Her dilde argo kelimeler vardır ve olmalıdır da… Fransızca argot kelimesinden dilimize geçen argo, Türkçe Sözlük’te, “Her yerde ve her zaman kullanılmayan veya kullanılmaması gereken, çoklukla eğitimsiz kişilerin, serserilerin, külhanbeylerinin söylediği söz veya deyim” olarak geçmektedir. Son yıllarda komedi filmlerinde karşımıza çıkıyor ve bazen sınırları oldukça zorluyor. Çoğu argo kelime, bel altı olabilmektedir ve bu da başta çocuklar olmak üzere toplumun dilini bozmaktadır. Günümüz Türkçesinde zaten oldukça az kelimeyle konuşulmaktadır. Bu boşluğu, argo ile doldurmak geçici bir çözüm gibi görünse de dili oldukça bozmaktadır.
Televizyon dizilerinde özellikle komedi filmlerinde çok fazla argo kullanılmaktadır. Bunu, zaman zaman gülmek için izlemeye çalıştığım eskilerden bir dizide fark edince bu yazıyı yazmayı kendime bir görev saydım. Bir Demet Tiyatro adlı dizide, aile içi konuşmalarda argonun sınırları zorlanmaktadır. Mükremin Çıtır’la babası arasında çok argo ve bel altı kelime, insanı rahatsız edecek cinstendir. Baba Burhan’ın oğluna en basitinden “ulan” ile başlayan argo bir dille saldırmaktadır. Dizide ayrıca kardeşler arasındaki konuşmalarda, enişte ile kayınço arasındaki diyaloglarda da yine çok amiyane ifadeler kullanılmaktadır. Belki de bu açıdan argoya rezillerin dili denilmektedir. Gerçekten dozu artırılan argo, fazla kelime bilmemek yüzünden zaten konuşma sırasında zorlanan kişilerin diline yerleşip kök salmaktadır. En çok da çocukları etkilemektedir. Çocuklar, argoyu genellikle arkadaş çevresinden, aileden, son yıllarda sosyal medyadan kapmakta ve kendilerine argodan bir dil inşa etmektedirler. Bu, bazen dikkat çekmek, kendi varlığını kabul ettirmek, olumlu davranışlarının takdir edilmemesi yüzünden olabilmektedir. Çocuk bu durumda argo veya küfürlü konuşmaya yönelip kendini hissettirmek isteyebilmektedir.
Çocukları argodan kurtarmanın çeşitli yolları vardır. Bir kere kullandıkları argo bir kelimeden sonra onlara dilini anlamadığını, ne demek istediğini sorup susarak kırıp incitmeden bu tür konuşma alışkanlığı kazanmaması sağlanabilir. Eğer ailede argo ve küfürlü konuşma varsa, çocuğun hiç şansı yoktur. Aileden birisi argo veya küfürlü bir kelime kullanırsa hemen ona sinirli olduğu için böyle konuştuğunu, bunun doğru bir ifade şekli olmadığını söylemelidir. Aslında sinirli olmayı başka şekilde ifade edebilmek en doğru yoldur. Böyle yaparak hem edebi bir dil kullanmış hem de karşı tarafa doğru bir tutum aktarmış oluruz.
Asıl olan argodan, küfürden uzak durmak, ince ve nazik ifadeler kullanmaktır. Böyle olunca hem dil zenginleşmiş olur hem de ortam güzelleşmiş olur.
Muhabbetle efendim!
