Tahir ORHAN
Köşe Yazarı
Tahir ORHAN
 

TİŞÖRT YAZILARI VE ÇIPLAKLIK

Cehaletle savaş, hepimizin görevi olmalı. İnsanlar, sırtlarına geçirdikleri tişörtlerin üzerindeki yazı ve sloganlarla beyinleri yıkanıyor ama bundan haberleri yok. Namaza giden bir insanın tişörtünde İngilizce “Dünyaya, içmeye, dans etmeye ve cinsel i….. kurmaya geldik” yazıyor. “Ateşli erkek”, “Beni takip et” “Ücretsiz dene” “porno yıldızı” yazan tişörtle bir kadın otobüse binebiliyor, sokakta yürüyebiliyor. Yine şapkasında “Kötü kız” yazan kızımız, böylece seyahat edebiliyor. “Hayat bir eğlencedir” yazısıyla, boş vermişliği özendirmiyorlar mı? Ya da, “God is busy, can I help you?” Tanrı meşgul, ben yardımcı olabilir miyim” yazısıyla birlikte şeytanı resmeden kımızı bir kuru kafa resimli tişörtüyle sokağa çıkan birisinin, dini, imanı kalmış mıdır? Üstelik bu tişörtle camiye girmiş haspa… Geçenlerde bir sanatçımız(!) göğsünde, (kendi göğsü değil, tişörtünün göğsünü kastediyorum) “Whore” yani “Fahişe” yazan tişörtüyle sahneye çıkıp şarkı söyleyebilmişti.  Bu küresel bir oyundur ve biz çoktan bu oyunun aktörleri olmuşuz bile. Çözümü, ister görevli ister gönüllü sokak denetçileridir. Bunlar hem uyaracak hem de gerekirse yargıya gidecek.  Trabzon’da tanıdığımız önemli bir sanatçı ressam ağabeyimiz, yıllar önce Türk büyüklerinin resimlerini ve önemli sözlerini işlediği tişörtler üretiyordu. Amacı insanlarımızın ve özellikle gençlerimizin yabancı istilacılar elinde zehirlenmemişiydi. Ama kimse onun yaptıklarına itibar etmedi. Şimdi tam zamanıdır. Sevgili Ceyhan Murathanoğlu ağabey, yeniden iş başına… Söz biz de destek olacağız sana. Gördünüz mü yazı nereye doğru gidiyor? Evet çıplaklığa… Geçmişte İslam’a yakın bir parti bazı belediyeleri kazanınca sonradan yine bu iddiada bulunan bir örgütten hapis bile yatan bir gazetecimiz; “Neler oluyor? Ben artık mayomla denize giremeyecek miyim” korkusuna kapılmıştı. Şimdi o denize mayosuz bile giriliyor N…. Hanım, merak buyurmayın!  Konya’da bir hastanede olanı duydunuz. Duydunuz duydunuz, hatta pek çoğunuz yorumlar da yaptı. Bu yorumcuların çoğu, doktorumuzu haksız buldu. Neymiş efendim! Hipokrat Yemini içmiş. Pek sevmem o adamı zaten. Hipokrat’ı yani. Yemininde doktorlar teşhircilere de bakmak zorundadır mı diyor? Kişilerin ne giyeceklerine, ne giydiklerine hiç karışmadım şimdiye kadar ve halen bu fikrimi muhafaza ediyorum. Ama bu kızın da masum olmadığına, bir kışkırtma içinde olduğuna inanıyorum. İstediğini de aldı galiba. Doktor sorgulanıyor. Zil takıp oynayabilirsiniz.  Zannedersiniz ki ben bu yapılanı tasvip ediyorum; hayır efendim! Ben doktor olsam bu muayeneyi yapardım. Beni ilgilendirmezdi o kızın giydiği, giymediği… Yalnız gene bir şeyi kaçırıyorsunuz. Hiçbir hastanede, hasta güvenliği için fotoğraf, video çekilmesine izin verilmemektedir. Bu durumda, yatak kıyafetiyle doktora giden o kızcağız da suçlu oluyor. Oh! Millet memur ve emekli maaş zammını, terör sorununu konuşurken yepyeni bir tartışmamız daha oldu. Memur, emekli açlığa mahkûm ediliyor, çevremizde savaş çanları çalıyor ne gam! Bu büyük bir yozlaşmadır ve bunu ortadan kaldırmak hepimizin görevi olmalıdır. İşimiz zor ama ne yapabiliriz konusunu şimdiden konuşmaya başlamalıyız. Çünkü çıplaklık sıradanlaşıyor ve artık yadsınmaz oluyor. Küçük küçük kız çocukları, büyük kadınlar gibi süslenip püslenip sokağa öyle çıkıyor. Bu bir rol çalmadır ve tehlikelidir. Onlar daha çocuk, çocukça yaşamalılar.  Gencecik kızlarımız ve tabii ki erkeklerimiz bunun doğal bir süreç olduğuna inanmaya başlayacak bir süre sonra. Daha başka şeyler de yazacaktım ama vazgeçtim. Bununla yetinin şimdi, sonra söz yazacağım. Muhabbetle efendim!  
Ekleme Tarihi: 29 Ağustos 2025 -Cuma

