Tahir ORHAN
Köşe Yazarı
Tahir ORHAN
 

TÜRKÇE BİLMEYEN TÜRKLER

Bu adam Türkçeye neden bu kadar taktı dediğinizi duyar gibiyim. Efendim bendeniz Türkiye’nin dil üzerine kurulmuş en ünlü fakültesinde okuduğum yıllarda, vaktiyle mebusların gelip Türk Dili ve Türk Tarihi derslerini dinlediği locaları bizzat görmüş ve o sıralarda oturmuş birisiyim. Bunu özellikle vurguladım. Siz sormadan ben söyleyeyim; o yıllarda milletvekilleri, Türk Tarihine ve Türk Diline büyük ilgi duyduğu için Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesine gelir ve sessizce localarına çıkıp oradan dersleri dinlerlerdi. Bu esnada soru sormaz, öğrencilerin sordukları sorulara aldıkları cevaplarla yetinirlerdi.   Yazımın başlığından biraz uzaklaşmış gibiyim ama birazdan konuma döneceğim. Türk Dili, dünyanın en zengin ve üretken dillerinden biridir. Bu yüzden rahmetli Oktay Sinanoğlu çok iyi İngilizce bildiği halde, bütün konuşmalarını Türkçe yapmıştır. Ancak dilinden utananlar, eğer öğrenebilmişse yabancı dilde konuşurlar. Bunu söylerken yabancı dil öğrenmeyin demiyorum. Bir lisan bir insan, iki lisan iki insan… Dokuz lisan dokuz insan (merhum İlber Ortaylı gibi) on altı lisan, on altı insan (fakülteden hocamız Hasan Eren gibi) Yıllar önce çalıştığım TRT Haber’de, bir turizm haberi için gittiğimiz Gümüşhane yakınlarındaki Karaca Mağarasında, yurt dışından gelen gurbetçilerimizle röportaj yapmak üzere birkaç kişiye mikrofon uzatmıştık. En son genç bir kızın da mağara ile ilgili görüşlerini almak istemiştik. Babası, onun Türkçe bilmediğini söyledi bize. Çok şaşırmakla birlikte babasının tercümanlığında onun görüşlerini alabilmiştik. Sonra uzun uzun bunu konuştuk kendi aramızda. Yahu Türk bir ailenin kızı, hangi saikle kendi anadilini öğrenmez de Almanca konuşur? Geçen haftaki ve Dünya Kupası biletini aldığımız milli maçlarda tekrar aklıma düştü. Önce bir serzenişimi ardından da asıl söyleyeceğimi söyleyeyim. Türk milli takımı, böyle giderse çok yakında milli futbolcu bulamayacak. En azından bazı mevkilerde zorlanacak. Önce kadroya alınıp sonra kadrodan çıkarılan Mustafa Eskihellaç için Trabzonlular ve Trabzonspor camiası feveran etti. Çok haklılar ama aynı Trabzon’un basını sık sık “Sahaya çıkan takımda İstiklal Marşı okuyacak kimse yok” diye de hayıflanıyordu. Eskiden takımlar en çok üç yabancı ile sahaya çıkabilirken yıllar içinde bu sayı artarak devam etti ve şimdi ise hiçbir sınır yok. Gelecek yıllarda yeni bir sınırlandırma gelecekmiş. Bizce de çok yerinde olur bu karar.  Böyle olunca milli takımımız, dışarıda oynayan Türk futbolculardan kuruluyor. Bunlardan birisi de, Hollanda’da yetişip sonra Türkiye’de, Fenerbahçe’ye gelen ve ardından tekrar dışarıya satılan Ferdi Kadıoğlu’dur ve ne yazık ki Türkçe bilmiyor. Türk milli takımında arkadaşlarıyla tercüman aracılığıyla anlaşıyor. Bunu çoğu zaman takım içinden bir futbolcu üstleniyor ama yine de acı bir durum. Sadece Ferdi mi? Yusuf Demir, Emre Mor, Nazım Sangare ve Kenan Yıldız da Türkçeyi tam olarak konuşamayan milli futbolculardır. Az önce anlattığım Almanya’da yaşayan Türk aile gibi Ferdi ve diğerlerine de Türkçe öğretmemiş aileleri demek ki. Afrika’nın ta ortasında Somali’de, Burkina Faso’da, Togo’da öğrencilerim var ve onlarla Türkçe konuşuyorum ama burnumun dibindeki Türk’le tercüman aracılığıyla konuşuyorum. Bizim isyanımız bunadır.  Son olarak not edilmesi gereken bir bilgiyle bitirelim. Türkçemize yabancı dillerden çok kelime girmiştir belki ama Türkçeden de yabancı dillere çok kelime geçmiştir. Ermeniceden dilimize geçen 24 kelime tespit edilmişken Ermeniceye tam 4 bin 260 kelime vermişiz. Yine Farsçadan dilimize geçen bin 375 kelimeye karşılık Farsçada kullanılan üç bin Türkçe kelime vardır. Yabancılar Türkçe öğrenmek için can atarken biz dilimizden utanmayalım. Sağlık ve esenlikle efendim!
Ekleme Tarihi: 02 Nisan 2026 -Perşembe

TÜRKÇE BİLMEYEN TÜRKLER

Bu adam Türkçeye neden bu kadar taktı dediğinizi duyar gibiyim. Efendim bendeniz Türkiye’nin dil üzerine kurulmuş en ünlü fakültesinde okuduğum yıllarda, vaktiyle mebusların gelip Türk Dili ve Türk Tarihi derslerini dinlediği locaları bizzat görmüş ve o sıralarda oturmuş birisiyim. Bunu özellikle vurguladım. Siz sormadan ben söyleyeyim; o yıllarda milletvekilleri, Türk Tarihine ve Türk Diline büyük ilgi duyduğu için Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesine gelir ve sessizce localarına çıkıp oradan dersleri dinlerlerdi. Bu esnada soru sormaz, öğrencilerin sordukları sorulara aldıkları cevaplarla yetinirlerdi.  

