Tahir ORHAN
Köşe Yazarı
Tahir ORHAN
 

SAĞLIK BAKANINA AÇIK MEKTUP

 Çok zamandır aklımızda olan bir sorunu dile getirmek istiyoruz bu yazımızda. Daha önce de değinmiştik; tıp eğitimi uzun soluklu bir süreçtir. Bir doktorun, tam kemale erebilmesi için yirmi yıla ihtiyacı var. Son yıllarda gelişen teknolojiler, çağdaş dünyadaki değişmeler ve bazı başka sebeplerle hem hastalıklar, hem de hastalık çeşitleri arttı. Bu durum, tıp alanında yeni ihtiyaçlar doğurdu. Bazı branşlar, ana branşlara bağlı olarak hizmet veriyor. Ancak bu, normal hastaneler için geçerli; yoksa araştırma ve fakülte hastanelerinde iş daha kolay. Bir örnek vermek gerekirse, bir sürü tipi bulunan şeker hastaları (diyabet) , bir dahiliyeciye görünmeden direkt olarak endokrin servisine başvuramıyor. Yine ağrı ünitesine (Algoloji) bir Fizik Tedavi veya Dahiliye uzamının sevkiyle gidilebilmektedir. Bu durum, ister istemez şişkinliğe sebep oluyor.  Doktorluğun da kendi içinde bazı sorunları olduğu biliniyor. Bir dönem, bir inat uğruna bazı doktorlar yurt dışına gitti fakat neyse ki tez döndüler. Belirli branşlarda doktor kolay bulunabildiği halde bazı zor branşlarda ne yazık ki eksiklik çekilmektedir. Göz Hastalıkları alanı bunlardan biridir. Zaten bu yüzden Tıpta Uzmanlık Sınavında (TUS) yüksek puan alanlar Göz’ü tercih etmektedir. Buna rağmen hastanelerde Göz servisleri dolup taşmaktadır. Bu, şimdinin sorunu da değildir. Üniversite yıllarımızda Ankara’da “Vehbi Koç Göz Bankası”nda sıra bulabilmek için insanlar gece yarılarında sokaklara dökülüyor, Dikimevi mevkiinde mevzileniyordu. Bir başka iki alan Kulak-Burun-Boğaz (KBB) ve Cildiyedir. Bu branşlarda randevu bulmak apayrı bir sorun. İşte tam da bakan beye hatırlatmak istediğimiz budur.  Birkaç aydır gözlerimdeki ufak bir sorunla uğraşıyorum. Trabzon’da bir hastaneye yolum düşmüşken, henüz mesai saatinin bitimine 40 dakika kadar bir zaman varken önü boş olan bir göz doktoruna, görünüp görünemeyeceğimi sordum. Randevulu hastalara baktıklarını ve hasta beklediklerini söylediler. Ben de oturduğum yerden onları izledim. Hiçbir hasta gelmedi ve onlar da kapatıp gittiler. Bu duruma çare bulunması lazım… Fakat burada da bakanlığın yanlış bir uygulaması ortaya çıkıyor. Bir hekim günde yaklaşık 40 hastaya bakıyormuş. Bu 40 hasta için aldığı parayla (onlar performans ücreti diyor) 50 hastaya baksa da aynı parayı alıyormuş. Onlar da madem fazladan işe fazladan ücret yok niye yorulalım diyorlar. Yani ne kadar para o kadar ekmek Sağlık Bakanlığına düşen en önemli görevlerden birisi, eksik branşlardaki doktor sayılarını artırmak ikincisi ise randevu sistemini iyileştirmektir. Sağlık, Eğitim ve Milli Güvenlik, bir ülke vatandaşları için en önemli üç alandır. Bu hizmetler üstelik sosyal güvenlik çerçevesinde ücretsiz verilmelidir. Kamu hastaneleri çoğaltılıp hastalar, özel sağlık kuruluşlarının insafına terk edilmemelidir. Fakat bu konu bakanlıktan da daha üst makamlarda ancak çözülebilir. Bunun yolu galiba meclisten geçiyor. Özel bir hastanede bir doktor bir ameliyattan neredeyse 100 bin lira kazanırken, kamuda bir doktor bunun biraz daha üzerinde bir maaşla ay sonunu getiriyor. Bu yüzden iyi doktorlar özellere koşuyor. Atı alan Üsküdar’ı geçmeden bu konuya el atılmalıdır vesselam. Sağlık ve Esenlikle…
Ekleme Tarihi: 12 Haziran 2026 -Cuma

