İsrail, Amerika’yı da kandırıp İran’a saldırmasının üzerinden üç haftadan fazla zaman geçti. Her zaman söylediğim “Savaşta gerçek o kadar kıymetlidir ki onu yalandan payandalarla ayakta tutmak gerekir” sözü ne kadar da yerindeymiş. O sığır çobanı, önce savaşı bir haftada bitirebileceklerini söyledi. Sonra “üç-dört ay sürebilir” dedi, ardından “İran’da vurulacak bir yer kalmadı, savaşı her an bitirebiliriz” dedi. Dedi, dedi, dedi. Şimdi de yalan üstüne yalan söylüyor. İran’ın liderlerini öldürdüklerini düşünüp ülkenin daha toparlanamayacağını hayal ettiler ama hiç de öyle olmadı. İlk başlarda her nedense biraz geri düştüyse de İran öyle bir toparlandı ki, şu anda Amerika savaşı bırakmak istiyor ama kendi insanlarına nasıl bir yalan uyduracak onun hesapları içinde. İsrail, Amerika’ya göre çok daha rahat. Gerçi İran Amerika’dan çok İsrail’e zarar veriyor son günlerde ama yine de onun adına savaşı Amerika götürdüğü için memnun. O da öbür tarafta Lübnan’ı, yeni Gazze yapmanın derdinde. Bütün Arap topraklarına ateş düştüğü halde bölgenin en rahat ülkesi şu anda Türkiye… Hem son yıllarda istikrarlı bir şekilde ürettiği savaş aletleriyle hem de asker gücüne güveniyor. Allah korusun bir savaş anında ülkenin yüzde 80’inin askere yazılacağını düşünmekteyim. Kendimden biliyorum çünkü. Çağırsınlar, hemen şubeye koşarım. Gerçi ben askerde topçuydum, şimdiki savaşlar tuşlarla, düğmelerle, butonlarla yapılıyor ama ondan da anlarız evvel Allah!
Anlayacağınız, İran hepimizi ters köşe yaptı. Bu kadar füzeyi, İHA’yı, silahı, cephaneyi nereden buldular anlamış değiliz. Bizim gibi dünya da şaşkın. Ancak bir gerçek var ki söylemeden geçmek olmaz. Baştanbaşa Avrupa’da sadece İspanya Başbakanı Pedro Sanchez çıkıp zalimin karşısında, mazlumun yanında olduğunu haykırıyor. Bir de doğudan yiğit sesler geliyor. Kuzey Kore bu sesi verenlerden biri… İsteyin yeter diyor liderleri; bir füzeyle İsrail’i silelim haritadan. Doğu Türkistan’daki soydaşlarımıza çektirdiklerinden dolayı çok kızgın olduğum halde bu savaşta dik duran ülkelerden biri de Çin’dir. El altından İran’a silah, füze yardımı yaptığını değerlendiriyorum. Savaşta en büyük rakibi Amerika zayıflıyor. O zayıfladıkça Çin ellerini ovuşturuyor. Çünkü dünya ekonomisinin odağındalar artık.
Trump’ın bazı yalanlarıyla bugünkü yazımıza son verelim.
İran’da Mücteba Hamaney’den hiç bahsetmiyor; “Daha önemli kişilerle görüşüyoruz” deyip kafa karıştırıyor. İlk günlerde hedefi İran rejimi olduğu halde, İran’daki yönetici değişikliklerini “rejim değişikliği” olarak yutturmaya çalışıyor. Yani her halükarda duvara toslamış vaziyette. Öte taraftan ilk iki hafta hiç ortalarda gözükmeyen ve bu yüzden ölmüş olabileceği bile değerlendirilen Netanyahu, son zamanlarda bazı inlerden yayınlar yapıp sağ olduğunu ispat etmeye çalışıyor.
Onların gâvurlukları devam edecek ama İran kolay lokma olmayacak. Bu arada kafalarında varsa bile onu başka bahara bırakacakları bir Türkiye davası da şimdilik onların kitaplarında yok. Onların zaten kitapları da yok.
Sağlık ve afiyetle efendim!
