Mustafa Semih  ARICI
Köşe Yazarı
Mustafa Semih ARICI
 

2025’ İ YOLCU EDERKEN

Her gelen yeni yıl için güzel dileklerde bulunulur ve geride kalan yıldan daha güzel geçeceği varsayılır. Moda deyimle umut hakkı! Yılbaşı kutlamaları biraz da bunun için yapılırmış. Güzel karşılayalım de güzel geçsin diye. Fakat heyhat! İçinde yaşadığımız yüz yılda her gelen gün gideni aratıyor. Sona erecek sandığımız sıkıntılar daha katmerli olarak geliveriyor. 2025 de böyle oldu dersek yanılmış olmayız. Bitmez tükenmez siyasi kavgalar; mahkemelerde hapislerde süründürmeler; düştü denilen ama marketlere yansımayan enflasyon; arttı denilen ama ceplerimizde görünmeyen milli gelir; dışarıda Trump’un sonu gelmez çılgınlıkları; Netenyahu ile birlikte Gazze’de işledikleri kitlesel cinayetler; kuzeyde müzminleşen savaş ve gökleri dolduran dronlardan bizim payımıza düşenler… Yerel bazda da çay taban fiyatında yaşanan hayal kırıklığı, köyleşen kent ve kentleşen köyler… Her zaman olduğu gibi 2026’nın en güzel yıllardan biri olmasını dileyelim. İTHAL MUZ 85, ELMA 100 LİRA! Bu yılın başlarında özellikle meyve ağaçlarına çok zarar veren don olayları rekolteyi büyük çapta düşürdü. Bu da bize meyvede aşırı pahalılık olarak geri döndü. O kadar ki ilk zamanlar gözlerimize inanamadık. Şeftalinin kilosu 150 liraya kadar çıkarken, 500 lirayı geçen kiraz hepten zengin meyvesi oldu. Başlangıçta bayağı pahalı olan üzüm, biraz düşer gibi oldu ama genelde 80 liradan aşağı üzüm yiyemedik. Kış meyveleri de bunlardan çok farklı değil. Özellikle mandalina ve portakal beklemediğimiz kadar ucuz ama elma gibi temel bir kış meyvesi bir hayli pahalı. Hatta o kadar ki dünyanın öbür ucu Brezilya’dan gelen ithal muzdan bile. Çünkü o muzların fiyatı 85 lira!  Tabii tek suçlu don değil. Ülke tarımını zora sokan, üretimde düşmeye, çiftçinin fakirleşmesine ve hatta ziraatı bırakmasına yol açan yanlış tarım politikalarının da büyük rolü var. “Paramız var ki ithal ediyoruz” mantığı değişmedikçe ve aracı tefeciye değil, tarım köylüsüne refah artışı sağlanmadıkça işimiz çok zor görünüyor. AVRUPA’DA BAHARI GÖREBİLMEK Avrupa kupalarında baharı görebilmek kolay bir iş değildir. Bir sürü dişli takımı geçmek, elemek gerekir. Zaten bu aşamaya gelebilen bir takım en azından yarı final adayı demektir. Üstelik böyle bir takım UEFA’nın vereceği milyonlarca doları kasasına koyarak maddeten de ihya olacaktır.  Bugüne kadar böyle bir başarı gösterebilen iki takımımız var: G:Saray ve Fenerbahçe. G:Saray, UEFA kupasını alarak adeta bir devrim yaparken, Fenerbahçe yarı finale çıkabilme başarısını göstermişti. Bu yıla gelince takımlarımız üç kulvarda da yollarına devam ediyor ama bence baharı görebilme şansları çok zayıf. Kadrolarında on milyonlarca Euroluk adamlar olmasına rağmen dişe dokunur bir başarı gösteremediler. Konferans liginde başlarda lider olabilen Samsunspor bile bir iki maçla geriye düştü. Temennimiz yeni yılın uğurlu gelmesi ve tüm takımlarımızın baharı görebilmesi.  
Ekleme Tarihi: 23 Aralık 2025 -Salı

2025’ İ YOLCU EDERKEN

Her gelen yeni yıl için güzel dileklerde bulunulur ve geride kalan yıldan daha güzel geçeceği varsayılır. Moda deyimle umut hakkı! Yılbaşı kutlamaları biraz da bunun için yapılırmış. Güzel karşılayalım de güzel geçsin diye.

