Ayağa sıkmak deyimini pek sevmesem de bu kez tam da öyle oldu. Pazarcı esnafından söz ediyorum.
Gençlik yıllarım, üniversite dolayısıyla Ankara’da geçti denilebilir. Pazar pazar dolaşmayı çok seven birisi olarak, oturduğumuz mahallenin semt pazarına her hafta uğrar, ihtiyaçlarımı alırdım. Bu pazarlarda en çok dikkatimi çeken şey, zabıtanın tutumuydu. Sık sık hangi sebze ve meyvenin en çok hangi fiyata satılabileceğini anons ederlerdi. Sonrasında da tezgâhları dolaşır, kurallara uyulup uyulmadığına bakarlardı. Kuralsız davranana da cezayı keserlerdi.
Ben hiç Ankara pazarlarında ürün seçtirmeyene rast gelmedim desem doğru olur. Şimdi nasıl bilmiyorum. Gelelim bizim buralara… Pazarcılar hiçbir ürüne elinizi değdirtmiyor. İlle kendileri, arka taraflara gizledikleri çürük çarık ve ayıplı malları torbanıza dolduracaklar. Bu işin bir boyutu; ikincisi ise fiyatların yüksekliği… Bu sıralar pazarlarda fiyatlar el yakıyor. Geçen gün bir pazarda karpuzu sordum, 25 lira dediler kilosuna. Yine kavun, üzüm gibi gıdalar da aşırı pahalıydı. Almadım tabii. Mübarek, hemen yanı başındaki markete baksaydın bari. Orada karpuz 9 lira 75 kuruştu. Haliyle marketten aldık. Zaten bazı esnafın ahlaksız tutumları yüzünden pazarlara gitmiyor, daha pahalı bile olsa marketlerden kendi ellerimizle seçip almayı tercih ediyoruz.
Bu yüzden kendi ayaklarını sıktılar dedim. Bu vurdumduymaz tutumlarından dolayı kimse pazarlara gitmiyor. Böyle olunca da sinek avlıyorlar. Belki de kimselerin gitmemesi yüzünden kasıtlı olarak ürünleri pahalı satıyorlar. Kimse almayınca da aynı ürünler pazar pazar dolaştırılıyor. Bu arada çürüyen, ezilen, tadı kaçanları da tabii ki çöpe atıyorlar.
Demem o ki, bu yerlere sıkı denetim şart. Zabıta göz açtırmayacak. Zaten ürünü üreticiden yok pahasına alıyorlar. Bunu pazarda çok paraya satıp hem üreticiyi hem de nihai tüketiciyi iyice eziyorlar. Hal Yasası diye bilinen 5957 sayılı Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’da yeni bir değişikliğe gidilecek. Ancak kanun bir türlü çıkarılamıyor. Zaten 2012’de bir kez değiştirildi. Fiyatların ucuzlayacağı düşünülüyordu ama hiç de öyle olmadı. Hatta arz talep durumuna göre bazı malların fiyatları yükseldi bile. Şimdi yapılacak değişiklikle hallerin denetimi, belediyelerden Ticaret Bakanlığına devredilecek. Bu doğru mu değil mi açıkçası bilemedim. Mahalli olarak denetlenemiyorsa pazar, çok daha uzaklardan nasıl denetlenecek?
Rize Belediye Başkanı rahmetli Memiş Ali Usta, sabahın köründe şehrin girişine gider, sebze meyve kamyonlarını bizzat denetlerdi. Ürünün faturasını kontrol ettikten sonra ona ürününü en çok hangi fiyata satması gerektiğini de tembihlerdi. Daha sonra da zabıtaları pazarlara gönderip denetleme yaptırırdı. Denilebilir ki onun bu davranışı sebebiyle Rizeli o sıralar sebze ve meyveyi hem en taze haliyle hem de ucuza yiyebildi. Aynı cesareti göstermek gerekiyor diye düşünüyoruz.
Son söz olarak şunu diyebiliriz. Hal Yasası diye bilinen yasa, hem üreticiyi, hem tüketiciyi hem de diğer aktörleri koruyacak şekilde yeniden düzenlenip çıkarılsın. Bu arada siz ayağınıza sıkmaya devam edin ey pazarcılar!
Muhabbetle efendim!