SAĞLIK BAKANINA AÇIK MEKTUP

 Çok zamandır aklımızda olan bir sorunu dile getirmek istiyoruz bu yazımızda. Daha önce de değinmiştik; tıp eğitimi uzun soluklu bir süreçtir. Bir doktorun, tam kemale erebilmesi için yirmi yıla ihtiyacı var. Son yıllarda gelişen teknolojiler, çağdaş dünyadaki değişmeler ve bazı başka sebeplerle hem hastalıklar, hem de hastalık çeşitleri arttı. Bu durum, tıp alanında yeni ihtiyaçlar doğurdu. Bazı branşlar, ana branşlara bağlı olarak hizmet veriyor. Ancak bu, normal hastaneler için geçerli; yoksa araştırma ve fakülte hastanelerinde iş daha kolay. Bir örnek vermek gerekirse, bir sürü tipi bulunan şeker hastaları (diyabet) , bir dahiliyeciye görünmeden direkt olarak endokrin servisine başvuramıyor. Yine ağrı ünitesine (Algoloji) bir Fizik Tedavi veya Dahiliye uzamının sevkiyle gidilebilmektedir. Bu durum, ister istemez şişkinliğe sebep oluyor. 

Doktorluğun da kendi içinde bazı sorunları olduğu biliniyor. Bir dönem, bir inat uğruna bazı doktorlar yurt dışına gitti fakat neyse ki tez döndüler. Belirli branşlarda doktor kolay bulunabildiği halde bazı zor branşlarda ne yazık ki eksiklik çekilmektedir. Göz Hastalıkları alanı bunlardan biridir. Zaten bu yüzden Tıpta Uzmanlık Sınavında (TUS) yüksek puan alanlar Göz’ü tercih etmektedir. Buna rağmen hastanelerde Göz servisleri dolup taşmaktadır. Bu, şimdinin sorunu da değildir. Üniversite yıllarımızda Ankara’da “Vehbi Koç Göz Bankası”nda sıra bulabilmek için insanlar gece yarılarında sokaklara dökülüyor, Dikimevi mevkiinde mevzileniyordu. Bir başka iki alan Kulak-Burun-Boğaz (KBB) ve Cildiyedir. Bu branşlarda randevu bulmak apayrı bir sorun. İşte tam da bakan beye hatırlatmak istediğimiz budur. 
Birkaç aydır gözlerimdeki ufak bir sorunla uğraşıyorum. Trabzon’da bir hastaneye yolum düşmüşken, henüz mesai saatinin bitimine 40 dakika kadar bir zaman varken önü boş olan bir göz doktoruna, görünüp görünemeyeceğimi sordum. Randevulu hastalara baktıklarını ve hasta beklediklerini söylediler. Ben de oturduğum yerden onları izledim. Hiçbir hasta gelmedi ve onlar da kapatıp gittiler. Bu duruma çare bulunması lazım… Fakat burada da bakanlığın yanlış bir uygulaması ortaya çıkıyor. Bir hekim günde yaklaşık 40 hastaya bakıyormuş. Bu 40 hasta için aldığı parayla (onlar performans ücreti diyor) 50 hastaya baksa da aynı parayı alıyormuş. Onlar da madem fazladan işe fazladan ücret yok niye yorulalım diyorlar. Yani ne kadar para o kadar ekmek

Sağlık Bakanlığına düşen en önemli görevlerden birisi, eksik branşlardaki doktor sayılarını artırmak ikincisi ise randevu sistemini iyileştirmektir. Sağlık, Eğitim ve Milli Güvenlik, bir ülke vatandaşları için en önemli üç alandır. Bu hizmetler üstelik sosyal güvenlik çerçevesinde ücretsiz verilmelidir. Kamu hastaneleri çoğaltılıp hastalar, özel sağlık kuruluşlarının insafına terk edilmemelidir. Fakat bu konu bakanlıktan da daha üst makamlarda ancak çözülebilir. Bunun yolu galiba meclisten geçiyor. Özel bir hastanede bir doktor bir ameliyattan neredeyse 100 bin lira kazanırken, kamuda bir doktor bunun biraz daha üzerinde bir maaşla ay sonunu getiriyor. Bu yüzden iyi doktorlar özellere koşuyor. Atı alan Üsküdar’ı geçmeden bu konuya el atılmalıdır vesselam.

Sağlık ve Esenlikle…

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve rizeninsesi.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.