Yazımın başlığından biraz uzaklaşmış gibiyim ama birazdan konuma döneceğim. Türk Dili, dünyanın en zengin ve üretken dillerinden biridir. Bu yüzden rahmetli Oktay Sinanoğlu çok iyi İngilizce bildiği halde, bütün konuşmalarını Türkçe yapmıştır. Ancak dilinden utananlar, eğer öğrenebilmişse yabancı dilde konuşurlar. Bunu söylerken yabancı dil öğrenmeyin demiyorum. Bir lisan bir insan, iki lisan iki insan… Dokuz lisan dokuz insan (merhum İlber Ortaylı gibi) on altı lisan, on altı insan (fakülteden hocamız Hasan Eren gibi)

Yıllar önce çalıştığım TRT Haber’de, bir turizm haberi için gittiğimiz Gümüşhane yakınlarındaki Karaca Mağarasında, yurt dışından gelen gurbetçilerimizle röportaj yapmak üzere birkaç kişiye mikrofon uzatmıştık. En son genç bir kızın da mağara ile ilgili görüşlerini almak istemiştik. Babası, onun Türkçe bilmediğini söyledi bize. Çok şaşırmakla birlikte babasının tercümanlığında onun görüşlerini alabilmiştik. Sonra uzun uzun bunu konuştuk kendi aramızda. Yahu Türk bir ailenin kızı, hangi saikle kendi anadilini öğrenmez de Almanca konuşur?

Geçen haftaki ve Dünya Kupası biletini aldığımız milli maçlarda tekrar aklıma düştü. Önce bir serzenişimi ardından da asıl söyleyeceğimi söyleyeyim. Türk milli takımı, böyle giderse çok yakında milli futbolcu bulamayacak. En azından bazı mevkilerde zorlanacak. Önce kadroya alınıp sonra kadrodan çıkarılan Mustafa Eskihellaç için Trabzonlular ve Trabzonspor camiası feveran etti. Çok haklılar ama aynı Trabzon’un basını sık sık “Sahaya çıkan takımda İstiklal Marşı okuyacak kimse yok” diye de hayıflanıyordu. Eskiden takımlar en çok üç yabancı ile sahaya çıkabilirken yıllar içinde bu sayı artarak devam etti ve şimdi ise hiçbir sınır yok. Gelecek yıllarda yeni bir sınırlandırma gelecekmiş. Bizce de çok yerinde olur bu karar. 

Böyle olunca milli takımımız, dışarıda oynayan Türk futbolculardan kuruluyor. Bunlardan birisi de, Hollanda’da yetişip sonra Türkiye’de, Fenerbahçe’ye gelen ve ardından tekrar dışarıya satılan Ferdi Kadıoğlu’dur ve ne yazık ki Türkçe bilmiyor. Türk milli takımında arkadaşlarıyla tercüman aracılığıyla anlaşıyor. Bunu çoğu zaman takım içinden bir futbolcu üstleniyor ama yine de acı bir durum. Sadece Ferdi mi? Yusuf Demir, Emre Mor, Nazım Sangare ve Kenan Yıldız da Türkçeyi tam olarak konuşamayan milli futbolculardır. Az önce anlattığım Almanya’da yaşayan Türk aile gibi Ferdi ve diğerlerine de Türkçe öğretmemiş aileleri demek ki. Afrika’nın ta ortasında Somali’de, Burkina Faso’da, Togo’da öğrencilerim var ve onlarla Türkçe konuşuyorum ama burnumun dibindeki Türk’le tercüman aracılığıyla konuşuyorum. Bizim isyanımız bunadır. 

Son olarak not edilmesi gereken bir bilgiyle bitirelim. Türkçemize yabancı dillerden çok kelime girmiştir belki ama Türkçeden de yabancı dillere çok kelime geçmiştir. Ermeniceden dilimize geçen 24 kelime tespit edilmişken Ermeniceye tam 4 bin 260 kelime vermişiz. Yine Farsçadan dilimize geçen bin 375 kelimeye karşılık Farsçada kullanılan üç bin Türkçe kelime vardır. Yabancılar Türkçe öğrenmek için can atarken biz dilimizden utanmayalım.

Sağlık ve esenlikle efendim!

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (1)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve rizeninsesi.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Remzi SEKBAN
(02.04.2026 18:37 - #1787)
Türkçe bizi biz yapan en büyük değerimizdir. Milli birlik ve bütünlüğümüzün kalesidir. Gönülden gönüle, dünden bugüne, bugünden yarına temsilcimizdir. Bu güzel yazınız için teşekkür ederiz.
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve rizeninsesi.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.