Fakat heyhat!

İçinde yaşadığımız yüz yılda her gelen gün gideni aratıyor. Sona erecek sandığımız sıkıntılar daha katmerli olarak geliveriyor. 2025 de böyle oldu dersek yanılmış olmayız. Bitmez tükenmez siyasi kavgalar; mahkemelerde hapislerde süründürmeler; düştü denilen ama marketlere yansımayan enflasyon; arttı denilen ama ceplerimizde görünmeyen milli gelir; dışarıda Trump’un sonu gelmez çılgınlıkları; Netenyahu ile birlikte Gazze’de işledikleri kitlesel cinayetler; kuzeyde müzminleşen savaş ve gökleri dolduran dronlardan bizim payımıza düşenler…

Yerel bazda da çay taban fiyatında yaşanan hayal kırıklığı, köyleşen kent ve kentleşen köyler…

Her zaman olduğu gibi 2026’nın en güzel yıllardan biri olmasını dileyelim.

İTHAL MUZ 85, ELMA 100 LİRA!

Bu yılın başlarında özellikle meyve ağaçlarına çok zarar veren don olayları rekolteyi büyük çapta düşürdü. Bu da bize meyvede aşırı pahalılık olarak geri döndü. O kadar ki ilk zamanlar gözlerimize inanamadık. Şeftalinin kilosu 150 liraya kadar çıkarken, 500 lirayı geçen kiraz hepten zengin meyvesi oldu. Başlangıçta bayağı pahalı olan üzüm, biraz düşer gibi oldu ama genelde 80 liradan aşağı üzüm yiyemedik. Kış meyveleri de bunlardan çok farklı değil. Özellikle mandalina ve portakal beklemediğimiz kadar ucuz ama elma gibi temel bir kış meyvesi bir hayli pahalı. Hatta o kadar ki dünyanın öbür ucu Brezilya’dan gelen ithal muzdan bile. Çünkü o muzların fiyatı 85 lira! 

Tabii tek suçlu don değil. Ülke tarımını zora sokan, üretimde düşmeye, çiftçinin fakirleşmesine ve hatta ziraatı bırakmasına yol açan yanlış tarım politikalarının da büyük rolü var. “Paramız var ki ithal ediyoruz” mantığı değişmedikçe ve aracı tefeciye değil, tarım köylüsüne refah artışı sağlanmadıkça işimiz çok zor görünüyor.

AVRUPA’DA BAHARI GÖREBİLMEK

Avrupa kupalarında baharı görebilmek kolay bir iş değildir. Bir sürü dişli takımı geçmek, elemek gerekir. Zaten bu aşamaya gelebilen bir takım en azından yarı final adayı demektir. Üstelik böyle bir takım UEFA’nın vereceği milyonlarca doları kasasına koyarak maddeten de ihya olacaktır. 

Bugüne kadar böyle bir başarı gösterebilen iki takımımız var: G:Saray ve Fenerbahçe. G:Saray, UEFA kupasını alarak adeta bir devrim yaparken, Fenerbahçe yarı finale çıkabilme başarısını göstermişti.

Bu yıla gelince takımlarımız üç kulvarda da yollarına devam ediyor ama bence baharı görebilme şansları çok zayıf. Kadrolarında on milyonlarca Euroluk adamlar olmasına rağmen dişe dokunur bir başarı gösteremediler. Konferans liginde başlarda lider olabilen Samsunspor bile bir iki maçla geriye düştü.

Temennimiz yeni yılın uğurlu gelmesi ve tüm takımlarımızın baharı görebilmesi.

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve rizeninsesi.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.