İrfan COŞKUN
Köşe Yazarı
İrfan COŞKUN
 

O SOKAK

Cadde olsa da, adı sokak. Herkesin birbirini tanıdığı, dışardan gelenin hemen fark edildiği, evin içi gibi bir yer, “Sokak”. Kim bilir kaç kez baştan sona adımlamışız, müthiş su sesi eşliğinde. İlk gelenler derenin sesini gür bir şekilde duyar, bir süre kaldıktan sonra o ses duyulmaz artık. Birçoğumuzun o sokakta başlayan yolculuğu, büyük şehirlerde mevkilere, makamlara, zenginliklere uzansa da, pergelin bir ayağı hep o sokakta kaldı. O sokakta hep kendimizi güvende hissettik. Büyük şehirlerde oturduğumuz apartmanın, sitenin bahçesine bile çocuklarımızı yalnız bırakmaktan imtina ederken, o sokağa gelince serbest bıraktık çocuklarımızı, çekinmeden. O sokak güven, o sokak tanıdık, o sokak bizim ev sanki.   Bir de o sokağın başında sandalyesinde oturup, kahvesini yudumlayan Nazir vardı. Herkesin sevdiği, her geleni tanıyan, her gelene her türlü havadisleri aktaran, haberleri veren, sokağın sevimli yüzü Nazir. Hey gidi Nazir, umarım ki Cennettesin. Şimdi onsuz sokak öksüz, sokak ıssız, sokak tuzsuz yemek gibi.  İlçe İkizdere olsa da adı Kaza, “Kazaya gidiyorum, kazadadır, kazadan geliyorum, kazaya gidecek misin”. Yani İkizdere. Bir cadde üzerine konuşlanmış, sağlı sollu bakkallar. Deniz suyu gibi, “İçtikçe susuyoruz, susadıkça içiyoruz”. Ama asla ondan vazgeçemiyoruz.  Şimdilerde adı market olan dükkânlar olsa da, benim aklım bakkalda kaldı. Mesela “Avcılar Bakkaliyesi”. Ava düşkünlüğüyle bilinen, bir mavzer kurşunuyla iki dağ keçisi avlayan namı değer esnaf Asım Coşkun. Tabelası yağlı boyayla yapılmış, İkizdere’nin karlı dağlarında keçiye nişan almış avcıdan oluşuyor. Dükkânın cephesi uzunluğunda, iyi bir sanatçının fırçasının ürünü, tam bir tablo. Bir gün İkizdere müzesinde sergilenmek üzere muhafaza ediliyor. Sokağın en sosyal tesisi “Bekiroğlu Kıraathanesi”, namı değer “Meteliksizin Kahvesi”. İşletenler gerçekten esnaftı. Ahilik belgeleri olmasa da, tam bir ahi kültürüne sahip, nazik, sevecen, sabırlı. Bir çay için yüz adım atar, güler yüzünü eksik etmez. Üç kuşak esnaf. Meteliksizin kahvesinde, bir taraftan çay yudumlarken eş dost, diğer taraftan, içini dökerdi sohbet masalarına. Şimdi o da yok o sokakta, kapattı kapılarını. Biraz daha yalnızlaştı o sokak, kalabalıklar arasında. O sokak büyümesin, o sokak değişmesin, hep aynı kalsın isterim. Şimdilerde petrol artığı asfalt sökülüp, küp taş döşeniyor olması sevindirici, ümit verici. Ne güzel, eski haline dönüyor. Babamın, dedemin izlerinin olduğu taşlar olmasa da. Bu taşlar bir daha sökülmesin, ayak izleri kalsın o taşlarda, geçmişi geleceğe taşıyan. Tıpkı, Eyüp Sultan’da ayak izlerinden aşınmış mermer eşik gibi. O sokak büyümesin, klasik kalsın zira, gezmek, görmek için gidilen yerler, hep eski yerler. Tarih kokan, geçmişin ayak izlerini taşıyan yerler. Hayatımızdan silemediğimiz, silemeyeceğimiz o sokak. Selam olsun o sokağa, o sokakta yürümüş olanlara, yürüyecek olanlara.   
Ekleme Tarihi: 01 Mayıs 2026 -Cuma

O SOKAK

Cadde olsa da, adı sokak. Herkesin birbirini tanıdığı, dışardan gelenin hemen fark edildiği, evin içi gibi bir yer, “Sokak”. Kim bilir kaç kez baştan sona adımlamışız, müthiş su sesi eşliğinde. İlk gelenler derenin sesini gür bir şekilde duyar, bir süre kaldıktan sonra o ses duyulmaz artık.

