Tahir ORHAN
Köşe Yazarı
Tahir ORHAN
 

BİR ZALİM BABANIN ŞIMARIK VE EZİK ÇOCUKLARI

Biliyorum başlık uzun ama mevzu derin. Bugünlerde, terörsüz Türkiye için yapılan anlaşmalar sonrası iyice gemi azıya alan terör örgütünün legal (gerçi şimdi hepsi legal oldu ama) temsilcilerinden Sırrı Sakık, Cumhuriyet’e ve kurucu liderine laf atacak kadar süflileşince bu yazıyı yazmak farz oldu. DEM Parti Ağrı milletvekili Sırrı Sakık, TBMM’de “Ülkeyi birlikte kurduktan sonra Kürdü yok sayanlar alçaktır” diye bir söz söyledi. Bunu Cumhuriyeti kuranlara söylediğine dair bir karşı çıkış olunca, Atatürk’ü kastetmediğini açıklayarak Atatürkçülere bir göz kırptı. Daha çok şey söyledi de hepsini buraya alıp reklamını yapmak istemiyorum. Bunların uslanmayacaklarını, haklarının belki de kötek olduğunu nihayet anlayacağımızı da burada vurgulayalım.  Bugün size bunları anlatmayacağım. Çok daha derinlere ineceğiz birlikte ve şöyle hafızalarımızı tazeleyeceğiz.    Önce Sırrı Sakık’ın kim olduğuna bir bakalım. Sakık soyadı size bir şeyler hatırlatmalı. Parmaksız Zeki’yi duymuşsunuzdur veya unutmuşsunuzdur. Şemdin Sakık… Onlarca insanımızın kanını döken, 1993’teki Bingöl katliamını planlayan acımasız bir katil… Ergenekon Davasında Deniz kod adıyla gizli tanıklık da yapmıştı. Elimde bir kitap var. “Bilge Köyü Olayı” Prof. Dr. Âdem Solak’ın editörlüğünde HEGEM (Hayat Boyu Eğitim Gelişim Derneği) tarafından 2009’da çıkarıldı. Kitapta birçok önemli isim görüşlerini bildiriyor. Âdem Solak’ın da bir çalışması var. Diyarbakır cezaevinde araştırmalar yaparken Şemdin Sakık’la karşılaşıyor ve onunla röportaj yapmak için izin alıyor. Sonra da uzun uzun sohbet ediyorlar. Yine onun onayıyla bunları kitapta yayınlıyor. Neler var neler? “Bizi yoksunluğa mahkûm eden babamdı. İkinci eşi olan annemi, beni ve kardeşlerimi dışladı. Peki ne yaptı? Bütün servetini başta Sırrı olmak üzere diğer kadınlarına ve torunlarına harcadı. Biz çöplüklerde ekmek ararken, Sırrı lüks Mercedeslerle geziyordu. O hiçbir zaman zorluk görmedi. Adeta siyasetçi olarak doğdu. Değişik sol partilerden farklı illerden milletvekili, Ağrı’dan da belediye başkanı seçildi. Bazı dönemlerde parlamentoya giremediği de oldu ama hep o çevrede dolandı durdu. Manisa’dan bile aday oldu ama seçilemedi. Terör örgütüne ve terörist başına hep destek verdi. Hem de çekinmeden… Şuan DEM Parti Ağrı milletvekilidir. 2012 yılında aile acı bir olay yaşadı. Oğlu Sedar Sakık, evlerinin balkonundan atlayarak intihar etti. Bir diğer oğlu ise Ankara’da bir restoranda tartıştığı güvenlik görevlisini vurmuş, birkaç ay hapis yatıp tahliye olmuştur.  Badıkan aşiretine mensup olan ailede baba Sabri Sakık, Muş’un ileri gelen tüccarlarından. Elinde köyleri, binlerce dönüm arazisi, yüzlerce marabası, birkaç tane de karısı olan zalim bir insan. Zalimliğini ben söylemiyorum, Şemdin Sakık söylüyor. Belli ki içinde zerre kadar baba sevgisi yok. Kardeşlerine ve yeğenlerine karşı da hakeza…  Hâlen cezaevinde olduğu anlaşılan Şemdin Sakık’a biraz daha kulak verelim.  “Okuyamayışımın nedeni parasızlıktır. Sırrı’nın günlük hovardaca harcamaları, bizim aylık giderimizden fazlaydı. O lüks ciplerle gününü gün ederken biz karnımızı doyurmak için ekmek bulamıyorduk. O günlerin bilinçaltı öfkesidir ki, Sırrı ile ilgili ne zaman bir Tv programına rastlasam bindiği uçağın parçalanmasını ve onun da yok olmasını hayal ederim.” Ağabeyini ne kadar çok seviyor değil mi? Şemdin Sakık, kendisini terör örgütüne iten etkenin aileden soyutlanmışlık olduğunu söylüyor ve “Bu saikle dağa çıktım ve acımasız bir terörist oldum” diyor. Acıyalım mı ona? Tabii ki hayır! Ettiklerini çeksin.   Son olarak yine Şemdin Sakık’ın babaannesinin Ermeni olduğu açıklamasıyla yazımızı tamamlayalım. Şemdin hapiste, Sırrı mecliste…  Muhabbetle efendim!
Ekleme Tarihi: 23 Ekim 2025 -Perşembe

