7-10 Mayıs 2026 Tarihleri arasında, Ankara Millet Bahçesinde yapılan “Rize Günleri” ile ilgili bir değerlendirme yapmak niyetiyle, kalemi elimize aldık. Elbette ki, baktığınız yere göre, söylenecek şeyler farklılık gösterir. Biz de kendi penceremizden gördüklerimizi aktarmaya çalışacağız.
“Zengin bir adam, büyük masraflar yaparak oğluna muhteşem bir düğün yapar. Her şey çok güzel, salon o şehrin en güzel, en nezih salonu, ikramlar, davetlilerle ilgilenmek, eğlenceler çok güzel. Düğün sonunda, davetlilerden birine “Düğün nasıldı?” diye sorulur. Sorulan kişi de “Her şey çok güzeldi ancak, dondurma çok soğuktu” der.”
Sürekli hata, eksiklik arayanların beğenisini kazanmak zor, hatta imkânsızdır. Eksik arayan mutlaka bir şeyler bulur. Bizim amacımız eksik aramak değil, bu günlerin Rize’ye daha çok nasıl katkı sağlayabileceği düşüncesiyle, yapılanları ve daha neler yapılması gerektiğini ortaya koymak, bundan sonra yapılacak etkinliklerde, daha iyisini yapmaya bir nebze olsun katkı sunabilmektir.
Bu organizasyonun gerçekleştirilmesini sağlayan Rize Valimize, Rize Belediye Başkanımıza ve Ankara Rize Dernekleri Federasyonu Başkanı ve Yönetimine, bir kez daha Rize’yi Ankara’ya taşıdıkları için öncelikle teşekkür ediyoruz.
Ankara Rize Günleri Fuar mı-Festival mi-Panayır mi:
Bu güne kadar, Ankara Millet Bahçesinde birçok fuarı-festivali ziyaret ettik. Bazı illerin ortaklaşa yaptığı tanıtım günlerinde, Rize Günlerinin onda biri kadar ziyaretçi olmadığına şahit olmuşuzdur.
Rize günleri her düzenlendiğinde, ziyaretçi sayısı en fazla olan etkinliklerden biri oldu. Ziyaretçilerin ne kadarı Rizeli bilemiyoruz ancak, Rize’ye olan ilgi çok güzel. Bu biraz Rizelilerin memlekete bağlılığından daha çok da, Cumhurbaşkanının memleketi olduğundan kaynaklanıyor kanaatindeyiz. Şöyle ki, Rize’den yeni geldiğim halde, dört günlük etkinlikte üç gün orada olmaktan zevk aldım. Birçok Rizelinin de aynı ilgiyi gösterdiği kanaatindeyiz. Bu güzel bir şey ancak, Rize’yi Rizelilere değil, Rizeli olmayanlara, Rize’yi görmeyenlere tanıtmak öne çıkmalıydı.
İlçe Kaymakamlıklarının-Belediyelerinin düzenlediği stantları geziyoruz. Ziyaretçiler çok sıcak karşılanıyor, ikramlar yapılıyor, misafirler ağırlanıyor. Rizelilerin misafirperverliği öne çıkıyor,
Çamlıhemşin ve Hemşin stantları, yöreye has kültürel ürünleriyle diğer stantlardan farklılık gösterdiği göze çarpıyor. Hemşin standında ikram edilen “Hemşin ketesi” dikkatimizi çekiyor. Coğrafi işaret alınması tavsiyesinde bulunuyoruz.
Hemen bütün stantlarda, ilçeye, beldeye ait birkaç fotoğraf panosu yer almış ancak, hiçbir stantta, “Rize’yi neden görmelisiniz”, Rize’nin ziyaret edilmesi gereken, mutlaka görülmesi gereken yerleri ile ilgili yeterli bir turizm tanıtımı, tur organizasyonu olmaması zayıf yönlerdendi.
Ziyaretçilerin kahir ekseriyetinin Rizeli olması güzel ancak, her Rizelinin bir Rizeli olmayan ziyaretçi getirmesi önceden önerilebilir, gündem yapılabilirdi. Ankara’daki Rizeliler, Rize’den gelenlerle buluştu, hasret giderdi ama bu, Rize turizmine yeterli katkıyı sağlamaz kanaatindeyiz.
Yerli ve yabancı turizm şirketleri davet edilerek, bir şekilde o alana gelmeleri sağlanmalıydı. Rize Günleri boyunca, Rize’nin gezilecek yerlerini tanıtıp indirimli gezi turları rezervasyonları yapmaları yönünde çalışmalar yapılabilirdi. Rize birkaç doğa fotoğrafı ile anlatılamayacak kadar geniş, simitle tanıtımı yeterli olmayacak kadar zengin tatlara sahiptir.
Çağrankaya Kar Yürüyüşlerinde “Cenneti görmeden ölmeyin” diye bir slogan vardı. Rize’ye gitmek için daha çekicileri, görsellerle oluşturulabilirdi. Tur rotaları, konaklama tesisleri, lokantalar vs. Rize’ye yalnızca belli lokantalarda yemek yemek için bile gidilebileceği anlatılabılırdi.
