Mars’a neden kolayca gidilip kalınamaz yazı dizimizin 3.Bölümünde gelecekte bu gezegene kolayca gidilip kalınması için yapılması gerekenleri anlatacağız . Bunlardan bazıları bizim orijinal görüşümüzdür:
. Her şeyden önce insan organizmasının böyle fenomen bir yolculuğa dayanabilmesi icab eder. Bu da Mars’a giden uzay gemisinde az da olsa yapay bir yer çekimi sağlanması ( Geminin yaşam modülünün kendi ekseni etrafında dönmesi gibi), gemi duvarlarının güneşten gelen ve kozmik radyasyonlara karşı son derece korunaklı olması, yaşam modülünün tasarlananlardan çok daha büyük olması (Her astronota kendi mahrem yaşam alanı, spor salonu, mini sinema, kafe, havuz gibi sosyal yaşam alanları) gerekir. Aksi halde 8 aylık bir yolculukta herkes kafayı yer!
. Mars dönüşü için gerekli yakıt çoktan bitmiş olacağından daha önceden büyük bir lojistik gemisiyle dünyadan yola çıkarılıp, Mars yüzeyine indirilen ya da yörüngede konuşlandırılan dev yakıt, su ve oksijen tankları bulundurulmalıdır. Söz konusu lojistik gemileri YZ -Robotların kontrolünde olacağı için yolda sadece yakıt tüketilecektir.
. Ya da her şeye çözüm olarak Dünya Mars arasındaki değişken mesafeyi bir yada birkaç hafta içinde katedecek yeni bir itki sistemi yapılmalıdır. ( 3 Hafta olarak düşünürsek en yakın konumda 27 bin, en uzak konumda ise 105 bin km./h’lık bir hız. Bir hafta için bu rakamları 3’le çarpın)
. Aynı şekilde Mars yüzeyine kolayca inebilmek için bu teknolojide devrimsel bir ilerleme sağlamak, gezegendeki çok zorlu radyasyon, aşırı soğuk ve kum fırtınalarına karşı dirençli habitatlar, tekerlekli rover ve uçan araçlar yapılmalıdır.
Aslında tüm bu işleri robotlar çok daha kolay ve tehlikesiz yapabilir ama insanoğlunun dinmek bilmeyen keşif arzusu tüm bu güçlükleri aşabilecek midir, kim bilir?
ÜLKE TOZ DUMAN
İstinaf mahkemesinin akla ziyan bir kararla CHP kongresi hakkında butlan kararı vermesi ülkenin kimyasını bozmuş durumda. Ekonomi, siyaset ve sosyal hayatta tam bir savrulma yaşanıyor. Bu kararı alanların hangi saikle hareket ettiğini herkes biliyor ama bence sadece hukuk tahsil etmiş, hüküm veren hukuk adamları sadece hukuk değil, yoğun bir ekonomi, psikoloji ve sosyoloji de okumalı. Çünkü aldıkları bir kararın ülkenin ekonomik, siyasi ve sosyal yapısını nasıl altüst edebileceğini görebilirler.
Ya da en azından güçlü bir muhalefet partisinin işleyen bir demokrasi için ne kadar önemli, olmazsa olmaz olduğunu anlayabilirler. Oksijen yazarı Doç.Dr. Özge Öner’in dediği gibi “Muhalefet yalnızca iktidarın karşısında duran bir engel değildir. Muhalefet aynı zamanda iktidara bilgi verir. Nerede hata yaptığını gösterir. Toplumdaki memnuniyetsizliği ölçer. Seçmenin nabzını tutar, iktidarı gerçeklik ile temas halinde tutar. Muhalefeti böldüğünüz veya etkisizleştirdiğinizde yalnızca rakibinizi susturmuş olmazsınız, kendi termometre ve barometrenizi de kırmış olursunuz. Sonra memleket yanarken size hep serinmiş gelir ya da fırtına bulutları toplanırken açık hava görürsünüz.”
MİLLİ TAKIM İYİ YOLDA
Dünya Kupası maçları için Amerika’ya giden Milli Takım, son hazırlık maçında rakibimiz Paraguay’ı 1-0 yenen Venezuela’yı 2-1 mağlüp etti. Sakatlanmak korkusuyla oynamasalar en az 4-1 olabilirdi. Tüm bunlar Milli Takımımızın iyi yolda olduğunu gösteriyor. Gruptan rahat çıkar gibi görüntü veriyorlar. Bizim Milli takım biraz da turnuva takımı. Bir havaya girdi mi en az bir çeyrek final!
Haydi bekliyoruz Ay Yıldız!
Tek şikayetimiz sabahın köründe kalkmak..
