini bulduğu için, uzun süredir devam edebilme başarısını göstermiş bir yapı olmuştur.   Elbette ki, eleştiri olacak, olmalıdır. Eleştirilen bir şey varsa, orada bir gerçeklik te vardır demektir. Klasik tabirle “Meyvelı ağaç taşlanır.” Öz eleştiri yapabilmek, empati kurabilmek, daha iyisi için önemlidir. Rize Grubu en çok, daha etkin, daha fonksiyonel olmamakla eleştiriliyor, doğrudur. Bu kadar yetişmiş insanın yer aldığı bir yapı, nasıl olur da daha etkili bir yapı halini alamaz. Rize’ye daha çok katkı sunamaz. Nasıl olur da mensubu bulunan yetişmiş Rizelileri, daha faydalı olabilecekleri, daha etkin makamlara taşıyamaz. Arka planı böyle olmasa da, görünen bu.  Kanaatimiz şu ki, Rizeli bürokrat daha çok atanmalı, atananlar izlenmeli, kapısını Rizelilere açık tutmayanlar, özellikle Rizeliler tarafından kolay ulaşılabilir olmayanlar, “Aman beni kimse görmesin, kimse duymasın, hatta Rizeli olduğum da bilinmesin” düşüncesinde olanlar varsa, onlar ayrı bir kefeye konulmalı. Rize Grubu toplantılarında etkili makamlardakiler için sıklıkla vurguladığımız, “Rize Grubundan bir şey almayabilirsiniz ama, unutmayın ki, bu grupta sizden bir şeyler alacak, yararlanacak kişiler, hemşehrileriniz olabilir, o bakımdan burada olmalısınız” dediğimiz çok olmuştur.  Rizeli olduğunu adeta gizlemeye çalışan, Rizelilerle çok ta görüşmek istemeyen Rizeli bürokratların sayısı da az değildir. Pasif görevdeyken  sesi yüksek çıkan, bir makama geldiğinde aşağısıyla irtibatı kesen, çokça makam sahibi tanırız Ankara’da. Bizler her platformda, her fırsat oluştuğunda, bu makamların geçici olduğunu, bizlere milletin bir emaneti olduğunu, geçiciliği yanında, vebalının kalıcı olduğunu vurguladık, vurgulamaya da devam ediyoruz. Rizeli biri  Bakan olduğunda, o bakanlıkta öncelikle Rizeliler önde olacak, sayıları artacak ve Rize’ye ekstra hizmetler, ekstra projeler yapılacak beklentimizin olduğunu açık yüreklilikle dillendirdik. Sevincimizin de bu beklentilerden kaynaklı olduğunu vurgulamışızdır.  Bir başka ilden atanan bakan, kendi ilinin sorunlarıyla daha çok ilgileniyor, kendi iline daha çok hizmet etmeye çalışıyor diye eleştirilmesini de, eleştirdik. Bunun yerine eğer varsa, içinden çıktığı memlekete yeterince ilgi göstermeyenlerin eleştirilmesi gerektiğini savunduk. Evet maalesef Rize Grubundan da, bazı bürokratların hemşehrilerine yeterince ilgi göstermediği yaygın bir kanaattir.   Grup buluşmalarına misafir olan Rizeli bazı siyasetçi, bürokrat ve etkin iş insanları “Bu grupta bakan yardımcısı, genel müdür, Daire başkanı olabilecek isimler yok mu?” diye sorduklarında, onlara değerlendirilmesi gereken, daha üst düzey görevlerde olması gereken birçok hemşehrimizin var olduğunu, kendilerine liyakat sahibi birçok isim verebileceğimizi söylediğimizde, maalesef ses çıkmadı.  Kendi koltuklarını sağlam gören bazı hemşehrilerimiz, bu konulara hiç el atmadı. Yukarı çıktığında elini aşağıdakilere uzatmadı. Yengeç sendromunu, yukarı çıkmaya çalışanı aşağı çekmek yerine, yukarı çıkanın aşağıdakini yukarı çekmesi gerektiği şeklinde değiştirme çabasında olsak ta, bu gidişi çok ta değiştirebildiğimiz söylenemez. Umutsuz değiliz, akıntıya karşı yüzmeye devam etme kararlılığımızı devam ediyor. Gayret bizden, takdirin yüce Allah’tan olduğuna inanıyoruz.  Bilinmelidir ki, Rize Grubu “İyi insanlar tarikatı değildir”. Rize Grubu, Rize'nin Kalem ehli insanlarının homojen bir ortalamasıdır. Yakındığımız hususların ancak, “Kendimizi değiştirdiğimizde” düzelebileceğini düşünenlerdeniz. Sadece karşıdakinden beklemek yerine “Ben yaparsam, o da yapar, ben düzelirsem, toplum da düzelir” anlayışını, bakış açısını benimsemeliyiz. İnsan kolay yetişmiyor, en küçük bir hatada da, kendi insanımızı yerden yere vurmaktan uzak durmalıyız. İçerde eleştiri yaparken, dışarda insanımıza sahip çıkmalıyız. Ne olursa olsun, Ankara’da, siyaset ve bürokraside ihtiyaç olduğunda kapısını çalabildiklerimiz genellikle hemşehrilerimiz olmaktadır. Hasılı, Rize Grubu tüm eksikliklere rağmen, haklı haksız eleştirilere rağmen, Rizeliler arasındaki birlikteliği sağlama anlamında büyük bir iş başarmıştır. Rize Grubu, Rize ortak paydasında, her görüşten Rizeli siyasetçi, bürokrat ve akademisyenleri, hiçbir olumsuz tartışma yaşanmadan, kırgınlık olmadan, 17 Yıl, 205 buluşmada kesintisiz bir araya getirmeyi gerçekleştirmiş, takdire şayan bir oluşum, güzel bir dostluk grubudur. Rize ve Rizeliler için daha iyisini yapmaya, daha etkilisini oluşturmaya, Rize Grubu hiçbir engel oluşturmamaktadır. Rize Grubu bir ağacın kovuğundaki kuş yuvasına benzetilebilir. Ana kuş yuvayı yapar, yumurtaları sıcak tutar, yumurtadan çıkan yavruları besler, büyütür. Büyüyüp yuvadan uçan yavrular,  kalan var mı, uçamayan, yardıma ihtiyacı olan var mı diye geri dönüp te bakmaz. Bu da bizim ayıbımız.
Ekleme Tarihi: 24 Mayıs 2026 -Pazar