“Rize, Esenboğa’ya Bir Saat Mesafede” başlığı atılarak, günübirlik bile gidip gelinebileceği, Rize Havalimanında, hiçbir havaalanında olmayan, bütün havaalanlarından daha uzuz “Çay-Kur” standında, çay simit için bile gidilebileceği söylenebilirdi.
Rize Günlerinde Rizeli olmayan ziyaretçi sayısını, bu faaliyet sonunda “Ben mutlaka Rize’yi görmeliyim” diyenlerin sayısını ölçebilseydik katkısını daha iyi değerlendirebilirdik.
Rize Günlerinde Dikkat Çekici Bir Yer, “Avrupa Rizeliler Derneği Standı”
İlçe stantları dışında dikkatimizi çeken sade ama anlamlı bir stant vardı “Avrupa Rizeliler Derneği Standı.” Almanya’nın Bremen ve Dortmunt şehirlerinden kalkıp, Rize için Ankara’ya gelmiş, stant açmış, Almanya’ya mastır ve doktora yapmak için götürecekleri Rizeli üniversite mezunları arayan Bremen Rizeliler Dernek Başkanı İkizdereli hemşehrimiz sevgili Zeki Karakurt ve arkadaşlarını, iki yüz civarında Rizeli öğrenciyle görüşme gerçekleştirmiş olduklarını öğrendik. Eğitim için Almanya’ya gitmek isteyenlere, iş imkânı da sunmak için yoğun gayret içindeler. Anladık ki, “Bremen’de yalnızca “Bremen mızıkacıları” yok, memleketini seven, memleketi için bir şeyler yapmaya çalışan Rizeliler de vardır. Tebrik ediyoruz.
Rize Günlerini fırsat bilip, Rize yöneticileriyle, Ankara’daki üst düzey bürokratları bir araya getirmek fikri güzeldi ancak, yapılan akşam yemeği toplantısı, iyi organize edilmemesi nedeniyle amaca hizmet etmedi.
6 Mayısa rastlayan Rize Grubunun 205.Buluşmasına katılan Rize Valisi ve Rize Belediye Başkanının dışında, Rize Günleri kapsamında, Rize’nin il, ilçe yöneticileriyle tanışma sağlayacak daha organizeli bir buluşma gerçekleştirilmeliydi. Bu anlamda , butik bir buluşma gerçekleştiren, İkizdere ve Kalkandere yöneticilerini Çankaya Köşkünde kahvaltıda bir araya getiren, Cumhurbaşkanlığı Şube Müdürü Reşat Keskin kardeşimizin bu daveti anlamlıydı. Umarız ki, gelecek yıllarda bütün Rize yöneticilerini Ankara’daki Rizeli Bürokratlarla buluşturan bir davet düzenlenir.
Böylece Ankara’daki Rizeli bürokratlarla, Rize’deki yöneticiler daha yakından tanışma imkânı bularak, sorunların çözümüne katkı sağlanabilir, Bakanlıklardaki talepler bürokratlar aracılığıyla daha hızlı karşılanabilir. Rizeli bürokrat ve akademisyenlerden oluşan Rize Grubu bu iş için biçilmiş bir kaftan.
Özetle
“Ankara Rize Günleri” güzeldi. Yalnız, “Dondurma biraz soğuktu”.
-Turizm şirketleri çokça davet edilmeli, etkinlik süresince tanıtım yapılarak Rize’ye tur kayıtlarının alınması sağlanmalıydı.
-Rizeli Bürokratlarla, Rize’yi yönetenler, özel bir toplantıda bir araya getirilmeli, tanıştırılmalıydı. Bunun için yıllardır Rizeli bürokrat ve akademisyenleri buluşturan “Rize Grubu”ndan faydalanılmalıydı.
-Her stantta, o ilçenin gezilecek, görülecek yerleri sunumlar şeklinde tanıtılmalı, gezi güzergâhları, konaklama yerleri kapsamlı bir şekilde anlatılmalı, daha kapsamlı turizm broşürleri hazırlanıp dağıtılmalıydı.
-Konser alanı ile, stantlar ayrıştırılmalı, ses kirliliği önlenmeliydi.
-Giriş kapısına turnikeler yerleştirilerek, katılanların sayısı belirlenmeli, girişler ücretli yapılıp, derneklere katkı sağlanmalıydı.
-Bu etkinliklerin Rize’ye katkısı objektif bir değerlendirilmeli, artılar ve eksiler tespit edilerek raporlaştırılmalıdır.
-Faaliyet Rizeliler kadar, Rizeli olmayanlar için kurgulanmalıdır.
-Tarihe mal olmuş Rizeliler (Saadettin Kaynak, Kaptanpaşa vb.) isimler anılmalı, onlarla ilgili Rize’de bulunan (Ev vs.) değerler tanıtılmalı, görülmeleri teşvik edilmelidir.
-Söyleşiler, Rize’nin tamamında ortak olan bir başlık altında yapılmalıdır. “Çay Tadında Söyleşiler” gibi.
-“En büyük biziz” demeden, daha iyisi için öz eleştiriden kaçınılmamalıdır.
-Bu etkinliklerden maddi bir gelir elde edildiyse, merkezi bir yerde, Rizelileri buluşturacak bir mekân satın alımında kullanılmalıdır. Kalın sağlıcakla.