TİŞÖRT YAZILARI VE ÇIPLAKLIK

Cehaletle savaş, hepimizin görevi olmalı. İnsanlar, sırtlarına geçirdikleri tişörtlerin üzerindeki yazı ve sloganlarla beyinleri yıkanıyor ama bundan haberleri yok. Namaza giden bir insanın tişörtünde İngilizce “Dünyaya, içmeye, dans etmeye ve cinsel i….. kurmaya geldik” yazıyor. “Ateşli erkek”, “Beni takip et” “Ücretsiz dene” “porno yıldızı” yazan tişörtle bir kadın otobüse binebiliyor, sokakta yürüyebiliyor. Yine şapkasında “Kötü kız” yazan kızımız, böylece seyahat edebiliyor. “Hayat bir eğlencedir” yazısıyla, boş vermişliği özendirmiyorlar mı? Ya da, “God is busy, can I help you?” Tanrı meşgul, ben yardımcı olabilir miyim” yazısıyla birlikte şeytanı resmeden kımızı bir kuru kafa resimli tişörtüyle sokağa çıkan birisinin, dini, imanı kalmış mıdır? Üstelik bu tişörtle camiye girmiş haspa… Geçenlerde bir sanatçımız(!) göğsünde, (kendi göğsü değil, tişörtünün göğsünü kastediyorum) “Whore” yani “Fahişe” yazan tişörtüyle sahneye çıkıp şarkı söyleyebilmişti.

 Bu küresel bir oyundur ve biz çoktan bu oyunun aktörleri olmuşuz bile. Çözümü, ister görevli ister gönüllü sokak denetçileridir. Bunlar hem uyaracak hem de gerekirse yargıya gidecek.

 Trabzon’da tanıdığımız önemli bir sanatçı ressam ağabeyimiz, yıllar önce Türk büyüklerinin resimlerini ve önemli sözlerini işlediği tişörtler üretiyordu. Amacı insanlarımızın ve özellikle gençlerimizin yabancı istilacılar elinde zehirlenmemişiydi. Ama kimse onun yaptıklarına itibar etmedi. Şimdi tam zamanıdır. Sevgili Ceyhan Murathanoğlu ağabey, yeniden iş başına… Söz biz de destek olacağız sana.

Gördünüz mü yazı nereye doğru gidiyor? Evet çıplaklığa… Geçmişte İslam’a yakın bir parti bazı belediyeleri kazanınca sonradan yine bu iddiada bulunan bir örgütten hapis bile yatan bir gazetecimiz; “Neler oluyor? Ben artık mayomla denize giremeyecek miyim” korkusuna kapılmıştı. Şimdi o denize mayosuz bile giriliyor N…. Hanım, merak buyurmayın! 

Konya’da bir hastanede olanı duydunuz. Duydunuz duydunuz, hatta pek çoğunuz yorumlar da yaptı. Bu yorumcuların çoğu, doktorumuzu haksız buldu. Neymiş efendim! Hipokrat Yemini içmiş. Pek sevmem o adamı zaten. Hipokrat’ı yani. Yemininde doktorlar teşhircilere de bakmak zorundadır mı diyor? Kişilerin ne giyeceklerine, ne giydiklerine hiç karışmadım şimdiye kadar ve halen bu fikrimi muhafaza ediyorum. Ama bu kızın da masum olmadığına, bir kışkırtma içinde olduğuna inanıyorum. İstediğini de aldı galiba. Doktor sorgulanıyor. Zil takıp oynayabilirsiniz. 

Zannedersiniz ki ben bu yapılanı tasvip ediyorum; hayır efendim! Ben doktor olsam bu muayeneyi yapardım. Beni ilgilendirmezdi o kızın giydiği, giymediği… Yalnız gene bir şeyi kaçırıyorsunuz. Hiçbir hastanede, hasta güvenliği için fotoğraf, video çekilmesine izin verilmemektedir. Bu durumda, yatak kıyafetiyle doktora giden o kızcağız da suçlu oluyor.

Oh! Millet memur ve emekli maaş zammını, terör sorununu konuşurken yepyeni bir tartışmamız daha oldu. Memur, emekli açlığa mahkûm ediliyor, çevremizde savaş çanları çalıyor ne gam!

Bu büyük bir yozlaşmadır ve bunu ortadan kaldırmak hepimizin görevi olmalıdır. İşimiz zor ama ne yapabiliriz konusunu şimdiden konuşmaya başlamalıyız. Çünkü çıplaklık sıradanlaşıyor ve artık yadsınmaz oluyor. Küçük küçük kız çocukları, büyük kadınlar gibi süslenip püslenip sokağa öyle çıkıyor. Bu bir rol çalmadır ve tehlikelidir. Onlar daha çocuk, çocukça yaşamalılar. 

Gencecik kızlarımız ve tabii ki erkeklerimiz bunun doğal bir süreç olduğuna inanmaya başlayacak bir süre sonra. Daha başka şeyler de yazacaktım ama vazgeçtim. Bununla yetinin şimdi, sonra söz yazacağım.

Muhabbetle efendim!

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve rizeninsesi.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.