AĞAÇ KOVUĞUNDAKİ KUŞ YUVASI “RİZE GRUBU”

Rizeli bürokrat ve akademisyenleri 17 Yıl hiç ara vermeden her ay bir araya getirmek. (Haziran 2026’da 206.Kez bir araya gelinecek.), büyük bir başarı. Rize Grubu bu yönüyle eşine az rastlanır, dikkat çekici bir birliktelik. 

Sıkça yöneltilen sorulardan biri “İyi, güzel de, sonuç olarak ne kazandırıyor, bu buluşmalardan Rize ne kazandı, Rize’ye ve Rizeliye ne faydası oldu?” 

En büyük hedef, belki de hedefsizliktir. Rize Grubu, on yedi yıllık süreçte, bazen sözlü, bazen de yazılı olarak birçok  eleştiriye muhatap oldu. Bir yandan “Güzel bir organizasyon, güzel bir birliktelik” dendi, diğer yandan, “Rize Grubu ne yapar, kime ne faydası var, yemek yiyip, çay içip dağılıyorsunuz” diyenler oldu.

Bu tür faaliyetler ille de bir beklentiyle, kazanç elde etmek amacıyla, bir yerlere taşınmak veya birilerini taşımak amacıyla yapılmaz, aksine kişisel beklentilerden, çıkar elde etmek amacından uzak olarak yapılan bu  etkinlikler, daha sürdürülebilir, daha ses getirici ve daha iz bırakıcı olabiliyor. Bunu başarabilmek için öncelikle, kendi çıkarlarını bir kenara koyan, aykırı seslere tahammül edebilen, dinleyen,  kendinden daha çok başkaları için uğraşmayı mutluluk olarak gören birine ihtiyaç vardır. Rize Grubu belki de, böyle birini bulduğu için, uzun süredir devam edebilme başarısını göstermiş bir yapı olmuştur.  

Elbette ki, eleştiri olacak, olmalıdır. Eleştirilen bir şey varsa, orada bir gerçeklik te vardır demektir. Klasik tabirle “Meyvelı ağaç taşlanır.”

Öz eleştiri yapabilmek, empati kurabilmek, daha iyisi için önemlidir. Rize Grubu en çok, daha etkin, daha fonksiyonel olmamakla eleştiriliyor, doğrudur. Bu kadar yetişmiş insanın yer aldığı bir yapı, nasıl olur da daha etkili bir yapı halini alamaz. Rize’ye daha çok katkı sunamaz. Nasıl olur da mensubu bulunan yetişmiş Rizelileri, daha faydalı olabilecekleri, daha etkin makamlara taşıyamaz. Arka planı böyle olmasa da, görünen bu. 

Kanaatimiz şu ki, Rizeli bürokrat daha çok atanmalı, atananlar izlenmeli, kapısını Rizelilere açık tutmayanlar, özellikle Rizeliler tarafından kolay ulaşılabilir olmayanlar, “Aman beni kimse görmesin, kimse duymasın, hatta Rizeli olduğum da bilinmesin” düşüncesinde olanlar varsa, onlar ayrı bir kefeye konulmalı.

Rize Grubu toplantılarında etkili makamlardakiler için sıklıkla vurguladığımız, “Rize Grubundan bir şey almayabilirsiniz ama, unutmayın ki, bu grupta sizden bir şeyler alacak, yararlanacak kişiler, hemşehrileriniz olabilir, o bakımdan burada olmalısınız” dediğimiz çok olmuştur. 