BİR ZALİM BABANIN ŞIMARIK VE EZİK ÇOCUKLARI

Biliyorum başlık uzun ama mevzu derin. Bugünlerde, terörsüz Türkiye için yapılan anlaşmalar sonrası iyice gemi azıya alan terör örgütünün legal (gerçi şimdi hepsi legal oldu ama) temsilcilerinden Sırrı Sakık, Cumhuriyet’e ve kurucu liderine laf atacak kadar süflileşince bu yazıyı yazmak farz oldu. DEM Parti Ağrı milletvekili Sırrı Sakık, TBMM’de “Ülkeyi birlikte kurduktan sonra Kürdü yok sayanlar alçaktır” diye bir söz söyledi. Bunu Cumhuriyeti kuranlara söylediğine dair bir karşı çıkış olunca, Atatürk’ü kastetmediğini açıklayarak Atatürkçülere bir göz kırptı. Daha çok şey söyledi de hepsini buraya alıp reklamını yapmak istemiyorum. Bunların uslanmayacaklarını, haklarının belki de kötek olduğunu nihayet anlayacağımızı da burada vurgulayalım. 
Bugün size bunları anlatmayacağım. Çok daha derinlere ineceğiz birlikte ve şöyle hafızalarımızı tazeleyeceğiz. 
 
Önce Sırrı Sakık’ın kim olduğuna bir bakalım. Sakık soyadı size bir şeyler hatırlatmalı. Parmaksız Zeki’yi duymuşsunuzdur veya unutmuşsunuzdur. Şemdin Sakık… Onlarca insanımızın kanını döken, 1993’teki Bingöl katliamını planlayan acımasız bir katil… Ergenekon Davasında Deniz kod adıyla gizli tanıklık da yapmıştı. Elimde bir kitap var. “Bilge Köyü Olayı” Prof. Dr. Âdem Solak’ın editörlüğünde HEGEM (Hayat Boyu Eğitim Gelişim Derneği) tarafından 2009’da çıkarıldı. Kitapta birçok önemli isim görüşlerini bildiriyor. Âdem Solak’ın da bir çalışması var. Diyarbakır cezaevinde araştırmalar yaparken Şemdin Sakık’la karşılaşıyor ve onunla röportaj yapmak için izin alıyor. Sonra da uzun uzun sohbet ediyorlar. Yine onun onayıyla bunları kitapta yayınlıyor. Neler var neler?

“Bizi yoksunluğa mahkûm eden babamdı. İkinci eşi olan annemi, beni ve kardeşlerimi dışladı. Peki ne yaptı? Bütün servetini başta Sırrı olmak üzere diğer kadınlarına ve torunlarına harcadı. Biz çöplüklerde ekmek ararken, Sırrı lüks Mercedeslerle geziyordu. O hiçbir zaman zorluk görmedi. Adeta siyasetçi olarak doğdu. Değişik sol partilerden farklı illerden milletvekili, Ağrı’dan da belediye başkanı seçildi. Bazı dönemlerde parlamentoya giremediği de oldu ama hep o çevrede dolandı durdu. Manisa’dan bile aday oldu ama seçilemedi. Terör örgütüne ve terörist başına hep destek verdi. Hem de çekinmeden… Şuan DEM Parti Ağrı milletvekilidir. 2012 yılında aile acı bir olay yaşadı. Oğlu Sedar Sakık, evlerinin balkonundan atlayarak intihar etti. Bir diğer oğlu ise Ankara’da bir restoranda tartıştığı güvenlik görevlisini vurmuş, birkaç ay hapis yatıp tahliye olmuştur. 

Badıkan aşiretine mensup olan ailede baba Sabri Sakık, Muş’un ileri gelen tüccarlarından. Elinde köyleri, binlerce dönüm arazisi, yüzlerce marabası, birkaç tane de karısı olan zalim bir insan. Zalimliğini ben söylemiyorum, Şemdin Sakık söylüyor. Belli ki içinde zerre kadar baba sevgisi yok. Kardeşlerine ve yeğenlerine karşı da hakeza… 

Hâlen cezaevinde olduğu anlaşılan Şemdin Sakık’a biraz daha kulak verelim. 

“Okuyamayışımın nedeni parasızlıktır. Sırrı’nın günlük hovardaca harcamaları, bizim aylık giderimizden fazlaydı. O lüks ciplerle gününü gün ederken biz karnımızı doyurmak için ekmek bulamıyorduk. O günlerin bilinçaltı öfkesidir ki, Sırrı ile ilgili ne zaman bir Tv programına rastlasam bindiği uçağın parçalanmasını ve onun da yok olmasını hayal ederim.” Ağabeyini ne kadar çok seviyor değil mi?

Şemdin Sakık, kendisini terör örgütüne iten etkenin aileden soyutlanmışlık olduğunu söylüyor ve “Bu saikle dağa çıktım ve acımasız bir terörist oldum” diyor. Acıyalım mı ona? Tabii ki hayır! Ettiklerini çeksin.  

Son olarak yine Şemdin Sakık’ın babaannesinin Ermeni olduğu açıklamasıyla yazımızı tamamlayalım.

Şemdin hapiste, Sırrı mecliste… 

Muhabbetle efendim!
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve rizeninsesi.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.