Birçoğumuzun o sokakta başlayan yolculuğu, büyük şehirlerde mevkilere, makamlara, zenginliklere uzansa da, pergelin bir ayağı hep o sokakta kaldı. O sokakta hep kendimizi güvende hissettik. Büyük şehirlerde oturduğumuz apartmanın, sitenin bahçesine bile çocuklarımızı yalnız bırakmaktan imtina ederken, o sokağa gelince serbest bıraktık çocuklarımızı, çekinmeden.

O sokak güven, o sokak tanıdık, o sokak bizim ev sanki. 

 Bir de o sokağın başında sandalyesinde oturup, kahvesini yudumlayan Nazir vardı. Herkesin sevdiği, her geleni tanıyan, her gelene her türlü havadisleri aktaran, haberleri veren, sokağın sevimli yüzü Nazir. Hey gidi Nazir, umarım ki Cennettesin. Şimdi onsuz sokak öksüz, sokak ıssız, sokak tuzsuz yemek gibi. 

İlçe İkizdere olsa da adı Kaza, “Kazaya gidiyorum, kazadadır, kazadan geliyorum, kazaya gidecek misin”. Yani İkizdere. Bir cadde üzerine konuşlanmış, sağlı sollu bakkallar. Deniz suyu gibi, “İçtikçe susuyoruz, susadıkça içiyoruz”. Ama asla ondan vazgeçemiyoruz. 

Şimdilerde adı market olan dükkânlar olsa da, benim aklım bakkalda kaldı. Mesela “Avcılar Bakkaliyesi”. Ava düşkünlüğüyle bilinen, bir mavzer kurşunuyla iki dağ keçisi avlayan namı değer esnaf Asım Coşkun. Tabelası yağlı boyayla yapılmış, İkizdere’nin karlı dağlarında keçiye nişan almış avcıdan oluşuyor. Dükkânın cephesi uzunluğunda, iyi bir sanatçının fırçasının ürünü, tam bir tablo. Bir gün İkizdere müzesinde sergilenmek üzere muhafaza ediliyor.

Sokağın en sosyal tesisi “Bekiroğlu Kıraathanesi”, namı değer “Meteliksizin Kahvesi”. İşletenler gerçekten esnaftı. Ahilik belgeleri olmasa da, tam bir ahi kültürüne sahip, nazik, sevecen, sabırlı. Bir çay için yüz adım atar, güler yüzünü eksik etmez. Üç kuşak esnaf. Meteliksizin kahvesinde, bir taraftan çay yudumlarken eş dost, diğer taraftan, içini dökerdi sohbet masalarına. Şimdi o da yok o sokakta, kapattı kapılarını. Biraz daha yalnızlaştı o sokak, kalabalıklar arasında.

O sokak büyümesin, o sokak değişmesin, hep aynı kalsın isterim. Şimdilerde petrol artığı asfalt sökülüp, küp taş döşeniyor olması sevindirici, ümit verici. Ne güzel, eski haline dönüyor. Babamın, dedemin izlerinin olduğu taşlar olmasa da. Bu taşlar bir daha sökülmesin, ayak izleri kalsın o taşlarda, geçmişi geleceğe taşıyan. Tıpkı, Eyüp Sultan’da ayak izlerinden aşınmış mermer eşik gibi.

O sokak büyümesin, klasik kalsın zira, gezmek, görmek için gidilen yerler, hep eski yerler. Tarih kokan, geçmişin ayak izlerini taşıyan yerler.

Hayatımızdan silemediğimiz, silemeyeceğimiz o sokak. Selam olsun o sokağa, o sokakta yürümüş olanlara, yürüyecek olanlara. 

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve rizeninsesi.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.