Rizeli olduğunu adeta gizlemeye çalışan, Rizelilerle çok ta görüşmek istemeyen Rizeli bürokratların sayısı da az değildir. Pasif görevdeyken  sesi yüksek çıkan, bir makama geldiğinde aşağısıyla irtibatı kesen, çokça makam sahibi tanırız Ankara’da.
Bizler her platformda, her fırsat oluştuğunda, bu makamların geçici olduğunu, bizlere milletin bir emaneti olduğunu, geçiciliği yanında, vebalının kalıcı olduğunu vurguladık, vurgulamaya da devam ediyoruz. Rizeli biri  Bakan olduğunda, o bakanlıkta öncelikle Rizeliler önde olacak, sayıları artacak ve Rize’ye ekstra hizmetler, ekstra projeler yapılacak beklentimizin olduğunu açık yüreklilikle dillendirdik. Sevincimizin de bu beklentilerden kaynaklı olduğunu vurgulamışızdır.

 Bir başka ilden atanan bakan, kendi ilinin sorunlarıyla daha çok ilgileniyor, kendi iline daha çok hizmet etmeye çalışıyor diye eleştirilmesini de, eleştirdik. Bunun yerine eğer varsa, içinden çıktığı memlekete yeterince ilgi göstermeyenlerin eleştirilmesi gerektiğini savunduk.

Evet maalesef Rize Grubundan da, bazı bürokratların hemşehrilerine yeterince ilgi göstermediği yaygın bir kanaattir.  

Grup buluşmalarına misafir olan Rizeli bazı siyasetçi, bürokrat ve etkin iş insanları “Bu grupta bakan yardımcısı, genel müdür, Daire başkanı olabilecek isimler yok mu?” diye sorduklarında, onlara değerlendirilmesi gereken, daha üst düzey görevlerde olması gereken birçok hemşehrimizin var olduğunu, kendilerine liyakat sahibi birçok isim verebileceğimizi söylediğimizde, maalesef ses çıkmadı. 

Kendi koltuklarını sağlam gören bazı hemşehrilerimiz, bu konulara hiç el atmadı. Yukarı çıktığında elini aşağıdakilere uzatmadı. Yengeç sendromunu, yukarı çıkmaya çalışanı aşağı çekmek yerine, yukarı çıkanın aşağıdakini yukarı çekmesi gerektiği şeklinde değiştirme çabasında olsak ta, bu gidişi çok ta değiştirebildiğimiz söylenemez. Umutsuz değiliz, akıntıya karşı yüzmeye devam etme kararlılığımızı devam ediyor. Gayret bizden, takdirin yüce Allah’tan olduğuna inanıyoruz. 

Bilinmelidir ki, Rize Grubu “İyi insanlar tarikatı değildir”. Rize Grubu, Rize'nin Kalem ehli insanlarının homojen bir ortalamasıdır. Yakındığımız hususların ancak, “Kendimizi değiştirdiğimizde” düzelebileceğini düşünenlerdeniz. Sadece karşıdakinden beklemek yerine “Ben yaparsam, o da yapar, ben düzelirsem, toplum da düzelir” anlayışını, bakış açısını benimsemeliyiz.

İnsan kolay yetişmiyor, en küçük bir hatada da, kendi insanımızı yerden yere vurmaktan uzak durmalıyız. İçerde eleştiri yaparken, dışarda insanımıza sahip çıkmalıyız. Ne olursa olsun, Ankara’da, siyaset ve bürokraside ihtiyaç olduğunda kapısını çalabildiklerimiz genellikle hemşehrilerimiz olmaktadır.

Hasılı, Rize Grubu tüm eksikliklere rağmen, haklı haksız eleştirilere rağmen, Rizeliler arasındaki birlikteliği sağlama anlamında büyük bir iş başarmıştır. Rize Grubu, Rize ortak paydasında, her görüşten Rizeli siyasetçi, bürokrat ve akademisyenleri, hiçbir olumsuz tartışma yaşanmadan, kırgınlık olmadan, 17 Yıl, 205 buluşmada kesintisiz bir araya getirmeyi gerçekleştirmiş, takdire şayan bir oluşum, güzel bir dostluk grubudur.

Rize ve Rizeliler için daha iyisini yapmaya, daha etkilisini oluşturmaya, Rize Grubu hiçbir engel oluşturmamaktadır.

Rize Grubu bir ağacın kovuğundaki kuş yuvasına benzetilebilir. Ana kuş yuvayı yapar, yumurtaları sıcak tutar, yumurtadan çıkan yavruları besler, büyütür. Büyüyüp yuvadan uçan yavrular,  kalan var mı, uçamayan, yardıma ihtiyacı olan var mı diye geri dönüp te bakmaz. Bu da bizim ayıbımız.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (1)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve rizeninsesi.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Balevabal
(24.05.2026 21:04 - #1815)
Rize gurubuna Rize’ye ve rizeliye hizmet noktasında başarılar diliyorum.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve rizeninsesi.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.