Daha önce yazmıştım; Türk dizilerinin dine, genel ahlaka, tarihe, coğrafyaya ve bütün milli değerlere olan akıl almaz düşmanlığı devam ediyor. Bu kez Aynı Yağmur Altında adlı bir dizide domuz etli bir yemek sahnesi, çok tepki çekti. Dizinin yayından kaldırılması gündeme geldi. Senaristlerin milli ve dini hasletlerimize bu kadar uzak olması akıl alır şey değil. Bu durum ne yazık ki çok eskiden beri sürüp geliyor. Türk sineması bu konuda sınıfta kalmıştır. Daha önce de nedense özellikle Kemal Sunal filmlerinde din adamı tiplemeleri ve dine olan yabancılaşma hep konu edilir, milli duygular zedelenirdi ama bu seferki daha da beter… Çünkü domuz eti hem necistir hem de dinimizce haram ve dolayısıyla günahtır. Onun ekranlarda gösterilmesi ise çoğunluğu Müslüman olan bir ülkede en azından saygısızlıktır, en çoğundan domuzluktur.
Yıllar önce bir görev için gittiğim Almanya’da buna benzer bir olay anlatılmıştı bana. Yemeklerimizi restoranlarında yediğimiz bir Türk aile vardı bulunduğumuz Schneverdingen semtinde. Orada çalışan aşçı benim bu konuda çok hassas olduğumu fark edince, bana hazırladığı yemeklerde daha titiz davrandığını söyledi ve diğerleri için bu kadar hassas davranmadığını da ekledi. Asıl anlatmak istediğim bundan da başka. Restoran sahibi Veli beyin eşi Fatma abla, benim durumumu öğrenince hemen dükkânın üstündeki evinde hazırladığı yemeklerden bana ikram ediyordu. Konu domuz etinden açılınca yakınlarda oturan ablasının evine gittikleri bir gün kendisini bildikleri halde buna domuz eti yedirdiklerini söyledi.
“Ben domuz etini anlayamadım ama bunu bana alay eder gibi sıkılmadan söylediler. O anda bütün vücudum kurdeşen döktü ve beni acile kaldırmak zorunda kaldılar.”
Biz o zaman anladık ki Almanya’da Türkler de bol bol domuz eti yiyormuş. Birkaç kilometrede bir domuz çiftliklerine rastlamak burada çok olağan... Yalnız itiraf edeyim, sevmediğimizden mi bilmiyorum ama çok kötü bir koku yayılıyor bu çiftliklerden ve kilometrelerce burnunuzdan gitmiyor.
Neyse gene ülkemize dönelim. Rus sosyoloğun dediği gibi dizilerimiz dünyayı zehirlemeye devam ediyor. Aldatmaya, bir kadını iki erkeğin, iki kadını bir erkeğin idare ettiğine, üstelik bunların akraba olduklarına şahit olduğumuz bir dünyadan bahsediyoruz. Ahlaksızlık, müstehcenlik diz boyu anlayacağınız.
Şu mübarek aya girdiğimiz günde yazdıklarımıza bakın. Siz domuzluğunuzla kalın, biz Ramazan ayının bereketinden, maneviyatından yararlanabilmeyi düşünelim. Mübarek olsun!
Sağlıkla kalın efendim!
